e-mail    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler

   

  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 17.01 - 23.01.2005            4. Hafta    !

Haftalık !   

 

Kurban Bayramının Tüm Dünyaya
Barış, Huzur ve Mutluluk Getirmesini Dileriz.


"Bir tane  -insan hakkı ihlali-  vardır, 
o da kişiye farklı davranmaktır."
 

İoanna Kuçuradi        

Haftanın Sorusu

   Elektronik aygıtların kalitesi artana kadar:..

"Uçağımızdaki donanımlar cep telefonunuza zarar verebileceğinden, kullanmamanız kendi yararınızadır...!"

Uygun bir yaklaşım mıdır?

 

Çaresizseniz, çare siz siniz !

Çare için aşağıdaki satırları fare ile tarayın.

Omuz Omuza, gönül gönüle ve daima birlikte,
ilkelerimizden ve hukuk devletinden asla ödün vermeden
Denizce

 

Haftanın Fotografı

 

    Hamsinin Bereketi

Ali Yalçın Gürkan'a teşekkürlerimizle

Devamı Resim Galerilerinde

         Resim Galerileri

 

Büyüklere Masallar

Postacı Martılar

Bundan yüzyıllar önce deniz aşırı, çok güzel bir ülke varmış. Tabi her masalda olduğu gibi bu masalda da o ülkenin bir kralı ve bir de prensesi varmış. Prenses dünyalar kadar güzelmiş. Kral ona bakılmasını yasaklamış. Prenses şehirde dolaşacağı zaman halk eğilip gözlerini kapatır, ya da evlerine kaçışırmış.
Onu görmenin bedeli ise ölümle cezalanmakmış.

Günlerden bir gün yine prenses dolaşmak için çıktığında; fakir bir köylü delikanlı herşeyi göze alarak başını kaldırmış ve prensesle göz göze gelmişler... Delikanlı o an prensese inanılmaz bir aşkla tutulmuş. Prensesin derin bakışlarının da boş olmadığını düşünmüş ve gözüne bir daha uyku girmemiş. Fakir delikanlı ölümü bile göze almak pahasına, prensesi bir kere daha görmek için uğraşmış durmuş. Bu arada güzel prenses de ona tutulmuş onun zarar görmemesi için günlerce kendini saraya kapatmış. Sonunda dayanamayan delikanlı her şeyi göze alarak gizlice sarayın bahçe duvarına tırmanmış ve prenses ile bir kere daha göz göze gelmişler, gelmişler ama tüm çabalarına rağmen muhafızlara yakalanmış. Kralın karşısına çıkarılanca, delikanli öleceğini bile bile aşkını dile getirmiş.

Kral tam ölüm emrini vereceği anda prenses yalvarmış. Kızının yalvarışına dayanamayan Kral da delikanlıya başka bir ceza vermeye razı gelmiş.

Hemen bir gemi hazırlattırıp, gidilebilecek en uzaktaki adaya bir fener
yaptırmış.  Fakir delikanlıyı da o adada yalnız yaşamaya mahkum etmiş...

Aradan daha bir kaç ay geçmesine rağmen prensesi unutamayan delikanlı aşkını kağıtlara dökmüş ve martılara anlatmaya başlamış... Artık tüm martılar fakir delikanlının prensese olan aşkını bilir ve yazdığı mektupları prensese götürür olmuşlar...  Zamanla prensesin de yazmış olduğu mektupları getiren martılar aracılığı ile iki gencin arasındaki aşk iyice büyümüş. Ta ki... Bir sabah sarayın bahçesinde kahvaltı yaparken prensesin odasının penceresine ağzında bir mektupla konan martıyı kralın görmesine kadar. Çok şükür korkulan başa gelmemiş... Martıların bile aracı olduğu böylesine büyük aşkı anlayamadığı için kendisinden utanmış ve ağlayarak kızına sarılan kral, delikanlının kızıyla evlenmesine izin vermiş.

Bunu duyunca çok mutlu olan prenses hemen delikanlıya bir mektup yazmış ve olanları anlatmış. Bu arada mektubu götürmek için bekleyen martıya da tüm martıların düğünlerine davetli olduğunu söylemiş. Buna çok sevinen martı mektubu bir an önce ıssız adaya götürmek için yola çıkmış. Tam yolu yarılamışken yanından geçen bir kaç martı arkadaşına haber verip hepsinin düğüne davetli olduğunu söylemek için gagasını açtığında mektubu düşürmüş. Tüm martılar hep birlikte mektubu aramaya başlamışlar. Fakat bir türlü bulamamışlar...

Bu arada prensesten mektup alamayan aşık delikanlı, yazmış olduğu mektupları göndermek için bir tek martı bile bulamamış... Biraz ilerisinde uçuyorlar fakat yanına gitmiyorlar ve mektubu armaya devam ediyorlarmış...

Prensesin kendisini artık unuttuğunu, istemediğini, martıların da onun için yanına gelmediğini sanan delikanlı üzüntüsünden sonunda kendisini fenerden kayaların üzerine atarak intihar etmiş. Olanlardan habersiz kralın gemisi adaya vardığında fakir delikanlının soğuk bedeni ile karşılaşmışlar...

İşte o gün, bugündür, martılar o mektubu ararlar. Mektubu bulup, o inanılmaz sevgiyi geri getirebileceklerine, her şeyi düzelteceklerine, inanarak hep denizler üzerinde uçuşup dururlarmış....

Gökten üç elma daha düştü
Birincisi, her doğa olayında, bir aşk, bir sevgi bulanlara...

İkincisi, yüreğinin sesini dinlerken aklını gözardı etmeyenlere..

Üçüncüsü ise red edilmeyi yenilgi kabul etmeyip, ümidini hiç yitirmeyenlere

Mehmet Şükrü Yılmaz'a teşekkürlerimizle

Haftanın Sözü

Zengin adam, verebilecek şeyi ve verebilecek kimsesi çok olandır.

  Denizce          


Bir "Tık" ile açılır. "Tık"ladıkça yenilenir.

 

Haftanın Çizgisi    

 

   11 tane yüz saklı

Bakalım kaçını bulabileceksiniz?

Zerhan Tosuner'e teşekkürlerimizle

Resim Galerileri

 

 

Haftanın Şiiri


Boşver be yaşı başı!

gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?..
şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?
koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında,
bırak aksın yollarına.
yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
sen inan yüreğine,
hem ona geçmezse kime geçer sözün?..
büyü büyü...
bak ellerin ayakların kocaman.
aklın da maaşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
boşver yaşı başı,
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?

takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.
o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü,
öl gitsin...
parayı pulu savurup,
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin,
savrul gitsin...
Boş ver be yaşı başı,
kim tutar seni kim,
kendi yüreğinden başka kim?.
Aklını al da öyle git,
ister bir duvara, ister bir odaya, ister kıra bayıra vur da git.
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle bırakmadıkça birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
seveceksen ve öleceksen uğruna...
yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa...

yaş 70'e gelse bile, hayat daha bitmemiş.
sen mi biteceksin?
çekeceksen bile bayrağı,
yaşadım ulan dibine kadar diyemiycek misin?

Sibel Bengü

Çiğdem Tepecik'e teşekkürlerimizle
 

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi

Sekiz Numaralı Kutu

Doktorun biri yeni bir muayenehane açmış. Kapıya yazmış...
"Vizite ücreti 100 Dolar. İyileştirmediğimiz hastaya beş mislini geri veriyoruz..."
Vizite pahalı ama, doktor gerçekten doktor... Her gelen hasta iyileşip gidiyor...
Doktorun ünü her geçen gün artıyormuş...

Uyanığın biri doktora gidip, iyileşmeyerek  beş misli parayı geri almayı planlamış, kapıyı çalmış...

"Doktor! Ağzımın tadı hiç yok... Öyle kötüyüm ki, hiçbir şeyin tadını alamıyorum..." demiş

Doktor... Adama şöyle bir bakmış, hemşireye seslenmiş:
"Hemşire hanım! Sekiz numaralı kutuyu getirin"
Hemşire adama uzatmış kutuyu, adam, bir kaşık içindekinden yemiş ve anında
tükürmüş..

"Doktor ama bu feci birşey  !!!!!"   [Ne olduğunu bir bilseniz] J

Doktor sakin, "Evet! iyileştiniz. Tad alıyorsunuz artık.."

Adam, ödediği paraya mı yansın, yediği şeye mi? Yeni bir hesaplaşma için çıkmış gitmiş...  Aradan bir ay kadar geçmiş. Büyük bir hırsla yeniden gelmiş doktora:
"Doktor bey, ben de hafıza kaybı başladı... Her şeyi unutuyorum...!"

Doktor, adama şöyle bir bakmış yine, hemşireye dönmüş,
"Kızım, sekiz numaralı kutuyu getirir misin?" demiş.

Adam, hemen itiraz etmiş, "Ama, o kutuda ..... var!"...

Doktor, sevinçli bir ifadeyle "Doğru! Bakın, hafızanız da yerine geldi!...."

Adam, ağlamaklı, hırsla ödemiş parayı çıkmış dışarı...

Kurmuş da kurmuş intikam planlarını... Birkaç ay sonra..
" Doktor! Ben de iktidarsızlık başladı... Durumum kötü, hiçbir şey yapamıyorum..." demiş

Doktor adamı gözüyle şöyle bir inceleyip,
"Hemşire hanım sekiz numaralı kutuyu getirir misin" diye seslenince,

adam, tüm hırsıyla,   "sevecem seni de sekiz numaralı kutunu da haa...!"

Doktor gayet sakin, "Geçmiş olsun! Artık yapabiliyorsunuz...!!!"

Murat Dikmen'e teşekkürlerimizle

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.

 

Püf Noktası

Vücudunuz Gerçek Doktorunuz

Londra Yaşlanma Bilimi Enstitüsü'ne göre vücudumuzu ne kadar iyi tanırsak o derecede hastalığın önüne geçebiliriz.

Vücudunuz sağlığınızla ilgili en önemli ipuçlarını veriyor.

Bu hatırlatmayı yapan Londra'daki King College Hastanesi'nin doktorları...
King College'de Gerontoloji (yaşlanma bilimi) Enstitüsü'nde araştırmalarını yürüten Prof. Dr. Robert Weale'den size hayatınızı etkileyecek ipuçları:

*  Tırnaklar
Tırnaklarınıza dikkatle bakın... Eğer hafif mavilik yada morluk görüyorsanız bu bir kalp hastalığıyla karşı karşıya olduğunuz anlamına gelebilir. Tırnaklarınızın aşırı kalın olması ya da ya da üstlerinde tümsekler olması da nefes alma hatta akciğer sorunlarıyla karşı karşıya olduğunuzu gösterebilir.

*  Nefeslerinizi Sayın
Eğer dakikada 15 kez daha az nefes alıp veriyorsanız sağlıklı ciğerlere sahipsiniz demek... Eğer 25 kez nefes alıp veriyorsanız o zaman sağlığınıza dikkat etmelisiniz.

*  Gözler
Aynada gözlerinizden birine bakın. İris'in etrafında beyaz bir daire varsa kolesterol seviyeniz yüksek anlamına geliyor.Bu aynı şekilde yaklaşan kalp sorunlarında en büyük habercisi...

*  Avuç İçinize Bakın
Avuç içlerinize dikkatle bakın... Eğer kırmızı ve lekelilerse karaciğeriniz de sorun var demek...

*  Hafıza Kontrolü
Bir tepsinin üstüne rastgele 10 eşya koyun. Tepsiye sadece 10 saniye bakın. Kaç tanesini hatırlayabildiniz? İyi bir hafızanızın olması Alzheimer'le karşılaşma riskinizin daha az olacağı anlamına geliyor.

*  Tuvalet Sıklığı
Her 3 saatte bir tuvalete birden çok gitme ihtiyacı mı hissediyorsunuz?
Diyabetin en erken alarmlarından biri sık sık tuvalete gitmektir.

*  Doğum Kilonuz
Annenize kaç kilo doğduğunuzu sorun... 3 kilonun altında doğmuşsanız kalp sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.

*  Nabız Kontrolü
Nabzınız ne kadar kadar yavaş atıyorsa o kadar uzun yaşayacaksınız demektir. Yani nabzınız 70'in altındaysa sağlıklısınız anlamına geliyor...

*  Dişlerinizi Fırçalayın
Dişleriniz kanıyor mu? Kalbiniz tehlikede...

*  Ayak Bilekleri
Baş parmağınızla ayak bileğinizin arka kısmına bastırın. Eğer bastırdığınız noktada çok fazla çukurluk oluşuyorsa, o zaman kalp, akciğer, böbrek sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz...

*  Kas Kontrolü
Sırt üstü yatın. Bacaklarınız dümdüz olsun. Bir bacağınızı havaya kaldırın. Bir kişinin ayağınıza bastırmasını isteyin. Eğer bacağınız yere düşüyorsa, kaslarınız da bir zayıflık olduğu anlamına geliyor.

*  Görünüş
Gözünüzün hemen altında elmacık kemiğiniz üzerine bir cetvel yerleştirin. Sonra cetvelin üstüne bir kredi kartı yerleştirin kartı en rahat okuduğunuz uzaklığı ölçün. Ne kadar yakına gelirse gelsin kartı rahat okuyabiliyorsanız göz sağlığınızın iyi olduğu anlamına geliyor.

Yücel Ezergül'e teşekkürlerimizle

Tarihte Bu Hafta

17 Ocak 1706 Bilim adamı  Benjamin Franklin doğdu.
1936 Rudyard Kipling öldü.
18 Ocak 1996 Türk pop müziğinin ünlü bestecisi ve aranjörü Onno Tunç, kendi kullandığı uçağın düşmesi sonucu hayatını kaybetti
19 Ocak 1984 Güneydoğu’da 66 okul, öğretmensizlik nedeniyle kapandı.
20 Ocak 1895 Darülaceze kuruldu.
1920 Yönetmen Federico Fellini doğdu.
1921 TBMM’nin oluşumunun ardından, 23 maddelik ilk anayasa kabul edildi.
21 Ocak 1793 Fransa Kralı XVI. Louis giyotinle idam edildi
1924 1917 Sovyet Devrimi’nin mimarı Viladimir İliç Uliyanof Lenin öldü.
22 Ocak 1901 Britanya Kraliçesi Victoria öldü.
1932 İstanbul Yerebatan Camii’nde ilk defa Hafız Yaşar (Okur) tarafından Türkçe Kur’an okundu.
1938Yalova’da Termal Oteli açıldı.
1992 İstanbul’da doğalgazın evlere dağıtımına başlandı.
23 Ocak 1989 Ressam Salvador Dali öldü. Salvador Felipe Jacinto Dali 11 Mayıs 1904’te Katalonya’da Figueras isimli küçük bir kasabada dünyaya geldi. Dali’ye daha önceden ölen ağabeyinin ismi verildi. Dali, Figueras ta özel sanat dersleri aldı. Daha sonra eğitimine Escuela Espescial de Pintura da devam etti. Sonra okuldan kovuldu. Bir daha da geri alınmadı. Böylece eğitim hayatı sona ermiş oldu. Dali'nin yaşamındaki en önemli kişi Fransız şair Paul Eluard ile evli olan Rus göçmeni Dlena Diakonova’ydı. Kocasının ölümünden sonra Diakonova, Dali ile evlendi. Eşinin de desteğiyle Paris’te dikkat çekmeye başlayan bir ressam haline geldi. Andre Breton’un yardımıyla sürrealist (gerçeküstücülük) akıma katıldı. Ancak birkaç yıl sonra ayrıldı. Dali çılgın olağanüstücülük diye tanımlayabileceğimiz bir düşünceyi savundu. 1980 yılında Newyork’ta iken eşiyle beraber aylarca devam eden zatürreeden dolayı çok acı çektiler. Sonra İspanya’ya döndüler. Yanlış tedavi sonucunda Dali yaşamının geri kalan yıllarında ellerini tam kontrol edemez halde yaşadı. Eşinin ölümünden sonra Pubol’daki villasına yerleşti. Bir yangında ciddi şekilde yanıklar aldı. Hastaneye getirildikten sonra yemek yemesi nerede ise durdu, yoğun tedaviye rağmen sağlığı kötüye gitti. 1989 da Figueras’ta öldü.

Derleyen: Tanju Berk   

       

Haftalık Hava Tahmini
 

İstanbul

0C km/h knt Yön

Hava

Uyarı

P.tesi

12 21 13 KKD

 

 

7 25 15 KD

Salı

11 25 15 KKD

 

 

6 10 6 KD

Çarşamba

13 7 4 KKD

 

 

5 14 8 GD

Perşembe

14 14 8 Güney

 

 

6 10 6 GGD

Cuma

15 3 2 Kuzey

 

 

5 10 6 GB

C.tesi

9 14 8 BKB

 

 

0 7 4 BKB

 

 Doğu.. Doğu     Batı... Batı                  Diğer hava tahmin yöntemleri
   KKB... Kuzey Kuzey Batı


Oca 10  Oca 17   Oca 25    Şub 2

 

 

Alparslan Tansuğ'un meteorolojik çalışmaları

wunderground tarafından, referans niteliği seviyesinde kullanılmaktadır.
Başarılarının devamını dileriz.

Devlet Meteoroloji

Poseidon
Weather Online

 

 

Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalık yazısını tıklayınız

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız
bizleri sevindirecektir.