Jayne Fisher 17 yaşındaki kızı
Katie ile Madison County'de hayvan satışlarının yapıldığı alana
gitmişlerdi. Az sonra sevgili kızı
Katie'nin koyunu da burada satılacaktı.
Katie kanserle savaşıyordu. Aylardır
hiç dışarıya çıkmamıştı. Sürekli hastanede kalıyor,
kemoterapi tedavisini sükunetle aşmaya çalışıyordu. Koyunundan
ayrılmak onun için pek kolay olmayacaktı, ama kilo başına dört
pound alacağını öğrenince çok heveslenmişti. Koyunu herkesin
görebileceği şekilde gezdirdi ve açık arttırma başladı.
Açık arttırmayı yürüten Roger Wilson
çevredekilere:
- Hepimiz Katie'nin pek hoş olmayan bir durumda olduğunu
biliyoruz,
diye kendince bir hatırlatma ile başlattı açık arttırmayı.
Bu sözleriyle fiyatın yükseleceğini
umuyordu . Düşündüğü gibi de oldu. Katie'nin koyunu, kilosu 23
pounddan satıldı, ama bu kadarla da kalmadı. Koyunu alan kişi
parayı ödedikten sonra bir daha satılması için koyunu iade etti.
Böylelikle zincirleme satışlar
başladı. Aileler koyunu satın alıyor, iade ediyor, sonra koyun
yeniden satılıyordu. Bu alış ve iadeler sürüp giderken,
Katie'nin kazancı da katlanarak büyüyordu. Katie'nin annesinin
hatırlayabildiği tek satış, ilk satış oldu. Çünkü sonrasında
kalabalık "Yeniden! Yeniden!" diye bağırırken, ağlamaktan
olanların hiçbirini izleyemedi.
Katie'nin koyunu o gün tam 36 kez
satıldı Koyunu son kez alan kişi, koyunu Katie'ye armağan etti.
Hastane giderleri için o gün tam 16 000 pound gelir elde edildi
ve sevgili koyununu da Katie'ye kaldı.
Gökten yine üç elma düştü. Biri
ümidini hiç yitirmeyenlere, ikincisi bir başkasını kendi gibi
düşünenlere, üçüncüsü ise küçük mutlulukları toplayıp sonsuza
erişebilenlere.
Seda Fırat'a
teşekkürlerimizle
Haftanın Sözü
NE OL, NE
OLMA
İtil, atıl
ama SATILMA! Doğrul, devril ama EĞİLME! Seslen, uslan ama YASLANMA! Yaklaş, konuş, tanış ama UZAKLAŞMA! Okumaktan zarar gelmez ama LANET OKUMA! Zulmü devir, nefsi devir ama ÇAM DEVİRME! Ev al, araba al, abdest al ama BEDDUA ALMA! Rakibini geç, sınıfını geç ama GÜLÜP GEÇME! Elini aç, gözünü aç, kapını aç ama AĞZINI AÇMA! Hedefe koş, cihada koş, yardıma koş ama ORTAK KOŞMA! Davet et, hayret et, af et, tövbe et ama İHANET ETME! Fidan büyüt, garip doyur, çocuk besle ama KİN BESLEME! Satıcı ol, alıcı ol, kalıcı ol, bulucu ol ama BÖLÜCÜ OLMA! Eşini beğen, işini beğen, aşını beğen ama KENDİNİ BEĞENME! Emek ver, kulak ver, bilgi ver ama hiç bir zaman BOŞ
VERME! Günlerini say, servetini say, büyüklerini say ama YERİNDE
SAYMA! Paranı ver, gönlünü ver, selam ver, canını ver ama SIRRINI
VERME
Bir dağ köyünün tezek kokan damında
Hayır yoksa ne penceresinde, ne camında
Sıralar kırılmış tavan akıyorsa
Birde memleket sevdası yüreğini yakıyorsa
Arama başkalarını ben ordayım
Merak mı ettin kim olduğumu?
Ben köy öğretmeniyim
Her sabahın alaca karanlığında
Yeni bir hayalle derse koşarım
Tamamsa talebem, hazırsa konum
Mutlu bir gün yaşarım.
Dert etmem altının ıslanmasını
Burnunun akmasını
Bir ana şefkatiyle kendim yıkarım
Onlar benim yavrularım
Gözüm gibi bakarım
Ben köy öğretmeniyim
Teftiş kaygısı bağlamaz beni
İyi gelmiş kötü gelmiş
Umurumda değil
Vicdanımla başbaşayım
Allah’ın huzurunda
Milli his uyandırmışsam ne mutlu bana
Fidanlarımın ruhunda
Ben köy öğretmeniyim
İçim neyse dışımda odur
Karşı dağın yamaçlarına sorun
Ünitemin amaçlarına sorun
Sorun; Ali’me , Mehmet’ime Ayşe’me
Elif Bacıma, Hasan Emmime, Hüsne Nineme
Sorun ; çil horoza, al taya, karabaşa
Sarı danaya, al boğaya, serçe kuşa
Hepsi tanırlar beni
Ben onlardan biriyim
Çünkü; köy öğretmeniyim
Ne laboratuar bulursun okulumda
Ne harita
Ne odun, ne soba
Bir kere yanmaya görsün çatılar
Ne su bulursun,ne kova
Acıdır söylemesi ama;
Ne düzgün bir sıra,
Ne iyi bir karatahta
Ben köy öğretmeniyim
Yokluklar içinde varlık
Size fidanlarımı anlatayım
Benim fidanlarım
Daha küçük
El kadarcık.
Ben onlarla varım
Onlarla yaşarım,
Onlarla kalkar
Onlarla düşerim.
Bakmayın tebeşir kaplı suratıma
Ütüsüz ceketime, eski kravatıma
Benimle dünyaya bakanlar var
Benimle çağlayıp akanlar var
Peygamber mesleği benim mesleğim
Öğünerek söylerim her zaman
Ben köy öğretmeniyim
Ben köy öğretmeniyim
Ahmet Kaytancı
ahmetkaytanci@hotmail.com
Rıdvan SADIK
Bir Köy Öğretmeni, destek ve yardım bekleyen..! Yiğityolu Köyü Mehmetçik İlköğretim Okulu - DİYARBAKIR
Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri
sevindirecektir.
Püf Noktası DİL YALAN SÖYLER AMA VÜCUT ASLA...
Kişi söyleminin özünden
farkını beden dili açıklar.
İyi bir gözlemci olmak bu farkı saptamanıza ve gerçeğe hızla
yaklaşmanızı sağlar.
El - El'in konumu:
Savunma gerektirmeyen, içten ortamlarda eller görünür ve avuç
içleri yukarıya doğru döner, açıktır. Gerçek dışı söylemlerde
eller saklı veya eylemsiz tutulma "çabasındadır".
Parmak-El-Bilek
açıları kişi davranışlarının belirgin anlatımıdır:
Doğrudan ve hedef gösteren işaretleme, saldırı-tehdidi;
Avuç içlerinin gösteren yaklaşımlar, samimiyet-teslimiyeti;
Kendine dönük yukarı doğru açık parmaklar ile avuçlar
yakarmayı-çaresizliği;
Aynı halin tek parmak ve tek el ile yapılanı, masumiyet-ricayı;
Göğüste kavuşturulan kollar, ellerin görünme oranına göre
edilgen-etken savunmayı;
Oturulan yerde kaplanan alan gücü; bu bağlamda el, kol, bacak
hareket dinginliği veya sıklığı, var olan (konu, kişi-kişiler)
ile uyumu dile getirir.
El sıkışırken uzatılan eli kavramamak, verme korkaklığını, gözü
gözden kaçırmak ise bu özgüvensizliğin derecesini belirler.
Ağız Göz Uyumu:
Tiyatro maskesindeki kurallar aynen geçerlidir.
Sorun yüz kaslarının istemli bir biçimde çarpıtılarak (Üst
kasların gerilmesi içi ağlayan bir kişiye bile gülüyor,
gülümsüyor izlenimi verebilir. ) Duyguların saptırılmasındadır.
Yolda Yürürken:
Birlikte yürürken aynı hizada olmamak konuşulan konudan rahatsız
olunduğunun belirtisi olabilir.
Burun Kaşıma: Burun
kaşıma beyaz yalanların belirgin işaretidir. Bir şeyleri
saklayanlar büyük bir olasılıkla gözlerine, kulaklarına,
dudaklarına daha sıkça dokunurlar. Yüzlerini elleriyle
örtenler, genelde davranışlarına güvenmeyen ve/ya kendi
söylediklerinden emin olmayanlardır.
Yutkunma:Kişinin
öncelikle kendi söylediğine inanmaması veya aşırı duygulanması,
yutkunma refleksini arttırır. Bu durum ileri seviyelerde
konuşmayı dahi zorlaştırır. "Boğazı(m) düğümlendi" "Dili damağı
kurudu" anlatımı da bu olgudan gelir. Bu davranışın daha hafif
belirtisi ise dudak yalamaktır
Göz ve Hareketleri:
Konuşma sırasında göz-temasından kaçınma. Yine ciddi bir özgüven
ve/ya kişilik sorununun belirtisidir. Bakışların aşağı doğru
kaçırılması ayrıca utanç veya eziklik anlamındadır. Konuşulan
kişinin gözlerinden (yüzünden) başlayan ve hep başka bir
yön-noktada biten bakışlar, konu ve dikkat saptırma gayretleri
olabilir. [Özellikle eğitmen/öğretmenlerin, sunu yapanların bir
konu ve/ya görüntüye dikkat çekme gayretli ayrı tutulmalıdır.]
İletişim sırasında açmaz düşenler ve/ya cevap arayanların farklı
iki nokta arasında bakışlarını tekrarlamaları da sıkça rastlanan
belirsizliklerdir.
Hızlı Konuşma: Hızlı
konuşma, söylenenin yeterince anlaşılmasına özen göstermeme,
kelime ve son-ekleri yutma, yine kişinin kendi söylediğine
kendisinin itibar etmemesi veya en azından olduğundan farklı
görünme çabası olarak algılanabilir.
Nefes Alıp Verme:
Düşünülenden - olduğundan farklı anlatımlar istemsiz bir
davranış olan "periton" karın-zarı hareketlerine dolayısıyla sık
ve düzensiz nefes alıp vermeye neden olur. Bu durumla
düşünülenin söylem sırasında ani değişiklikleri sırasında da
sıkça karşılaşılır. Olduğundan farklı davranış belli
ölçüde gerginliğe neden olacağından, bir diğer anlatımla savunma
mekanizmasını istemsiz olarak çalıştıracağından, nefes
alıp-verme işlemi karında değil üst göğüs hizasında gerçekleşir.
Gülme: Pek çok insan
yalan söylediğinde ilk başta rahatlar. bunun etkisi sesine de
yansır. Yüksek sesle konuşur ve daha neşeli olur. Ancak sonrası
yukarıdaki gibidir. "Gülme" halindeki korkuyu, güvenin
geçiciliğini ancak söylenenlerin birlikte değerlendirilmesi,
gülme sırası ve sonrasındaki bakışlar ile sınamak mümkündür.
"Psiko-Somati":
Söylenin - yaşananın olumsuz düşündürdükleri (Kişinin o anki
"psiko" su) vücutta kanın mide bölgesinde (somat-stomach)
toplanmasına neden olur. Yüz beyazlaşır, mide üstünde ciddi bir
basınç oluşur, hatta hiç bir fizyolojik neden yokken, kusma'ya
kadar varan davranışlar sergilenebilir.