e-mail
    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler

        "Bir tane  -insan hakkı ihlali-  vardır,  o da kişiye farklı davranmaktır."  

İoanna Kuçuradi

  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 09.08 - 15.08.2004         33. Hafta    2004

Haftalık    

 

Haftanın Sorusu

Yerli malları haftamız vardı.
AB li dostlarımızın kesinlikle unutmadıkları -yerli malları haftası-
Alman Alman, Fransızın Fransız malı kullandığı gibi...

Bizler de "Yerli Malı Yurdun Malı, Her Türk Onu Kullanmalı"
Derdik ve de uygulardık.

Ne oldu bize?
Kendi ülkemizde değil kaynağımızın suyunu içmek,
Rastgele suyun filtre edilmişini bile parayla "çokuluslu" şirketlerden içer olduk.
 

Çaresizseniz, çare sizsiniz !

Çare için aşağıdaki satırları fare ile tarayın.

Omuz Omuza, gönül gönüle ve daima birlikte,
ilkelerimizden ve hukuk devletinden asla ödün vermeden
Denizce

 

Haftanın Fotografı

 

Ağaca can vermek...

 

İnan İçel'e teşekkürlerimizle

         Resim Galerileri

 

Büyüklere Masallar

FARE'nin ÇÖZÜM ÜRETENİ

Davranış bilginleri zaman zaman zalim olabiliyorlar.
Bu örnek de onlardan biri.

İki aynı cins maymun denek, aynı donanımlı iki ayrı kafese kapatılır.
Her iksinin de bileklerinde birer halka ve halkalara belirsiz aralıklarla elektrik verilir. Verilen elektrik rahatsız edici boyutlardadır.

Maymunlardan biri kafesinde bir elektrik düğmesini ve bu düğmenin elektrik verildiğinde akımı kestiğini farkeder.

Yaşamı düğmenin etrafına odaklanır.
Ancak belli bir süre sonra strese bağlı bir kalp krizi ile ölür.

İlhan Bağören'e teşekkürlerimizle

Gökten üç elma düşmüş.
Üçü de bildiğini yaşamına katık edebilenin başına.

Haftanın Sözü

Yaptığımız şeyler için pişmanlık zamanla geçer,
yapmadığımız şeylere pişmanlığın çaresi yoktur....

SYDNEY J. HARRIS

Metin Hiçsönmez'e teşekkürlerimizle


Tık ile açılır. Yeniledikçe yenilenir.

 

Haftanın Çizgisi    


 

         Resim Galerileri       

 

Haftanın Şiiri

Bir Küvet Hikâyesi

Süleyman'a karısı telefon etti:
- Konuşan ben, / ben, Fahire.
Tanımadın mı sesimden?
Demek çok bağırdım birdenbire.
Çığlık mı? / Belki...
Hayır, / çocuklar hasta değil.
Dinle beni: / İşini bırak da gel,
çabuk ol ama. / Telefonda anlatamam, / olmaz.
Daha kıyamet kadar vakit var akşama.
Saatlar, saatlar, / kıyamet kadar.
Sorma. / Dinle beni...
Hemen vapur bulamazsan
Üsküdar'a kayıkla geç.
Bir taksiye atla.
Paran yoksa / patrondan avans al.
Yolda hiçbir şey düşünme,
mümkün mertebe yalansız gelmeye çalış.
Yalan kuvvetliye söylenir / ben kuvvetsizim.
Alay etme kuzum.
Evet kar yağacak, / evet hava güzel.
Koynuna girdiğim adam gibi / kocam gibi değil,
büyüğüm, akıllım, / babam gibi gel.
* * *
Geldi Süleyman...
Fahire, kocası Süleyman'a sordu:
- Doğru mu?
- Evet.
- Teşekkür ederim Süleyman.
Bak işte rahatladım. / Bak işte ağlamıyorum artık.
Nerde buluşuyordunuz?
- Bir otelde.
- Beyoğlu tarafında mı?
- Evet.
- Kaç defa?
- Ya üç, ya dört.
- Üç mü, dört mü?
- Bilmiyorum.
- Bunu hatırlamak bu kadar mı güç Süleyman?
- Bilmiyorum.
- Demek ki bir otel odasında.
Kimbilir çarşaflar nasıl kirliydi.
Bir İngiliz romanında okudum,
bu işlere yarayan otellerde
kırık küvetler varmış.
Sizinkinde de var mıydı Süleyman?
- Bilmiyorum.
- Hele düşün, / toz pembe çiçekli, kırık bir küvet?
- Evet.
- Hiç hediye verdin mi?
- Hayır.
- Çikolata, filan?
- Bir defa.
- Çok mu seviyordun?
- Sevmek mi? / Hayır...
- Başkaları da var mı Süleyman?
- Yok.
- Olmadı mı?
- Hayır.
- Bunu sevdin demek...
Başkaları da olsaydı / daha rahat ederdim...
Çok mu güzel yatıyordu?
- Hayır.
- Doğru söyle, bak ne kadar cesurum.
- Doğru söylüyorum.
- Zaten gösterdiler bana.
İnek gibi karı / Belimden kalın bacakları...
Fakat zevk meselesi bu...
Bir sual daha, Süleyman:
Niçin?
- Bilmiyorum.
* * *
Karanlıkta pencerenin hizasında
karlı, ağır bir çam dalı.
Bir hayli zaman oldu
sofada asma saat on ikiyi çalalı.
Süleyman'ın karısı Fahire
şunları anlattı kocasına ertesi gün:
- Dayanılmaz bir acı halindeydi
kendime karşı duyduğum merhamet,
ölmeye karar verdimdi, Süleyman...
Annem, çocuklarım ve en önde sen
bulacaktınız karda ayak izlerimi.
Bekçi, polisler, bir tahta merdiven
ve bir kadın ölüsü çıkaracaktınız
arka arsada bostan kuyusundan...
Kolay mı? / Gece bostan kuyusuna doğru yürümek,
sonra kenarına çıkıp durarak
baş aşağı atlamak karanlığına?
Fakat bulmadınızsa eğer / karda ayak izlerimi
sade korktuğumdan değil.
Bekçi, merdiven, polisler,/ dedikodu, kepazelik,
aldatılmış bir zevcenin intiharı: / komik.
Niçin öldüğümü anlatmak müşkül.
Kime? Herkese... Sana mesela.
İnsan, ölmeye karar verirken bile
insanları düşünüyor.

Sen yatakta uyuyordun / yüzün rahat,
her zaman nasıl uyursan
ondan evvel ve o varken...

Dışarda kar yağmaya başladı.
Bir tek gecelikle çıkmak balkona:
Zatürree ertesi gün... / nümayişsiz ölüvermek.
Hayır, / hiç aklıma gelmedi nezle olmak ihtimali.

Yaktım sobamızı / İyice ısınmak lazım ilkönce.
Ciğer bir çay bardağı gibi çatlarmış.
Pencereye, kara bakıyorum:
"Eşini gaip eyleyen bir kuş / gibi kar
geçen eyyamı nev baharı arar..."

Babam bu şiiri çok severdi. / Sen beğenmezsin.
"Sağdan sola, soldan sağa lerzan - ı girizan..."
Lambayı söndürmeden balkona çıktım.
" ... gibi kar / düşer düşer ağlar..."
Oturdum balkonda iskemleye.
Havada çıt yok. / Karanlık bembeyaz.
Uykudayım sanki.
Sanki çok sevdiğim bir insan
korkarak beni uyandırmaktan
yumuşacık dolaşıyor etrafımda...
Üşümüyordum.
Kederim duruluyor / berraklaşıyor.
Odanın camlı kapısından balkona vuran ışık
sıcak bir kumaş gibiydi üstünde dizlerimin.
Ben rehavetli bir mahzunluk içinde
acayip şeyler düşünüyordum:
Feneryolu'ndaki çınar / 150 yaşındaymış.
Ömrü bir gün süren böcekler.
Gün gelecek / insanlar çok uzun
çok bahtiyar yaşayacaklar.
İnsanın yüreği ve kafası var...
İnsanın elleri...
İnsan?
Ne zamanki,/ nerdeki, / hangi sınıftan?
Onların insanları, / bizim insanlarımız.
Ve her şeye rağmen
yeni bir dünya için yapılan kavga.
Sonra sen
ben
bir kırık küvet
ve benim / kendime karşı duyduğum merhamet...
Kar durdu. / Sökmek üzre şafak.
Utanarak / odaya döndüm.
O anda uyansaydın / sarılıp boynuna...
Uyanmadın.
Evet,
çok şükür nezle bile değilim.
* * *
Şimdi?
Zaman zaman hatırlayıp
zaman zaman unutacağım.
Yine yan yana yaşayacağız
beni sevdiğine emin olarak.
* * *
Altı ay kadar geçti aradan.
Bir gece karı koca denizden dönüyorlardı.
Gökte yıldızlar, ağaçlarda yaz meyveleri vardı.
Fahire birdenbire durdu,
baktı muhabbetle kocasının gözlerine
ve suratına tükürür gibi bir tokat vurdu.
Nazım Hikmet Ran

Mehmet İstemi'ye teşekkürlerimizle

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi
 

DOMUZ ÖLDÜ
Ülkelerin birinde G.Walker B. adında bir yönetici yaşarmış...
"Patron" diye anılan bu adam günün birinde şöförüyle bir kir gezisine çıkmış. Arabayla giderken bir tavuğu ezmişler. Oy kaybını önlemek amacıyla meseleyi tavuğun sahibi olan çiftçiye kim anlatacak diye düşünürken "patron" en âlicenap bir tavrıyla işe talip olmuş ve şöförüne:
   "Bana bırak. Ben Dünya'nin en güçlü adamıyım.
    Çiftçi bana muhakkak anlayış gösterecektir."

G.Walker B. çiftçinin evine girmiş ve bir dakika sonra nefes nefese göz morarmış, surat dagilmis geri gelmiş.

Şöförüne "Çabuk toz olalım burdan!" demiş ve o telâşla daha 20 metre gitmeden bu defa da yol kenarındaki bir domuzu ezivermişler.

G.Walker B. bu sefer korkulu gözlerle şöförüne bakmış ve
   "Adama bu sefer sen gidip uygun birşeyler söyle" demiş..

Şöför çiftlige gitmiş. "Patron" arabada beklemiş. Beklemiş ama ne bekleyiş...!
10 dakika, 20 dakika 30 dakika derken... Şöför keyiften dörtköşe, gülerek, cepleri para dolu ve de kolunda irice bir meyve sepeti ile geri dönmüş.

Oğul "Patron" meraklı ve şaşırmış bir sesle sormuş:
   "Çiftçiye ne dedin ki bu kadar hediyelere boğdu seni?"

   "Valla ben de anlamadım" demiş şöför,
   "Ben ona sadece Iyi günler. Ben G.Walker B.'inin şöförüyüm.
   Domuz öldü !     dedim.

Nursen Baltacı'ya teşekkürlerimizle

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.

 

Püf Noktası

SIĞ SU BAYILMASI

Serbest dalıcılar, maske palet şnorkel ile dalanlar için en önemli beceri suyun altında uzunca bir süre kalabilmektir. Bir diğer beceri ise olabildiğince derine inebilmek.

Uzun süre nefes tutabilmek bilinen en yaygın yöntem "hiperventilasyon" dur.
Nedenine, niçinine gelince işin bilinmesi gerekenler şöyle:

  • Beyin vücutta karbondioksit miktarı artınca nefes al emri verir, oksijen miktarı azalınca değil !

  • Karbondioksit miktarı "hiperventilasyon", yani dolu dolu ve sıkça nefes alıp vermek
    ile düşürülebilir.

  • Böyle bir yaklaşım, daha uzun süreli nefes tutabilmeyi olanaklı kılar.

  • Nefes tutulan süre içinde güçlü palet vurma ve benzeri enerji tüketimleri vücudun oksijen gereksinimini arttırır.

  • Oysa karbondioksit miktarı istemli biçimde düşük başlatıldığından nefes alma mutlak zorunluluğu  hâlâ oluşmamıştır.

  • Oksijenin yetersizlik hali dokuların beslenememesine dolayısıyla bayılmalara neden olabilir.

  • Bu tür bayılmalara teknik terimi ile "Sığ su bayılması" denir.

  • Baygınlık aşamasına kadar sürdürülen bu yaklaşım, doku kaybına ve boğulmalara neden olabilir.

  • "Hiperventilasyon" un üç kezden daha fazla yapılmaması bu nedenlerden ötürü önemlidir.

  • Daha derine inilebilmesi, kulak ve sinüslerin doğru "eşitlemesi" ile mümkündür.
    Bkz. Dalış Eğitimi [Fizik, fizyoloji]

    Doğru uygulanmaması halinde zarar görülmesi olasıdır!

Denizce                
Sağlıklı, keyifli dalışlar dileriz 

 

       

Haftalık Hava Tahmini
 

İstanbul 0C km/h knt Yön Hava Uyarı
P.tesi 27 21 13 Kuzey  
  18 7 4 DGD
Salı 26 18 11 KKB  
  17 10 6 KB
Çarşamba 30 18 11 KKB Aşırı Sıcak
  16 3 2 GB
Perşembe 30 14 6 KKB Aşırı Sıcak
  16 3 2 DGD
Cuma 31 14 8 KKD Aşırı Sıcak
  16 7 4 DGD
C.tesi 34 7 4 KB Aşırı Sıcak
  17 7 4 GB

 


Ağus 8    Ağu 16    Ağu 23    Ağu 30    Eyl 6
 

 

  

   Doğu.. Doğu    Batı... Batı                  Diğer hava tahmin yöntemleri
   KKB... Kuzey Kuzey Batı

Alparslan Tansuğ'un meteorolojik çalışmaları

wunderground tarafından, referans niteliği seviyesinde kullanılmaktadır.
Başarılarının devamını dileriz.

 

 

Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalık yazısını tıklayınız

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız
bizleri sevindirecektir.