e-mail
    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler

        "Bir tane  -insan hakkı ihlali-  vardır,  o da kişiye farklı davranmaktır."  

İoanna Kuçuradi

  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 21.06 - 27.06.2004         26. Hafta    2004

Haftalık    

 

Haftanın Sorusu

"Hükümete de, PKK ya da aynı uzaklıktayız"
Tahliye edilen DEP Milletvekilleri

Özgürlük bu mudur ?
"Vatandaşı" olduğu Devleti bir Terör Örgütü ile kıyaslamak sabır taşırmak için midir?
Kendi güç olmayan bu yaklaşım, gücünü nereden alır?


Çaresizseniz, çare sizsiniz !

Çare için aşağıdaki satırları fare ile tarayın.

Omuz Omuza, gönül gönüle ve daima birlikte,
ilkelerimizden ve hukuk devletinden asla ödün vermeden
Denizce

 

Haftanın Fotografı

 


Anadolu....  Medeniyetler Beşiği

Taçlan Görgün'e teşekkürlerimizle

         Resim Galerileri

 

Büyüklere Masallar

BİR DEVLET NE ZAMAN ÇÖKER

Kanuni Sultan Süleyman, en yüksek duruma getirmiş olduğu devletin akıbetini hayal eder, günün birinde Osmanoğulları da inişe geçer çökmeye yüz tutar mı diye derin derin düşünmeye başlar…

Bu gibi soruları çoğu zaman süt kardeşi meşhur alim Yahya Efendi ‘ye sorduğundan bunu da sormaya niyet eder. Güzel bir hatla yazdığı mektubu keşfine inandığı Yahya Efendiye gönderir…

“Sen ilahi sırlara vakıfsın. Kerem eyle de bizi aydınlat. Bir devlet hangi halde çöker? Osmanoğulları’nın akıbeti nasıl olur? Bir gün olurda izmihlale uğrar mı?”
şeklinde mektubunu gönderir.

Güzel bir hatla yazılmış mektubu okuyan Yahya Efendinin cevabı bir bakıma çok kısa bir bakıma içinden çıkılmaz bir hal alır:

“Neme lazım be Sultanım!”

Topkapı Sarayında bu cevabı hayretle okuyan Sultan, bir mana veremez..
Yahya efendi gibi bir zatın böylesine basit bir cevapla işi geçiştireceğini pek düşünmez.
Söylenmeye başlar:
“Acaba bilmediğimiz bir mana mı vardır bu cevapta?”

Nihayet kalkar,Yahya Efendinin Beşiktaş’taki dergahına gelir..
Sitem dolu sorusunu tekrar sorar:
 “Ağabey ne olur mektubuma cevap ver. Bizi geçiştirme, soruyu ciddiye al !”

Yahya efendi duraklar:
“Sultanım sizin sorunuzu ciddiye almamak kabil mi?
Ben sorunuzun üzerine iyice düşündüm ve kanaatimi de açıkça arz etmiştim.”

“İyi ama bu cevaptan bir şey anlamadım. Sadece nemelazım be sultanım demişsiniz. Sanki beni böyle işlere karıştırma der gibi bir anlam çıkarıyorum.”

“Sultanım! Bir devlette zulüm yayılsa, haksızlık şayi olsa, işitenler de neme lazım, deyip uzaklaşsalar, sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yese, bilenler bunu söylemeyip sussa. Fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin, feryadı göklere çıksa da bunu da taşlardan başkası işitmese, işte o zaman devletin sonu görünür. Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır, halkın itimat ve hürmeti sarsılır. Asayişe itaat hissi gider, halkta hürmet duygusu yok olur. Çöküş ve izmihlal de böylece mukadder hale gelir….”

Bunları dinlerken ağlamaya başlayan koca sultan, söyleneni başını sallayarak tasdik eder, sonra da kendisini böyle ikaz eden bir alime memleketinin sahip olduğu için Allah’a şükreder, bu türlü ikazlardan geri kalmaması için tembihte bulunarak oradan ayrılır…

     Mektup bugün Topkapı da sergi halindedir…

Turgay Tuna'ya teşekkürlerimizle

Gökten taştan elmalar düştü.
Tüm nemelazımcıların başına.
Onlar da ya memleketi karaladılar, ya da göçtüler başka diyarlara...

 

Haftanın Sözü

OLİMPİYAT ÖNCESİ

"....kendi kendini yenmek zaferlerin en başta geleni ve güzelidir,kendine
yenilmek ise bütün bozgunların en çirkini ve en kötüsüdür..."
Aristo

"......İnsan bir kere haksızlıktan hoşlaşıp yasayı hiçe saymasın, artık
geleceğin neler getireceğini kimse kestiremez. Böyle birisi kendi talih
arabasını kendi eliyle parçalamış demektir...."
Euridipes

".....güzelliği seveceğiz ama çapkın olmayacağız; bilgeliği seveceğiz ama
gevşek olmayacağız...."
Thukydides

".....Sahip olmadıklarından acı duymayan,sahip olduklarından sevinç duyan kişi mutludur...."
Demokritos

"...iki kez aynı hatayı yapmak bige kişinin özelliği değildir..."
Menandros

"...sessizlikte pek çok güzellik gizlidir..."
Sophokles

".....her iki tarafı dinlemedikçe,hiçbir şey hakkında yargıya varma..."
Phokylides

"......öğrenilecekleri öğreniyorum, bulunacakları arıyorum, yalvarılacakları da tanrılardan diliyorum...1
Sophokles

 

Haftanın Çizgisi    

NATO Toplantısı Öncesi


Güçlü olan haklıdır !!!

Yavuz Atay'a teşekkürlerimizle

         Resim Galerileri       

 

Haftanın Şiiri

 

KUŞ HATIRALARI

     

Benim çocukluğumda soframıza kuşlar konar
Rüyalarımıza melekler uğrardı.
Kapımızdan yoğurtçu
Bahçemizden ishak kuşu
Kalbimizden yeni çıkan şarkılar geçerdi.
Kışın bir sobamız olurdu
Sobanın yanında kedimiz
Kedinin önünde yün yumağı
Bir hayat bilgisi fotoğrafı gibiydik
Yerli malı kullanan
Yurdunun üç tarafı denizlerle çevrili
Kuru üzüm, incir, fındık
Tütün, çay, narenciye, kavun karpuz yetiştiren
Kuru üzümle inciri satan, Karşılığında
Çamaşır makinesi, radyo ve otomobil alan
Bir toprağın fertleri…
Biraz yoksul, biraz mütevekkil
Biraz mahcup, biraz kırılgan
Biraz naif, ama hep umutlu…
Özlerdik
Memleketteki halamızı
İnce doğranmış bir dilim pastırmayı
Yurttan sesler korosunu
Akşam komşuluklarını
Radyo tiyatrolarını
Sabah ezanını
Kalaycıyı, bozacıyı
Münir Nurettin şarkılarını
Orhan Boran yarışmalarını
Kandil gecelerini
Duvarlarımızın sarmaşıklarını
Bakkalımızın utana sıkıla veresiye hatırlatmalarını
Okul önü koz helvalarını
Akşam oturmalarını
Ve hayatı…
Ben
Çorbalardan tarhanayı
Yemeklerden kuru fasulyeyi
Sigaralardan harmanı
Belki bunun için çok sevdim
Yollar bozuk, musluklar bozuk
Ziller bozuk, paralar bozuk
Ama adamlar sağlam idi.
Top oynardık
İp atlar, kedi kovalar
Taşlarla birbirimizin başını yarar
Mahalle savaşları çıkarır
Gece olunca da tutar babalarımızın elinden
Yazlık sinemalara gider Sadri Alışık, Vahi Öz
Belgin Doruk, Cüneyt Arkın seyreder
Olimpos gazozları içer
Güler, eğlenir, bağırır, çağırır
Dönerken yıldızları sayardık
Biz sıkı çocuklardık.
Hepimizin birer yıldızı vardı
Onlara isim takardık
Onlar da bize isim takardı
Pus ve dumandan önce bu şehrin
Geceleri göz kırpan ve isimler
takılan yıldızları vardı
Benim yıldızıma Mehlika adını vermiştik
Biz kimseden yana değildik
Kimsenin de kendinden yana
olmasını istediği birileri olmazdı
Bir değirmendeydik
Öğütülen
Öğütülürken türküler söyleyen
Buğday başaklarına benziyorduk
Bu şehrin yıldızları vardı
Saçlarına kurdelalar takan
Çivitle yıkanmaktan aşınmış beyaz çoraplarına
Leke bulaşmasın diye su birikintilerinden sakınan
Gözleri önlerinde
Yürekleri ve beslenme çantaları ellerinde
Küçük çocukları vardı bu şehrin
Bu şehrin yıldızları vardı.
Ben Fenerbahçe'yi amcam Vefa'yı tutardı
Konya tahıl ambarı, Mersin muz cennetiydi
Taksimden Fatihe troleybüs kalkar
Şişhanede mutlak raydan çıkardı
Vallahi hayat zor ve fakat çok matraktı
Muammer Karacanın adına bir tiyatro binası yoktu. Bizzat kendisi vardı.
Başımız ağrırdı komşumuz vardı
Gönlümüz daralırdı komşumuz vardı.
Çorbamızı, umutlarımızı
Memleket kadar kalbimizi paylaştığımız
komşularımız vardı
Geceleri bekçimiz
Gündüzleri sütçümüz
Bizim kadar zayıf da olsa
Nohuda ve makarnaya alışmış da olsa
Sarman adında bir kedimiz
Ceplerimizde kırık misketlerimiz
Çamur bulaşığı ellerimiz
Ve gülümseyen bir yüzümüz.
Göstermekten utanmayacağımız bir içimiz
Bir araya gelerek çektirebileceğimiz
Bir aile fotoğrafımız vardı
Bir sabah bütün iyi şeylerin
Ayvansaray iskelesinden
Hayal ülkesine doğru demir alan
Bir şirket-i hayriye vapuru gibi
Aramızdan ayrıldığını gördük.
Sonra Ayvansaray'ın sularının
çekildiğini yazdı gazeteler
Süheyla Hanımın, Raci Beyin
Melahat Mehveş Ablanın
Nikonun
Ercüment Efendinin
çekildiğini ise
Yazmadılar nedense
Ama yok ,
Ama yoklar
Ne harman sigara kaldı geriye
Ne olimpos gazozu
Ne de Sadri Alışık
Kalan?
Kalan bir tortuydu belki
Belki kırık bir rüya denizi
Belki suya düşürdüğümüz suretimizin
Cep aynamıza nüktedan bir yansımasıydı her şey
Her şey
Maltepe sigarasının
Her arandığında
Her bakkalda bulunabilmesi ile
Büyüsünü kaybetmişti belki de
Belki de biz bir rüya mı görmüştük?
Hadi hepsi yalandı
Hadi hepsi hayaldi
Hadi hepsini ben uydurmuştum.
Ama rüyalarımızın melekleri
Ve sofralarımızın daim konukları kuşlar
Ya onlar?
Onları siz de görmediniz mi?
Sizin de sofralarınıza konup
Rüyalarınıza uğramadılar mı?
Onlar da mı yalandı?


Derleyen: M.Kemal

İBRAHİM SADRİ

Engin Kuşaksız'a teşekkürlerimizle    

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi
 

UZUN YAŞAMANIN SIRRI !!!
Yaşamında her şeyin ayrıntısına önem veren bir hasta,
Prof.Dr. Osman "Şeyhüslamoğlu"na gitmiş.
Muayeneden sonra "hoca" profesör başlamış yasakları sıralamaya:
-  Bundan böyle düzenli besleneceksin. Saatinde yatıp kalkacaksın.
   Sigara yok, gece hayatı yok. Omega 3 ve vitaminlerini  zamanında alacaksın.
   Kırmızı et yok. Şarküteri yok. Doğal yiyeceklerle besleneceksin.
   Ayda bir laboratuvar tetkiklerini yaptıracak,
   yıllık "check-up"ını asla aksatmayacaksın.
   Spor yapman şart. Sporunu da aksatmayacaksın...

-  Bunları yapınca daha uzun mu yaşayacağım?

-  Hayır. Ama zaman, sana 'daha uzun' gibi gelecek!..

Hakan Dinçerler'e teşekkürlerimizle  

 

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.

 

Püf Noktası

          Atıkların Denizde Yok Olma Süreleri

Cam şişe                    1.000.000 yıl
Plastik şişe                          450 yıl
Teneke kutu                     80-200 yıl
Deri                                       50 yıl
Boyalı tahta                           13 yıl
Plastik çanta                     10-20 yıl
Yün                                      1-5 yıl
Gazete                                    6 hafta
Kağıt havlu                            2-4 hafta
Sigara izmariti                       1-5 hafta

Mustafa Çağatay'a teşekkürlerimizle  

       

Haftalık Hava Tahmini
 

İstanbul 0C km/h knt Yön Hava Uyarı
P.tesi 26 10 6 Kuzey  
  17 3 2 Güney
Salı 25 21 13 Kuzey  
  17 7 4 Kuzey
Çarşamba 28 28 16 Kuzey Gök Gürültülü
  16 3 2 KKD
Perşembe 30 7 4 KKB  
  14 7 4 Güney
Cuma 30 7 4 KKB  
  19 3 2 KKD
C.tesi 30 14 8 Kuzey Gök Gürültülü
  18 7 4 KD

 


 Haz 20    Haz 25    Tem 2   Tem 9   Tem 17
 

 

  

   Doğu.. Doğu    Batı... Batı                  Diğer hava tahmin yöntemleri
   KKB... Kuzey Kuzey Batı

Alparslan Tansuğ'un meteorolojik çalışmaları

wunderground tarafından, referans niteliği seviyesinde kullanılmaktadır.
Başarılarının devamını dileriz.

 

 

Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalık yazısını tıklayınız

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız
bizleri sevindirecektir.