e-mail
    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler

        "Bir tane  -insan hakkı ihlali-  vardır,  o da kişiye farklı davranmaktır."  

İoanna Kuçuradi

  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 08.11 - 14.11.2004         46. Hafta    2004

Haftalık    

 

Haftanın Sorusu


Domatesin kilosu 36.000.000 Türk Lirası olsaydı,
alıp yer miydiniz?
 

Çiğneyip te tükürdüğümüz, çocuklarımızın harçlıklarını tükettiği çikletin
28 gramı 1.000.000 Türk Lirası.

Ümit Ege'ye teşekkürlerimizle

Üstelik bu çiklet bizden daha uzun yaşıyor.
Doğada yok olması için en az 100 yıl gerek.

Çaresizseniz, çare siz siniz !

Çare için aşağıdaki satırları fare ile tarayın.

Omuz Omuza, gönül gönüle ve daima birlikte,
ilkelerimizden ve hukuk devletinden asla ödün vermeden
Denizce

 

Haftanın Fotografı

 

      Aile

Planlaması       

Müjde Gönenç'e teşekkürlerimizle

    

         Resim Galerileri

 

Büyüklere Masallar

YAŞAMDAKİ TAŞLAR
Profesör sınıfa girer. Karşısındaki seçkin MBA öğrencilerine kısa bir süre baktıktan sonra, "Bugün Zaman Yönetimi konusunda deneyle karışık bir sınav yapacağız" der ve kürsüye doğru yürür. Kürsünün altından kocaman bir kavanoz ve bir düzineye yakın yumruk büyüklüğünde taşlar çıkartır.
Taşları büyük bir titizlikle kavanoz doluncaya kadar içine yerleştirir ve öğrencilerine:
" Bu kavanoz doldu mu ? " diye sorar.

Öğrenciler hep bir ağızdan " Doldu " diye cevap verirler. Profesör bu sefer büyük taşların aralarına sığabilecek boyutta bir dolu taş daha çıkartır. Minik taşları kavanozun ağzından yavaş yavaş döker. Dipteki boşluklar dolana kadar kavanozu sallar ve öğrencilerine bir kez daha:
"Bu kavanoz doldu mu?" diye sorar.

Bir öğrenci "Dolmadı herhalde" diye atılır. "Doğru" der profesör ve gene kürsünün altına eğilerek bir kova kum alır ve yavaş yavaş kum taneleri tüm kavanozu doldurana kadar işlemine devam eder. Gene öğrencilerine döner ve
" Bu kavanoz doldu mu? " diye sorar.

Tüm sınıftakiler hep bir ağızdan " Hayır " diye bağırırlar. " Güzel " der profesör ve kürsünün altına eğilerek bir sürahi alır ve kavanoz ağzına kadar doluncaya dek suyu
boşaltır.

Sonra da öğrencilerine dönerek " Bu deneyin amacı neydi " diye sorar.

Uyanık bir öğrenci hemen " Zamanımız ne kadar dolu görünse de, daha ayırabileceğimiz zamanımız mutlaka vardır " diye atlar.

" Yeterli değil ! " der profesör,
" Bu deneyin esas anlatmak istediği , eğer büyük taşları baştan yerleştirmezseniz, küçükler girdikten sonra büyükleri hiçbir zaman kavanozun içine koyamayacağınız gerçeğidir".

Öğrenciler şaşkınlık içinde birbirlerine bakarken profesör devam eder:
" Şimdi sizden yaşamınızdaki büyük taşları düşünmenizi rica ediyorum.
   Lütfen bunları düşünürken ilke ve erdemlerinizi sorgulamayı unutmayın.
"
 

Değer Tankut'a teşekkürlerimizle           

Gökten üç elma düşmüş...
Birincisi, doğru soru soranlara
İkincisi, sorularına doğru cevaplar bulanlara
Üçüncüsü ise cevaplarını doğru sıralayıp eyleme geçenlere...
Ancak ilginçtir,
üçüncüler gelmeden diğerleri elmalarına dokunamamışlar bile...!  


 

Haftanın Sözü

54. BÖLÜM -- Birisi, Kadı İzzeddin'in selâmı var; boyuna sizi övüyor dedi,


   (Mevlânâ) buyurdu ki: Kim bizi iyilikle anarsa dünyada adı, iyilikle anılsın.

Bir kimse, bir kimse hakkında iyi söylerse o hayır, o iyilik, kendisinedir, gerçekte kendisini övüyor demektir. Bu, şuna benzer: Birisi, evinin çevresine güller, fesleğenler eker; evinin bahçesini güllük-gülüstanlık yapar. Ne vakit bakarsa gül görür, fesleğen görür; boyuna cennettedir. İnsan, insanların hayrını söylemeyi huy edinirse birisinin hakkında; hayırlı sözler söylemiye koyulur; o da onun sevgilisi olur; onu andı mı, sevgilisini anmış
olur. Sevgiliyi anış güldür, gül bahçesidir, güzel kokudur, esenliktir.

Fakat birisinin kötülüğünü söylerse onun nefretini kazanır; o adam da onu andı mı, hayâli, gözünün önüne geldi mi, yılan, akrep görmüş, yahut tiken, çöplük görmüşe döner. Madem ki gece gündüz, güller, gül bahçeleri, İrembağları görebilirsin, elindedir bu; peki ne diye tikenliklerde, yılanların bulunduğu yerlerde gezer-dolaşırsın?

Herkesi sev de boyuna güllükte-gülüstanlıkta yaşa.

Erenler, herkesi severler, iyi görürler ya; bunu başkaları için yapmazlar, kendileri için bu işe girişmişlerdir; kötü, tiksinilen bir hayal görmemek isterler. Madem ki şu dünyada insanları anmaktan, hayallerini görmekten kaçınmaya imkân yok; nefret edilen bir kötülük, yollarını kesmesin diye anışlarının da, hatırlayışlarının da hep sevimli, hep güzel olmasına çalışırlar. Demek ki halka ne yapıyorsan, halkı nasıl hayırla, şerle anıyorsan hepsi de dönüp sana geliyor. Ulu Tanrı bunun için «Kim bir iyilik ederse kendisinedir o; kim kötülük ederse gene kendisinedir o» buyurur; «Zerre ağırlığınca hayreden hayrını görür; zerre ağırlığınca şer eden şerrini görür» buyurur.

Mevlânâ- Fihi ma fih    


Bir "Tık" ile açılır. "Tık"ladıkça yenilenir.

 

Haftanın Çizgisi    

              Yaşam

Bir Tiyatrodur...                

Dilek & Melih Pekiner'e teşekkürlerimizle

         Resim Galerileri       

 

Haftanın Şiiri

 

BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİM

Bu kadar yürekten çağırma beni!
Bir gece ansızın gelebilirim.
Beni bekliyorsan, uyumamışsan,
Sevinçten kapında ölebilirim.

Belki de hayata yeni başlarım,
İçimde küllenen kor alevlenir,
Bakarsın hiç gitmem kölen olurum,
Belki de seversin beni kim bilir.

 

 

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

22 Ağustos 1926 tarihinde Tarsus (İçel)'ta doğdu, 4 Kasım 1984 tarihinde İstanbul'da öldü. Eskişehir Ticaret Lisesi'nden mezun oldu (1945). Osmanlı Bankası ve Türkiye İş Bankası'nda çalıştı, 1977 yılında emekli oldu. İstanbul'da kendi adını taşıyan bir sanat galerisi kurdu.

Yaşadığı dönemin en popüler şairlerinden biriydi. Aşk, özlem ve ayrılık gibi duygusal konularda yazdığı şiirleriyle tanındı.

 

Ümit Yaşar'ı sevgiyle, saygıyla anarak...

 

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi
 

İFTARİYE

Bektaşi dasdaracık mintanın üstünde bir hırka, akşam erzakı için girdiği dükkanda pelüş kaftan içinde debdebeli bir zenginle karşılaşır.

Adam:
- İndir ordan iki kasnak bal, damadıma...
- Sar ordan bir okka kaymak, damadıma...
- Kuşgönünden bir okkada pastırma, damadıma...

- ....

Bektaşi şaşkın vaziyette, topu topu alacağı on dirhem peynir ile bir de pide, sorar:
- Bre erenler kimdir bu damat ???

Adam:
- Kim olacak !!!  Kızımın kocası...!

Bektaşi:
- Bu aldıklarının onda birini bana alsan değil kızını senin bütün sülaleni severdim.

Sidar Duman'a teşekkürlerimizlr

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.

 

Püf Noktası

CEP TELEFONU KOD NUMARASI

Cep telefonunuzun seri numarasını kontrol etmek için  * # 0 6 #  tuşlayın.
Ekranda 15 numaralı bir kod belirecektir. Bu numara telefonununuzun iletişim kod numarasıdır. Bir yere yazın ve güvenli bir yerde saklayın. Telefonunuzun çalınması durumunda hizmet aldığınız kurumu arayıp kimliğinizi kanıtlayıp, bu kodu verip, hattınızı "özellikle" kapattırabilirsiniz. Hırsız sim kartını değiştirse bile telefonunuzdan asla yararlanamayacaktır.
 

       

Haftalık Hava Tahmini
 

İstanbul 0C km/h knt Yön Hava Uyarı
P.tesi 24 18 11 Güney  
  15 25 15 Güney
Salı 19 7 4 KB  
  13 10 6 Kuzey
Çarşamba 22 7 4 KKD  
  13 10 6 GGD
Perşembe 19 14 8 GGB  
  13 10 6 GGD
Cuma 24 3 2 Doğu  
  13 10 6 GD
Cumartesi 20 8 14 GGD  
  16 25 15 Güney

 

 


Kas 12      Kas 19    Kas 26     Ara 5

 

 

  

   Doğu.. Doğu    Batı... Batı                  Diğer hava tahmin yöntemleri
   KKB... Kuzey Kuzey Batı

Alparslan Tansuğ'un meteorolojik çalışmaları

wunderground tarafından, referans niteliği seviyesinde kullanılmaktadır.
Başarılarının devamını dileriz.

 

 

Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalık yazısını tıklayınız

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız
bizleri sevindirecektir.