İşkembeli
hayvanların ürettikleri metan gazı %14 enerji kaybına neden
oluyor.
Avustralya'lı bilim adamlarının bulduğu aşı, yem tüketimini %8
azaltıyor.
Hayvancılığımızı
geleneksel yöntemlerle bile yürütmemize kimler engel olabilir ?
11 kendini besleyen ülke arasından bizi kimler çıkartabilir?
Kimler?
Çaresizseniz, çare sizsiniz !
Çare için
aşağıdaki satırları fare ile tarayın.
Omuz
Omuza, gönül gönüle ve daima birlikte,
ilkelerimizden ve
hukuk devletinden asla ödün vermeden Denizce
Zamanların birinde, parlak tüyleri,
rengarenk kanatları olan bir kuş varmış. Bakanları büyüleyen,
yaşam sevinci veren göklerde özgürce uçmak için yaratılmış bir
hayvanmış. Günün birinde kadının biri bu kuşu görüp ona aşık
olmuş, Kalbi yerinden fırlarcasına, gözleri heyecandan
parlayarak kuşun uçuşunu seyretmiş.
Kuş onu yanına çağırmış ve ikisi
birlikte, anlatılamaz bir uyumla uçmuşlar. Kadın kuşa tapıyor,
onu kutsal sayıyor, yüceltiyormuş.
Ama günün birinde düşünmüş kadın:
“Belki de uzak dağları keşfetmek ister" diye korkuya kapılmış.
Aynı duyguyu başka bir kuşla yaşamayacağından korkmuş. Ve
kıskanmış -kuşun uçabilme yeteneğini kıskanmış. Kendini yalnız
hissetmiş. "Ona bir tuzak kurayım", diye geçirmiş içinden. "Bir
dahaki sefer, kuş tekrar gelirse, artık gidemesin" demiş.
Kadın kadar aşık olan kuş, ertesi
gün tekrar sevgilisini görmeye gelmiş. Ne var ki, tuzağa düşmüş
ve bir kafese hapsedilmiş. Kadın her gün gelip, kuşu
seyrediyormuş. Vurgunmuş ona ve onu gösterdiği arkadaşları, "Ne
şanslı bir insansın!" diye haykırıyorlarmış. Ne var ki,
duygularında alışılmadık bir değişim baş göstermiş. Artık sahibi
olduğundan, kalbini çalmasına ihtiyaç kalmadığından, kadının
kuşa olan ilgisi azaldıkça azalmış. Uçamayan, hayatının anlamını
dile getiremeyen hayvancık da sararıp soluyor, parlaklığını
yitiriyor, çirkinleşiyormuş. Kadın da artık karnını doyurup
kafesini temizlemekle yetiniyormuş.
Günlerden bir gün kuş ölmüş. Kadın
son derece üzülmüş. O andan itibaren sevgili kuşunu bir an bile
aklından çıkaramamış. Ama kafesi hatırlamıyormuş bile. Aklında
hep onu ilk kez, mutluluk içinde bulutlarla yarışırken gördüğü
an varmış sadece.
Kendinle başbaşa kaldığı
yalnızlıkları artmış. Kuşun onu dış görünüşü ile değil,
özgürlüğü, enerjisi ve sürükleyici tavrı olduğunu fark edermiş.
Sevgilisinin yokluğunda kadının yaşamı da anlamını yitirdikçe,
yitirmiş ve sonunda ecel gelmiş kapıyı çalmış.
"Niye geldin?" diye sormuş kadın,
ölüme. "Tekrar onunla birlikte göklere uçabilesin diye",
yanıtlamış ölüm. ”Neden ama ölüm?” diyebilmiş kadın.
"Yaşamı özgür bırakabilseydin eğer,
ona olan sevgin, bağlılığın ve hayranlığın artardı; ona
kavuşabilmek onunla yeniden uçabilmek için artık bana
muhtaçsın".
... Paulo Coelho
"On Bir Dakika"
Gülsev Akın'a
teşekkürlerimizle
Gökten üç elma
düştü.
Biri özgürlüğün değerini kaybetmeden bilenlere.
İkincisi özgürlüğü birlikte bulabilenlere.
Üçüncüsü ise gönülden sevenlere...
Haftanın Sözü
GÜLELİM A
DOSTLAR
Ağlamamak için her şeye
gülerim.
Beaumarchais
Her ağlamanın elbet bir gülmesi vardır.
Katibi
Çok gülenin heybeti azalır.
Hz. Ömer
En sersemce şey, sersemce bir kahkahadır.
Catullus
Gülerseniz, dünya da güler. Ağlarsanız, yalnız ağlarsınız.
Elia W. Witcox
Güleryüzlü olmayan bir kişi, dükkan açmamalıdır.
Konfüçyüs
Gülme iki insan arasındaki en kısa mesafedir.
Victor Borges
Gülme, yan etkisi olmayan yatıştırıcı bir ilaçtır.
Arnold H. Glasow
Gülmeden ölmemek için, mutluluğa kavuşmayı beklemeden gülünüz.
La Bruyere
Gülmesini bilmeyen bir insan yalnız ihanet etmekle kalmaz,
kendi hayatı bile bir ihanettir.
Carlyle
Güzellik güçtür; gülümseyiş de kılıcıdır onun.
Charles Reade
Her kahkaha, bir bardak kana bedeldir.
Henry Bergson
İnsan gülebildiği kadar insandır.
Moliere
İnsan o kadar acı çekti ki, gülmeyi yaratmak zorunda kaldı.
Nietzsche
İnsan tebessümle, gözyaşı arasında gidip gelen bir sarkaçtır.
Lord Bryon
İnsan, gülmesini bilen hayvandır.
Greville
İnsanlar için en güzel hediye, hiçbir masrafa ihtiyaç
göstermeyen tatlı bir gülümseyiştir.
Hz. Süleyman
İnsanların bazen neye güldüklerini anlamak güçtür.
Dostoyevski
Geçmiş günü beyhude yere yâd
etme,
Bir gelmemiş an için de feryat etme
Geçmiş gelecek masal bunlar hep
Eğlenmene bak ömrünü berbat etme.
Niceleri geldi, neler istediler,
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler.
Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler.
Dünyada ne var, kendine dert
eyleyecek,
Bir gün gelecek ki can bedenden gidecek,
Zümrüt çayır üstünde, sefa sür iki gün ...
Zira senin üstünde de otlar bitecek
REŞO AGA
Reşo Aga, dünyayı gezip, gördüklerini aşirete anlatmaya karar
vermiş ki, onların da vizyonu genişlesin. Önce Afrika’ya,
safariye gitmiş. Dönmüş. Kahveye oturmuş. Ahali başlamış
sormaya.
-Aga Afrika’da ne yaptın?
-Safariye katıldım.
-Safari nedir?
-Bir jipe binirsen, kırsala dalirsen. Hayvanlar yanına gelir sen
sevirsen.
-Sen hangi havyani sevdin?
-Zebrayı..
-Aga zebra nedir?
-Sen eşegi bilirsen?
-Hee...
-Al şimdi eşegi. Yukarıdan aşağı bir siyah, bir beyaz, pijama
gibi boya. İşte o zebradır.
-Başka ne gördün aga?
-Zürafa gördüm.
-Zürafa nedir aga?
-Sen eşegi bilirsen?
-Hee!..
-Eşegi alırsen. Bacaklarını dört metre yapırsen. Boynunu da iki
metre. İşte o zürafadır.
-Başka ne gördün aga?
-Piton gördüm.
-Piton nedir, aga?
-Sen eşegi bilirsen?
-Hee!..
-Eşegin teşkilatını da bilirsen?
-Heeeeeeee!..
-İşte o teşkilatı al, altı metre yap. Ama eşek yoktur!..
Teoman Arsay'a
teşekkürlerimizle
Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri
sevindirecektir.
Püf Noktası
ÖNEMLİ
"Sadece POPSTAR yarışmasında
tam 1,300,000 kişi cep telefonları ile oy kullanmış " SMS becerisi için iyi bir fırsat !
TEMA vakfi 1,000,000 Fidan Kampanyasını Başlattı
Cep telefonunuzun mesaj kısmına büyük harfle "TEMA"
yazın ve 3464
'e SMS
gönderin.
Bu işlemin bedeli sadece 2.5 milyon lira.
Getirisini tanımlamak bile mümkün değil...!
Bu iletiyi dostlarınız ile
paylaşmanızdan büyük mutluluk duyacağız.