e-mail
    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler

        "Bir tane  -insan hakkı ihlali-  vardır,  o da kişiye farklı davranmaktır."  

İoanna Kuçuradi

  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 16.08 - 22.08.2004         34. Hafta    2004

Haftalık    

 

Haftanın Sorusu

Katılımcı ve Demokrat olabilmenin en akılcı yolu
Birlikteliğimiz ve Sivil Toplum Örgütleridir.

Hangi Sivil Toplum Örgütüne Üyeyiz?
"Ben ve Siz" ayırımı yapmadan sağladığımız katkı ne kadar?

Çaresizseniz, çare sizsiniz !

Çare için aşağıdaki satırları fare ile tarayın.

Omuz Omuza, gönül gönüle ve daima birlikte,
ilkelerimizden ve hukuk devletinden asla ödün vermeden
Denizce

 

Haftanın Fotografı

 

Ya Râb...

Bir hilal uğruna ne güneşler batıyor...!

Murat Vefkioğlu'na teşekkürlerimizle

         Resim Galerileri

 

Büyüklere Masallar

ENFLASYON DÜŞTÜ

Akaryakıta, köprüye, ilaca daha yeni  zam gelmişken
enflasyon nasıl düşer?

Can dostumun anlattığı bir hikâye geldi aklıma.
1955 veya 56 yılları... Eşref Şefik meşhur radyo programında kendine has yaşanmış, hafif gırtlaktan gelen sesiyle, okuyucularının mektuplarını ve onlara hazırladığı cevaplarını anlatıyor.

Efendim bir okuyucum yazmış. Midye dişi midir yoksa erkek mi?
Kalktım gittim Sarıyerli İbrahim Reis'e.
Sordum midye dişi midir erkek midir diye.
Dedi ki:  "Ben bunu pek bilemem ama Kumkapılı İshak Reis bilir bu işleri."

Kalktım gittim İshak Reis'e. O da öyle söyledi. "Bu işi bilse bilse Kasımpaşalı Recep Beylerin aşçısı bilir, mesleğinde iyidir."

Kalktım gittim meşhur aşçıya. Anlattım derdimi bekledim cevabını. O da:
"Ben bu işi bilemem. Bilse bilse bizim bey bilir!"   demez mi?


Dayanamadım sordum:
"Bunca işin erbabı bilemezken sizin bey bu işi nasıl bilecek?"

Bak beyim dedi alçak sesle:
"Aslında o da bilmez ama, dediği dediktir.
Dişi derse dişi, erkek derse erkektir..!"

Çok küçük bir değişikliğimiz oldu, affola...

Dr. Selâmi Işındağ'a teşekkürlerimizle

Gökten üç elma düşmüş.
Birincisi bildiğini bilenlerin başına, ikincisi bilmediğini bilenlere,
üçüncüsü ise neyi bilip neyi bilmediklerini iyi bilenlere...

Bilip te susanlar ise, er geç acından ölüvermişler gari...!

Haftanın Sözü

Bilmeyen ve bilmediğini bilen çocuktur, eğitin.
Bilen ve bildiğini bilmeyen uykudadır, uyandırın.
Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen aptaldır, uzaklaşın.
Bilen ve bildiğini bilen liderdir, takip edin.

Kaynağı Bilinmiyor

Yavuz Atay'a teşekkürlerimizle


Tık ile açılır. Yeniledikçe yenilenir.

 

Haftanın Çizgisi    


 

         Resim Galerileri       

 

Haftanın Şiiri

Gün Olur

Gün olur alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra

Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.

Hele martılar, hele martılar,
Her bir tüylerinde ayrı telaş!...

Gün olur, başıma kadar mavi;
Gün olur, başıma kadar güneş;

Gün olur, deli gibi...

Orhan Veli Kanık

Erzen Yılmaz'a teşekkürlerimizle

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi
 

"O" ÜLKEDEKİ DİŞ-HEKİMLERİ [1]
İki arkadaş golf oynarken dertleşiyordu.. Birincisi dişlerinden şikâyet etti:
"Yarın sabah hayatımda ilk defa protez taktırmak için diş hekimi Dr. Kidman'dan randevu aldım.."
Öteki, "Tesadüfe bak.." dedi ve kendi protezlerini iki yıl önce aynı doktorun taktığını söyledi.
"Öyle mi?" dedi birincisi, "Nasıl iyi mi bari?"
"Vallahi.." dedi arkadaşı, geçen gün yine tam bu tepede golf oynuyoruz, aramızda iki metre var yok, adamın biri topa bir çaktı, inanır mısın top en az 200 kilometre hızla tam testisimde patladı, yere yıkıldığımı hatırlıyorum.."
Birinci adam şaşırdı: "İyi de bunun ağzındaki protezlerle, sorduğum doktorla ne ilgisi var?
"Vallahi.." dedi arkadaşı, "Sana yemin ederim, son iki yıldır ilk defa tam o an dişlerimin ağrısını unutabildim..!"

Cem İşmen & Grubuna teşekkürlerimizle

 

"O" ÜLKEDEKİ DİŞ-HEKİMLERİ [2]

Kız çok güzel, adam da cidden yakışıklı. Beraberce hoş bir yerde buluşmuşlar. İki çift güzel laf, arkasından minör paslaşmalar derken birlikte adamın evine gitmişler. Adam önce ellerini yıkamış, araksından en can alıcı kokteylini hazırlamış, içimi güzel çarpımı harika. Derken atmosfere uygun bir müzik... derken, derken... sabah olmuş erkeen..!

Kalkmışlar, adam harika bir kahvaltı hazırlamış. Kız giyinmiş taranmış toparlanıp kahvaltıya oturmuşlar. Herşey güzel. Kız sormuş:
-  Afedersiniz siz dişhekimi misiniz?

-  Nerden bildiniz ?

-  Hiç birşey hissetmedim de ..!

Haluk Uluhan'a teşekkürlerimizle

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.

 

Püf Noktası

Turistlerimizin Profili

Turizm Rehberliğinde bugünlerde 25. senemi tamamladım. Belki şu anda acenteciyim ama kim sorsa önce "rehberim" derim. 25 senedir; Önce TMTF'den (Türkiye Milli Talebe Federasyonu) sonra da Turizm Bakanlığından aldığım "Kokartım" ile başta İngilizce, Almanca, İspanyolca ve İtalyanca olmak üzere dünyanın hemen hemen "her bölgesinden gelen turistine" rehberlik yaptım. Kapadokya’da sıcak sulu tek bir otel (hatta ev) olmadığı dönemlerde kazanla su ısıtarak turistlerimi yıkadığımı bilirim. Şimdi dünyanın en güzel otelleri bizde..
Ve bugün oturup servis verdiğim turistlerin, benim bakış açımdan profillerini düşündüm. Kimisi abartılı, kimisi geneli kapsamasa da işte benim turistlerimin profili...

Örneğin;
Almanlar; Seyahat acentelerinden en ucuz fiyatı alırlar çünkü; Hem çok kişi gelirler, hem çok iyi alışveriş yaparlar, extra turların birçoğuna katılırlar, iyi bahşiş bırakırlar, Açık büfede, yiyecekleri kadar tabaklarına yemek alırlar, öğlenleri sadece 1 bira ama akşamları burunları kızarana kadar içerler, ama asla çevreyi rahatsız etmezler.çok disiplinlilerdir, otobüsüne uçağına tam zamanında gelirler, erken kalkar, erken yatarlar. Sadece toplu halde iken (Almanlarla) eğlenirler, otelde kırmızı musluktan soğuk su akarsa bir de mavi musluğu deneyeyim demezler "sıcak su yok" diyerek rehberlerini uyarırlar. Rehberlerle ve diğer otel çalışanları ile hep bir mesafe içindedirler. Ama şikayetlerini hemen ve direkt olarak bildirirler.
Avusturyalılar, İsviçreliler, Hollandalılar, İsveçliler, Danimarkalılar, Norveçliler de; aşağı yukarı Almanlarla aynı özelliklere sahiptirler.

Ruslar; Tatil turlarını (sejur) ve herşey dahil otelleri tercih ederler. çok iyi alışveriş yaptıkları söylenemez. Halı almazlar, kuyuma ve deriye düşkündürler. Extra turlara pek katılmazlar, ya hiç bahşiş bırakmazlar ya da abartılı bahşiş bırakırlar, disiplinlilerdir, otobüsüne uçağına zamanında gelirler, açık büfede 4-5 ring yaparlar, sabah yüzlerini yıkamadan bar kuyruğuna girenler azınlıkta değildir. Çok içince başta karılarına karşı saygısızlaşırlar. Çok büyük bir hata yoksa herşeyden memnun ayrılırlar. Ufak tefek aksilikleri sorun yapmazlar.

Japonlar; Kültür turlarını (Anadolu) tercih ederler. Çok iyi alışveriş yaparlar. Ören yerlerinde, anlatım süreniz kadar fotoğraf molası vermeniz gerekir. Halı'ya düşkündürler. Ancak son zamanlarda sadece "hanut" a çalışan acenteler yüzünden kazıklanan Japonlar bu alışverişten de vazgeçme aşamasındalar. Extra turlar dahil olarak paket program alırlar, standart bahşiş bırakırlar (memnun olsa da olmasa da herkes aynı rakkamı verir), disiplinlilerdir, otobüsüne de uçağına zamanında gelirler, uyandırma, 7:30 kahvaltı, 8:00'da hareket dediğinizde kalem kağıt çıkarıp bunları tek tek yazarlar. Otel kapıları içeri doğru açılmıyorlar ise onlar da Almanlar gibi "kapı açılmıyor" diyerek şikayet ederler, rehber gelir, anahtarı dışarı çevirerek kapıyı açar. Ama ertesi gün yine rehberi arayıp "yine kapı açılmıyor" diye şikayet edebilirler. Az yemek yerler, seçicidirler, içkiden kaçınırlar. Pek sarhoş olanını da görmedim. Gerçek şikayetlerini asla yüzünüze söylemezler, ülkelerine döndükten sonra asgari 2 sayfa şikayet döşenirler. Malezyalılar hariç, diğer uzakdoğulular da; aşağı yukarı Japonlarla aynı özelliklere sahiptirler.
İspanyollar; Kültür turlarını (Anadolu-İstanbul) tercih ederler. çok az alışveriş yaparlar, bunlar da daha çok hediyelik eşyaya yöneliktir. Ören yerlerinde anlatırken bazıları sizi "kitapla" takip eder. Sizi severlerse iyi bahşiş bırakırlar, disiplinsizlerdir, otobüsüne de uçağına da zamanında gelmezler, öğlen yemeğine 14:00 den önce, akşam yemeğine de 22:00 den önce oturtmaya kalkarsanız problem yaşarsınız. şarapsız yaşayamazlar, sarhoşlukları tatlıdır. Çok iyi dostluklar kurulur. Bazen havaalanında ayrılırken karşılıklı "ağlaştığımız" olmuştur.

İtalyanlar biraz daha gürültülüsü, Portekizliler de biraz daha sessizi, Latin Amerikalılar da zengini, alışveriş yapanı olmak üzere; aşağı yukarı İspanyollarla aynı özelliklere sahiptirler.

İngilizler; Gençleri sejur (Kum-deniz-güneş-eğlence-Bodrum), yaşlıları 5* otelleri ve kültür turlarını tercih ederler. iyi alışveriş yapmazlar. Pek bahşiş bırakmazlar, disiplinlilerdir, otobüsüne de uçağına da zamanında gelirler, yemekle pek araları yoktur, Seçim de yapmazlar. Yaşlıları şarap, gençleri kusana kadar bira içerler. Geç yatar (gün ağardıktan sonra), geç kalkarlar. Sarhoş olurlarsa küstahlaşır ve çevreyi rahatsız ederler. Şikayetlerini sadece kendi rehberlerine iletirler.

İskoçlar, İrlandalılar da; aşağı yukarı İngilizlerle aynı özelliklere sahiptirler. Ama daha sakinleri ve "hadli" lileridirler.

Araplar; İstanbul ve Kaplıca (Bursa-Yalova) turlarını tercih ederler. çok iyi alışveriş yaparlar ama sadece kuyumcuda. Suyuna giderseniz "habibi" size iyi bahşiş bırakır. disiplin "0" dır, 1 saat gecikir, bişi olmamış gibi gelir otobüse oturur. Çok yemek yerler, genelde et yerler, hatta dışarıda görüp aldıkları yemeği 5* otele odaya getirip yerde sofra kurup yerler, Otobüste yerler. Tüm Araplar da; aşağı yukarı aynı özelliklere sahiptirler.
Amerikalılar; Kurvaziyer (Gemi) turlarını veya 5* otelleri tercih ederler, çok iyi alışveriş yaparlar. Halı'ya, antikaya düşkündürler, extra turlar dahil olarak paket program alırlar, iyi bahşiş bırakırlar (memnun olsa da olmasa da herkes aynı rakkamı verir), disiplinlilerdir, Otobüsüne de uçağına da zamanında gelirler, Kaliteli ama az yemek yerler, seçicidirler, şarap ve viski içerler. Pek sarhoş olanını da görmedim. Şikayetlerini kendi rehberlerine iletirler.

Kanadalılar, Avusturyalılar da; aşağı yukarı Amerikalılarla aynı özelliklere sahiptirler.
 

Sevgilerimle
Cem Polatoğlu

Nihat Serttaş'a teşekkürlerimizle

 

       

Haftalık Hava Tahmini
 

İstanbul 0C km/h knt Yön Hava Uyarı
P.tesi 22 32 20 KKD Yağmur
Fırtına
  17 25 15 Kuzey
Salı 23 25 15 Kuzey Yağmur
  17 7 4 Kuzey
Çarşamba 26 14 8 Kuzey  
  15 3 2 GGB
Perşembe 27 18 11 Kuzey  
  14 7 4 Kuzey
Cuma 28 21 13 KKD  
  18 10 6 KKD
C.tesi 29 25 15 KKD  
  19 14 8 KKD

 


Ağus15    Ağu 16    Ağu 23    Ağu 30    Eyl 6
 

 

  

   Doğu.. Doğu    Batı... Batı                  Diğer hava tahmin yöntemleri
   KKB... Kuzey Kuzey Batı

Alparslan Tansuğ'un meteorolojik çalışmaları

wunderground tarafından, referans niteliği seviyesinde kullanılmaktadır.
Başarılarının devamını dileriz.

 

 

Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalık yazısını tıklayınız

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız
bizleri sevindirecektir.