Yaşlı Kızılderili reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az
ötede birbiriyle boğuşup duran iki köpeği izliyorlardı.
Köpeklerden biri beyaz, biri siyahtı. Oniki yaşındaki çocuk
kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde
boğuşup duruyorlardı. Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu,
yanından ayırmadığı iki iri köpekti bunlar. Çocuk, kulübeyi
korumak için bir köpeğin yeterli olduğunu düşünüyor, dedesinin
ikinci köpeğe neden ihtiyacı olduğunu ve renklerinin neden illa
da siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık.
O merakla, sordu
dedesine. Yaşlı reis, bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını
sıvazladı.
"Onlar" dedi,
"benim için iki simgedir evlat."
"Neyin simgesi"
diye sordu çocuk.
"İyilik ile
kötülüğün simgesi. Aynen şu gördüğün köpekler gibi, iyilik ve
kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. Onları seyrettikçe
ben hep bunu düşünürüm. Onun için yanımda tutarım onları."
Çocuk, sözün
burasında, mücadele varsa, kazananı da olmalı diye düşündü ve
çocuklara has bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi:
"Peki", dedi. "Sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?"
Bilge reis,
derin bir gülümsemeyle baktı torununa:
"Hangisi mi evlat?
Ben hangisini daha iyi beslersem!"
Aslıhan Soydaner'e
teşekkürlerimizle
Gökten üç elma
düştü.
Birincisi içinde olup bitenleri bilebilenlere,
İkincisi her kötülüğü bir iyiliğe dönüştürebilenlere,
Üçüncüsü neyi bildiğini bilip, bildiklerini de paylaşabilenlere....
Haftanın Sözü
"Akıl" adil dağıtılan tek şeydir.
Hiç kimse kendininkini başkasıyla değiştirmek
istemedi.
"Asla had bildirme, asla mahçup
etme !"
Sezerman'a
teşekkürlerimizle
Kağıda dokunan kalem, kibritten daha çok
yangın çıkarır.
- Maalesef üç aylık bir ömrünüz
kaldı.
...
- Mesleğim gereği bunu size söylemek zorunda kaldım, üzgünüm
!...
...
- İleri derecede kansersiniz ve vücudunuzun her tarafını
sarmış..!
Adam üzgün ama "Allahın Emri" misali
tuhaf bir umursamazlıkla:
- Doktor peycuğum rica etsem pana bir rapor yazapilir misunuz?
Doktor:
- Elbette yazarım.
- Lütfen hastaliğumu da pelirtun ve
de AIDS oldi yazin.
- Ama siz AIDS değil, kansersiniz.
- Olsun, olsun, hiç değilse
Fadime'yi karantiye alalum..
Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri
sevindirecektir.
Püf Noktası
Hangi Ot ve Baharat / Hangi
Balığa Yakışır
Baharatların büyük bir kısmının
üretim yeri uzak doğudur. Çin’de, Hindistan’da ve Güneydoğu
Asya’da üretilen baharatlar uzun yıllar boyu "İpek Yolu" diye
bildiğimiz, ülkemizden geçen ticaret yolu ile ve kervanlarla
Avrupa’ya taşınmıştır. Bu transit ticaret nedeniyle ülkemiz
insanı da baharatlarla tanışmış ve bunları, uzakdoğu kadar
olmasa bile oldukça yaygın biçimde kullanmaya başlamıştır.
Bu otların bir kısmı ülkemizde
üretilmekte, bir kısmı ise ithal edilmektedir. Otlar da
baharatlarla birlikte yemeklerimizi tatlandırmakta
kullanılmaktadır. Aynı şekilde ot ve baharatlar balık ve sair
deniz ürünleri yemeklerinde de kullanılmaktadır. Bu nedenle ot
ve baharatların kısa tanımları ile kullanıldığı deniz
yemeklerini aşağıda sunmaya çalışacağız.
Burada yalnız Türk mutfağındaki
değil, bulabildiğimiz kadarıyla bütün Dünya mutfaklarındaki
kullanımlarına özen göstereceğiz.
Fesleğen
Yengeç, ıstakoz ve karides gibi kabuklu deniz ürünlerinden
yapılan yemeklerde.
Defne yaprağı
Bilumum balık buğulamalarında, haşlamalarda, balık şişte
Kebabiye
Buğulama, haşlama ve dolmalarda
Zencefil
Şark usulü bütün balık yemeklerinde, kavurmalarda, ıstakozda,
sos yapımında, midyede
Köri
Uzakdoğu balık yemeklerinde, zencefile alternatif olarak (zaten
içinde zencefil vardır)
Mercanköşk (zor
bulunuyor)
Balık yanında sunulan tereyağında, soslarda ve dolmalarda
Hardal Toz halinde güveçlerde, yapılmış olarak yengeçle
Muskat
Yengeç ve ıstakozla
Nane
Balık ızgaralarda, balık çorbasında, jumbo karides tavada
Paprika Dolma ve güveçlerde
Maydanoz
Balık yanında sunulan tereyağında,soslarda (özellikle limon
sosunda), dolmalarda
Karabiber-beyaz karabiber (tane
ve toz)
Bütün balık ve deniz ürünü yemeklerinde marine etmek ve
tadlandırmak için
Kırmızı biber (toz veya pul)
Buğulama ve haşlamalarda, çorbalarda, güveçlerde
Adaçayı Dolma ve güveçlerde
Kekik
A.B.D.’de bütün deniz ürünleri ile birlikte
Tarhun
Fırın ve soslu balık yemeklerinde
Biberiye
Tadı nispeten yavan olan balıkların fırın, soslu fırın, kavurma
ve yahnilerinde