e-mail    
denizce@denizce.com
 
   
  

 


Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler

   

  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 18.04 - 24.04.2005            17. Hafta    !

Haftalık !   

 

 

"Bir tane   -insan hakkı ihlali-   vardır, 
o da kişiye farklı davranmaktır."
 

İoanna Kuçuradi        

 

Haftanın Sorusu

"Vatanları Adına" yüzbinlerce Anzak "Avustralya'dan - Gelibolu'ya" taşındı.
Yüzbinlercesi ülkemizde öldü. Vatan evladı ilan ettik. 1914-

Savaş koşullarında, milyonlarca Avrupalı yerinden yurdundan edildi,
taşınırken onbinlercesi öldü.
Savaşırken milyonlarcası... 1944-

Yüzbinlerce sivil insan, daha taşınamadan atom bombası ile yok edildi.
Genetik izlerini torunları bugün hala taşıyor. 1945-

Daha on yıl önce iki avuç toprak için Ruwanda'da iki milyon insan öldürüldü.
Taşınamayanlar hapiste, onbir yıldan beri "yargının kararı"nı bekliyorlar. 1994-

 

Savaşı lanetlemek yerine, yeni çıkarlar peşinde, yeni suçlar aramak niye?

Birliğini, beraberliğini, gücünü koruyanlara suç yakıştırabilen var mı?

 

Çaresizseniz, çare siz siniz !

Çare için aşağıdaki satırları fare ile tarayın.

Omuz Omuza, gönül gönüle ve daima birlikte,
ilkelerimizden ve hukuk devletinden asla ödün vermeden
Denizce

 

Haftanın Fotografı

     Bir yılan bir kanguruyu yutar mı...?

       Devamı Resim Galerilerinde...!

Murat Şeremetli'ye teşekkürlerimizle

  Resim Galerileri

 

Büyüklere Masallar

BİR BABADAN MEKTUP VAR...

Birgün, çocuğum doğdu. O dünyaya geldiğinde, yetişmem gereken uçaklar ve ödenmesi gereken faturalarla meşguldüm. Ben uzaklardayken yürümeyi öğrendi. Konuşmayı da öyle.

Ve biraz büyüdüğünde, "Senin gibi olmak istiyorum baba" demeye başladı.
"Ben de büyüyünce senin gibi olacağım."

İşyerine telefon açıp, "Baba, eve ne zaman geleceksin?" diye sorardı ikide bir. "Ne zaman geleceğimi bilmiyorum oğlum. Ama geldiğimde birlikte güzel bir vakit geçireceğimizden emin olabilirsin."

Yıllar öylece geçip gitti. Oğlum on yaşına geldi. Ona güzel bir top aldım.

"Top için teşekkürler baba!" dedi, "Haydi oynayalım."
"Bu hafta sonu tamamlamam gereken işler var" dedim.
"Bugün olmaz, haftaya, tamam mı?" "Tamam" dedi, fakat yüzündeki gülümseme eksilmedi. "Büyüyünce baba" dedi, "ben de senin gibi olmak istiyorum."

Yıllar öylece uçup gitti. Oğlum önce ilkokuldan, sonra liseden, sonra üniversiteden mezun oldu. Bu durumda, başka birçok baba gibi, benim de söylemem gereken birşeyler vardı. "Seninle gurur duyuyorum" oğlum dedim:
"Gel, şöyle biraz oturalım; sana diyeceklerim var." 

Başını salladı ve gülümseyerek :
"Arkadaşlara sözüm var baba" dedi.
"Sen arabanın anahtarlarını verebilir misin bana? Sonra görüşürüz, oldu mu?"

Yıllar öylece geçip gitti. Emekli oldum. Artık bol bol vaktim vardı. Oğlum ise başka bir şehirde iyi bir iş bulmuştu, orada yaşıyordu. Bir gün ona telefon ettim.
"Eğer sence de uygunsa, hafta sonu buraya gel de hasret giderelim" dedim.
"Sevinirim baba" dedi. "Bir bakayım, müsait bir vakit bulabilirsem, gelirim. Ama şu sıralar işlerim çok yoğun. Fakat seninle görüşmeyi ben de istiyorum, baba."
"Peki, ne zaman gelirsin oğlum?"
"Ne zaman olur bilmiyorum, baba. Şimdi bir iş görüşmem var, ona yetişmem gerek. Sonra ararım seni. Geldiğimde birlikte güzel vakit geçireceğimizden emin olabilirsin."

Ve telefonu kapattığımda, oğlumun çocukluk hayalini gerçekleştirdiğini anladım. Çocukluk hayalini gerçekleştirdiğini... Örnek aldığı babasına benzediğini... Büyüyünce tıpkı babası gibi olduğunu...

Gökten elmalar düştü
    Kıymetleri değerlendirebilenlerin başına...!

Tuğba Doğan'a teşekkürlerimizle

 

Haftanın Sözü

Gabriel Garcia Marquez'den seçmeler.

Umut karın doyurmaz ama insanı ayakta tutar.
"Albaya Mektup Yazan Kimse Yok"
Can Yayınları, İst. 1990
Çeviren: Handan Saraç
Özgün Adı: El Coronel no tiene quien le escriba (1961)
sayfa: 38

İnsanın nankörlüğü sınır tanımaz
Albaya Mektup Yazan Kimse Yok, s.24

Hiç bir zaman çok geç sayılmaz
Albaya Mektup Yazan Kimse Yok, s.27

Dilencilerin seçme hakkı yoktur
Albaya Mektup Yazan Kimse Yok, s.29

Kesinlikle gelen tek şey ölümdür
Albaya Mektup Yazan Kimse Yok, 37

Kötü bir durumun en kötü yanı, bize yalan söyletmesidir.
Albaya Mektup Yazan Kimse Yok, s. 40
 

Nuri Palta'ya teşekkürlerimizle

 
Bir "Tık" ile açılır. "Tık"ladıkça yenilenir.

 

Haftanın Çizgisi    

 

Ne zaman göz doktoruna gitmeli ?

Resim Galerileri

 

Haftanın Şiiri

Kara Toprak

Dost Dost Diye Nicesine Sarıldım
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
Beyhude Dolandım Boşa Yoruldum
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Nice Güzellere Bağlandım Kaldım
Ne Bir Vefa Gördüm Ne Faydalandım
Her Türlü İsteğim Topraktan Aldım
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Koyun Verdi Kuzu Verdi Süt Verdi
Yemek Verdi Ekmek Verdi Et Verdi
Kazma İle Dövmeyince Kıt Verdi
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Ademden Bu Deme Neslim Getirdi
Bana Türlü Türlü Meyva Yetirdi
Her gün Beni Tepesinde Götürdü
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Karnın Yardım Kazma İle Bel İle
Yüzün Yırttım Tırnak İle El İle
Yine Beni Karşıladı Gül İle
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

İşkence Yaptıkça Bana Gülerdi
Bunda Yalan Yoktur Herkesler Gördü
Bir Çekirdek Verdim Dört Bostan Verdi
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Havaya Bakarsam Hava Alırım
Toprağa Bakarsam Dua Alırım
Topraktan Ayrılsam Nerde Kalırım
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Dileğin Varsa İste Allah'tan
Almak İçin Uzak Gitme Topraktan
Cömertlik Toprağa Verilmiş Haktan
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Hakikat Ararsan Açık Bir Nokta
Allah Kula Yakın Kul Da Allah'a
Hakkın Gizli Hazinesi Kara Toprakta
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Bütün Kusurlarımı Toprak Gizliyor
Merhem Çalıp Yaralarımı Tuzluyor
Kolun Açmış Yollarımı Gözlüyor
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Her Kim Ki Olursa Bu Sırr-ı Mazhar
Dünyaya Bırakır Ölmez Bir Eser
Gün Gelir Veysel'in Bağrına Basar
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır
 

Aşık Veysel (Şatıroğlu)'nu sevgiyle saygıyla anarak...          

 


Haftanın Fıkrası 

BİZ  DÖNMEYİZ                                   Fıkra Köşesi

İki ciddi çapkın, yoldan enine boyuna, kalın sesli iki "kadın" alırlar. 
Pazarlık ve şartlar "oluştuktan" sonra, "kadınlar" her ihtimale karşı:
     - Ama biz dönmeyiz...!  deyince

Çapkınların tepkisi hazin olur:
     - Olsun bacım, bizde kalirsinuz...
 

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.

 

Püf Noktası

     Türk Dil Kurumu     Sıkça sorulan sorular

*   Çarmıh” sözünün kelime anlamı nedir?
      Farsça “dört” anlamındaki “çar” (cıhar) ve yine Farsça “çivi” anlamındaki “mıh”
     sözlerinden oluşmuştur.

*   Erkek hemşire” kullanımı doğru mudur?
      “Hemşire” sözü, “meslekî eğitim almış, hekimle iş birliği yaparak hastaya bakan
      sağlık çalışanı.” anlamındadır.
      “Erkek hemşire” sözünün kullanılmasında bir sakınca bulunmamaktadır.

*   Fendi” sözü ne demektir?
      “Düzen, hile” anlamındaki sözün yalın biçimi “fent”tir.
      Güncel Türkçe Sözlük’te bu biçimiyle bulunmaktadır.
      Söz ünlü ile başlayan bir ek aldığında “fendi, fendine” biçimlerine dönüşür.

*   İhtiyar heyeti”ndeki “ihtiyar sözü yaşlı anlamıyla mı kullanılıyor?
      “Köy tüzel kişiliğinde, muhtar başkanlığında görev yapan kişilerden oluşan
      yetkili organ” anlamındaki “ihtiyar heyeti” sözündeki Arapça “ihtiyar” sözü “
      seçme” anlamındadır.

*   “Ke” veya “ka” hangisi doğru?
      “K” harfinin okunuşu alfabedeki diğer harfler gibi “ke” biçimindedir.

*  “Liboş” sözü “li+boş” biçiminde bitişik bir söz müdür?
     
“Fatma” adının halk arasında “Fatoş” biçiminde kullanılması gibi “liboş” sözü de,
      “serbest ekonomiden yana olan kimse” anlamındaki “liberal” sözünün
      halk arasında kullanılan bir biçimidir.

*   Zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü” mü doğru yoksa
      “zürafanın düşkünü beyaz giyer kış günü” mü doğru?
      Zürefa sözü, “zarifler” anlamında “zarif” sözünün çokluk biçimidir.
      Daha önce iyi bir durumda olan kişinin bu konumunu kaybettiğinde uygun olmayan,
      yersiz davranışlarda bulunması hâlinde söylenen sözün doğru biçimi,
      “zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü biçimindedir

Kaynak TDK   http://tdk.org.tr/
 


 

Tarihte Bu Hafta

Nisan
18
1936
1949
İzmit Kağıt Fabrikası’nda ilk kağıt imal edildi.
İrlanda Cumhuriyeti ilan edildi.
19 1909

1947

1948
1967
Hareket Ordusu Yeşilköy’e ulaştı;
İstanbul’daki kargaşaya son vererek düzeni sağladı.
Hindistan’da Kongre Partisi, ülkenin Hindistan ve Pakistan olarak iki ayrı devlete bölünmesini kabul etti.
ABD yeni bir atom silahını Marshall Adası’nda denedi.
Yunanistan’da ordu yönetime el koydu.
20 1924
1940
1924 Anayasa’sı kabul edildi.
İlk
elektronlu mikroskop Philedelphia’da tanıtıldı.
21 1864
1973
1959
Toplumbilimci Max Weber doğdu.
Romancı
Kemal Tahir öldü.
İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın başına
Muhsin Ertuğrul getirildi.
22 1924
1940
Demiryolları Genel Müdürlüğü kuruldu.
Raman’da 1042 metre derinlikte petrol bulundu.
23 1920
1923
1965
1982
1984
Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı.
Lozan Konferansı başladı.
İlk Sovyet haberleşme uydusu Maniya-1 uzaya fırlatıldı.
TRT renkli yayına geçti.
AIDS’e neden olan virüs belirlendi.
24 1512 24 Nisan I. Selim (Yavuz) tahta çıktı.

Derleyen: Tanju Berk   

       

Haftalık Hava Tahmini
 

İstanbul

0C km/sa knt Yön

Hava

Uyarı

P.tesi

16 25 14 GB  

 

10 32 18 GGB

Salı

17 32 18 GB  

 

12 28 15 GGB

Çarşamba

22 28 15 GGB  

 

14 18 10 Güney

Perşembe

22 18 10 GGB  

 

13 10 6 Güney

Cuma

20 10 6 BGB Hava
Dönüyor

 

12 7 4 KD

C.tesi

15 7 4 KB  

 

7 18 10 Kuzey

 

 Doğu.. Doğu     Batı... Batı                  Diğer hava tahmin yöntemleri
   KKB... Kuzey Kuzey Batı


Nis 24      May 1     May 8     May 16

 

 

Alparslan Tansuğ'un meteorolojik çalışmaları

wunderground tarafından, referans niteliği seviyesinde kullanılmaktadır.
Başarılarının devamını dileriz.

Devlet Meteoroloji

Poseidon
Weather Online

 

 

Diğer haftaları gezebilmek için
Haftalık yazısını tıklayınız

Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız
bizleri sevindirecektir.