Özellikle eğitime
devam gerektirmeyen spor dallarında
"Dünya Şampiyonları" yetiştiriyor, "Altın Madalyalar"
alıyoruz.
Okullarımızın
değerlendirmelerine güven duyabileceğimiz,
hafızayı değil, bilgi ve beceriyi ölçebileceğimiz,
sınavlarda "Onur Sistemini" uyguladığımız,
yarınlar bize yakışmaz mı?
Çaresizseniz, çare sizsiniz !
Çare için
aşağıdaki satırları fare ile tarayın.
Omuz
Omuza, gönül gönüle ve daima birlikte,
ilkelerimizden ve
hukuk devletinden asla ödün vermeden Denizce
2 - 4 Eylül İstanbul
Denizciliğimizi ekonomi, teknoloji,
turizm, hukuk, güvenlik, tarih, sanat gibi ilgili boyutları ile
"Deniz Kültürü" kavramı altında birleştiren uluslararası bir
buluşma.
Adam biraz sıkıntılı ve de mahçup
hesabını yapıyordu.
"Amcamın katından gelen 150 milyon, yeni kiracı da 200 verecek,
SSK dan gelen aylığı ise 435 milyon. Kızılay'a huzur evi için
900 milyon vereceğim. Bez parası, ilaç parası da 100 milyon.
Bahşiş vermezsem surat asıp ilgisiz davranıyorlar. 20 milyon da
bahşiş... "
Okul bitmiş, nerdeyse kendisi emekli
olacak hesaplar bitmemişti.
Bir yandan doluyor öbür yandan boşalıyor, bu iş ömür kadar sürüp
gidiyordu.
Elinde günlük gazete, manşetten
verilen garip habere şöyle bir gülümsedi.
"Havuz Problemleri Artık Kalkıyor
(!)"
Denizce
Gökten elmalar
düşmüş.
Çözemediği sorununa mundar diyenler,
Tanısını koyamadan tedaviyi hızlı trene bindirenler,
Tüm bunları marifetmiş gibi alkışlayanlar, elma falan
yakalayamamışlar.
Haftanın Sözü
Dünyanın en zor şeylerinden biri,
herkesin düşünmeden söylediğini,
düşünerek söyleyebilmektir.
IRAK
savaşında babası ve annesi ölen ve ayakları kopan bir çocuğun
IRAK savaşını yöneten Tommy FRANKS'a yazdığı şiir.
Merhamet Hür Dünyaya Bu Kadar Mı IRAK ' tı
Ben Basralı Ömer,
Belki haberin yoktur diye yazıyorum Mr. Franks.
Önce demokrasi yağdı göklerimizden,
Sonra özgürlük geçti üstümüzden
Palet palet.
Ve insan hakları
Namlularından
Yüzü maskeli adamların
Saniyede bilmem kaç adet.
Demokrasi bizim eve de isabet etti
Bir gün sonra anladım koptuğunu ayaklarımın.
Tam onsekiz adet
insan hakları saymışlar
Vücudunda babamın.
Annem yoktu zaten
Ben doğarken
ilaç yokluğundan ölmüş
Ambargo falan dediler ya
Anlamadım çocukluk aklı işte
Oluşmadan sökülmüş.
Sizde de barış böyle midir Mr. Franks?
insan hakları çocukları yetim
Ve ayaksız bırakır mı orda da?
Düşer mi ayın kan gölüne aksi
Güpegündüz düşer mi Pazar yerine demokrasi?
Zenginlik
insanları korkudan uykusuz bırakır
Kuşlar gökyüzünü terk eder mi orda da?
Babamla mırıldandığım son dua dilimde
Ayaklarımın hastanede
Ve giymeye kıyamadığım pabuçlar
Kaldı elimde.
Çocukların var mı Mr. Franks?
Al, oğluna götür onları
Bari işe yarasın
Kim bilir belki baktıkça
Bazen beni hatırlasın.
Bu nasıl demokrasi Mr. Franks?
Düştüğü yeri yaktı
Merhamet hür Dünyaya
Bu kadar mı IRAK ' tı?
HER KÖR SATICININ BİR KÖR ALICISI
YOKMUŞ (!)
Üç kadın arkadaş bir kaza sonucu aynı anda hayatlarını kaybedip
cennete giderler. Cennetin kapısında onları karşılayan melek.
- Bizim burada uymanız gereken önemli bir
kural var..
Ördeklere dikkat edin ve sakın üstlerine basmayın
der.
Sonra kapı açılır üç kadın da
cennete girerler. Gerçekten de etraf ördeklerle doludur.
Üstlerine basmamak nerdeyse imkansızdır. Dikkat etmelerine
rağmen kadınlardan biri kazayla bir ördeğin üstüne basar.
Hemen ilgili melek belirir.Yanında
son derece çirkin bir adam vardır. Kadını ve adama acilen "cennet
kelepçesi" takarlar ve
- Ördeğin üstüne basmanın cezası olarak sonsuza
kadar böyle bir yaşam
sürdüreceksiniz! derler. [Adamın diğer
özellikleri bilinmiyor :-)) ]
İkinci gün kadınlardan biri yine
kazayla bir ördeğin üstüne basar ve onuda çok çirkin bir adamla
kelepçeler.
Üçüncü kadın artık akıllanmıştır.
Gözünü dört açıp ördekleri kollar ama, birdenbire melekler gelip
acaip yakışıklı, süper bir adama kelepçeliyiverirler.
Kadın artık mutluluktan uçmaktadır.O güne kadar gördüğü en
yakışıklı adamla bir cennet boyu kelepçelenmiştir. Adama döner
ve
- Ben acaba ne yaptım da sonsuza kadar senin gibi
olağandışı bir adamla
kelepçelendim der.
Adam suratı iki karış
- Seni bilmem ama ben az önce bir ördeğin üstüne bastım
!!!
[Kadının diğer özellikleri biliniyor :-(( ]
Gülsev Akın'a
teşekkürlerimizle
Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri
sevindirecektir.
Püf Noktası
BAYAN ŞÖFÖRLER
Otomobillerinin içinde iki adam
usulüne uygun sollarken bir de bakmışlar ki yanda bir kadın
şoför aheste beste yavaş yavaş gidiyor. Arkasında da bir
kamyonet.. nerdeyse çıldırmak üzere. Kadın ne hızlanıyor, ne
de yol veriyor, kamyonetin şoförü uzaktan kendi kendine
konuşuyormuş gibi görünüyor, ama değil...!
Direksiyonda onları izleyen
adam: "Ben trafikte ne zaman böyle bir kadın görsem, ona el
sallayıp gülümsüyorum..."
Arkadaşı şaşkın bir ifadeyle:
"Şaka yapıyorsun herhalde...?"
Adam çok ciddi: "Bak bir düşün.
Hergün evle iş arası 48 mil gidiyorum, yani günde 96 mil..bu
96 milin 16 milinde bütün otolar tampon tampona sıkışık
sekiz şeritli rezil bir düzen. Her kırk adımda bir araba
geçsem 32 milin her kırk adımında yedi araba, o da eşittir
az çok 982 araba... Ayrıca kalan 80 milde 4000 araba,
diger anayollarla birlikte 36.000 araba eder.
İstatistikler trafikteki
şoförlerin yarısının kadın olduğunu söylüyor.
Yani 36.000 şöförden 18.000'i kadın..
Her 28 kadından biri periyodik sendrom geçirdigine göre,
eder 642 kadın..
Cosmopolitan dergisinin araştırmasında bunların %70'inin aşk
hayatında problem var, eder 449 kadın...
Bunlarda da sağlık enstitüsünün raporuna göre %22 oranında
intihar ya da adam öldürme eğilimi var, eder 98 kadın...
Bunların %34'ü erkekleri dünyanın en büyük sorunu olarak
görüyorlar, eder 33 kadın...
Bunların da %5'inin silah taşıdığı ve bu sayının gitgide
arttığı da bir gerçek.
Demek oluyor ki:
Her gün trafikte karşıma çıkan kadınlardan en az biri berbat
bir ilişki yaşıyor, erkekleri hayatın büyük sorunu olarak
görüyor, intihar ya da adam öldürmeye eğilimli, adet öncesi
sendromunda ve de silahlı.........
Hangisi olduğunu bulmak ister
miyim? ASLA...!!!"
Bayan şoförlere daima gülümseyin....