e-mail
    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 16.02 - 22.02.2004         8. Hafta    2004

Haftalık    

 


Haftanın Sorusu

"İnsanlar"
           * Önce öldürmek için,  savaşa ve donanımlarına
           * Sonra yaşatmak için,  tıbba ve aygıtlarına
           * Daha sonra da güncel yaşamımızdaki "kârlı" işlere
                                                                                       yatırım yaparlar...

Prof.Dr. Kurt Desoyer / TU WIEN  1974   

              NEDEN ?

Omuz omuza, gönül gönüle ve daima birlikte,
hukuk devleti ve ilkelerimizden asla ödün vermeden
Denizce

 

Haftanın Fotografı
 

Cadde-i Kebir / İstiklâl Caddesi  2004

 

         Resim Galerileri

 

 

Büyüklere Masallar

TOPRAK

Ülkelerden birinde hayli becerikli "bilim adamları" varmış. Tıpçısı tıptan iyi anlar, mühendisinin yanına hiç yaklaşılmaz, ekonomicisi ise hep gelişmekte olan ülkelere ahkâm keser "yol" gösterirlermiş.

Günlerden bir gün kendi aralarında konuşurlarken...
Laf, insan ve yapısındaki aksaklıklara, eksikliklere gelmiş.
Yok gözü doğru görmezmiş, kulağı iyi işitmezmiş; hafızası ise en kötüsü...
Hikaye bu ya tanrıyla karşılaşıvermişler bir gün.

Aynı ukalalığa devam ile:
- Senin yaptığın insanda iş yok      demişler tanrıya

Tanrı da:
- Siz de sizin insanınızı yapıverin o halde    demiş.

İçlerinden biri yere eğilip bir avuç toprak alınca...

Tanrı:
- Herkes kendi yarattığı toprakla     diye uyarıvermiş şu garip aymazları...

O gün bu gündür, bu "bilim adamları" önce Afrika'nın toprağını ele geçirmek için AIDS denilen bir virüs bulup insanlarını yok etmeye çalışmışlar, olmamış.
Kabileler arasına nifak sokup, bir yılda 1.000.000 (bir milyon) dan daha fazla insanın ölmesini sağlamışlar yine yetmemiş.
Başka ülkeleri de ellerine geçirmeye çalışmışlar ama, bu sefer de kendi halkları başta olmak üzere "özgürlük, özgürlük...!" diye bağırmışlar, işleri karışmış.

Derken içlerinden biri "Gelin biz bunların güvenliğini sarsalım, bakın o zaman özgürlük demeye fırsatları mı kalır?" demiş. İnanılır gibi değil, ne de olsa "bilim adamı" bunlar, akıllı adamlar, resmen haklı çıkmışlar.

Tam işler yolunda giderken içlerinden birisi sormuş, aksayan hafızasıyla:
"Hay allah biz bu toprakları neden istemiştik, ne yapacaktık bunlarla?"

Bir diğeri cevap vermiş.
   Gözündeki "lens", kulağındaki "chip", altındaki "jeep"... 
   Bunların hepsinin aslı toprak.  Üstelik hepsi de para...  Para dediğin ise güç...
Hatırla işe başladığımız yeri. Önce güvenliğini sarstın mı insanın, bozdun mu onların birliğini tüm topraklar senin.  Yani   ...

Gönlümüz el vermedi konuşmanın böylesini sizlere daha fazla dinletmeye...

Bu sefer gökten üç elma yerine gümbür gümbür bir ses geldi.

Ve...      "Toprağınız bol olsun beyler, toprağınız bool ...!"

Denizce                 

 

Haftanın Sözü

VER ÇEKİMİ  AL PARANI
Atatürk, ünlü güreşçi Kurtdereli'ye ödül olarak 1000 liralık bir İş Bankası çeki veriyor. Çekin altını Kemal Atatürk diye imzalıyor, zaten çeklerde resmi de var.

Pehlivan çeki İş Bankası'na götürüyor; kendisine 1000 lirayı ödüyorlar. O devre göre muazzam bir para. Kurtdereli parayı alıyor ama beklemeye devam ediyor.

"Ne bekliyorsun pehlivan?" diye sorduklarında çeki beklediğini söylüyor.
"Parayı aldın, çek bizde kalacak" diyorlar.
"O zaman alın 1000 liranızı, verin çekimi" diyor.
"Onda Atatürk'ümün imzası var."
Ve parayı iade edip Atatürk imzalı çeki sevgiyle cebine yerleştirerek gidiyor.

Dilek & Melih Pekiner'eteşekkürlerimizle      

 

 

 

Haftanın Çizgisi 

 

              "İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar"

Ah bir dalgıç olsam...

CMAS, PADI, SSI...,  'ya teşekkürlerimizle

 

         Resim Galerileri       

 

 

Haftanın Şiiri

  
 

Yaşamak güzel şey doğrusu

Üstelik hava da güzelse
Hele gücün kuvvetin yerindeyse
Elin ekmek tutmuşsa bir de
Hele tertemizse gönlün
Hele kar gibiyse alnın
Yani kendinden korkmuyorsan
Kimseden korkmuyorsan dünyada
Dostuna güveniyorsan
İyi günler bekliyorsan hele
İyi günlere inanıyorsan
Üstelik hava da güzelse
Yaşamak güzel şey
Çok güzel şey doğrusu.

Melih Cevdet Anday
 

Sabri Atalay'ı saygıyla anarak

 

 

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi


POLİS OLDUĞUNUZU SÖYLESEYDİNİZ

Trafik polisi afet  gibi bir sarışını durdurup ehliyetini sorar.
Kadın, "kadınçantasında" başlar aramaya. Doğaldır ki bir türlü bulamaz.

Polis:
- Hanımefendi, kartvizit boyunda üzerinde resim bulunan...

Kadın büsbütün telaşlı. Uzun burunlu, mavi gözlü, düzgün konuşmaya çalışan yukarıdan bakan polisin tüm dikkati sarışının iki göğsünün arasındaki çizgide.

Nihayet kadın, "Buldum !" diyerek makyaj aynasını "memur" beye verir.

Memur gülümseyerek aynayı alır ve kısaca baktıktan sonra:
- Ha, polis olduğunizi söyleseydiniz, sizi bu kadar bekletmezdim.

Ülkesi bilinmiyor...          

 Uğur Çakın'a teşekkürlerimizle

                                                                                          ISBN 975-7225-O-X

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.

 

Püf Noktası

Yapıştırıcılar nasıl yapıştırıyor? 
Yapıştırıcılar, kimyasal bir reaksiyon sonucu  yapıştırabilirler. Sentetik malzemelerle üretilen yapıştırıcılar gün geçtikçe yoğunluk kazanmakta. Yapışma işleminde benzer veya farklı iki madde ve bir de yapışkan gereklidir. Burada en önemli görev yapıştırıcıdadır. Yapıştırıcı moleküllerinin diğer iki madde molekülleri ile birleşebilir yapıda olması esastır. Yüzeylerin bu birleşimi kolaylaştırıcı nitelikte [yağdan arınmış ve gerektiği kadar pürüzlü] olması önemlidir. Yapıştırıcıların özelliklerine göre, yapışma süresi, basıncı, ortam ısısı, nemi ve ışık yapışmayı etkileyen unsurlardır.

Matematikte niçin (-2) ile (-2) nin çarpımı (+4) tür? 
Bu yaklaşıma örnekleme ile şöyle destek olunabilinir:
Haftanın beş günü işe otobüs ile gidip geldiğinizi varsayalım. Her bir yolculuk ta bir milyonluk bir biletle yapılıyor. On milyon tutarında on tane bilet aldınız. Hergün bir gidiş, bir geliş, iki bilet eksiliyor. Bunun eşitlikteki yeri (-2) dir. Siz bu işi beş gün süresince yani 5 kez tekrarlarsanız (-2)x(+5)= -10 olur [Eksilen bilet sayısı].
Diyelim ki bayram tatilinin iki günü o haftanın Perşembe ve Cuma günlerine geldi ve doğal olarak tatil. Tatil günlerinde yani iki günlük 4 bileti tüketmediniz. Bu hareket, yapmanız gerekene göre negatif yani ters yönde bir harekettir. Hergün bilet almak yerine iki gün süresince hiç bilet kullanmıyorsunuz.
İki kere negatif hareketi "-2" bilet üzerinde yapınca o hafta elinizde
(-2)x(-2) =(+4) bilet kalıyor. 

Radyonun sesi açılınca pil daha çabuk mu biter? 
Pille çalışan portatif radyolarda sesin yüksekliği pilin ömrünü etkiler. 
Radyo açık, sesi kapalı durumu ile sesin sonuna kadar açık durumu arasındaki fark pillerin ömürlerinin kısalmasına neden olur. Ses sonuna kadar açıldığında pillerden çekilen akım yaklaşık yüzde 30 artmaktadır. Bu durum, küçüğünden büyüğüne pille çalışan ve ses yükselticisi olan bütün radyo, teyp, vb. aygıtlar için aynıdır. 

Termos nasıl sıcağı sıcak, soğuğu soğuk tutuyor? 
Ülkelerden birinde özel bir vatandaş sormuş: "La pu termosun içine siçak koyaysun, siçak tutay, soğuk koyaysun, soğuk tutay. Ha pu termos punu nasil aklinda tutay?"

En geçerli neden yalıtımdır. Termoslarda genellikle içiçe geçmiş iki kap vardır. Dışta metal-plastik vb. bir koruyucu ile içteki çoğunlukla bir cam şişedir. İkisinin arasında ise  genelde hava boşluğu (veya yalıtkan malzeme, köpük, vb.) vardır.
Vakum benzeri bir ortamda hava moleküllerinde ısı farkı oluşamadığından ısı da iletilemez. Cismin ısısı başlangıçta ne ise o halde kalır. İçerden dışarıya, dışardan içeriye ısı geçişi en azda tutulmaya çalışılır.
Böylece termosa konan sıvı sıcaksa sıcak, soğuksa soğuk kalır. 

İmdat çağrısı S.O.S 'in anlamı nedir? 
Çok kişi "Save our Ship" gemimizi kurtar; "Save our Soul" ruhumuzu kurtar; "Stop Other Signals" diğer sinyalleri sözcüklerinin kısaltılmışı sanır.
Oysa hiçbiri değildir. Tamamen telgraf zamanından kalma mors alfabesiyle ilgilidir. İmdat çağrısının çok kolay akılda tutulabilmesi için 1908 de üç çizgi, üç nokta, üç çizgi olan S.O.S seçildi. 

 

Güneş Tokcan'a teşekkürlerimizle      

 

Haftalık Hava Tahmini
 

İstanbul 0C km/h knt Yön Hava  
P.tesi 5 7 4 KKD Serpintili B.  
  0 10 5 DKD Serpintili B.  
Salı 5 25 13 Kuzey Parçalı B.  
  1 25 13 Kuzey Kar olasılığı  
Çarşamba 5 7 4 KB Parçalı B.  
  -1 21 11 Güney Serpintili B.  
Perşembe 9 28 15 GGB Parçalı B.  
  -2 36 19 GGB Yağmur  
Cuma 11 14 7 GB Yağmur  
  3 3 1 KKB Parçalı B.  
C.tesi 11 14 7 KKD Serpintili B.  
  0 18 10 KD Parçalı B.  

 

Şub 14     Şub 20    Şub 28      Mart 7     Mart 13
 

 

  

   D.. Doğu           B... Batı                     Diğer hava tahmin yöntemleri
   KKB... Kuzey Kuzey Batı

Alparslan Tansuğ'un meteorolojik çalışmaları

wunderground tarafından, referans niteliği seviyesinde kullanılmaktadır.
Başarılarının devamını dileriz.

 

 

Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalık yazısını tıklayınız

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız
bizleri sevindirecektir.