e-mail    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler

   

  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 04.04 - 10.04.2005            15. Hafta    !

Haftalık !   

 

 

Hıristiyan Aleminin üzüntüsünü yürekten paylaşıyoruz.
Johannes Paulus PP. II. varlığına ve anısına saygının,
insan sevgi ve haklarının,
tıpkı onun gibi, insan ayırımı yapmadan sürdürülmesinde görüyoruz.

 

"Bir tane   -insan hakkı ihlali-   vardır, 
o da kişiye farklı davranmaktır."
 

İoanna Kuçuradi        

Birlikte Başardık...

Yılbaşından bugüne %35 büyüdük.
İlkelerimiz doğrultusunda ve sadece "
Denizce Ailesi" nin desteği ile

Aylık 87.194 okura eriştik.

Okuma süresi ve sayfa sayısında rekorlar kırdık.
Dünya Genel Kültür Dergileri arasında ilklerde yerimizi aldık.

İyi ki varsınız

 

Haftanın Sorusu

"Milli" maçta galip gelinsin diye, trilyonluk prim gerekiyorsa eğer...
(oyuncu başına 100 milyar + "yöneticiler")
Ülkesi için canını ücretsiz veren milletin cebinden, bu paraları alan kim?

 

"Bir" futbol maçında dağıtılan "primler" onlarca Spor Federasyonunun
yıllık bütçesinden fazlaysa eğer...
Ülkemin gençliğiyle ilgilenenler kim?

 

Bir dünya şampiyonu adayı ve/ya transferi için milyon dolarlar ödenirken...
Üç tarafı denizlerle kaplı ülkemde,
Ayda Ünver Dünya Yelken Şampiyonu olurken...
Denize arkasını dönüp oturanlar kim?

 

Okulunu bir yıl dondurup, dostlarının-ülkesinin sevgisini prim bilen
bu dünya güzeli, bu dünya şampiyonu kızımızı
yürekten kutluyoruz.

Gurur dolu, onur dolu bu başarının
duyurulmasındaki katkılarınız bizleri sevindirecektir.

 

Çaresizseniz, çare siz siniz !

Çare için aşağıdaki satırları fare ile tarayın.

Omuz Omuza, gönül gönüle ve daima birlikte,
ilkelerimizden ve hukuk devletinden asla ödün vermeden
Denizce

 

Haftanın Fotografı

 

Gurur Tablomuz

Tüm okurlarımıza, tüm Denizce Ailesi'ne
candan teşekkürlerimizle

 

 

         Resim Galerileri

 

Büyüklere Masallar

EVVEL ZAMAN İÇİNDE KALBUR SAMAN İÇİNDE

BİLGİ VE BİLGELİK   VAROLUŞ-14

Memet öğrenme aşkı ile coşmuştu. Okuyor, okuyor ve okuyordu...
Ve soruyordu oldum mu ve bildim mi ?

`Bilgi bilmek değildir` demişti ona hocası
`Bilgi olgunlaşmamış meyve gibidir. `Bilgi bakmaktır bakabilmektir sadece`

`Peki bilmek nedir?` dedi Memet
`Bakabilmek yetmeyince nedir eksik kalan?`

`Hissedince anlar mısın?` dedi Memete
`Anlayınca bilir misİn?`
`Bilince inanır mısın?`
`İnanınca yapar mısın?`
`Yapınca devam ettirir misin?`
`Devam ettirince paylaşabilir misin?`
`Paylaşınca aldığını kendine katabilir misin?`
`Kendine kattığını büyütüp yine paylaşır mısın?`
`Bilgi bilinince yeter mi sana?`
`Sonu vardır bilmenin der misin?`
`Ben bildim artık. Ne kaldı der misin?`

`Öğreniyorum` dedi hergün ama yeni bir şeyler Memet
`Beynimde yeni bilgiler şekilleniyor her an`
`Sevgi güzel şey öğrendim mesela` dedi

`Peki seviyor musun?` dedi bilge

`Seviyorum` dedi Memet
`Çiçeğin verdiğini seviyorum`

`Nasıl ?` dedi bilge

`Hissediyorum dedi kokluyorum görüyorum. Yetmez mi ?`

`Konuştun mu çiçekle?` dedi bilge
`Şükran duydun mu sana verdikleri için ?`
`Yaprağını okşadın mı ?`
Sevgini verebildin mi ona daha güzel yeşersin diye ?`

`Nasıl yani?` dedi Memet

`Bilgi yetmemiş gördün mu?` dedi Memete
`Paylaşmamışsın`
`Çiçekten aldıklarını vermemişsin çiçeğe`
`Bilmek budur` işte dedi bilge

Memet şaşkın... Memet kararsız...
`Yüce yaratan var` dedi `biliyorum ama` Memet
`Şu düzen`
`Şu tabiat `
`Şu güzellikler hep onun eseri`
`Biliyorum` dedi Memet bunları

`Ya birlik?` dedi bilge
`Onu görebildin mi ?`
`Bir olmanın tanrısallığını yakalayabildin mi?`
`Toprakta ve çiçekte`
`Ve böcekte ve insanda`
`Ve gökte ve yıldızlarda `
`Ve rüzgarda ve bulutta`
`Ve yağmurda kendini görebildin mi?`
`Ve kendinde hepsini görebildin mi ?`

`Nasıl ?`dedi Memet

`Bilmemişsin` dedi tanrıyı
`Sadece bakmışsın`
`Görmemişsin onu`
`İnanmış ama bilmemişsin`
`Bilgi bilmek değildir `
`Ve bakmak görmek değildir`
`Ve bilgi yapmak değildir`
`Karar vermenin ve uygulamanın erdemidir bilgelik`
`Bak şu gökyüzüne`
`Görebiliyor musun sonunu ?`
`Ve sonluluğunda sonsuzluğu hissedebiliyor musun?`
`İşte budur bilmek`
`Bilgelik sonlu ufuklarda sonsuzluğu yakalayabilmektir`
`Acıyı bilir misin?` dedi Memete
`Acıyı yaşadığında sevinci algılayabildiğin andadır bilgelik`
`Ve her yeni bilgide kendini daha da bilgisiz bildiğin andadır bilgelik`
`Kendini kendinde bulduğun`
`Ve bütün evreni kendinde gördüğün andır bilgelik`.

GASSAN SATAR 17.6.2001

Dr.Ahmet Girgin'e teşekkürlerimizle

Gökten elmalar düştü
    Mutluluğu bilgelikte, bilgeliği paylaşmada, paylaşımını duyuranların başına.

 

Haftanın Sözü

Edgar Morin'den "Aşk, Şiir, Bilgelik" kitabından seçmeler.

*  Hissetmemek ıstıraptan kaçınmaktır, ama zevkten de kaçınmaktır.

*  Mutluluk yeteneğimiz ne kadar artarsa, mutsuzluk yeteneğimiz de artar.

*  Akılcı bir yaşam düpedüz çılgınlıktır.

*  Aşk, çılgınlığın ve bilgeliğin birliğinin zirvesidir.

*  Aşk, yaşam şiirinin parçasıdır.

*  Aşk, müthiş bir risktir, zira ortaya konulan sadece kendimiz değilizdir.

*  Sevilen kişi ortaya konur, sevilip de sevmeyenler de, sevilmeyip sevenler de...

*  Aşk, yıldırım çarpmasından, sele kapılıp sürüklenmeye kadar götürebilir.

*  Hakikat duygusu olmayan bir hakikattan daha zavallı bir şey yoktur.

*  Aşkın meselesi o karşılıklı aidiyete bağlıdır. Bize ait olana ait olmak.

*  Şiirin geleceği bizzat kendi kaynağında bulunmaktadır.

*  Düzyazı olmasaydı şiir olmazdı.

*  Şiir - düzyazı yaşamımızın dokusudur.

*  İlerleme, fethedilmesi gereken bir şeydir, her fethedildiğinde de
      gerileyebilmektedir ve onu durmadan yenilemek gerekir.

*  Belirsiz bir maceranın içindeyiz ve dünyada meydana gelen olaylar her gün bize,
      "gece ve sis" içinde olduğumuzu göstermektedir.

*  Yeni olan illâki daha iyi değildir.

*  Şiirin amacı, bizi şiir hâline sokmasıdır.

*  Parasız bir dünyada yaşanmaktadır ama tabî peşin ödemek kaydıyla.

*  Şiir; estetiktir, aşktır, haz almaktır, zevktir, katılımdır ve aslında, yaşamdır!

*  Mutluluk yeteneği de mutsuzluk yeteneğidir. Siz değerli bir varlıkla mutluluğu
      yaşadıysanız ve o sizi terkederse, tam da mutluluğu yaşamış olduğunuz için
      mutsuz olacağınız açıktır.

*  Gangster filmi diye adlandırılan kara filmlerde gözden kaçan felsefî
      bir mesaj vardır.

*  Gerçekten de bu filmlerde suç ve uyuşturucuyla iç içe yaşayan,
      birbirini sevebilen, dostluk kurabilen ve kendi onur kaideleri olan varlıklar 
      görürüz. Bu canavarımsı varlıklarda bir insanlık olduğunu keşfederiz.

*  Film seyrederken, yaşamdakinden çok daha fazlasını paylaşırız:

*  Bir serseriyi, bir berduşu, bir Şarlo-Chaplin'i severiz. Ama sinema çıkışında,   
      dışarıda karşılaştıklarımızın yüzüne bakmayız ve pis koktuklarını düşünürüz.

*  Aşkı hepimiz yaşamışızdır, bizim bir parçamızdır o.

*  Yaşamda, önemli olan aşktır. Barındırdığı tüm tehikelerde...

*  Film seyrederken, yaşamdakinden çok daha fazlasını paylaşırız:

Nuri Palta'ya teşekkürlerimizle

 
Bir "Tık" ile açılır. "Tık"ladıkça yenilenir.

 

Haftanın Çizgisi    

 

"Mart bitti - geldik nisana"

"Ne mutlu görev bilinciyle yaşayanlara"

Cem İşmen'e teşekkürlerimizle           

Resim Galerileri

 

Haftanın Şiiri

Bu hafta şiir gibi bir öykü var...

Dumlupınar'ın anısına...  Ebediyete Kadar...!
Heybeliada'daki Deniz Okulu'ndan mezun olan İsmail Türe, kendi gibi Gelibolulu olan bir genç kıza kaptırır gönlünü. İki sevgili parmaklarına nişan yüzüğü taksalar da, birbirlerini çok seyrek görmektedirler.

İsmail Türe denizaltıda muhabere subayı olarak görevlidir çünkü. Üsteğmenin aklına harika bir fikir gelir; nişanlısına ışıklı mors alfabesini öğretecek, Çanakkale'den geçiş yapacakları geceyi planlı olduğu için önceden bildirecek ve böylelikle haberleşeceklerdir!..

öykünün devamı ...


 

 


Haftanın Fıkrası                                    Fıkra Köşesi

ŞÖFÖRÜNE DİKKAT

Bu derlemeyi yıllar önce Avusturya'lı dostlarımdan dinledim.
İnananları,  bir dini lideri  belki de ilk defa
bu kadar yakın, bu kadar kendilerinden hissetmişlerdi.

Sevgiyi, saygıyı, benimsemeyi anımsatması dileğiyle,
07.06.2004 tarihindeki yayımın tekrarıdır.

Allah rahmet eylesin.

Hikâye bu ya şimdiki bizim papa yani nam-ı diğer Johannes Paulus PP. II. çok sevilen bir Polonyalı. Asıl adı da Karol Wojtyla 16.X.1978 de papa seçilince, başta Polonyalılar olmak üzere herkes bayramlar etmiş. Ama en en çok sevinen de Wojtyla'nın çocukluk arkadaşı olmuş. Makul bir süre bekledikten sonra kalkmış tutmuş Vatikanın yolunu.

Naber, nasılsın faslından sonra çıkartmışlar meşhur Polonya votkasını, ince kıyım salamla birlikte başlamışlar memleketten bahsetmeye. Orda da durmamış votkalar şişede durduğu gibi. Darallar gelmiş, şööyle bi çıkalım dolaşalım demişler.

Çaktırmadan garaja inip arabayı almaya karar vermişler. Karar vermişler ama papanın içi hiç rahat etmemiş, arkadaşına güvenememiş. Kendisi geçmiş koskoca arabanın direksiyonuna. Arkadaşı da camları filimli arabanın en arkasına kurulmuş laflıyorlarmış.

Çıkmışlar garajdan başlamışlar şehrin sokaklarında turlamaya. Dedik ya şişe votka meselesi diye. Gaz gaz üstüne hışım gibi dolaşırkan yollarda, yakalanıvermişler radara. Hem de iki katı hızla. Carabinieri durdurmuş arabayı bir de ne görsün...
... ... ...
Hemen telsizle aramış baş Carabinieriyi.
- Adamın biri radarı geçti ama ceza kesemiyorum...!
- Milletvekili mi?
- Iııhhh!
- Bakan mı?
- Iııııhhhhh!
- Başbakan mı?
- Iıııııııhhhhhhhh!
- Papa mı..?
- Iııııııııııııııııhhhhhhhhhhh!
- Peki kim be adam !!!
- Şöförü Papa olduğuna göre !!!

Derleyen Haluk Işındağ
 

 

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.

 

Püf Noktası

     Denizce İlkeleri

*  Asla had bildirme, asla utandırma, ayırım yapma.

*   Bilginin kaynağına saygılı, gönderenine vefalı ol.

*   Mutluluğa giden yol,
      bilgiden, akıldan, erdemlerden, duygu-sezgiden ve bilgelikten geçer.

*   Paylaşılmayan hiç bir bilgi ve hiç bir sevgi büyümez.

*   Yaşamın anlamı, "dün" deki yoğunluk, "yarın" daki umuttur.
      "An"ı iyi yaşa ümidini kaybetme.

*   Hiç bir şey üretmeyen hiç bir yanlış yapmaz. Tepkini yanlışta direnenlere göster.

*   İnsan dili ile düşünür. Diline ve kimliğine sahip çık, saygılı ol.

*   Yanlış zannettiğini yerme. Doğru zannettiğini dile getir.

*   Eleştiri hakkı sadece, iyi niyetli, öneri getiren ve eleştiri kabul edendedir.

*   Yalın ol. Amaç saptırma.
      Özü-sözü-eylemi ve yaşambiçimi örtüşmeyenden korun ve kaçın.

*   Birliktelikleri, amaçları, ilkeleri ve yöntemleri belirler.
      Hiç bir değişimi örtüleme, duyurmakta kusur etme.

*   Vermek zenginliktir. Zengin, verebileceği şeyi, verebileceği kimsesi çok olandır.

*   Kalıcı bir tek denge, bir tek adalet vardır. O da doğa'dır, doğal olandır. Doğayı koru.

*   Yaşam "sen ve ben" ayırımının bittiği yerde başlar.

*   Aile, birbiri için yarışanlar topluluğudur.

*   Denizce bir Büyük Aile'nin evidir, ocağıdır.

        


 

Tarihte Bu Hafta

Nisan
4
1953


1968

1979
1997
Türk Deniz Kuvvetleri’ne bağlı Dumlupınar denizaltısı, NATO manevralarından dönerken Çanakkale Boğazı’nda Naboland adlı İsveç gemisiyle çarpışarak battı.
ABD’li sivil haklar savunucusu
Martin Luther King, Memphis’te uğradığı suikastla yaşamını yitirdi.
Pakistan devrik Başbakanı
Zülfikar Ali Butto idam edildi.
MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş öldü.
5 1951

1994
Julius ve Ethel Rosenberg casusluk suçlamasıyla idam cezasına çarptırıldılar.
Türkiye’de, ’
5 Nisan Ekonomik Önlemler Paketi’ uygulamaya konuldu.
6 1326
1896
1909
1917

1920
Osmanlı ordusu Bursa’yı aldı.
İlk modern
olimpiyat Atina’da başladı.
Kaşif
Robert E. Peary, Kuzey Kutbu’na giden ilk insan oldu.
ABD, Almanya’ya savaş ilan etti ve I. Dünya Savaşı’na müttefiklerin yanında girdiğini açıkladı.
Mustafa Kemal’in isteğiyle, Anadolu Ajansı, Ankara’da kuruldu.
7 1940
1920
1948
1957
1963
ABD’li otomobil sanayicisi Henry Ford öldü.
Hintli müzisyen, gitar ustası ve besteci
Ravi Shankar doğdu.
Dünya Sağlık Örgütü (
WHO; World Health Organization) kuruldu.
Kızılay Kan Merkezi açıldı.
Yugoslavya’da ‘Sosyalist Cumhuriyet’ ilan edildi.
8 - 563
1830

1869
1924
1973
1975
Budizm’in kurucusu Gautama Buddha doğdu.
Avrupa devletleri Osmanlı devletinden, bağımsız Yunan devletini onaylamasını istediler.
Darü’l-Fünun-ı Osmani kuruldu.
Şer’iye Mahkemeleri kaldırıldı.
Ressam
Pablo Picasso öldü.
Lübnan’da iç savaş başladı.
9 1588
1932
Mimar Sinan öldü.
İlk kadın hakim
Mürüvvet Hanım, Adana’da göreve başladı.
10 1845
1919
1927

1928
1970
Polis (zabıta) Teşkilatı kuruldu.
Meksikalı devrimci
Emiliano Zapata öldü.
Binaların numaralandırılmasına ve sokakların adlandırılmasına dair kanun kabul edildi.
Anayasa’dan ‘
Devlet dini İslamdır’ maddesi çıkarıldı ve laiklik ilkesi getirildi.
The Beatles grubu dağıldı.

Derleyen: Tanju Berk   

       

Haftalık Hava Tahmini
 

İstanbul

0C km/h knt Yön

Hava

Uyarı

P.tesi

10 21 9 KKD

 

 

4 10 6 DKD

Salı

11 25 13 KKD

 

 

6 7 4 DKD

Çarşamba

18 14 8 Kuzey

Siklon

Hava yük.
Bas.düş.

 

3 3 2 GB

Perşembe

15 3 2 Kuzey

 

 

6 3 2 BKB

Cuma

20 3 2 KB

 

 

6 3 2 GGB

C.tesi

24 7 4 BGB

 

 

7 10 6 GGB

 

 Doğu.. Doğu     Batı... Batı                  Diğer hava tahmin yöntemleri
   KKB... Kuzey Kuzey Batı


Nis 8     Nis 16     Nis 24      May 1

 

 

Alparslan Tansuğ'un meteorolojik çalışmaları

wunderground tarafından, referans niteliği seviyesinde kullanılmaktadır.
Başarılarının devamını dileriz.

Devlet Meteoroloji

Poseidon
Weather Online

 

 

Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalık yazısını tıklayınız

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız
bizleri sevindirecektir.