Hıristiyan
Aleminin üzüntüsünü yürekten paylaşıyoruz. Johannes Paulus PP. II. varlığına ve anısına saygının,
insan sevgi ve haklarının,
tıpkı onun gibi, insan ayırımı yapmadan sürdürülmesinde görüyoruz.
"Bir tane -insan hakkı ihlali- vardır,
o da kişiye farklı davranmaktır."
İoanna Kuçuradi
Birlikte Başardık...
Yılbaşından bugüne
%35 büyüdük. İlkelerimiz doğrultusunda ve sadece "Denizce
Ailesi"
nin
desteği ile
Aylık 87.194
okura eriştik.
Okuma süresi ve
sayfa sayısında rekorlar kırdık.
Dünya Genel Kültür Dergileri arasında ilklerde yerimizi aldık.
İyi ki varsınız
Haftanın Sorusu
"Milli" maçta galip gelinsin diye,
trilyonluk prim gerekiyorsa eğer...
(oyuncu başına 100 milyar + "yöneticiler") Ülkesi için canını ücretsiz veren milletin cebinden, bu
paraları alan kim?
"Bir" futbol maçında dağıtılan
"primler" onlarca Spor Federasyonunun
yıllık bütçesinden fazlaysa eğer... Ülkemin gençliğiyle ilgilenenler kim?
Bir dünya şampiyonu adayı ve/ya
transferi için
milyon dolarlar ödenirken...
Üç tarafı denizlerle kaplı ülkemde,
Ayda Ünver
Dünya Yelken Şampiyonu olurken...
Denize arkasını dönüp oturanlar kim?
Okulunu bir yıl dondurup,
dostlarının-ülkesinin sevgisini prim bilen bu dünya güzeli, bu dünya şampiyonu kızımızı
yürekten kutluyoruz.
Gurur dolu, onur dolu bu başarının
duyurulmasındaki katkılarınız bizleri sevindirecektir.
Çaresizseniz, çare siz siniz !
Çare için
aşağıdaki satırları fare ile tarayın.
Omuz Omuza, gönül gönüle ve daima birlikte,
ilkelerimizden ve
hukuk devletinden asla ödün vermeden
Denizce
Haftanın Fotografı
Gurur Tablomuz
Tüm okurlarımıza, tüm
Denizce
Ailesi'ne
candan teşekkürlerimizle
`Hissediyorum dedi
kokluyorum görüyorum. Yetmez mi ?`
`Konuştun mu
çiçekle?` dedi bilge
`Şükran duydun mu sana verdikleri için ?`
`Yaprağını okşadın mı ?`
Sevgini verebildin mi ona daha güzel yeşersin diye ?`
Edgar
Morin'den "Aşk,
Şiir, Bilgelik"
kitabından seçmeler.
Hissetmemek ıstıraptan
kaçınmaktır, ama zevkten de kaçınmaktır.
Mutluluk yeteneğimiz ne
kadar artarsa, mutsuzluk yeteneğimiz de artar.
Akılcı bir
yaşam düpedüz çılgınlıktır.
Aşk,
çılgınlığın ve bilgeliğin birliğinin zirvesidir.
Aşk, yaşam şiirinin
parçasıdır.
Aşk, müthiş bir
risktir, zira ortaya konulan sadece kendimiz
değilizdir.
Sevilen kişi ortaya
konur, sevilip de sevmeyenler de, sevilmeyip
sevenler de...
Aşk, yıldırım
çarpmasından, sele kapılıp sürüklenmeye kadar
götürebilir.
Hakikat duygusu olmayan
bir hakikattan daha zavallı bir şey yoktur.
Aşkın meselesi o
karşılıklı aidiyete bağlıdır. Bize ait olana ait
olmak.
Şiirin geleceği
bizzat kendi kaynağında bulunmaktadır.
Düzyazı
olmasaydı şiir olmazdı.
Şiir -
düzyazı yaşamımızın dokusudur.
İlerleme, fethedilmesi gereken bir
şeydir, her fethedildiğinde de
gerileyebilmektedir ve onu durmadan yenilemek
gerekir.
Belirsiz bir maceranın içindeyiz
ve dünyada meydana gelen olaylar
her gün bize,
"gece ve sis" içinde olduğumuzu göstermektedir.
Yeni olan illâki daha iyi
değildir.
Şiirin amacı, bizi şiir
hâline sokmasıdır.
Parasız bir dünyada
yaşanmaktadır ama
tabî peşin ödemek
kaydıyla.
Şiir;
estetiktir,
aşktır, haz
almaktır,
zevktir,
katılımdır ve
aslında,
yaşamdır!
Mutluluk
yeteneği de
mutsuzluk
yeteneğidir.
Siz değerli
bir varlıkla
mutluluğu
yaşadıysanız ve o sizi terkederse, tam da
mutluluğu
yaşamış
olduğunuz
için
mutsuz olacağınız açıktır.
Gangster
filmi
diye
adlandırılan
kara
filmlerde
gözden
kaçan
felsefî
bir mesaj vardır.
Gerçekten
de bu
filmlerde
suç ve
uyuşturucuyla
iç içe
yaşayan,
birbirini sevebilen, dostluk kurabilen ve kendi
onur
kaideleri
olan
varlıklar
görürüz. Bu canavarımsı varlıklarda bir insanlık
olduğunu
keşfederiz.
Film seyrederken, yaşamdakinden çok daha fazlasını paylaşırız:
Bir serseriyi, bir berduşu, bir Şarlo-Chaplin'i severiz. Ama sinema çıkışında,
dışarıda karşılaştıklarımızın yüzüne bakmayız ve pis koktuklarını düşünürüz.
Aşkı
hepimiz
yaşamışızdır,
bizim
bir
parçamızdır
o.
Yaşamda, önemli olan aşktır. Barındırdığı tüm tehikelerde...
Film seyrederken, yaşamdakinden çok daha fazlasını paylaşırız:
Dumlupınar'ın
anısına... Ebediyete Kadar...!
Heybeliada'daki Deniz Okulu'ndan mezun olan İsmail Türe, kendi
gibi Gelibolulu olan bir genç kıza kaptırır gönlünü. İki sevgili
parmaklarına nişan yüzüğü taksalar da, birbirlerini çok seyrek
görmektedirler.
İsmail Türe denizaltıda muhabere subayı olarak görevlidir çünkü.
Üsteğmenin aklına harika bir fikir gelir; nişanlısına ışıklı
mors alfabesini öğretecek, Çanakkale'den geçiş yapacakları
geceyi planlı olduğu için önceden bildirecek ve böylelikle
haberleşeceklerdir!..
Bu derlemeyi
yıllar önce Avusturya'lı dostlarımdan dinledim.
İnananları, bir dini lideri belki de ilk defa
bu kadar yakın, bu kadar kendilerinden hissetmişlerdi.
Hikâye bu ya şimdiki
bizim papa yani nam-ı diğer Johannes Paulus PP. II. çok
sevilen bir Polonyalı. Asıl adı da Karol Wojtyla 16.X.1978 de
papa seçilince, başta Polonyalılar olmak üzere herkes bayramlar
etmiş. Ama en en çok sevinen de Wojtyla'nın çocukluk arkadaşı
olmuş. Makul bir süre bekledikten sonra kalkmış tutmuş Vatikanın
yolunu.
Naber, nasılsın
faslından sonra çıkartmışlar meşhur Polonya votkasını, ince
kıyım salamla birlikte başlamışlar memleketten bahsetmeye. Orda
da durmamış votkalar şişede durduğu gibi. Darallar gelmiş,
şööyle bi çıkalım dolaşalım demişler.
Çaktırmadan garaja
inip arabayı almaya karar vermişler. Karar vermişler ama papanın
içi hiç rahat etmemiş, arkadaşına güvenememiş. Kendisi geçmiş
koskoca arabanın direksiyonuna. Arkadaşı da camları filimli
arabanın en arkasına kurulmuş laflıyorlarmış.
Çıkmışlar garajdan
başlamışlar şehrin sokaklarında turlamaya. Dedik ya şişe votka
meselesi diye. Gaz gaz üstüne hışım gibi dolaşırkan yollarda,
yakalanıvermişler radara. Hem de iki katı hızla. Carabinieri
durdurmuş arabayı bir de ne görsün...
... ... ...
Hemen telsizle aramış baş Carabinieriyi.
- Adamın biri radarı geçti ama ceza kesemiyorum...!
- Milletvekili mi?
- Iııhhh!
- Bakan mı?
- Iııııhhhhh!
- Başbakan mı?
- Iıııııııhhhhhhhh!
- Papa mı..?
- Iııııııııııııııııhhhhhhhhhhh!
- Peki kim be adam !!!
- Şöförü Papa olduğuna göre !!!
Derleyen Haluk
Işındağ
Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri
sevindirecektir.
Hiç
bir şey üretmeyen hiç bir yanlış yapmaz. Tepkini yanlışta
direnenlere göster.
İnsan
dili ile düşünür. Diline ve kimliğine sahip çık, saygılı ol.
Yanlış
zannettiğini yerme. Doğru zannettiğini dile getir.
Eleştiri
hakkı sadece, iyi niyetli, öneri getiren ve eleştiri kabul
edendedir.
Yalın
ol. Amaç saptırma.
Özü-sözü-eylemi ve yaşambiçimi örtüşmeyenden
korun ve kaçın.
Birliktelikleri,
amaçları, ilkeleri ve yöntemleri belirler.
Hiç bir değişimi örtüleme, duyurmakta kusur etme.
Vermek
zenginliktir. Zengin, verebileceği şeyi, verebileceği kimsesi
çok olandır.
Kalıcı
bir tek denge, bir tek adalet vardır. O da doğa'dır, doğal
olandır. Doğayı koru.
Yaşam
"sen ve ben" ayırımının bittiği yerde başlar.
Aile,
birbiri için yarışanlar topluluğudur.
Denizce
bir Büyük Aile'nin evidir, ocağıdır.
Tarihte Bu Hafta
Nisan
4
1953
1968
1979
1997
Türk Deniz Kuvvetleri’ne
bağlı Dumlupınar
denizaltısı, NATO manevralarından dönerken Çanakkale
Boğazı’nda Naboland adlı İsveç gemisiyle çarpışarak
battı.
ABD’li sivil haklar savunucusu
Martin Luther King,
Memphis’te uğradığı suikastla yaşamını yitirdi.
Pakistan devrik Başbakanı
Zülfikar Ali Butto
idam edildi.
MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş öldü.
5
1951
1994
Julius ve Ethel Rosenberg
casusluk suçlamasıyla
idam cezasına çarptırıldılar.
Türkiye’de, ’5 Nisan Ekonomik Önlemler Paketi’
uygulamaya konuldu.
6
1326
1896
1909
1917
1920
Osmanlı ordusu
Bursa’yı aldı.
İlk modern olimpiyat
Atina’da başladı.
Kaşif Robert E. Peary,
Kuzey Kutbu’na
giden ilk insan oldu. ABD, Almanya’ya
savaş ilan etti ve
I. Dünya Savaşı’na müttefiklerin yanında girdiğini
açıkladı. Mustafa Kemal’in
isteğiyle, Anadolu Ajansı,
Ankara’da kuruldu.
7
1940
1920
1948
1957
1963
ABD’li otomobil
sanayicisi Henry Ford
öldü.
Hintli müzisyen, gitar ustası ve besteci
Ravi Shankar
doğdu.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO;
World Health Organization) kuruldu. Kızılay Kan Merkezi
açıldı. Yugoslavya’da
‘Sosyalist Cumhuriyet’ ilan edildi.
8
-
563
1830
1869
1924
1973
1975
Budizm’in kurucusu
Gautama Buddha
doğdu.
Avrupa devletleri Osmanlı devletinden, bağımsız Yunan
devletini onaylamasını istediler. Darü’l-Fünun-ı Osmani
kuruldu. Şer’iye Mahkemeleri
kaldırıldı.
Ressam Pablo Picasso
öldü.
Lübnan’da iç savaş başladı.
9
1588
1932
Mimar Sinan
öldü.
İlk kadın hakim Mürüvvet
Hanım, Adana’da
göreve başladı.
10
1845
1919
1927
1928
1970
Polis (zabıta) Teşkilatı
kuruldu.
Meksikalı devrimci Emiliano
Zapata öldü.
Binaların numaralandırılmasına ve sokakların
adlandırılmasına dair kanun kabul edildi.
Anayasa’dan ‘Devlet dini İslamdır’
maddesi çıkarıldı ve laiklik ilkesi getirildi. The Beatles
grubu dağıldı.