TÜM DEĞERLERİMİZ
ÖĞRETMENLERİMİZİN KIYMETİNİ UNUTMAKLA AZALDI
YERİNE BAŞKA DEĞERLER
KOYMAYA KALKINCA
YOK OLMA AŞAMASINA GELDİ
GÜN ARTIK KIYMET BİLME
GÜNÜDÜR.
Denizce
Haftanın Sorusu
Global"izm", sadece küresel iletişim ve paylaşım (dertleri
ve zevkleri) anlamına gelmiyor. Demokratik tek çare ise:
Her bir bireyin "Sivil Toplum Örgütleri"nde varlığını
göstermesidir.
Siz de bir Sivil Toplum Örgütüne üye
misiniz?
Yeterli vakit ayırıp emek veriyor
musunuz?
Bağlı olduğunuz Sivil Toplum
Örgütünde:
Öncelikle çıkar ilişkilerini yok edebilmek için gerekli
önlemleri aldınız mı?
Öz, söz, eylem ve de yaşam biçimi denkliğine özen gösteriyor
musunuz?
Ortak düşünce ve kararlar üretebiliyor musunuz?
Bilgi ve deneyimlerinizi yurt içi ve dışında yeterince
paylaşıyor musunuz?
Duyuru gücünüzü arttırabilmek için yeterince çaba gösteriyor
musunuz?
Abraham
Lincoln'un oğlunun öğretmenine yazdığı mektup...
[Anlatımdaki emir kipini sadece bir biçim olarak yorumladık.]
Denizce
ÖĞRET ONA
Zaman alacak biliyorum, fakat eğer
öğretebilirsen ona,
Kazanılan bir liranın, bulunan beş liradan daha değerli olduğunu
öğret. Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve hem de kazanmaktan
neşe duymayı. Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu.
Eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona.
Bırak erken öğrensin, zorbaların
görünüşte galip olduklarını...
Eğer yapabilirsen, ona kitapların mucizelerini öğret
Fakat ona sessiz zamanlar da tanı.
Gökyüzündeki kuşların, güneşin altındaki arıların,
ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği.
Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu
öğret ona.
Ona kendi fikirlerine inanmasını
öğret.
Herkes ona yanlış olduğunu söylediğin de dahi.
Tüm insanları dinlemesini öğret ona,
Fakat tüm söylediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini,
ve sadece iyi olanları almasını da öğret.
Eğer yapabilirsen, üzüldüğün de bile nasıl gülümseyeceğini öğret
ona. Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret.
Ona kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene satmasını,
Fakat hiçbir zaman kalbi ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını
öğret.
Uğultulu bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret
ona.
Ve eğer kendisinin haklı olduğuna
inanıyorsa, dimdik dikilip savaşmasını öğret.
Aydın Türkaydın'a
teşekkürlerimizle
Haftanın Çizgisi
YEMEK ÖNCESİ DUASI
TANRIM EĞER BENİ ZAYIFLATMAN
MÜMKÜN
DEĞİLSE LÜTFEN BÜTÜN
ARKADAŞLARIMI
ŞİŞMANLAT
AMİN
Eğer "Haftanın Çizgisi"
ni
10 dakika içinde 3 kişiye
yollarsanız 10 günde 3 kilo
5 dakika içinde 7 kişiye yollarsanız
4 günde 6 kilo vereceksiniz
Hakikate ulaşmak ise, bu kapıların
birer birer geçilmesiyle mümkündür.
Öğrencilerinden biri Mevlana'ya sormuş:
- Bu dört kapı meselesini ben pek anlayamıyorum... deyince
Mevlana:
- Şimdi bak, karşı medresede dersini çalışan dört kişi var.
Hepsi de rahlelerine eğilmiş okuyorlar.
Sen git bunların hepsinin ensesine sırayla bir şamar at.
Sonra gel sana anlatayım.
Öğrenci gitmiş birincinin ensesine
tokadını atmış.
Tokadı yiyen "talebe" derhal ayağa kalkmış ve daha güçlü bir
tokatla
Mevlâna’nın öğrencisini yere yıkmış.
Öğrenci dayağı yemiş, geri dönecek
ama hocasının verdiği görevi var.
Yaradana güvenip ikinciye de bir tokat atmış.
O da derhal ayağa kalkmış elini kaldırmış, tam tokadı atacak,
vazgeçip yerine oturmuş.
Öğrenci devam etmiş, üçüncüye de
bir tokat atmış.
Üçüncü şöyle bir kafasını çevirip baktıktan sonra çalışmasına
devam etmiş.
Dördüncü ise , tokadı yemesine
rağmen hiç oralı bile olmadan çalışmasına devam etmiş.
Öğrenci Mevlana'ya dönmüş,
olanları anlatmış.
Mevlana :
- İşte sana alman gereken örnekler....
Birinci, henüz şeriat kapısını geçememişti. Şeriatta kısasa kısas olduğu
için,
tokadı yiyince kalktı, aynısını sana iade etti.
İkinci, ise tarikat
kapısındaydı.
Tokadı yiyince o da kalktı, tam tokadı iade edecekti ki,
tarikat öğretisinde verdiği söz aklına geldi.
"Sana kötülük yapana bile iyilik yap". Onun için döndü, oturdu.
Üçüncü, marifet kapısına
kadar gelmişti.
İyinin ve kötünün bir tek Yaradandan geldiğini bilir ve inanır.
Yaradan bu kötülüğe hangi iblisi alet etti diye merakından
şöyle bir dönüp baktı.
- Dördüncü, hakikat kapısını da
geçmiştir.
İyinin ve kötünün tek sahibi olduğunu ve aynı olduğunu bilir.
Onun için dönüp bakmadı bile....
Gülsev Akın'a
teşekkürlerimizle
Haftanın Şiiri
Orda Bir Köy Var Uzakta
Orda bir köy var uzakta,
O köy bizim köyümüzdür.
Gezmesek de, tozmasak da
O köy bizim köyümüzdür.
Orda bir ev var uzakta.
O ev bizim evimizdir.
Yatmasak da, kalmasak da,
O ev bizim evimizdir.
Orda bir ses var uzakta,
O ses bizim sesimizdir.
Duymasak da, tınmasak da
O ses bizim sesimizdir.
Orda bir dağ var uzakta,
O dağ bizim dağımızdır.
İnmesek de, çıkmasak da
O dağ bizim dağımızdır.
Orda bir yol var uzakta.
O yol bizim yolumuzdur.
Dönmesek de, varmasak da
O yol bizim yolumuzdur.
Ateşli bir köy çocuğu şehrin en büyük marketinde işe başvurur.
Dünyanın bu en büyük alışveriş merkezinde akla gelen herşey
satılmaktadır.
Patron sorar:
- Daha önce hiç satıcılık yaptın mı?
- Evet köyümde benzer bir iş yaptım.
Patronun gözü çocuğun hal ve
hareketlerini pek beğenir:
- İyi, yarın başlıyorsun.
Ertesi gün akşam olur ve patron
çocuğu karşısına alır;
- Eveeet, bugün kaç satış yaptın ?
- Bir!
- Ne, bir mi? Ötekiler en az 20-30 satış yaptılar.
Nasıl bir? Kaç dolar tuttu peki?
- 320.334 dolar.
Patron şaşırır ve sorar:
- Peki, nasıl becerdin bunu?
- Adama başta küçük boy bir olta, sonra orta boy ve sonra da
büyük boy bir olta sattım. Adama nerede balık tutacağını sordum.
Kıyıda diyince bir tekneye gereksinimi olduğunu söyledim.
Tekne bölümüne indik ve çift motorlu, yelkenli, lüks bir yat
sattım.
Vosvosuyla bunu çekemeyeceğini söyleyince son model
4x4 bir jeep sattım.
Patron kendinden geçer:
- Ne diyorsun, tüm bunları bir küçük olta almaya gelen adama mı
sattın?
Genç çocuk yanıt verir:
- Yoo adam aslında olta almaya değil, karısı için "orkid" almaya
gelmişti...
Ben de ona şöyle dedim:
- "Senin haftasonun zaten mahvolmuş, sen en iyisi balığa git..."
wunderground tarafından,
referans niteliği seviyesinde kullanılmaktadır.
Başarılarının devamını dileriz.
Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalıkyazısını tıklayınız
10
AŞAMADA STRESİNİZİ ATIN
Doğru nefes almayı öğrenmelisiniz.
Doğru nefes, ağır, derin ve sessiz olmalıdır. Nefes verirken
gerginliğinizin kaybolup, vücudunuzun gevşediğini ve
rahatladığınızı hissedin. Nefesi burundan alıp, ağızdan verin.
Günde 10-15 dakikalık düzenli
fiziksel egzersiz stresinizi atar.
Yeterli ve dengeli beslenin. İdeal
kilonuzu koruyun, aşırı yağ, şeker ve tuzdan kaçının.
Yiyeceklerinizi küçük lokmalar halinde yavaş ve iyice çiğneyerek
yiyin. Bol bol su için.
Akşam aynı saatlerde uyuyup sabah
da aynı saatlerde uyanmayı bir alışkanlık haline getirin.
Yatağa uyumak için yatın, sıkıntı,
üzüntü, başarısızlık veya hataları yatakta düşünüp çözüm
aramayın.
Gün içinde yaşadığınız güzel
anlardan 5 tanesini tekrar hatırlayarak uykuya bu şekilde
dalmaya çalışın.
Kendinizle olumlu diyaloglar
kurun. Barışçı ve iyi niyetli olun.
Problemi saptayıp, küçük parçalara
ayırın. Çözüm için seçenekleri belirleyin ve bir tanesini seçip
uygulayın. Olumsuz bir sonuç çıkarsa başka seçenekleri deneyin
umutsuzluğa kapılmayın mutlaka uygun bir çözüm vardır.
Stres yaratan durum veya durumları
içinize atmayın, arkadaşlarınızla, bu sıkıntıları yakınlarınızla
paylaşın.
Öfkeliyken ani kararlar vermeyin.
Karar alırken soğukkanlı olun.
Emine Akın'a
teşekkürlerimizle
Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri
sevindirecektir.