Dr. Paul Ruskin,
öğrencilerine yaşlanmanın psikolojik belirtilerini öğretirken
onlara şu olayı okur:
Hasta ne konuşuyor, ne de söylenenleri
anlıyor.
Bazen saatlerce anlaşılmaz şeyler
geveliyor.
Zaman, yer ya da kişi kavramı yok.
Yalnız, nasıl oluyorsa, kendi adı
söylendiğinde tepki veriyor.
Son altı aydır onun yanındayım, ne görünüşü
için bir çaba sarf ediyor ne de bakım yapılırken yardımcı
oluyor.
Onu hep başkaları besliyor, yıkıyor
ve giydiriyor.
Dişleri yok, yiyeceklerin püre halinde
verilmesi gerekiyor.
Gömleği salyalarından dolayı sürekli leke
içinde.
Yürümüyor.
Uykusu sürekli düzensiz.
Gece yarısı uyanıp çığlıklarıyla herkesi
uyandırıyor.
Çoğu zaman mutlu ve sevecen, fakat bazen
ortada bir sebep yokken sinirleniyor. Biri gelip onu
yatıştırana kadar da feryat figan bağırıyor.
Bu olayı okuduktan sonra, Ruskin
öğrencilerine böyle birinin bakımını üstlenmek isteyip
istemediklerini sorar. Öğrenciler bunu yapamayacaklarını
söylerler. Ruskin, kendisinin bunu büyük bir zevkle yaptığını ve
onların da yapması gerektiğini söyleyince öğrenciler şaşırırlar.
Daha sonra Ruskin hastanın fotoğrafını dolaştırmaya başlar.
Fotoğraftaki doktorun altı aylık minik kızıdır.
Dr. Ruskin, Amerikan Tıp Birliği Dergisindeki
makalesinde, (günümüzde çok yaşandığı gibi) gülünç bir yanlış
anlamanın insana nasıl tamamen farklı bir perspektif
kazandıracağını anlatmaktadır.
Allen Klein'den
Gökten
üç elma daha düştü:
Birincisi, bildiğini bilinebilecek son zannetmeyenlere.
İkincisi, ümit ve ümitsizlik arasında gücünü yitirmeyenlere.
Üçüncüsü ise bilgi, akıl ve sevecenlikle çevresine ışık
verenlere..
Metin Hiçsönmez'e
teşekkürlerimizle
Haftanın
PARALI
Sözleri
Para her kapıyı
açar diyenlerin, para için açmayacakları kapı yoktur
SIR GEORGE
SAVILLE
Para arttıkça
sevgi de artar
JUVENAL
Para kazanmadan önce hak ettiğinize inanın MIKE DITKA
Aşk çok şeyi, para herşeyi yaptırır. LAO TSE
Para yağmuru altında çok şeyler delinir.. T CARLYLE
Siz hep para için
savaşıyorsunuz, biz ise onurumuz için...
İSPANYA KIRALI
(yenilgiden sonra)
Karamsar olmak zor değil,
zor olan çılgın bir fırtınadan sonra
gökkuşağı gibi gülümseyebilmektir...
Kucaklamaya kollarının yetmeyeceği bir ağaç,
bir tohumla başlar;
En uzun yolculuklar, bir adımla başlar;
Gerçek sevgiler ise bir tebessümle başlar...
Annem her fırsatta çocuklarına
güneşe doğru zıplamalarını öğütlerdi.
Güneşe ulaşamazdık ama
hiç olmazsa ayaklarımız yerden kesilirdi.
Orta yaşın üzerinde bir kadınını ağır kanamalı olarak
ameliyathaneye alırlar. Kadın gitti gidecek. Durum çok vahim.
Doktorlar çaresiz...
Bir ara kadın
gözlerini açar gibi olur ve mırıldanır:
- Ulu tanrım yaşayacak daha çok şeyim vardı... lütfen...
Derken davudi
bir ses duyulur:
- Senin 41 yıl 3 ay 12 gün daha bu dünyada
göreceklerin var!
O andan
itibaren sanki bir mucize gerçekleşir, ameliyat süper başarılı
geçer ve kadın kurtulur. Hem de inanılmaz bir hızda iyileşerek.
Kadıncağız
kendi kendine - Hazır hastanedeyken şu göğüslerimi de bir kaldırsam... Hay
allah göz kapaklarım da pek bi buruşuk. Botox da yatırsam mı
acaba... Saçlarımı sandre mi yaptırsam yoksa açık kumral röfle
mi daha çok yakışır...
Uzun lafın
kısası lipolar, mipolar, kadın afet gibi çıkar hastaneden.
Tam hastane
kapısının önüne gelir, deli gibi gelen bir ambulans kadına
çarptığı gibi sekiz metre ileriye fırlatır.
Kadın yerde son
nefesini verirken...
- Ama ulu tanrım hani benim daha 41 yıl 3 ay 1 günüm
kalmıştı...???!!
Affedersin
yavrum evladım. Seni pek tanıyamadım.
L.A Estetik'eteşekkürlerimizle
Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri
sevindirecektir.
Püf Noktası
Yemeklerden Sonra Yapılmaması
Gerekenler Sigara
içmeyin: Uzmanlarca yapılan deneyler, yemeklerden hemen
sonra içilen bir sigaranın 10 sigaraya eşdeğer olduğunu
kanıtlamıştır.
Hemen meyve
yemeyin: Yemeklerin peşinden yenen meyveler midenin havayla
şişmesine neden olur.
Çay içmeyin
: Zira çay yaprakları yoğun asit içerir. Bu madde
tükettiğimiz gıdalardaki proteinin hazmını zorlaştırır.
Kemerinizi
gevşetmeyin: Yemekten sonra kemeri gevşetmek bağırsaklar
üzerinde istenmeyen basınç farkına ve istenmeyen sonuçlarına
neden olur.
Banyo
yapmayın - Denize girmeyin: Banyo yapmak ellerdeki,
bacaklardaki ve vücuttaki kan akışını hızlandırır, böylece mide
çevresindeki kan miktarı bu durumda azalır. Bu da midemizin
sindirim sistemini zayıflatır. Dolaşım bozukluğu hızlı dokuların
beslenmesini engeller ve şok nitelikli sonuçlar doğurabilir.
Yürümeyin:
İnsanlar çoğu zaman, yemeklerden sonra 100 adım yürümek 99
yaşına kadar yaşamanızı sağlar derler. Gerçekte bu doğru
değildir. Hemen yürümek sindirim sisteminin aldığımız gıdalardan
besinlerin emilimini engeller.
Hemen
uyumayın: Aldığımız gıdalar yeterince sindirilemez. Bu durum
bağırsağımızda gastrit ve enfeksiyona önderlik eder.
Güneş Tokcan'ateşekkürlerimizle
Tarihte Bu Hafta
10 Ocak
1972
Askeri Yargıtay,
Deniz Gezmiş,
Hüseyin İnan
ve
Yusuf Aslan
hakkındaki ölüm cezalarını onayladı.
1984
Kürtaj
yasallaştı
1985
TRT’de, ‘Türkçe’nin yapı ve işleyişine ters düştüğü’
gerekçesiyle, ‘anı,
devrim, özgürlük’
gibi kelimelerin kullanılması
yasaklandı.
12 Ocak
1920 Meclis-i Mebusan İstanbul’da
son toplantısını yaptı (1920).
1952
ABD yönetimi,
Marshall Planı
çerçevesinde Türkiye’ye 58 milyon Dolarlık askeri yardım
yapılmasını onayladı