"Bir tane -insan hakkı ihlali- vardır,
o da kişiye farklı davranmaktır."
İoanna Kuçuradi
Haftanın Sorusu
"AB li Dostlarımız"
kadınımız, kızımızla ilgili sorular soracakmış.
Cevap verirken zorlanıp, utanacakmışız.
Doğru olabilir.
Utanmayacak hale gelebilmek için var gücümüzle çalışmalıyız.
Oysa bilinmesi gerekir
ki, Türk kadını evinin
anasıdır.
Ailesinin direğidir. Çocuklarının sahibidir.
Bu sayede toplumun birimi
Türkiye'de
"Aile" AB de ise
"birey" dir.
Bu sayede aile büyükleri, "ailenin içinde" saygın ve huzur içinde yaşarlar.
Bu sayede annaneler, babaneler, dedeler
kopekçiklerini değil, torunlarını sevebilirler.
Bu sayede intihar rekorları AB başkentleri arasında dolaşır,
ama ülkeme uğramaz.
Bir garip ülkedir Türkiye...!
Her yıl nüfusu %2,4 büyür.
Dostları tarfından gelirinin %30 u
savunmaya harcattırılır.
Hatta kendisi de, geri dönmeyecek yatırımlara gelirinin %20 sini daha
harcar.
Dostlarından aldığı borcun 4 (dört) katını faizine öder.
30 yılda ihracatını 2 milyardan 62 milyar dolara çıkartır.
Terecinin ülkesinde tere satar.
Bir garip ülkedir Türkiye...!
İnsana insanca
bakmayanla beraberlik zordur.
Komşunun komşudan öğreneceği şey çoktur.
Yeter ki insan onuruna ters düşmesin !
Denizce
Çaresizseniz, çare siz siniz !
Çare için
aşağıdaki satırları fare ile tarayın.
Omuz Omuza, gönül gönüle ve daima birlikte,
ilkelerimizden ve
hukuk devletinden asla ödün vermeden
Denizce
Hikaye bu ya, tanrı
hayvanları yarattığında hepsine otuzar yıl ömür biçmiş.
Otuz yıl o kadar
önemli değilmiş ama hepsi de gül gibi yaşadıklarından pek boşa
vakit harcamazlarmış. Harcamazlarmış ama insanoğlu habire
sızlanırmış. "Bunca aklımla, bunca yapacaklarımla otuz yıl
yaşamak reva mı !" diye. Diğer hayvanlar da pek
üzülürlermiş insaoğlunun bu yalvaran, yakaran haline.
Günlerden bir gün
arslanın, arslanlığı tutmuş ve ulu tanrıya demiş ki:
- Tanrım al benim
ömrümün yarısını ver insana. Bana onbeş yıl da yeter.
Bunu duyan eşek,
arkasından da maymun, aşka gelip tanrıdan ömürlerinin
yarısını alıp insana vermesini istemişler.
Tanrı sırasıyla sormuş
herbirine, "Emin misiniz?" diye.
Her biri birer kahraman
"Eveet...!" diye bağırmışlar.
Sıra gelmiş insana,
sormaya ne hacet, sevinçten uçuyormuş insanoğlu...!
İşte sevgili büyükler.
O gün, bugündür insanoğlu, otuzu kendinden, kırkbeşi sırasıyla
arslan, eşşek ve de maymundan ortalama yetmişbeş yıl yaşar
olmuş.
Ama ilk otuzu insan
gibi, sonraki onbeşi arslan gibi, geri kalanları da önce eşşek
sonra da maymun gibi...!
Dr.Selami
Işındağ'a
teşekkürlerimizle
Gökten
üç elma daha düştü
Çok yaşamak yerine,
iyi yaşamayı seçenlere...
İyi
yaşarken çok dost edinenlere...!
Haftanın
Sözü
Suya düştüğünüz için
değil, sudan çıkamadığınız için boğulursunuz
Edwin Lois Cole
Paylaşacak dostlarınız
yoksa, iyi şeylere sahip olmanın bir anlamı da yoktur
Seneca
Ağaç
devrildiğinde gölgesi de devrilir
Çin atasözü
Karalı ve denizli ve renk renk memleketli,
Mektep hatırası bir haritam vardı benim.
İnsanları şen, bacaları âsude tüter,
Ne güzel bir dünyam vardı, tanıyamaz oldum.
Karalı ve denizli ve renk renk memleketli.
Ağla gözüm ağla, haritamız kan içinde.
Kabilin akıttığı kanmış, durdurulamazmış;
Dünyamıza karanlık bir vahdet getiriliyor;
Cümlemize, cümlemize minnet getiriyor.
Ağla gözüm ağla, haritamız kan içinde.
Hali vakti
hayli yerinde iki adam barda dertleşir.
- Ahmetcim yau...
İki sene önce karıma gıpgıcır bir cip aldım yaranamadım, geçen
sene aldığım kürkün ise eşi emsali yok.
- Ah be
Vasfi'ciiim ahhh...
Yat aldım kadına yat... Bodrum'da villa yaptırdım hala surat iki karış...
Ne alacağım bu yılbaşı emin ol bilemiyorum.
- Ahmet yav...
Gel şu barmene soralım o ne yapıyormuş bi bakalım.
Mehmetcim aslanım siz yılbaşlarında eşinize ne alırsınız?
- Valla Ahmet
bey ben karıma her yılbaşı hep don alırım.
- Nasıl yani?
Karınız bir dona fit mi oluyor yani ???
- Valla beyim
giyerken o seviniyor. Çıkartırken ben, idare edip gidiyoruz
işte..!
Murat Dikmen'e
teşekkürlerimizle
Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri
sevindirecektir.
Püf Noktası
Hamsi
[Kandilli Balıkçısı]
Yarım kilo hamsi
balığı alınır kafaları ve kılçıkları ayıklanır, mümkünse
deniz suyu yoksa tuzlu su ile yıkanır (tuzlu su içme suyuna
1 litreye 200gr tuz ile elde edilir, şehir suyu kulaanmayın
klor balığı yumuşatır tadını bozar.)
Temizlenmiş hamsileri
tepsiye yatırın bir kat dolduğunda arasına biraz tuz serpin bir
kat daha dizin balıklar bitene kadar bu işleme devam edin,
bitince üzerini örtecek kadar limon suyu dökün yarım gün kadar
bekletin balıkların beyazolduğunu göreceksiniz yani
pişecekler,sonra tepsiden çıkarın ucuz beyaz şarap ile elma
sirkesini karıştırp onun için de de bir saat bekletin.Tuzunu
tamamen alır, sonra tabağa dizerek üzerine biraz elma sirkesi
zeytinyağı iaterseniz biraz soya sos dökün balıklar yemeye
hazırdır. Dilerseniz içi biberli dolma zeytinleri ince ince
dilerek ilave edebilir, çoğaltabilirsiniz.
1993
Gazeteci-yazar
Uğur Mumcu,
Ankara’da uğradığı bombalı saldırıda öldürüldü.
1980
24 Ocak kararları
açıklandı
2001
Diyarbakır Emniyet Müdürü
Gaffar Okkan
silahlı saldırı sonucu öldürüldü
25 Ocak
1946
İş ve İşçi Bulma Kurumu
kuruldu.
26 Ocak
1944
Leningrad kuşatması,
Almanların yenilgisiyle sonuçlandı
II Dünya savaşı sırasında Sovyetler Birliği topraklarına
giren Alman ordusu ağır kış şartlarına rağmen uzun süre
savaşmayı sürdürdü. Öyle ki Almanların Leningrad
kuşatması
8 Eylül 1941
ile 26 Ocak 1944 arasında yaklaşık 900 gün devam etti.
Ancak Ruslar Leningrad kuşatması boyunca
açlıktan ölen 1.5 milyon insana
rağmen şehirlerini Almanlara bırakmadılar.
27 Ocak
1945
Sovyet
orduları
Auschwitz
gelerek 7.600 yaşayan insan ve 648 cesetle karşılaşır.
Auschwitz’deki mahkumların çoğu, 18 Ocak’taki ölüm
yürüyüşü ile gönderilmişlerdi.
1954
Köy Enstitüleri
kapatıldı
1973
Vietnam
Barışı imzalandı
1980
Beyoğlu’ndaki tarihi
‘Markiz Pastanesi’
kapandı
28 Ocak
1986
Uzay mekiği
Challenger
parçalandı
1981
Şair
Özdemir Asaf
öldü
29 Ocak
1923
Mustafa
Kemal, Latife Hanım
(Uşaklıgil) ile evlendi
1933
Almanya’da
Hitler
iktidara geçti. Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan
Almanya’da 1918 kasımında askeri bir ayaklanmayla
cumhuriyet ilan edildi. Versay Antlaşması’ndan sonra
cumhuriyetin iç ve diş politikadaki başarısızlıkları sağ
kesimin işine yaradı. Tam bu sırada Nasyonal Sosyalist
Parti (Nazi) iktidara geldi. 30 Ocak 1933’de
başbakanlığa Hitler atandı ve 1934’de devlet başkanının
ölümüyle Hitler bütün yetkiyi şahsında birleştirdi.
Diğer partileri kapattı ve Almanya’nın tüm kültürel ve
sosyal hayatini ele aldı.
1936-1940 yılları arasında yapılan dört yıllık ekonomik
plan tamamen savaş öncesi hazırlık niteliğindeydi.
Hitler Versay Antlaşması’nın tam bir haksizlik olduğunu
düşünüyor ve eski hakları geri alabilmek için hiçbir
şeyden kaçınmıyordu. Bu yüzden barış zamanı savaş
ekonomisinin altyapısı hazırlandı. 1939 yılında da
Polonya’nın işgaliyle savaş başladı. Hitler’in savaş
süresince koruduğu gücü 1945’te azaldı. Ve hayati
sevgilisiyle birlikte intiharıyla son buldu.