Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 






Orhan Erdenen
Abut Efendi
Ahmet Fethi Paşa
Ahmet Afif Paşa
Ahmet Necip Bey
Amucazade Yalısı
Burhanettin Efendi
Dolmabahçe Sarayı I
Dolmabahçe Sarayı II
Edip Efendi
Ethem Pertev
Fehime Sultan Yalısı
Hacı Feyzi Efendi
Hamidiye Cami
Halil Ethem Paşa
Hekim Başı Yalısı
Huber Yalısı
İtalyan Sefareti
Kadri Paşa Yalısı
Kıbrıslı Yalısı
Kızkulesi
Kont Ostrorog
Mediha Sultan S.
Rahmi Koç Yalısı
Rumelihisarı
Sait Halim Paşa
Serasker Rıza Paşa
Şerifler Yalısı
Zarif Mustafa Paşa
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Boğaziçi Yalıları   

 Halil Ethem Paşa Yalısı
 

   Koruma No: 47   

 

Kaynak  : Orhan Erdenen "Boğaziçi Sahilhaneleri"
 
(Pafta 30 / Ada 194 / parsel 8)

Üslubu        : Neo-klasik/Neobarok, duvarları (ahşap/bağdadi) idi.
İnşa tarihi  : XIX.yüzyıl ikinci yarısı. (Harem/selamlık; çift merdivenli)
Yüz ölçümü: 405 m2.
(Yeni sahipleri tarafından, 1988-89-90 yıllarında, duvarları betona dönüştürüldü. Duvarların dış yüzleri yine ahşap kaplandı.)
Çubuklu/Osman Hamdi Bey Yalısı olarak da şöhret yapan bu yapının dışı (1988 yılı sonbaharında) tamamen ; içi 3/4 oranında yenileniyordu.
Yenileme ruhsat tabelası şöyledir:
1.Sınıf eski eser restorasyonu
Mal sahibi : Sami Konukoğlu
Proje       : Mimar Vildan Ak

 

1972     

    

Barok bir plan üzerine, neoklasik üslupta inşa edilen Çubuklu dönemecindeki bu yalı, Türk bilim/sanat hayatında yeri olan bir ailenin günümüze kadar gelebilmiş 150 yıla yaklaşan hatırasını da taşır.

Taş hizmet katı üzerine, iki ahşap/bağdadi katı olup; her katta güney ve kuzeyde olmak üzere iki merdiveni, iki büyük sofası, bir büyük sofa/salonu, altı odası, iki tuvalet/ banyosu bulunmaktadır.

Plan Görünümü
Her iki katın taksimatı aynı olup, orta sofa/salondan başlayarak tam simetrik bir plan göstermektedir. Orta sofanın iki dış yüzü kavisli çıkmalıdır. Sağ ve soldaki bölümlerin ikişer odası deniz, birer odası bahçe yönündedir. Orta büyük sofanın karşılıklı kapıları açıldığında, güney veya kuzey kapılarından giren bir kimse, diğer kapıyı görebilmektedir. Bu uzunluk 20 metreyi bulmaktadır. Orta salon/sofa 90 m2'dir. İki bölümlü ve iki sofalı plan tipinin uygulandığı gözleniyor. Orta sofa binayı harem ve selamlık olarak ikiye bölüyor. Arka bahçeye de harem bahçesi denilmekte idi. İran mimarisinden gelen "zülveçheyn" (hem denizi, hem bahçeyi gören) orta sofa, kısa dılılan (kenarları) oval olmak üzere dikdörtgen biçimindedir.

XIX. yüzyıla ait bulunan yalı, mimari karakteri hiç bozulmadan korunabilmiştir. Harem bahçesinde, Kanlıca körfezindeki yıkılan Bahaî* yalısından gelme çok güzel bir selsebil vardır. (Geniş bilgi için giriş bölümüne bakınız.)


Dolu kısımları boş kısımlarından az; bol güneşli, fakat Boğaziçi'nin en serin noktalarından biri üzerindedir. Mermer taşlıklı servis katında mutfak, kiler, v.s. bulunmakta; birinci kata birkaç taş basamakla çıkılmaktadır. Birinci katla ikinci kat arasındaki fark, sadece orta büyük sofa/salonun sonradan camekanla bölünmüş olmasıdır. Ahşap binalar gibi, yalı yüksek tavanlıdır. Eski hamamı camekanlık ve mutfak haline getirilmiştir. Bahçedeki kayıkhanesi de su borusu geçirilirken kapanmıştır. Çatı katı yoktur. Sahil yolu gcnişletilirken, bahçe parmaklığı geri alınmış, çınar ağacı dışarıda kalmıştır. Kaskatlı havuz 35 sene evvel yapılmıştır. Bacalar ilk yapıldıkları gibidir. Kiremitleri Osmanlı tipidir.


Dekorasyonu
Yalının tavanları aynen korunmuş; duvar panoları sonradan yapılmıştır. Tavan nakışlan sade fakat zariftir. Merdivenler tavuskuşu tarzında. Güney ve kuzey cephelerden birinci kata girişler bu merdivenlerin altlarından oluyor. Birinci katta, salon ve dört yatak odasının döşemeleri parkeye çevrilmiş, diğer yerler eski tahta kalas olarak kalmıştır.

 

  Yalı poyraza açıktır, nadiren lodos almaktadır. Dağdan gelen suyu 1971 yılında kurumuştur, kuyusu vardır. Boğaziçi'ne ve bahçelerine güzellik katan ve bu tabiata incelikleriyle bağlı selsebiller, çeşmeler, fıskiyeler yalının özelliklerindendir. Yalnız bunlardan, kuzey girişindeki küçük mermer çeşme daha yakın zamanda yapılmıştır.

Yalının eski ağaçları: Salkım, 4 manolya, fıstıkçamı, Trabzon hurması, incir, ceviz, kızılcık ve karaağaçtı (karaağaç kurumuştur.)

Yalının Tarihçesi
1971 yılında koruma karan altına alınırken, Halil Ethem (Eldem) Yalısı olarak tescil edilmiştir. Sahilhane'nin ilk sahibi ILAbdülhamid'in sadrazamlarından ilim ve devlet adamı Ethem İbrahim Paşa'dır. Kendisi XIX.yüzyıl boyunca yaşamış, pek çeşitli memuriyetlerde bulunmuştur. Ethem İbrahim Paşa'nın iki oğlu, müzeciliğimizin ve sanat hayatımızın unutulmaz isimlerinden Osman Hamdi ve Halil Ethem beylerdir. Onların hatıraları da yalıya ayrı bir değer katmaktadır.

 

Mimari Biçimi
“Bu yalının fasadları daha Avrupai stilde (eclectique) dir; fakat, planı yerel biçimde bulunmaktadır.

Fasad Elemanları:
Katsilmeleri ve köşe plastırları, pencere frontonları, pencere panjurları ve söve pervazları (chambralle), belirgin çatı kornişi (gizli dere ile) zırhlı cephe kaplaması vs. Yabancı enterior: duvar panosu, pencere parapeti, tavan silmeleri ve kornişleri, mobilya ekipmanı alafranga vs.

 

Geleneksel Öğeler:
Plan düzenlemesinde denize dikey sofa iki baştan bombeli (cumbasız), denize paralel iki ayrı sofa ve merdiveni ve hareketli plan tertibi, kanatsız sürme pencereler vs.


 

Servis katı bodrumda, esas antre merdivenin altından girişli. Zemin katı bir subasman üzerinde olup cephe elemanları için sakl teşkil ediyor. Batı ve yerli stilin birlikte egemenliğini yansıtan bu yalıyı bir İtalyan mimarının dizayn eylediği söyleniyor.


Üst Kat Planı 1970

 

Sahil yolu açımı için denizden uzaklaşan yalı büyük bir bahçe üzerindedir. Koru ve iç bahçesi çok ilginç konumunu korumaktadır:

 

 

Çeşme musluktaşı ve kurnası, selsebili, fıskıyeli havuzu, bahçe musluğu ve florası ile donanmış bir bahçe. Açık renk kitlesi ile, koyuyeşil çevre içine yerleşmiş, kontrast ve pitoresk bir manzara çizmektedir. Koru ve deniz birleşimi içinde doğayı insan katkısı ile kaynaştıran yapı kitlesi biraz uzunluk arzetmektedir; fakat, bu sükuneti ve çevre huzurunu bozacak derecede değildir. Özetle: Batı dekorlu bir Türk yapısı olan bir sahilhane bu.”

 

Behçet Ünsal