"Bir tane -insan hakkı ihlali- vardır,
o da kişiye farklı davranmaktır."
İoanna Kuçuradi
Ekonomik suçlara getirilen af,
insan hakkı ihlalidir.
Galatasaray'ın Kupa Galibiyetini Kutlarız
Takım ruhu ve gayretlerinin örnek olmasını dileriz.
Haftanın Sorusu
Önce tutsaklıktan...,
düşünce, düşünme tutsaklığından kurtulmak gerek !
Ülkemizde 36 milyon
seçmen, bordrolular dahil 6 milyon vergi bağlısı var.
Maça gidenlerin değil,
tüm vergi yükümlülerinin ödedikleri ile
görevlendirilen 8.000 polis memuru, birbirleri sayesinde var olan
iki futbol takımının
"taraftarının" dövüşmesini "önledi"...!
Taraftarlar,
Hindistan-Pakistan göçünü andırırcasına
ayrı kapılardan, ayrı yollardan "maça" gitti...!
Çocuklarımızı sevgisiz
mi büyüttük?
Sadece uslu durdukları zaman "sinemaya" götürmeye söz verip,
zaman zaman sözümüzü unutup,
çıkarcılık tohumlarını kendi elimizle mi ektik?
Ergenliklerinde bağlanma gereksinimlerini mi çoklaştıramadık?
Erginliklerinde bağımsızlıklarına mı engel olduk?
Sorumluluk vermek yerine yasaklar mı koyduk?
Haklı çıkabilmek uğruna, gerçekleri görmezden mi geldik?
Özür dileyip gönül almak yerine, yanlışlarda mı direndik?
Savaşı görmeyip, var olanı gözardı edip, birliğimizi mi unuttuk?
Savaşı kazananların, çoğunlukla barışı kaybettiklerini mi
anlatamadık?
Doğru soru sormayı, doğru cevaplamayı ve doğru sıralamayı mı
öğretemedik?
Yoksa, çocuklarımızın dediği gibi "E" şıkkı, yani "yaşıyor gibi"
mi yaptık?
Yaşamın, "Sen ve Ben"
ayırımını aştıktan sonra başladığını
anlatacak vakit mi bulamadık?
Denizce
Çaresizseniz, çare siz siniz !
Çare için
aşağıdaki satırları fare ile tarayın.
Omuz Omuza, gönül gönüle ve daima birlikte,
ilkelerimizden ve
hukuk devletinden asla ödün vermeden
Denizce
Birlikteliğimizin adını "Denizce"
koyduk.
Çünkü "Denizce"
bir dil, bir iletişim-, bir yaşam biçimidir.
Tanıtımlarını
(Advertorial)
Denizce'de
yapanlar hep aranıldılar ve hep ilk sıralarda
bulundular. Seçkin kişilerle buluştular.
Tanıtımınızı
Denizcede
yapmanız,
işinize ve kendi adresinize yatırımdır.
Adam ve hayattaki tek
arkadaşı olan köpeği bir kazada birlikte ölmüşlerdi..
Gökyüzüne çıktıktan sonra bembeyaz bulutların arasında dolaşmaya
başladılar..
Adam çok susamıştı... Biraz su bulabilmek ümidiyle yürümeye
devam ederken, birden kendilerini muhteşem bir görüntünün karşısında buldular... Rengarenk çiçeklerle süslü bir
bahçe, altından yapılmış bir bahçe kapısı ve onları karşılayan
beyazlar içinde bir kadın..
Adam köpeğiyle
birlikte kadına yaklaştı ve sordu:
"Affedersiniz... Burası neresi?
Kadın ona gülümsedi:
"Burası Cennet, efendim"
Adam bunun üzerine
sevinçle
"Harika...!!!" dedi "Peki bana biraz su verebilir misiniz?
Gerçekten çok susadım"....
Kadın cevap verdi:
"Tabi efendim, içeri girin... İçeride dilediğiniz kadar su
bulabilirsiniz...."
Böylece adam köpeğine
döndü,
"Hadi oğlum içeri giriyoruz" diyerek kapıya yürüdü...
Ama kadın onu birden
durdurdu:
"Üzgünüm efendim, köpeğiniz sizinle gelemez.. hayvanları içeri
almıyoruz..."
Bunun üzerine adam bir
an durdu.. düşündü... ve geri dönüp köpeğiyle birlikte geldikleri
yolun tam ters yönünde yürümeye devam etti... Bir süre geçtikten sonra kendilerini bu kez tozlu çamurlu bir yolda
buldular ve yolun sonunda karşılarına çiftlik girişini andıran
bir kapıyla yırtık pırtık elbiseli bir dede çıktı...
Adam sordu:
"Affedersiniz.... bana biraz su verebilir misiniz??"
Dede "İçeri gel"
dedi.. "Kapıdan girdikten sonra sağ tarafta bir çeşme
var..."
Adam sordu:
"Peki arkadaşım da benimle gelip oradan su içebilir mi?"
Dede "Tabii..."dedi..
"Çeşmenin yanında köpeğinin de su içebileceği bir kap
bulacaksın..."
Bunun üzerine adam
kapıdan girdi... biraz yürüdükten sonra sağ tarafta çeşmeyi
buldu.. Adam çeşmeden köpek de oracıktaki kaptan doya doya
içerek susuzluklarını giderdiler....
Derken adam geri giderek girişte bekleyen dedeye sordu:
"Su için çok teşekkür ederim... Peki burası neresi..?"
Dede "Burası cennet"
dedi.
Bunu duyan adam
şaşırdı:
"Ama nasıl olur..? Az önce burası gibi kırık dökük
olmayan muhteşem bir yere gittik ve orasının da Cennet olduğunu
söylediler..."
Dede :
"Şu rengarenk
çiçeklerle süslü altın kapılı yer mi?" dedi... " Ama orası
Cehennem.."
Adam iyice şaşırmıştı:
"Peki ama orası sizin adınızı kullanarak insanları kandırıyor
diye hiç kızmıyor musunuz..?"
Dede gülümsedi:
"Kızmıyoruz... Kızmıyoruz çünkü onlar kendi çıkarı için en iyi
arkadaşını yarı yolda bırakanları Cennet'ten uzak
tutuyorlar..."
Engin Kuşaksız'a teşekkürlerimizle
Gökten
elmalar düştü...
Bilemediğimiz ilk ile, bilemeyeceğimiz son arasındaki bu küçük
aralıkta...
dostu kadar zengin olmayı başarabilenlerin başına...!
Haftanın
Sözü
BAŞARI
Sık sık gülmek ve çok
sevmektir;
Akıllı insanların saygısını ve çocukların sevgisini
kazanmaktır;
Dürüst eleştirmenlerin onayını almak;
Sahte dostların arkadan vurmalarına dayanmaktır;
Güzeli sevmektir;
Herkesteki en iyiyi bulmaktır;
Karşılık beklemeyi hiç düşünmeden kendiliğinden
vermektir;
Geride ister sağlıklı bir çocuk,
ister kurtarılmış bir ruh,
ister bir parça yeşil bahçe,
ister iyileştirilen bir sosyal durum bırakarak
dünyanın iyileşmesine katkıda bulunmaktır;
Gönlünce eğlenmek ve gülmek;
Kendinden geçerek şarkı söylemektir;
Tek bir kişi bile olsa, birinin sizin varlığınızdan
ötürü
daha rahat nefes aldığını bilmektir;
İşte bu başarılı olmaktır.
Ralph Waldo
Emerson
Cem İşmen'e teşekkürlerimizle
Bir "Tık" ile açılır. "Tık"ladıkça yenilenir.
Haftanın Çizgisi
Karar [Lorenzo
Quinn]
İlle de birinden vaz geçmek mi?
Öncesizlik, ya da sonrasızlık mı?
Akıl mı? Duygu mu? İkisi mi? Hiç biri mi?
Karacaoğlanın Bir Şiiri Üzerine Çeşitlemeler Atımla yola
çıkıyoruz seherde
Sabah, büyük bir kuş uyanıyor,
Ağırlaşmış ay gibi susuyorum,
Yaşı bilinmeyen yağmur önümde,
Bin yıl ötedeki ufak çiçekler.
Dün gece, dün gece gördüm düşümde
Kömür gözlümden ayrı düşmüşüm
Sevdamın avucunu bastırıyorum geceye
Yağıyor dağlara kar benim için
Güz ağaçları ile karıştırıyorum sisleri
Beni yola bırakan ırmağa dönüp bakıyorum
Uzaklıkların sınanmış bıçağı
Bir şey demek gelmiyor içimden
Kanımın buğdayını savuruyorum.
Atımla, atımla yola çıktım seherde
Lale sümbüller içinde hüma kuşları ötüyor,
Avcılar yolu tutmuşlar dağlara erken erken,
Dar sokaklardan geçiyorlar,
Sağlarına sollarına gümüşlü hamayıl asmışlar
Al atlarının,
Mücevherli tüfekler asmışlar omuzlarına,
Yeterince şarapları var günbatımı için
İnsan gibi bakan kartalları gördüklerinde. Melih Cevdet Anday
Hikâye bu ya, uçağın
birinde çok önemli 4 kişi bir de çocuk varmış. Uçakta ciddi bir
arıza oluşmuş. Pilotun emri ile hafiflemek için "yük"
boşaltılması gerekmiş. Tüm yükler atıldıktan sonra sıra
gelmiş VIP yolculara. İyi de toplam yolcu sayısı 5 oysa paraşüt
sayısı ise 4 müş...
Biri çok ünlü bir
futbolcuymuş. Daha atılacak çok golüm var, kusura bakmayın deyip
kapıvermiş paraşütlerden birini, kurtarmış kendini.
İkincisi ise ben ünlü
bir ülkenin bir zamanlar birinci hanımıydım, yarınlarda ise
başkan olacağım, kusura bakmayın ben tuttuğumu koparırım demiş
almış ikinci paraşütü. Kendine göre o da kurtarmış (sadece)
kendi hayatını (Allah yaşayanlara kolaylık versin)
Üçüncü dediğim dedik
bir adam. Bilmediği yok... Ben "başkanım" demiş kaptığı gibi
torbayı kurtarmış kendini...
Sıra gelmiş yaşlı
adamla çocuğa.
Yaşlı adam:
"Yavrum, ben önemli bir dinin lideriyim. Bilerek bir günah
işlemedim sayılır. Senin ise daha yaşayacak bir dolu ömrün var.
Al bu kalan son paraşütü ve kendini kurtar..!" demiş.
Çocuk, çok keyifli ve
rahat bir tavırla:
"Amca, sen hiç merak etme. İkimize de paraşüt var. O çok bilen
adam benim okul çantamı kaptı, kendini onunla kurtardı..!"
Çok okuyan mı
biliiiir? Yoksa kendi yazdığını okuyan mı?
İşte onun orasına artık siz karar vereceksiniz...!
Selmin Çağırga'ya
teşekkürlerimizle
Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri
sevindirecektir.
Püf Noktası
Dağarcığınıza Her Gün İki Söz
Aşağıdaki görüntü ve içerik Türk
Dil Kurumunun günlük gönderisidir.
Dağırcığınıza her gün iki SÖZ eklemek isterseniz.
ikebana isim (ikeba'na)
(Japoncadan) Belli
kurallara göre yapılan çiçek düzenlemesi.
Yabancı Kelimelere Karşılıklar
endeks : Fransızca endeks (index)
sözü dilimize önceleri indeks
biçimiyle ve sadece "dizin" anlamıyla girmiş
bulunmaktaydı. Aynı söz son zamanlarda endeks
biçimindeki söyleniş ve yazılışıyla ve çeşitli
türevleriyle başka anlamlarda da yaygınlaşmaya
başlamıştır. "Alfabetik liste" anlamındaki dizin
kelimesi, dilimize artık yerleşmiş bulunan güzel bir
Türkçe kelimedir. Bir konudaki çeşitli aşama ve
durumları gösteren liste ve tablolar için de dilimizde
bir karşılık vardır:
gösterge.
Bu
söz, son zamanlarda
endeksli biçimiyle ekonomide veya başka
konuların ekonomik ifadeyle anlatılmasında "ayarlı,
bağlı" anlamlarında sık sık kullanılmaktadır. Oysa
dilimizdeki ayarlı,
bağlı kelimeleri bu kavramı rahatça
karşılamaktadır. Sözün
endeksleme,
endekslenme biçimlerindeki kullanımları
yerine önerdiğimizkarşılıklar: ayarlama, ayarlanma.
İnsan dili ile
düşünür, düşündükçe dilini geliştirir.
Gelişmişliğin bir ölçütü de dildeki kavram sayısıdır.
"Şofben" yerine
"içindengeçerkenısıtan" (Durchlauferhitzer) tanımını
kullanan hiç bir Alman kullandığı tanımdan utanmaz...!
Denizce
Tarihte Bu Hafta
Mayıs
16
1929 İlk Oscar ödülleri
verildi; ‘Wings’
(Kanatlar), en iyi film seçildi. 1957 IBM,
yeni bir bilgisayar geliştirdi; ağırlığı 21 ton.
17
1904 İlk Olimpiyat
oyunları St. Louis’de başladı. 1928 Hıfzısıhha
Enstitüsü kuruldu. 1938 Divriği demir
madenleri üretime başladı. 1998 Oyuncu ve
şarkıcı Frank Sinatra
öldü.
18
1898
Faruk Nafiz Çamlıbel
İstanbul’da doğdu. 1919 İstanbul
Dar-ül fünunu,
(Üniversite) İzmir’in işgalini protesto için
ilk toplantıyı düzenledi. 1936 Dünyaca ünlü
yazar Maksim Gorki
öldü.
19
1919Mustafa Kemal,
Samsun’da Anadolu toprağına ayak bastı. 1935 İngiliz casus
T. E. Lawrence
(Arabistanlı Lawrence)
motosiklet kazasında
öldü. 1938 19 Mayıs
günü, ‘Gençlik ve Spor Bayramı’
olarak kabul edildi. 1940 İstanbul’da
Dolmabahçe Stadı’nın
temeli atıldı. 1944 Ankara ‘Gençlik
Parkı’ törenle açıldı.
20
1506 Kaşif
Kristof Kolomb
öldü. 1928 Uluslararası
rakamlar kabul
edildi.
21
1927 New York’tan Paris’e
uçan Charles Lindbergh,
Atlas Okyanusu’nu geçen
ilk pilot oldu. 1950 14 Mayıs’taki
seçimlerden galip çıkan
Adnan Menderes
Başbakan oldu.
22
1955 Aziziye Tabyası
kahramanı Nene Hatun, 97 yaşında Erzurum’da öldü. 1960 Türk resminin
en önemli isimleri arasında yer alan
İbrahim Çallı
öldü