Evvel zaman içinde, kalbur saman
içinde, deve tellal iken, pire berber iken, ben dedemin beşiğini
tıngır, mıngır sallar iken...
Günlerden bir gün Arabistan'nın
çöllerinde komşu iki Emir var imiş. İkisi de birbirinden zengin
ve de varlıklı imişler. Sınırsız paraları, birbirinden güzel
cariyeleri, atları, sarayları, yatları varmış. Her şeyleri
varmış ama, Emirlerden birinin öyle güzel, öyle güzel bir atı
varmış ki..., diğeri kıskançlığından nerdeyse çatlayacakmış.
Kıskanç Emir, araya aracılar
koymuş, at için petrol kuyuları, paralar, üstüne üstlük
cariyelerin en güzellerini teklif etmiş..., ama boşuna.
At sahibi emir bir türlü razı gelip
atı vermemiş.
Emir, günlerden bir gün o güzelim
atı ile çöller üzerinde gezintiye çıkmış. At hem çok hızlıymış,
hem de kumlar üzerinde o kadar güzel adımlar atıyormuş ki
seyrine doyum olmuyormuş. Güneşte pırıl pırıl parlayan simsiyah
tüyleri, kendi rüzgarı ile sağa sola savrulan yelesi, bir başka
güzelmiş.
Derken, Emir'in gözüne ileride bir
şey takılmış. Sürmüş atını gördüğünün üzerine. Bakmış, bir de ne
görsün? Yerde susuzluktan kıvranan bir adam. "Sahip... su...
su...!" diye yalvarıyormuş. Hemen inmiş atından. Terkisinden su
kırbasını çıkartmış, tam adama su verecek. Birden yerdeki adam
canlanıvermiş, fırlamış atın üstüne. Sıyırmış maşlahını yukarı,
çıkmış öteki Emirin yüzü ortaya ve bağırmış:
"Ya, Emir...! At öyle alınmazsa böyle alınır !"
Yerde kalan emir hayli üzgün ve de
çökmüş, arkasından seslenmiş:
"Atımın gittiğine üzülmüyorum.Bir daha benden su isteyenlere su
veremeyeceğime üzülüyorum...!"
Gökten üç
elma düşmüş. Üçü de ümidini ve sevgisini hiç yitirmeyip yardım
elini hala uzatabilenlerin başına.
Dr.
Selami Işındağ'a
teşekkürlerimizle
Haftanın Sözü
Fırtınalar insanın denizi sevmesine
engel olamaz.
Andre Maurois
Metin Hiçsönmez'e
teşekkürlerimizle
Tık ile açılır. Yeniledikçe yenilenir.
Haftanın Çizgisi
Katılmak için mi uğraşıyoruz ?
Ordumuzu sigortalamaya mı çalışıyoruz ?
Bizi istemiyorlar mı dedirtmek istiyoruz ?
BU ÇOCUK KİME BENZİY ??
Adamın geleneksel yapısı:
Geniş alınlı, uzun burunlu, burnuna yakın masmavi gözler.,
belirgin bir çene, uzun sırt ve nispeten kısa bacaklar ve müthiş
bir mantık.
Günlerden bir gün nur topu gibi oğlu
olur.
Hokka gibi burun. Zeytin gibi gözler. Son derece orantılı bir
vücut, kısacası arslan parçası bir delikanlı.
Baba hayatından çok memnun. Aradan
iki yıl geçer ve karısına gururla:
- Bu çocuk kime benziy..!
Muhterem eşi:
- Sen tanımaysın.!
Anılı Fıkralar,
Haluk Işındağ
ISBN 975-7225-O-X
Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri
sevindirecektir.
Püf Noktası
AKÜ NASIL ŞARJ EDİLİR
Sorunuzun Aküyü teknede kullanim
sırasında nasıl şarj edeceğiniz ise bunun sadece iki yolu var..
Buna değineceğim ama ben soruyu genelde bir akünün şarj edilmesi
olarak kabul edip av dönüşü nasıl davranılması gerektiğini basit
ilkeleri ile anlatayım da kulanan tüm arkadaşlar ve siz iyi bir
yatırım yaptığınız akünüzü yıpratmadan uzun ömürlü kullanın.
Baştan, Akü derken Bindiğimiz
Arabalarda, kesintisizgüc kaynaklarında, elektrikli arabalarda
(golf arabası forklift vs) kullanılan Kurşun-Asit aküleri
kastediyorum. Bu anlattıklarım balık avında fenerlerde vs
kullandığımız Ni-cd piller için geçerli değil hatta
bazı noktalarda tam tersi olarak doğrudur. Akülerin
kullanım alanlarına göre özel
yapılabildiğinden bahsedeyim. Her akü, elektrik enerjisi
gerektiren her iş için uygun değildir.
Akülerin temel özelliği (ni-cd
pillere göre ters olan durum) ne kadar ÇOK DEŞARJ ederseniz yani
bitmeye yüz tutana kadar kullanırsanız o kadar KISA ömürlü
olurlar. Mesela genelde %50 deşarj ettiğiniz bir akü 300 kere
tekrar şarj edilip kullanılabilirse, her
seferinde %90-95 deşarj edilen bir akü 80 kere tekrar
doldurulabilir. Yani akü ömrü deşarj derinliği ile önemli ölçüde
değişir. Bu durumda Akülü bir motor kullanıyorsanız ilk şart
ortalama kullanım sürenizin aküyü en fazla %60-75 civarına kadar
deşarj edeceği büyüklükte bir akü kullanmanızdır. Yani
ihtiyaçtan büyük bir akü.. Akü çeşitleri arasında deep-cycle
olarak bilinen ve bu tür kullanıma uygun aküler var. Bunlarda
derin deşarj uygulasanız bile akü ömrü çok fazla kısalmıyor..
Ama Türkiyede üzerinde hak etmediği halde deep-cycle yazan bir
etiket yapıştırılıp satılan aküler de yok değil.. iyi araştırmak
lazım. Açıkçası ben araştırdım ama bu işi gerçekten yapmış bir
yerli firma bulamadım.. İthal bir akü aldım.
Devam edelim.. Aküde Ömrü uzatmak
için ikinci temel şart aküyü kullandıktan sonra mümkün olduğunca
çabuk şarja bağlamaktır. Ben avlaktan döndüğümde ne kadar
yorgun olduğuma bakmadan aküyü sırtlanır ve şarja bağlarım ilk
iş olarak.... Eğer şarjsız tutarsanız içindeki plakaların üzeri
istenmeyen maddelerle kaplanır ve akü kapasitesinin altıda şarj
tutmaya başlar. Bu durumda uzun süre kullanılmayan aküyü şarjlı
bekletmenin arada bir şarjı tazelemenin önemini
anlıyorsunuzdur.. yani kışın aküleri arada bir kısa şarjlarla
doldurmak lazım. Çünkü zamanla akü kendiliğinden deşarj olur az
az.. Hatta aküye bakım şarjı denilern 50 ma lik bir şarjı
devamlı bağlı tutmak çok faydalıdır.. Peki normal şarjın
ilkeleri nelerdir..
Burada gerektiği halde birçok teknik
terimi kullanmayacağım.. Hepimizin anlayacağı şekilde konuşayım
zira hepimizin mesleği farklı bu yüzden ortak dili tercih
ediyorum. Akü şarj edilirken aslında değişik anlarda değişik
akımlar kullanmak en iyisi ama bu tür şarj aletleri her yerde
yok. Bu yüzden temel olarak şunu bildireyim. Akünüzün
kapasitesinin
(Ampersaat (Ah) cinsinden . mesela 105 Ah) en fazla %25 i bir
akımla şarj etmek gerek yani 105 Ah lik bir aküyü şarj için 25
amperden fazlasi zararli .. Ama tabi 25 amper de büyük bir
rakam. 10-15 amper yani müsade edilenin yarısı daha uygun.
Akünün dolmasını
müteakip şarjı zamanında (anlık değil çok gecikmemek lazim)
kesmek de önemli zira bu da aküye zarar verebilir.. Akünün
dolduğunu anlamak için şarj cihazi ya bu işi otomatik yapmalı ya
da araya bir ampermetre takılıp akünün çektiği akımın düşmesi
göz ile
izlenmeli (sürekli başında durularak değil arada kontrol
edilerek) 10-15 amper arasi akimla şarj edilen bir 105 Ah lik
akü 12-16 saatten aşağı surede dolmaz..
ona göre bir zamanlama yapılabilir kontrol için.. Şarj -
deşarj ile ilgili temel ilkeler bunlar.. bir de akünün
kullanılmadığı andaki durumu var. Çok önemli bir ilke ,akünün ne
kadar SICAKTA muhafaza edilirse o kadar KISA ömürlü olmasıdır..
Kullanılmadığı anlarda aküler serin
ve kuru yerlerde tutulmalıdır.. Araba bagajı, güneş alan cam
önü, kalorifer peteği yanı - üstü gibi yerlerde tutarsanız
akünüzün ile çok çabuk vedalaşırsınız.. En iyisi küçük
katlanabilir tekerlekli taşıyıcılar var onlardan kullanıp akünün
işi bitince hemen serin bir yerde şarja alıp tekrar kullanana
kadar orada bırakmak. Mercan yokuşunda çantacılarda bu
tekerlekli taşıyıcılardan var. 20 milyon civarı satıyorlar . yer
tutmuyor ama 30 kg lik bir aküyü taşımakta çok faydalılar.
Akülü motoru balıkta kullanmak çok
zevkli.. hatta bazen sessizce gezmeyi uzatıp balık avı
süresinden biraz feragat edebiliyor insan. Ama bunun en kötü
tarafı akünün sürekli kullanılıp azalıyor olması.. ben 36 lb lik
motor ve 105 ah lik akü ile 2,5 saat full
hiz ya da 10 saat düşük hız gezebiliyorum bu da yetiyor. Ama
aküyü tam bitirmemek isteği her zaman frenliyor beni.. Kullanım
sırasında şarj olayi buna biraz çare olabilir. Teknede şehir
cereyanı olamayacağına göre 2 çare var.. 1. Benzinli motor varsa
aynı teknede, bunun alternatöründen çıkan akımla şarj olabilir
bu en çok kullanılan yol.. Ama biz elektrikliyi zaten benzinli
istemediğimiz için tercih ediyoruz. Bu durumda tek yol kalıyor
GÜNEŞ ENERJİSİ. Esnek güneş panelleri var. Muşamba gibi katlanıp
şekilleniyor. Bunların birkaç tanesi bir arada kullanılıp 6-7
amper çıkış alınabilir ve doğrudan aküyü şarj edebilir. Nasıl
olsa yazın güneş altında av yapıyoruz ve av sırasında aküleri
şarj edebiliriz.. Ancak bu paneller oldukça pahalı. Dediğim
miktarda akım elde etmek için 1000 dolar civari harcama yapmak
lazim. Ancak bu paneller Yurtdışında daha ucuz . imkan varsa 500
dolar civarina ABD den alınabilir. Bana sorarsaniz ben akü ile
evde şarj ederek idare edebiliyorum. Teknede Güneş enerjisi ile
şarj güzel ve çevreci birşey ama masrafi bunu fantazi haline
getiriyor şimdilik...