Bir adam, oğlu ile ormanda yürüyüş
yapıyor. Birden çocuk takılıp düşüyor ve canı yanıp “Ahhh” diye
bağırıyor.
İlerideki dağın tepesinden “Ahhh” diye bir ses geri geliyor.
Çocuk şaşırıyor.
Merak ediyor ve “Sen kimsin” diye bağırıyor. “Sen kimsin” diye
cevap geliyor dağdan... Çocuk kızıyor. “Sen bir korkaksın” diye
bağırıyor.
Dağdan gelen ses “Sen bir korkaksın” diye cevap veriyor.
Çocuk babasına dönüp “Ne oluyor böyle?” diye soruyor.
“Oğlum” diyor adam, “Dinle ve öğren!”
Dağa dönüp “Seni seviyorum” diye bağırıyor. Gelen cevap “Seni
seviyorum” oluyor.
Baba tekrar bağırıyor, “Sen bir harikasın...”
Gelen cevap “Sen bir harikasın...”
Oğlan çok şaşırıyor, ama ne olduğunu gene anlayamıyor. Babası
anlatıyor... “İnsanlar buna ‘Yankı’ derler, aslında o
‘yaşam’dır. Yaşam davranışlarımızın aynasıdır. Daha fazla sevgi
istediğin zaman daha çok sev! Daha fazla şefkat istediğinde,
daha şefkatli ol!.. Saygı istiyorsan insanlara daha çok saygı
duy. İnsanların sabırlı olmasını istiyorsan, sen sabırlı olmayı
öğren. Bu kural yaşamımızın bir parçasıdır, herkes için her
zaman geçerlidir.
Yaşam bir tesadüf değil, yaptıklarımızın bir aynada
yansımasıdır...”
Yüksel Erler'e
teşekkürlerimizle
Gökten elmalar
düştü.
Başkasına da kendisi için dilediklerini dileyenlere.
Haftanın Sözü
İnsan topraktan
yapılmıştır.
Her an çamurlaşabilir...
Çiçek Pasajı Edebiyatından
Haftanın Çizgisi
İnsan alemde hayal ettiği
müddetçe yaşar.
Yahya Kemal Beyatlı
Yaşamak ne güç şeymiş
Kadınlar öğrettiler bana
Başta anam
Hamamda kaynar sular dökerek başımdan
Onlar uyandırdılar beni çocukluktan
Erkek olup üstlerine çıkayım diye
Bu öyle bir esatir ki
Hem esir tüccarı olacaksın, hem esir
Ve vücutlarının ak kağıtlarına yazdığım o şiir değil,
med-cezir...
Kadınlar doğurdular beni bağıra bağıra
Gine onlar öldürecekler beni aşktan
Bağırta bağırta...
Hikâye bu ya şimdiki bizim papa yani
nam-ı diğer Johannes Paulus PP. II. çok sevilen bir Polonyalı.
Asıl adı da Karol Wojtyla 16.X.1978 de papa seçilince, başta
Polonyalılar olmak üzere herkes bayramlar etmiş. Ama en en çok
sevinen Wojtyla'nın çocukluk arkadaşı. Makul bir süre
bekledikten sonra kalkmış tutmuş Vatikanın yolunu.
Naber, nasılsın faslından sonra
çıkartmışlar meşhur Polonya votkasını, ince kıyım salamla
birlikte başlamışlar memleketten bahsetmeye. Orda da durmamış
votkalar şişede durduğu gibi. Darallar gelmiş, şööyle bi çıkalım
dolaşalım demişler.
Çaktırmadan garaja inip arabayı
almaya karar vermişler. Vermişler ama papanın içi hiç rahat
etmemiş. Kendisi geçmiş koskoca arabanın direksiyonuna. Arkadaşı
da camları filimli arabanın en arkasında.
Çıkmışlar garajdan başlamışlar
şehrin sokaklarında turlamaya. Dedik ya şişe votka meselesi
diye. Gaz gaz üstüne yakalanıvermişler radara. Hem de iki katı
hızla. Carabinieri durdurmuş arabayı bir de ne görsün...
Hemen telsizle aramış baş
Carabinieriyi.
- Adamın biri radarı geçti ama ceza kesemiyorum...!
- Milletvekili mi?
- Iııhhh!
- Bakan mı?
- Iııııhhhhh!
- Başbakan mı?
- Iıııııııhhhhhhhh!
- Papa mı..?
- Iııııııııııııııııhhhhhhhhhhh!
- Peki kim be adam !!!
- Şöförü Papa olduğuna göre !!!
Derleyen Haluk Işındağ
Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri
sevindirecektir.
Püf Noktası
Çoraplarınızı çamaşır makinesine
koymadan önce çengelli iğne ile birbirlerine tutturursanız
kaybolmadıklarını göreceksiniz.
Kadife ve ipekli elbiselerinizi buharlı bir banyoya asın. Buhar
onların tüm kırışıklıklarını alacaktır.
Gözlüğünüzün vidası çok çabuk çıkıyorsa vidayı takmadan önce,
vidanın gireceği deliğe renksiz oje damlatın. Vidayı öyle takın.
Satın aldığınız ayakkabılar ayağınızı sıkıyor ise onları bir kaç
dakika buhara tutun.
Halıdaki sigara yanıklarından, yanık yerler üzerinde zımpara
kağıdı ile dairesel hareketler yaparak kurtulabilirsiniz.
Mobilyaların yerlerini değiştirdiğinizde halıların üzerinde iz
bırakır.
Bu izleri yok etmek için izlerin üzerine bir parça buz koyun ve
erimesini bekleyin.
Daha sonra üzerinde elektrik süpürgesini gezdirin. İzden eser
kalmadığını göreceksiniz.
Evinizde hayvan besliyorsanız ve bunların tüyleri
koltuklarınıza, kanepelerinize bulaşıyorsa elinize yapışkan bir
bant sarın ve tüylü olan yerlerde gezdirin.
Fermuarlı giyeceklerinizi çamaşır makinesine koymadan önce
kapalı olup olmadığını kontrol edin. Açıksa zedelenebilirler.
Yeni yıkanmış nemli halınızın üzerine mobilyalarınızı koymadan
önce ayaklarının altına biraz alüminyum folyo koyun. Böylece
izlerin çıkmasına engel olacaksınız.
Üst üste koyduğunuz bardaklar yapışıp çıkmıyorsa bir leğenin
içerisine koyun Üstteki bardağın içerisine buz koyup leğenin
içerisine yavaş yavaş sıcak su koyun. Bardakların kolayca
çıktığını göreceksiniz.
Tahta salata kaplarınızı suyun içerisinde bekletirseniz
çatlarlar.
Bunu önlemek için kullandıktan sonra bekletmeden yıkayıp,
kurulayın.
Böylece tahtaların bozulmalarını önlemiş olursunuz.
Çocuğunuz için bir parti vereceğiniz zaman süslü bardakları şu
şekilde yapabilirsiniz. Bardakların ağzını önce yumurta akına
batırın. Daha sonra renkli pasta şekerinin içerisine batırıp
kurumasını bekleyin.
Satın aldığınız plastik ve cam eşyaların üzerine yapıştırılan
etiketlerden kurtulmak için etiketin üzerine yemeklik margarin
sürün ve 15 dakika bekletin. Bir bez ile ovalayıp yıkayın.
Üzerinde hiç bir leke ve çizilme oluşmayacaktır.
Çekmecelerinizin rayları takılıp kolayca kapanıp açılmıyorsa
biraz sabun sürün.
Rahatça açılıp kapandığını göreceksiniz.
Radyatörlerinizin arkasına alüminyum folyo yapıştırırsanız,
sıcaklığın duvardan dışarı değil odanın içerisine yansımasını
sağlamış olursunuz.