50.000 [ellibin] ton greyfurt
dalında çürütülüyor.
[ Çünkü bir ülke greyfurt piyasasını
tekeline almış ]
Kaç bin kişi olumsuz etkilendi, ülke ne kadar fakirleşti?
Gelecek yıl böyle bir durum yaşanacak mı?
O bahçeler hala yerinde duracak mı?
40.000 [kırkbin] ton mısır ithal
edildi.
[ Yukarıdaki dizgenin her bakımdan
çok üzücü devamı ]
Omuz omuza, gönül gönüle ve daima birlikte,
ilkelerimizden ve
hukuk devletinden asla ödün vermeden Denizce
Konfüçyüs, insanlara bir şey öğretmenin en iyi yolunun
örneklerle göstermek olduğunu biliyordu. Sınıfın karşısına
geçti. Eline bir vazo aldı, tüm öğrencilerin görebileceği
şekilde vazoyu havada tuttu. Diğer elinde bir elma vardı.
Öğrencilerin meraklı bakışları arasında, elmayı vazonun içine
bıraktı, vazoyu yere koydu ve şöyle dedi:
Çocuklardan biri
acıkmıştı, ilk o davrandı ve elini vazonun dar ağzından içeri
soktu. Elmayı yakaladı, çıkarmaya çalışıyor, ama başaramıyordu.
"Elimi
çıkaramıyorum!"
Konfüçyüs,
"Elmayı sıkı sıkı tutmaktan vazgeçmediğin sürece, elini çıkarman
mümkün olmayacaktır" dedi.
Çocuk elmayı
elinden bırakmak istemiyordu; ama sonunda zorunlu olarak
bıraktı.
Elini vazodan
çıkardığında, yüzünde şaşkınlık okunuyordu.
"Elmanın vazodan
nasıl çıkarılabileceği konusunda sizin bir fikriniz var mı?"
Konfüçyüs,
vazoyu yerden alıp ters çevirdi. Elma vazonun içinden yuvarlanıp
avucunun içine düştü. Çocukların hepsi gülmeye başladı. Aslında
o kadar basit bir şeydi ki bu!
Konfüçyüs,
"Fakat bu, göründüğü kadar basit değil" dedi.
Elmayı havada
tutuyordu konuşurken.
"Bir şeyi gerektiğinde bırakabilmek zordur, beceri gerektirir ve
benliğinize karşı kazanılmış bir utkudur.
Eğer bir şeyi
zorla tuttuğunuzda, ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini
görüyorsanız,
o zaman onu özgür bırakmalısınız.
Eğer yanlış bir
şey yapıyorsanız, o zaman buna son vermelisiniz.
Eğer kendinize
ve başkalarına karşı dürüst davranmıyorsanız,
bu hilekârlığı hemen durdurmalısınız. İşte, ancak o zaman
hedefinize ulaşabilirsiniz."
Sıla Özalp'e
teşekkürlerimizle
Gökten üç elma
düştü.
Birincisi başkasının deneyiminden pay çıkarabilenlere,
İkincisi özgür bırakmasını bilenlere,
Üçüncüsü yaşamı benliğine karşı utkularla dolu olanlara.
Haftanın Sözü
Bir babayı olgunlaştıran ve
yücelten,
çocuğuna neyi, en iyi biçimde nasıl, nerede ve ne zaman
söyleme çabasıdır.
Yaşlar ilerlemiş, artık çocukluk,
gençlik yılları buğulu bir perdenin arkasında kalmış.
İki mahalle arkadaşı, birinin karısı vefat etmiş diğeri ise
muhterem eşi hanımefendi ile birlikte hoş bir hayat sürdürmekte.
Görüşülmeyeli hayli zaman geçmiş.
Günlerden bir gün Asım candostu
Kemal'i ziyarete gider.
Kapıda hasret dolu kucaklaşmalar.
Hanımefendiye uzatılan bir demet çiçek ve...
- Canım bitanem, bir sorar mısın,
Asım orta içerdi galiba...?
- Hayatım, bir su rica edebilir
miyim ?
- Güzelim, bir elbezi getirebilir
misin?
Asım hem mutlu, hem de şaşkın.
- Kemal valla hayran kaldım üstadım. Bu ne incelik bu ne sevgi,
ağzından "hayatım", "canım" "cicim" hiç eksik olmuyor.
- Asım'cığım, ah, ahh bi
ismini hatırlayabilsem..!
Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri
sevindirecektir.
Püf Noktası
CEP TELEFONU ve DİKKAT ETMEMİZ
GEREKENLER
Cep telefonunuz çalmadan önce hiç
hissettiğiniz oldu mu?
Bilgisayarınızın yanında ise, ekranın karıştığını hiç
rastladınız mı?
Hele sabit telefonda görüşürken önce garip seslerin geldiğini
sonra da, cep telefonunuzun çaldığını fark ettiniz mi? Aşağıdaki
örnekler masum gibi görünen cep telefonları dalgalarının neden
olduğu felaketleri yansıtıyor. Lütfen uyarıları dikkate
alınız!
1. Dolum sırasında, bagaj kapağı
üstünde duran bir cep telefonu çalmış ve sonrasında
araba ve benzin pompası alevler içinde kalmıştır.
2. Bir kişi yakıt deposu başında
dolum işlemi sürerken cep telefonuna gelen bir
aramayı cevaplandırmış ve parlayan ateş sonucu yüzü ağır
derecede yanmıştır.
3. Yine dolum sırasında, pantolon
arka cebindeki bir telefonun çalması sonucu çıkan
parlamada, kalça ve kasık bölgesinde yaşamsal nitelikli
yanıklar oluşmuştur.
ÖNEMLİ HATIRLATMA Cep telefonları sıvı-yanıcıları veya gazları ateşleyebilir.
Cep telefonlarının açılması veya çalması sonucu yaydıkları
dalga, alevlenmeye neden olacak küçük bir kıvılcımın
oluşturabilecek yeterli enerjiyi üretir.
Bunun için benzin istasyonlarında veya çim biçme makinalarına,
deniz motorlarına yakıt doldururken cep telefonları kesinlikle
kullanılmamalıdır.
Ayrıca, cep telefonları kolay yanıcı veya patlayıcı gaz veya
tozların (solvent, kimyasallar, gazlar, tahıl tozu vs.)
bulunduğu ortamlarda kullanılmamalı veya kapatılmalıdır.
GÜVENLİ YAKIT DOLUM İŞLEMİ
İÇİN DÖRT ÖNEMLİ KURAL
1. Motoru kapatın.
2. Sigara içmeyin.
3. Cep telefonunuzu kullanmayın ya aracınızın içinde bırakın ya
da kapatın.
4. Dolum sırasında aracınızın dışında olmaya özen gösterin