İyi Kötünün
Panzehiri Değil... Birbirinin Kankardeşi !
20 li
yaşlara kadar iyilikle kötülüğün ülkesi, kalın sınır
çizgileriyle ayrılıyor birbirinden. Sıkı dostları ve düşmanları
oluyor insanın. Onları ölesiye seviyor yada ölesiye nefret
ediyor onlardan.
30 larında
yalanı hakikatten ayırt etmeye başlıyor.
İyi
sandıklarının hıyanetiyle tanışıyor, sırtında dost işi hançer
darbeleriyle; ve en kötü zannettiği şefkatle imdadına
yetişiveriyor.
Zaman kanatlanıp
da 40 ına yaklaştığında insan, iyiyi kötüden ayıran hudut
çizgilerini birbirine karıştırıyor. İyilere nakşolmuş kötüyü ve
kötülerin içindeki iyiliği de keşfediyor ademoğlu. Anlıyor ki,
iyi insan / kötü insan yok; insanın içinde iyilik ve kötülük
var, kötüyle iyi panzehiri değil birbirinin; kankardeşi.
İyilerle kötüler
çekiştirmiyor ipi. İyilik ve kötülükten örülmüş ibrişimin
kendisi.
Bunu anlayınca
şaşmıyorsun nefretin birden şehvete dönüşmesine; acı
girdaplarının içinde hazzın raksetmesine. Tevazuyla gurur,
haysiyetsizlikle onur el ele yürüyor. İnsan, şuuraltındaki
isyankarla sahtekarı, günahkarla tövbekarı bir arada fark
ediyor. Benim, hükmeden ve boyun eğen, zulmeden ve acı çeken.
Bunca şiddet kadar onca merhamet de benim eserim. Minneti
nefrete, korkuyu cesarete, zaferi hezimete bulayan benim. Kundak
bezime tıpatıp benziyor kefenim, hayatım muhteşem ve sefil,
mağrur ve rezil, hayasız ve asil.
İşte bu keşif
kolaylaştırıyor yaşamı...
Anlıyorsun ki toplumlar gibi insanlar
da kanlı iç savaşlarına borçlu ilerlemesini...
O zaman, iyileri
kötülerden ayırmak gibi nafile bir uğraşı bırakıp -başta kendin
olmak üzere- insanların içindeki iyiliğin peşine düşüyorsun;
kıymet bilmeyi ve -yine başta kendin olmak üzere- herkesi hoş
görmeyi öğreniyorsun.
I.
Bir şey ki hava gibi ekmek gibi su gibi
Lâzım insana lâzım onsuz yaşanılmıyor
Ana baba gibi dost gibi yavuklu gibi
Kalp titremeden göz yaşarmadan anılmıyor
Bir şey ki gözünüzde memleket kadar aziz
Aşk ettiğimiz kendimize dert ettiğimiz
Adını çocuklarımıza bellettiğimiz
Bir şey ki hasretine dayanılmıyor
II.
Bir şey daha var yürek acısı
Utandırır insanı düşündürür
Öylesine başka bir kalp ağrısı
Alır beni ta Bursa'ya götürür
Yeşil Bursa'da konuk bir garip kuş
Otur denmiş oracıkta oturmuş
Ta yüreğinden bir türkü tutturmuş
Ne güzel şey dünyada hür olmak hür
Benerci Jokond Varan Üç Bedrettin
Hey kahpe felek ne oyunlar ettin
En yavuz evlâdı bu memleketin
Nazım ağabey hapislerde çürür
Ülkemizin zümrüt yeşilinin, dupduru
mavisi ile buluştuğu yer. Doğu Karadeniz.
Sanayileşmekten nasibini alırken, doğal olarak yabancı
işadamları, "montörler", "süpervizörler" gibi
ziyaretçilere de evsahipliği eder.
Almanya'dan gelen montör Hans ise
pek bi farklı. Tüm çevresi tarafından sevilen, can bi adam.
Rakısını keyifle içerken, hamsisini bile iyi pişmemişse
eleştirecek kadar Karadenizli.
Herşey iyi hoş da, veda vakti
yaklaşırken...
- La, şu Hansciğumiza da hatıra pi
şey alsayduk.
- Hem çok kullansin, hemi de her
eline alduğunda pizi hatirlatsun.
Aç gözlü olmayın. “Allahıma Şükür”
demesini bilin.
Şans, kader ve kısmet,
yararlanmasını bilenler için vardır.
Hiç ölmeyecek gibi çalışın. Yarın
ölecekmiş gibi hazırlıklı olun.
Dünyanın sizin etrafınızda
kurulduğunu sanmayın.
Dostluğa ve arkadaşlığa önem
verin.
Güler yüzlü ve tatlı dilli olun.
Hedefiniz nedir? Onu bilin.
Dağılmayın. Lüzumsuz şeylerle uğraşmayın.
Sağlıklı olun. Sağlık her şeyin
başıdır.
Düzenli bir yaşamınız olsun.
Manevi dünyanız zengin olsun.
Sonra maddi zenginlik gelir.
Bilgili olun.
Gözünüzü açın.
Risk almayı bilin. Cesur olun.
Güvenilir insan olun.
Hangi işi yapacaksanız, o işi en
iyi bilenler ile işbirliği yapın.
Yaptığınız iş farklı olsun.
Müesseseleşin.
İşinizi sevin. İşinize sahip
çıkın.
Tasarrufa önem verin. Tasarruf
yatırım demektir.
Borç para vermekte, kefil olmakta
dikkatli davranın.
“İyiyi” yüreklendirin, alkış
verin. “Kötüyü” ayıplayın, ceza verin.
Allah herkese “Bölüşmeyi”
nasib etmez. “Bölüşmek” ve “Paylaşmak” kutsal ve keyifli bir
iştir. Bölüşmesini bilin. Paylaşmasını becerin.
Kim akıllı üretir ise onun yanında
olun. Kim akılsız tüketir ise ondan uzak durun.
Her şeyin bir şeyini, Bir şeyin
her şeyini bileceksiniz.
Karınıza ve çocuklarınıza vakit
ayırın. Ne kadar yoğun programınız olursa olsun, karınıza ve
çocuklarınıza zaman ayırmalısınız. Bu bir zorunluluk değil bir
zevktir.
Adınızı temiz tutmaya özen
gösterin. Başarı bir bütündür. İsminizi temiz tutun ki, başarı
isminizi taçlandırsın.
İşbirliği yapacağınız insanları,
birlikte çalışacağınız kişileri ve ortaklarınızı seçerken
dikkatli olun. Arkadaşlıklarınızı ve dostluklarınızı iyi
kurun.
Çıkar uğruna, menfaat bekleyişi
içinde, belli kolaylıklardan veya imkanlardan yararlanmak
hesabıyla, uygunsuz kişi veya guruplarla ilişkiye girmeyin.
Kişisel çıkar uğruna, geçici
kazanç için kimseyi satmayın.
Fikirlerinizden ve değer
yargılarınızdan fedakarlık etmeyin. Etmeyin ki önce aileniz ve
yanınızda çalışanlar, sonra iş yaptıklarınız ve çevreniz size
güvensin.
Şeyh uçmaz. Onu müridleri uçurur.
Başarıyı yakalamak, başarıyı sürdürmek, başarıyı ileriye
götürmek isteyenler ayaklarını yerden kesmemeye, uçmamaya özen
gösterirler.
Çünkü uçan hiçbir şey havada kalmaz.
Hırçın olmayın, hem kendinize hem
de başkalarına huzur verin.
Hırçınlıklarınızı yenmeye çalışın.
Dost olun, arkadaş olun. Dostunuz
olsun, arkadaşınız olsun. İnsan sevdikçe ve sevildikçe mutlu
olur.
Yaşamadan ölmeyin. Yaşayarak ölün.
Ölümden söz etmek kötü bir şey ama, ölüm mukadder son. Her
faninin kaderinde var İnsan bu dünyaya bir defa geliyor.
İnsan ölürken yaptıklarına değil,
yapamadıklarına pişman olurmuş.
Son nefesinizde yapamadığınız şeyler için üzüntü duyun.
Eşini iyi seçemeyen, işini de iyi
seçemez..
Eren Atay'a
teşekkürlerimizle
İnsan son
anıldığı gün ölürse eğer, sen çok yaşa Ağam.