e-mail
    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 08.12 - 14.12      50. Hafta

Haftalık    

 

Haftanın Sorusu

Bu haftaki sorumuz siyasi parti ve sivil toplum (inisiyatif) yöneticilerine:

         Sosyal birliktelikleri "Amaçları", "İlkeleri" ve "Yöntemleri" belirler.
         Yöntemler çağın gereği yeniden düzenlenebilseler de;
         "Amaç" ve "İlkeler"de yapılacak en ufak değişiklik birlikteliğin yapısını bozar.
          Ve  "o"  beraberlik niteliğini yitirir.

Erol Yazgan'a teşekkürlerimizle      

 

Davranışlarınızda, ilişkilerinizde ve karalarınızda hangi nedenle olursa olsun bu saygıyı ve özeni gösteriyor musunuz?

Amaç ve ilkelerden verilebileceğiniz ödünlerin, global"izm" karşısındaki tek demokratik dayanağımız olan birlikteliğimizi hiçe sayabileceğini;
Değil bizlerinkini, çocuklarınızın dahi yarını çalabileceğini biliyor musunuz?

 

Haftanın Fotografı

 

Aman Dikkat: "Eskiden sadece Göz Boyama vardı !!! "
 

Ongun Demirler'e teşekkürlerimizle      

 

         Resim Galerileri

 

 

Haftanın Sözü

Hiç yaşanmamış şeylerin bana ilginç geldiği söyleniyor.
Çünkü bildiğimiz gibi, bazı bilindik bilinenler var.

Bildiğimizi bildiğimiz bazı şeyler var. Bilinmeyen bazı bilinenler olduğunu da biliyoruz.

Yani bazı şeyleri bilmediğimizi biliyoruz. Bunun yanısıra bilinmeyen bazı bilinmedik şeylerin olduğunu söylemeliyim.

Kısaca, bilmediğimiz şeyleri bilmiyoruz.

Rumsfeld                 
ABD Savunma Bakanı
    

Semih Tezel'e teşekkürlerimizle  
 

"Böylesine" bir sözü günün birinde  ülkemizin savunma bakanından da
dinletebilmesi dileğiyle... (!)

Denizce               



 

Haftanın Çizgisi

 

   "rastgelebalıkçı" ve "olta" e-gruplarını sevgi ile anarken...

Balıkçının ustası

         Resim Galerileri       

Oktay Uzunçarşılıoğlu'na teşekkürlerimizle      

 

 

Büyüklere Masallar

 

Hesabın İçindeki "Lam Cim"

Dönemin ileri gelen hukukçularından Hasan Fikret beyler, ellili yıllarda Osmanbey'de pek de hoş bir apartman dairesinde otururlardı. Bir de kapıcıları vardı, Halit efendi...

Halit Efendi, apartmanın tüm hizmetlerini aksatmadan yaptığı gibi, evin belli ihtiyaçlarını da büyük bir özenle semt pazarından alırdı.  Meyvenin sebzenin en iyisini seçer, döndüğünde de bir hesap pusulası ile harcadıklarını belgelerdi.

Hesabın altına da "Lam Cim" diye bir kalem ekler, karşılığına da belli bir tutar yazardı.

Hasan Fikret bey "Lam Cim"i ilk gördüğünde hayretle sordu:
- Hayrola Halit Efendi, nedir bu "Lam Cim" ?

Halit Efendi de her zamanki sakin ve saygılı ifadesiyle:
- Sorma Bey, o da "Lam Cim" işte...

Hasan Fikret Bey gülümseyerek, hatta iç huzuru ile hesabını öder ve Halit efendiye teşekkür ederdi.

Gel zaman, git zaman aradan yıllar geçti, ülkenin değerleri değişti. Günlerden bir gün Hasan Fikret Bey hesap pusulasına baktığında "Lam Cim"i göremedi ve nedenini sordu.

Halit efendi de:
- Beyim "Lam Cim" hesabın içine karıştı    deyince.

Hasan Fikret bey her zamanki asaleti ile teşekkürünü etti ve
- Sen artık alışverişe çıkma Halit Efendi dedi.

Gökten üç elma daha düştü.
Üçü de amacını, ilkesini bilip yaşamını erdemle sürdürenlerin başına.

Dr. Selami Işındağ'a teşekkürlerimizle      

 

 

Haftanın Şiiri

  
 

Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında
sevdalanmış onun deli dalgalarına.
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,
yüreğindeki duruluğa
Demiş ki suya:
Gel sevdalım ol,
Hayatıma anlam veren mucizem ol...

 

Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa
al demiş;
Yüreğim sana armağan...
Sarılmış ateşle su birbirlerine
sıkıca, kopmamacasına...

Zamanla su, buhar olmaya,
ateş, kül olmaya başlamış.
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de
yüreğindeki kederi de
alıp gitmiş uzak diyarlara su...

Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları...
Aramış suyu diyarlar boyu,
günler boyu, geceler boyu
Bir gün gelmiş, suya varmış yolu
Bakmış o duru gözlerine suyun,
biraz kırgın, biraz hırçın.
Ve o an anlamış;
aşkın bazen gitmek olduğunu.
Ama gitmenin yitirmek olmadığını....
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.

İşte o zamandan beridir ki:
Ateş sudan,
su ateşten kaçar olmuş..

Ateşin yüreğini sadece su,
Suyun yüreğini
Sadece ateş alır olmuş...

Yazarı bilinmiyor

Sıla Özalp'e teşekkürlerimizle      

 

 

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi


Adamın Dini İmanı Karısı

Adamla karısı her zamanki gibi kilisede pazar vaazını dinlemeye gidiyorlarmış. Zavallı adamcağız vaazın ortalarına doğru uyuklamaya başlar, karısı da eşe dosta karşı büyük mahcubiyet duyar, hayli utanırmış. Yine pazarlardan bir pazar, yerlerine oturmadan önce kadını çantasından bir çengelli iğne çıkartmış ve  "Bana bak adam.. Bugün de yanımda uyuklarsan su iğneyi artık nerene rast gelirse batıracağım" demiş.

Derken cemaat toplanmış, vaaz başlamış. Daha çok geçmeden kadın kocasına bakmış bir de ne görsün ? Adam resmen uyukluyor. Kadın "Benden günah gitti" deyip iğneyi çıkarırken

Papaz
- BU EVRENİ YARATAN KİMDİR? diye sormuş.

İğnenin acısıyla canı yanan adam; "TANRIMMM" diye bağırmış.
Papaz gülümsemiş, "Adamı uyandırdım" diye.
Kadın da gülümsemiş zevahiri kurtardık diye. Vaaz devam etmiş.. 5-10 dakika sonra kadın yine başını çevirmiş, adam yine uyukluyor, üstelik bir horlaması eksik. Bu arada vaaz devam ediyor..

Papaz:
- Allah’ın sizi duyması için ona söyle  seslenmeniz yeter" derken,

Kadın yine iğneyi batırınca, adam; "EY YÜCE  TANRIM!!" diye bağırmış...

Papaz da kadın da hallerinden memnun. Ancak adamın gözlerinden nerdeyse ateş fışkıracak.

Cemaat huşu içinde, papaz coşkulu, ancak adam uykulu. Kadın ise bir öncekilerden aldığı cesaretle tam iğneyi batırdı, batıracak...

Papaz "insanlığın oluşumu"nun anlatırken
- Peki Havva ikinci kez hamile kaldığı zaman Adem'e ne demiştir?

Kadın bütün gücüyle iğneyi adama batırmış ve adam can havliyle:
- BANA BAK YETTİ ARTIK.. O ELİNDEKİNİ BANA BİR KEZ DAHA SOKARSAN YEMİN EDİYORUM TUTTUĞUM GİBİ KOPARIRIM.

Hırıpsime Yosmıyan'a teşekkürlerimizle      

                                                            Anılı Fıkralar, Haluk Işındağ
                                                                                          ISBN 975-7225-O-X

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.

HAFTALIK HAVA TAHMİNİ PÜF NOKTASI

İstanbul

               Ara 8    Ara 16     Ara 23    Ara 30

Rüzgar hızı [km/h] olarak verilmiştir.
D.. Doğu           B... Batı

KKB... Kuzey Kuzey Batı
 

Diğer hava tahmin yöntemleri

 

Alparslan Tansuğ'un meteorolojik çalışmaları

wunderground tarafından, referans niteliği seviyesinde kullanılmaktadır.
Başarılarının devamını dileriz.

 

Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalık yazısını tıklayınız  
  

 

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız
bizleri sevindirecektir.

 

 

Tarihin en isabetli 10 yönetim kararı
                          Kaynak: CU Haber

ABD'de yapılan bir araştırmada, Amerikan iş dünyası bugüne dek dünyada alınmış en başarılı 10 işletme yönetimi kararını şöyle belirlemiş...

10. İsviçreli saat üreticilerinin, kendi markaları için birbirleriyle rekabeti sürerken, uluslararası düzeyde öteki ülkelerin saat üreticilerine karşı işbirliği kararı vermeleri.
"İsviçre" ve "saat"'in bileşiminden oluşturdukları sözcüğü de, bu amaçla kurdukları ortak şirketin markası olarak belirlediler:"Swatch". Swatch ile birlikte,  İsviçre'nin dünya saat piyasasındaki payı %15'ten %50'ye yükseldi.

9. Dell'in ürettiği kişisel bilgisayarları tüketicilere doğrudan kendisi satmaya karar verip organizasyonunu da bu amaçla yeniden düzenlemesi. Bu karar sonucunda yalnızca dağıtım kanallarına ayrılan pay değil, şirketin gereksinim duyduğu işletme sermayesi maliyeti de önemli ölçüde düştü. Son tüketicilere doğrudan ulaşabilmek, Dell'e ürünlerinde müşteri taleplerine en uygun tasarımı en kısa sürede gerçekleştirme, stok maliyetlerini büyük oranda düşürme ve müşteri hizmetlerinde büyük atılım yapma olanağı kazandırdı.

8. Barbie bebeklerin üreticisi Mattel'in, Barbie'nin
yanına erkek arkadaşı Ken'i ekleme kararı.
Ken, Barbie serisine eklenen ilk çeşitlemeydi; aynı zamanda, oyuncak bebeğe soyağacı ve akrabalık zinciri yaratmak, farklı kültürlerden yeni yeni akraba ve arkadaşlar eklemek yoluyla markayı daha da geliştirip güçlendirme politikasının da öncüsü oldu.

7. Antik çağda, Tebai kentinde bir köle sahibinin, kaçak bir kölesinin bulunup geri getirilmesi için bir duyuru yayınlatması.
Bu duyuru, dünyanın bilinen en eski reklamıdır ve dünya reklamcılığının başlangıcı olarak kabul edilir.

6. Coca-Cola'nın, eski geleneksel formülüne geri dönme kararı. Yeni çıkarılan formül, lezzet testlerinden başarıyla geçtiği ve yeni ürünün tanıtımı için büyük bir reklam bütçesi ayrılıp harcanmaya başlandığı halde, şirket, sadık müşterilerinin istediklerine uyarak eski formülünü sürdürmeyi seçti.

5. Henry Ford'un, fabrikalarında çalıştırdığı işçilerin ücretlerine %100 zam yapması.
Ford bu kararı, otomobil satışlarının hızlanması üzerine almış; gündelik ücretleri 2.5 dolardan 5 dolara çıkarmıştı. Böylece ürünlerinin en büyük tüketicisi kendi işçileri oldu.

4. Japon otomotiv şirketi Toyota'nın, Amerikalı W.Edward Deming'in ortaya attığı kalite tekniklerini uygulamaya karar vermesi. Amerikalı ve Avrupalı otomotiv firmalarının bu kararı izlemeye başlamaları 1980 leri bulmuştur. Oysa, Toyota bu kararı 1940 larda benimseyip "toplam kalite" anlayışını uygulamaya koymuştu. Bu yaklaşımdaki öncülüğü, Toyota'yı son yıllarda dünya otomotiv sektörünün zirvesine yükseltti.

3. Johnson & Johnson'un, Tyleon adlı ilacı piyasadan toplama kararı. Birilerinin Tyleon kapsüllerine siyanür bulaştırması yüzünden sekiz kişinin ölmesi üzerine, Johnson&Johnson insanların yaşamının ve sağlığının şirket karından daha önemli olduğunu açıklayarak piyasaya verdiği ilaçların tümünü toplayıp imha etti.

2. Apple'in, dünyanın ilk kişisel bilgisayarını üretip
piyasaya sürme kararı. İlk kişisel bilgisayar olan
Apple I'in ardından Macintosh üretildi ve dünyanın en hızlı gelişen, ilerleyen sektörü böylece ortaya çıktı.

1. Bill Gates'in firması, Microsoft'un geliştireceği işletim sistemini başka bilgisayar üreticilerine de satabilmek için IBM'i ikna etmeyi başarması.
IBM'in bu sözleşmenin konusu olan MS-DOS işletim sisteminin geliştirme maliyetinin büyük bir bölümünü ödediği halde, Gates'in istediği hakkı da tanıdı.
Bu karar Microsoft'un inanılmaz yükselişinin başlangıcını; IBM'in ise sarsılmaz olduğuna inanılan tahtının sallanmaya, dağılmaya başlamasını simgeler...