Antifiriz suyun donmasını nasıl önler?
Hava
sıcaklığı sıfırın altına düşünce, arabamız kapı
önünde hareketsiz halde iken soğutma suyu da her
su gibi donabilir. Donunca genişler ve yarattığı
basınç ile motor bloğunu çatlatabilir. Bu olayı
önlemek için suyun içine, sıfırın çok altındaki
derecelerde bile donmasına mani olacak
'anti-firiz' dediğimiz sıvı ilave edilir.
Motorun soğutma suyunun içine ne oranda
antifiriz konulacağını, o bölgede olabilecek en
düşük hava sıcaklığı belirler.
Tam güvenli olması için, soğutma suyunun yerine
niçin tamamen antifiriz doldurmuyoruz? Antifiriz
oranı yüzde yüzü bulunca sıcaklık ne kadar
düşerse düşsün maksimum korunma sağlanmış olmaz
mı?
Hayır, olmuyor. Mantıken ters gelebilir ama
belirli orandan fazla konulan antifiriz bu sefer
de tamamen ters tepki veriyor. Suya yüzde 50
oranında katılmış antifiriz -37 derecede
donarken, antifirizin kendisi yani saf antifiriz
-12 derecede donuyor.
Suyla karışabilen her şey onun sıfır derece olan
donma noktasını düşürür. Yani donma derecesini
düşürmek için suya toz şeker, şurup hatta
aküdeki asit bile konulabilir. Hepsi de bir
dereceye kadar aynı işlevi görür ancak hiçbiri
diğer tehlikeli yan etkileri bakımından tavsiye
edilmez.
İlk otomobillerde şeker ve balın antifiriz
olarak kullanılmaları denendi, sonraları ise
alkolde karar kılındı. Ancak bu sefer de alkolün
kaynama noktası düşük olduğundan motor sıcakken
sorun çıkardı. O halde ideal antifirizin donmayı
önlemesi ama aynı zamanda da suyun kaynamasına
sebep olmaması gerekiyordu. Günümüzde bu amaçla
'etilen glikol' denilen renksiz kimyasal bir
sıvı kullanılıyor.
Suyun içine katılan kimyasalların donmayı önleme
özelliği, suyun ve buzun moleküler yapıları ve
antifirizin bu yapılara olan etkisinden ileri
geliyor. Tüm sıvılarda olduğu gibi suda da
moleküller serbest ve düzensiz halde, katılarda
(buzda) ise sabit ve düzgün bir yapıdadırlar. Su
donarken önce moleküllerinin hareketleri
yavaşlar sonra da düzgün ve sabit bir konuma
gelirler yani kristalleşirler. İşte antifirizin
buradaki rolü, moleküllerinin su molekülleri ile
birleşerek onların buz kristalleri
oluşturmalarını önlemektir.
Peki öyleyse ortada su yokken antifiriz kendi
kendine niçin daha çabuk donuyor? Çünkü suya
katıldığında antifirizin su moleküllerine
yaptığını su da antifiriz moleküllerine yapar.
Donmayı önlemek daha doğrusu geciktirmek için
iki taraflı çalışır, su da antifirizin donma
derecesini düşürür. Sonuç olarak arabanın
soğutma suyuna önerilenden fazla antifiriz
konmasının hiçbir faydası yoktur aksine zararı
vardır.
Güvenli Sürüş İpuçları
Her yıl kaza anında 7.000 (Yedibin) canımızı
kaybediyoruz.
Lütfen dikkatle okuyun ve mümkünse paylaşın..
İyi bir sürüş pozisyonu elde edin.
Koltuğu, elinizi uzattığınızda bileğiniz
direksiyonun en üst kısmına uzanacak konuma
ayarlayın. Kafa koruyucuyu kafanızın tam arka
kısmına gelecek fakat kafanıza değmeyecek
biçimde ayarlayın. Direksiyonu simetrik olarak,
saat 3 ve 9 konumlarında tutun. Böylelikle onu
sağa ve sola daha çabuk ve tam istediğiniz kadar
döndürebilirsiniz. Elinizi direksiyon simidinin
tam üstünde tutarsanız, bir tehlike anında hava
yastığı şişerse kolunuzu kırabilir ya da
yüzünüze çarpabilir.
Kontrol edin. Aracı hareket ettirmeden ve
durdurmadan önce her şeyin yolunda olup
olmadığını kontrol edin.
İniş sırasında dikkat! Özellikle taşıtın
sol tarafındaki kapılar, olmak üzere taşıtın
kapıları yoldan başka taşıt, bisikletli veya
yaya gelmediğinden emin olunmadan açılmamalıdır.
Aman
dikkat! Araç kullanırken sürekli dikkatli
olun ve genellikle sağ tarafa dikilmiş olan
trafik işaretlerini asla gözden kaçırmayın! Ters
yöndeki işaretleri arka tarafından yorumlamaya
çalışmayın. Sürüş halinde iken araçtakilerle
konuşmak durumunda olduğunuzda, gözünüzü yoldan
ayırmayın. Kazaların çok görüldüğü bilinen yol
ve kavşaklarda daha da dikkatli olun. Bu durumda
alkolle ilgili yasak ve sınırlamaları tartışmak
yararsızdır. Almanya'da alkol sınırı % 0.05'e
indirilmiştir.
Akışa uyun. Koşullar elverdiğince trafik
akışına uyun. Aşırı hız farklılıkları tehlikeli
olabilir.
Hız limtlerine uyun. Kazaların çoğunun
nedeni aşırı hız ve dikkatsizce yapılan
hareketlerdir. Trafik işaret levhalarındaki hız
sınırlarının, müsaade edilen maksimum hızlar
olduğu ve ancak trafik, hava ve yol koşulları
uygunsa uygulanabileceği unutulmamalıdır. Yol
boş ve polis kontrolü yoksa bile hız sınırlarını
aşmamaya özen gösterin. Seyahat ettiğiniz
yolların hız limitlerini samimi olarak bilin.
Bunlar; şehir içi, şehir dışı ve otoyol hız
limitleri olmak üzere, sadece üç tanedir. Aksi
bir işaret bulunmadıkça bunlar geçerlidir.
Vitesi boşa atmayın Yokuşları
çıkabileceğinizi tahmin ettiğiniz vitesle inin.
Yokuş aşağı inişlerde asla vitesi boşa almayın
ve hızınızı artırmamaya özen gösterin. Aksi
halde sürüş kontrolünü kaybedebilirsiniz.
Çok yaklaşmayın. Şehirlerarası yollarda
başka araçlara çok yaklaşmazsanız, onların
yapacağı kazalara karışmamış olursunuz.
Trafiği izleyin. Yolun ilerisine bakarak,
herhangi bir probleme yaklaşmadan önce onu
anlayın. Aynalarınıza da sık sık göz atın.
Geçebilecek misiniz? Geçmek istediğiniz
aracın hızından yeterince yüksek hızda iseniz
geçiş yapabilirsiniz.
Daha sonrasını düşünün. Muhtemel acil
trafik durumlarını sürekli olarak düşünerek,
kurtulma planları yapın.
Sol şeritkolik olmayın. Sol şerit, hızlı
sürüş şeridi değil geçiş şerididir. Geçişler
dışında sol şeridi boşaltın. Hız yapanları
yavaşlatmaya da çalışmayın. Bırakın polisliği
polisler yapsın.
Far yakın. Gece sürüşleri dışında,
şehirlerarası yollarda, yağmurlu ve sisli
havalarda gündüzleri de farlarınızı açık tutun.
Bu daha iyi görülmenizi sağlayarak karşıdaki
sürücülerin daha dikkatli olmalarını
sağlayacaktır. Gece sürüşlerinde farlarınızın
karşıdan gelen taşıtın sürücüsünün gözünü
almaması için, geçiş süresince kısa far durumuna
getirmeyi de unutmayın.
Sinyal verin. Şerit değişimleri ve
dönüşleriniz öncesinde sinyal vererek diğer
sürücülere niyetinizi bildirin.
Sola dönmek için bekleyin. Trafikte durup
sola dönmek için beklerken, yol serbest hale
gelinceye kadar tekerleklerinizi ileriye doğru
düz tutun. Eğer tekerleklerinizi sola doğru
kırarak beklerseniz, birisi size arkadan
çarptığında sizi karşıdan gelen trafiğin önüne
iter. Ayrıca, ilerinizde bir engel gördüğünüzde,
hemen diğer şeride geçmeden önce o şeritteki
trafiği kontrol edin ve onlara yol verin.
Sağa dönüş Kırmızı ışıkta sağa dönüş
yapılamaz. Sadece bazı kavşaklarda, dönüş için
ayrı bir ışık bulunuyor ve yeşil yanıyorsa veya
özel olarak dönüş yapılabileceği belirtilmişse,
diğer yoldaki trafiğe dikkat edilerek dönüş
yapılabilir.
Girişlere yardımcı olun. Çok şeritli
yollarda sağ şeritte ilerlerken, trafiğin
elverdiği ölçüde ve geçici olarak bir iç şeride
geçerek, sağdan giriş yapan araçlara güvenli ve
düzgünce giriş yapabilmeleri için yardımcı
olabilirsiniz.
Doğru zamanda fren yapın. Dönüşlere
gelmeden önce uygun hıza yavaşlayın. Dönüşün
ortasında yapacağınız sert fren aracınızın
dengesini bozar.
ABS'yi deneyin. Aracınız kilitlenmeyi
önleyici fren sistemiyle donatılmışsa, ilk kez
karşılaştığınızda pedal titreşim ve gürültüleri
sizi şaşırtabilir. Bu nedenle, ABS'nin nasıl
hissedildiğini anlamak üzere, acil bir durumu
beklemeden, yağmurlu bir günde kumlu, kaygan bir
yol veya boş bir park alanı bularak, ABS'yi
uyarmak üzere sert bir fren yapın.
Araç kullanırken telefonu kullanmayın.
Araştırmalara göre, araç kullanılırken yapılan
telefon konuşmaları kaza riskini dört kat kadar
artırmaktadır. Risk, "hands-off" veya kulaklıklı
telefon kullanımında da aynıdır.
Gece görüşünüzü koruyun. Yaklaşan farlara
fazla bakmayın. Körleştiriyorsa, bakışınızı
yolun sağ kenarına yoğunlaştırın.
Uykunuzu alın. Uykulu iken araç
kullanmayın. Gözleriniz bir noktada sabit
kalıyorsa bu tehlike işaretidir. Bulduğunuz en
yakın güvenli yerde sağa çekerek birkaç
dakikalık bir şekerleme yapın.
Güvenceye alın. Kısa süreli de olsa,
aracınızı terk ederken güvenceye alın. Yani,
düşük vitese takarak el frenini çekin, camları
kapatarak kapıları kilitleyin. Eğer arabada
sizden başka kimse yoksa, kredi kartıyla ödeme
yapmaya giderken bile kapıları kilitleyin.