e-mail
    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler

        "Bir tane  -insan hakkı ihlali-  vardır,  o da kişiye farklı davranmaktır."             

İoanna Kuçuradi

  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 08.03 - 14.03.2004         11. Hafta    2004

Haftalık    

 

 

Yeni bir rekor daha

BİRLİKTE BAŞARDIK
Şubat ayında % 6,4 artarak
dünya genelinde
29 günde   26.253   Ziyaretçiye ulaştık.

 

 

Haftanın Sorusu

İyilikleri, güzellikleri,    çirkinliklere, kötülüklere eşitleyebilsek;

Bir çirkinliği  sadece bir güzellik ile yıkasak,
onca yıllık dostlukları koruyup,
yok edebilsek öfkeyi...?
 

Omuz omuza, gönül gönüle ve daima birlikte,
ilkelerimizden ve hukuk devletinden asla ödün vermeden
Denizce

 

Haftanın Fotografı

 

Dünya Kadınlar Günü

Azade Hısım'a teşekkürlerimizle      

         Resim Galerileri

 

Büyüklere Masallar

Çinli düşünür Lao Tzu 'dan

Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş. Ama kral bile onu kıskanırmış.

Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, kral at için ihtiyara neredeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.

-   Bu at bir at değil benim için bir dost,insan dostunu satar mı'' dermiş hep.

Bir sabah kalkmışlar ki at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış.
-   Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları belliydi.
    Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın,
    şimdi ne paran var ne de atın.    demişler.

İhtiyar
-   Karar vermek için acele etmeyin. Sadece "At kayıp"deyin.
    Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar.
    Atımın kaybolması bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı, bunu bilmiyoruz.
    Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceği bilinmez.

Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmeden ,at bir gece ansızın dönmüş. Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ihtiyardan özür dilemişler.

-   Babalık, sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil şans oldu
    adeta başına devlet kuşu kondu. Şimdi bir sürü atın var artık

-   Karar vermek için gene acele ediyorsunuz.  Demiş ihtiyar.
    Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu.
    Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç.
    Birinci cümlenin birinci kelimesini okurken kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?

Köylüler bu defa ihtiyarla açıktan açığa dalga geçmemişler ama, içlerinden "Bu herif sahiden akılsız ya da çok saf"  diye geçirmişler.

Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış.

Köylüler ihtiyara yine gelmişler.
-   Bir kez daha haklı çıktın ''demişler''
    Bu atlar yüzünden tek oğlun bacağını uzun süre kullanamayacak.
    Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir ve daha zavallı
    olacaksın, demişler.

İhtiyar;
-   Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz galiba diye cevap vermiş.
    O kadar acele etmeyin.Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu.
    Ötesi sizin verdiğiniz karar.Ama acaba ne kadar doğru.
    Hayat küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez.

Bir kaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış.Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkan yokmuş, giden gençlerin ya öleceği ya esir düşüp köle diye satılacağını herkes biliyormuş.

Köylüler, gene ihtiyara gelmişler ;
-   Yine haklı olduğun kanıtlandı, demişler.
    Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında.
    Oysa bizimkiler belki asla dönmeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması,
    talihsizlik değil şansmış meğer.

Siz erken karar vermeye devam edin demiş ihtiyar. Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda sizinkiler askerde. Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şansızlık olduğunu sadece Allah biliyor. LAO TZU, öyküsünü şu nasihatla tamamlamış.

Acele karar vermeyin.Hayatın küçük bir parçasına bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının.

Karar aklın durması halidir.
Karar verdiniz mi akıl düşünmeyi durdurur, dolayısıyla gelişme durur.
Buna rağmen akıl insanı daima karara zorlar.
Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar.
Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar.
Bir kapı kapanırken, başkası açılır.

Bir hedefe ulaştığınızda
daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz.
 

Gökten üç elma daha düştü...
Birincisi cümlesinin sonuna nokta koymamanın ne olduğunu bilenlere.
İkincisi veri varsa, bilgi varsa yorumu gereksiz bilenlere.
Üçüncüsü her zorluğu bir fırsat bilenlere...  

İlknur Demiryol'a teşekkürlerimizle      

 

Haftanın Sözü

      "Küçük" Deyip Geçme

  • Gözünüze çok küçük gibi görünen bir şey, büyük olaylara imza atabilir.

  • Küçük başlangıçlar olmadan, büyük sonuçların olması beklenebilir mi?

  • Küçük damlalar doldurmaz mı koca nehirleri?

  • Küçük bir çocuğun gözlerinin içindedir, aslında uzak yerlerde aradığınız huzur ve mutluluk...

  • Koca bir gemiyi batırmaya yeter küçük bir delik...

  • Durun ve düşünün, küçük mutlulukların yaşamınızı ne denli renklendirdiğini...

  • Küçük mucizeler değil midir yüzünüzü gülümseten?..

  • Yaşamın olanca ağırlığını ve zorluğunu, küçük bedenlerimiz taşımak zorunda kalmıyor mu?..

  • Küçük bir adımdır, çevremizdekilerle kopmaz bağların oluşmasını sağlayan...

  • Küçük gülümsemelerle başlar attığınız kahkahalar...

  • Yapacağınız küçük bir yardım, kendinizi daha iyi duyumsamanızı sağlamaz mı?..

  • Küçük bir tohumla başlar kokusuna ve görüntüsüne doyamadığımız çiçekler...

  • Yürekten gelen küçük bir “Merhaba” değil midir sabahları bizi keyiflendiren?..

  • Bir kibritin o küçük ateşi, içindeki tüm canlılarıyla bir ormanı yok edebilir...

  • Küçük umutlardır sizi yaşama bağlayan...

  • Büyük sevgilerin kalbinde, küçük paylaşımlar yatar...

  • Soluk alıp verdiğinizde aldığınız o küçük soluklardır sizi yaşamda tutan...

  • Karanlıkta küçük bir ışık yolunuzu gösterebilir...

  • Küçük bir bakış büyük sevgilere neden olabilir...

  • Küçük ipuçları değil midir bizi işin sorumlusuna/sorumlularına götüren...

  • Önemsiz sanılıp, yerine koyulmayan küçük bir çivi, büyük felaketlere neden olabilir...

  • Gün içinde aldığınız küçük notlar, işlerinizi daha iyi düzenlemez mi?..

  • Yapacağınız küçük bir açıklama, karşınızdakinin sizi daha iyi anlamasını sağlayabilir...

  • Küçük bir lokmanın boğazınızda takılıp, sizi zor durumda bıraktığı olmadı mı hiç?..

  • Aldığınız küçük bir karar, tüm yaşantınızı değiştirebilir...

  • Attığınız küçük parçalar değil midir ateşi daha da alevlendiren?..

  • Küçük bir aksilik tüm planlarınızı ve emeğinizi bir anda yok edebilir...

  • Dileyeceğiniz küçük bir özür, kırılan bir kalbi ısıtabilir...

  • Evet küçük balık büyük balığa yem olur ama izin verilseydi büyümez mi sanırsınız?..

Seda Fırat'a teşekkürlerimizle

 

 

 

Haftanın Çizgisi 

 

                         Tüm erdemler bir araya geldiler.

içlerinden denge'yi birinci seçtiler...          

 

         Resim Galerileri       

 

Haftanın Şiiri

 

Sevda Şahin'e teşekkürlerimizle      

 

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi


SİZİN SAAT'iniz KAÇ?

Adam bara girer. Çok ama çok çekici bir kadının oturduğunu fark eder ve kendinden emin bir şekilde  kadının yanındaki masaya oturur. Meraklı bir şekilde sürekli ve özenle saatine bakmaya başlar.

Kadın iyice meraklanır veee...
- Randevunuza gelecek arkadaşınız geç mi kaldı? diye sorar.
- Hayır.   Sadece günümüzün en gelişmiş ürünü olan bu saati yeni satın aldım. 
  Saatimi test ediyorum...
- En gelişmiş saat mi? Ne farkı var bu saatin?
- Benimle beyin dalgalarını kullanarak iletişim kurabiliyor.
- Şimdi ne diyor?
- Sizin iç çamaşırı giymediğinizi söylüyor.

Kadın kıkırdayarak;
- Öyleyse saatiniz arızalı olmalı. Çünkü benim iç çamaşırım vaar..!

Adam canı sıkılmış gibi gülümseyerek
- Hay allah yine ileri gitmeye başladı !

Müslim Süerdaş'a teşekkürlerimizle      

Anılı Fıkralar A.Haluk Işındağ        

ISBN 975-7225-O-X                              

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.

 

Püf Noktası
UYGARLIK HASTALIĞI "BEL AĞRILARI"

Bel ağrıları ve bel rahatsızlıkları, giderek daha fazla insanın sorunu oluyor. Bunun en önemli nedeni ise değişen beslenme ve davranış alışkanlıkları...
Gittikçe daha az hareket eden, taşıtlara mahkum olan ve "fast food" yeme alışkanlıklarına kayan toplumda en fazla yükü ‘bel’ üstleniyor.

Egzersiz ve beslenme:
Aşırı kilolardan kaçının.
Yüzmek bel ağrılarına en iyi gelen spordur, mümkün olduğunca sık ve uzun yüzün.
Sırtüstü yüzme en idealidir.

Uyurken:
Yatınca şeklini değiştirmeyen bir yatak seçin.
Yan yatarken sırtınıza binen baskıyı azaltmak için dizinizi bükün.
Sırtüstü yatarken dizlerin altına küçük bir yastık koyun.

Otururken:
Sandalyenizin arkalığında belinizdeki kavisi koruyabilecek bir yastık bulundurun.
Masaya yakın oturun, uzak oturup masaya eğilmeyin.
Ayağınızı yerle temas ettirin.
Araba kullanırken pedallara kolay ulaşabilecek şekilde oturun.
Kalçanız ile dizlerinizi aynı seviyede tutun.
2 saatten fazla aynı konumda oturmayın

Ayakta Dururken ve Yürürken:
Uzun süre ayakta duracaksanız, sık sık ağırlığı bir bacaktan diğerine aktarın.
İşinizi kendinizi zorlamayacak bir yükseklik seviyesinde yapın.
Dik durun.
Ayaklardan birini alçak bir yere koyun.
Bastığınız yerin sert zemin olmasına dikkat edin.
Sportif, alçak topuklu ayakkabı giyin.
Yürürken yük taşıyorsanız yükün hep aynı elinizde durmamasına dikkat edin.
Her iki elde de yük varsa yükleri eşit olarak her iki ele verin.

Eğilirken, Yük Kaldırırken:
Profesyonel haltercilerin yaptığı gibi başınızı dik tutun, bel kavsinizi koruyun.
Dizler ve kalçalarınızı kırarak eğilirseniz üç doğal kavisinizin hizasını korumuş olursunuz.
Zeminin dengeli olmasına dikkat edin ve kaldıracağınız yüke yakın olun.
Dönerken belinizi değil ayaklarınızı döndürün.
Yükü göğsünüze yapıştırarak beldeki yükünüzü azaltın.
Eğilerek değil çömelerek yükü yere koyun parmaklarınıza dikkat edin.
Ayaklarınızın arasını biraz açın ve yükü her iki ayağa eşit dağıtın.

Yücel Ezergül'e teşekkürlerimizle      

 

Haftalık Hava Tahmini
 

İstanbul 0C km/h knt Yön Hava  
P.tesi 12 7 3 GGB Serpintili Bulutlu  
  6 28 13 GGD Serpintili Bulutlu  
Salı 12 32 14 GGB Yağmur olasılığı  
  6 21 9 GGB Yağmur olasılığı  
Çarşamba 12 25 11 BGB Parçalı Bulutlu  
  5 14 6 GB Serpintili Bulutlu  
Perşembe 12 10 4 BGB Parçalı Bulutlu  
  4 7 3 GD Serpintili Bulutlu  
Cuma 12 10 4 DGD Yağmur olasılığı  
  4 14 6 GGB Yağmur olasılığı  
C.tesi 14 7 3 KKB Kapalı  
  9 3 1 Doğu Kapalı  

 


Mart 7   Mart 13   Mart21   Mart 29    Nis 5
 

 

  

   D.. Doğu           B... Batı                     Diğer hava tahmin yöntemleri
   KKB... Kuzey Kuzey Batı

Alparslan Tansuğ'un meteorolojik çalışmaları

wunderground tarafından, referans niteliği seviyesinde kullanılmaktadır.
Başarılarının devamını dileriz.

 

 

Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalık yazısını tıklayınız

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız
bizleri sevindirecektir.