|
Merhaba Dostlar...
Gönlümüzde yelken,
önümüzde deniz derken, bu seferki beraberliğimizi "TEKNE
SEÇİMİ"ne ayırdım. Farklı tekne boyları ve beklentilerimizi,
seçim kriterlerimizi, güvenlik, bakım ve tutumlarındaki
özellikleri ana hatları ile paylaşmak istedim.
Motorlu küçük tekneler: Genelde akşam sefasında, hafta
sonu balıkta, büyük teknelere dingi olarak kullanılırlar.
Küreklerinin bulunması gereklidir. Yelkenli olabilmeleri özel
keyifler için avantajlıdır. Sentetik reçine (epoksi-cam elyafı),
plastik malzeme, şişme kauçuk, ahşaptan üretilirler. Özellikle
şişme ve epoksi olanlarının kütlesi azdır. Yanal rüzgârlardan
kolay etkilenirler. Yürütücü güç yetersizliğinde sürüklenip
ciddi sorun oluşturabilirler. Tümünde yeterince uzun demir
halatı ve demir bulundurulmalı, demirleme tekniği gereği demir
ile halat arasına en az iki kulaç zincir bağlanmalıdır. Epoksi
teknelerde yüzdürücü bölme bulunmasına dikkat edilmelidir.
Kürekler ıskarmozlardan istem dışı (ek-bağ) kurtulmamalıdır.
Motor (kıçtan takma)
gücü asla abartılmamalıdır. Ayna bağlantılıları eşit güçte
sıkılmalı ve ayrıca güvenlik kilidi takılmalıdır. Sığ sularda
dolaşabileceği (palamar botu) düşünüldüğünde, pervane piminin
belli bir dirençte kırılabilmesi önemlidir. Aksi halde şaft ve
benzeri aksamın zarar görmesi tekne yaşam koşullarında çare
üretilememesi anlamına gelebilir. Bu güçteki motorların tümü
benzin-yakıt kullanır. Yakıt tankı, aktarma hortumları ve
bağlantılarının sızdırmazlığı yaşamsaldır. Bakım ve tutumlarına
dikkat edilmesi, yedek buji ve anahtarının, uygun şartlarda
saklanmış kuru bir bezin, hatta nem giderici “spray”
bulundurulması yararlıdır. İki zamanlı motorlar, yağ-yakıt
karışımını birlikte tüketirler. Yağ-yakıt oranına dikkat
edilmeli ve yanlışa neden olmayacak önlemler alınmalıdır.
(etiketleme, ölçekli dolum bidonu...)
Livarlı teknelerde,
livar-içi bölmelenmeli, kapak düzeni sağlam olmalı yalpada
taşmamalıdır. Livar lava delikleri (en az iki adet ve süzgeçli)
güvenle ve kolayca kapatılabilmelidir. Gerekmedikçe dolu
dolaşılmamalıdır.
Kullanılmadıkları
zaman içine su almayacak biçimde örtülmelidir. Hangi malzemeden
yapılırsa yapılsın güneşten korunmalıdır. Gerekmedikçe suda
bırakılmamalı, “kekamoz” tutması halinde teknenin ciddi biçimde
yıpranacağı unutulmamalıdır.
Büyük tekne arkasında
zorunlu olmadıkça yedekte çekilmemeli, ana teknenin kıçına veya
güvertesine kapatılmalıdır. Yedeklenmesi halinde er-geç
kapaklanacağı ve içindeki yakıt bidonu dahil her şeyi denize
dökeceği kesindir.
Bakım, tamir ve
tutumları için gerekli bilgileri, bir başka beraberliğimizde
görüşeceğiz.
Yelkenli olanları genelde salma-omurgalıdır veya her iki
bordadan uzatılan yaslanma gücünü tartabilen yanal yüzeyleri
vardır. Su boşaltmak için “self” adı verilen seyir-hızı ile su
boşaltabilen (kullanılmadığı zaman su girişi engellenmeli)
aygıtları vardır. “Çamçak” diye adlandırılan minik su boşaltma
kovaları mutlaka bulundurulmalıdır.
“Kaptan” ve
misafirlerin yüzdürücü kullanmaları, soğuk havalarda uygun
giysilerle dolaşmaları yaşamsaldır. Bu ve bundan sonraki
gruptaki teknelerin kullanımı için Amatör Denizci Belgesi sahibi
ve deneyimli olmak önemlidir. Yetersizlik halinde ancak bilenle
denize açılmak gerekir. Yetişmekte olan çocuklarımızın
gözlemlenmesi, mümkünse bir yelken okulunda arkadaşları ve
hocaları ile birlikte denizciliğe adım atmaları önemlidir. Seyir
öncesi meteoroloji raporlarını doğru değerlendirmek, kıyı şekil
ve derinliklerini yeterince bilmek şarttır.
Orta boy tekneler:
Genelde kendi başlarına kullanılırlar. Özel amaçlar için şişme,
diğer işlevler için ahşap veya epoksi malzemeden yapılırlar. Bu
gurupta plastik baskı teknelere daha az rastlanır. İçten takma
motorlara nispeten grubun büyük teknelerinde rastlanır. Tüm
deniz vasıtaları için geçerli kural dizel motor kullanımıdır.
Yakıt hattında olası bir arıza dahi benzine kıyasla çok daha az
risk oluşturur.
Açık denizde
kullanılmaya pek elverişli değildir. Baş-kıç yalpasında ciddi
hız kaybederler. Yelkenli olanlar iki tip salma (salma-omurga /
sabit salma) taşırlar. Salma omurgalıları karaya almak bir
kayığınki kadar basittir. Sabit salmalıları ise bir vinç veya
özel kızak düzeni ile karaya alabilmek mümkündür. Salma-dümen
birbirinden bağımsız (fin-keel = daha hafif, tornistan manevrası
daha güçlü) veya baştan kıça tam-salmalı (daha ağır, pupada
yelken seyri daha dingin, tornistan manevrası daha verimsiz)
olanlar.
Tekne açık değilse,
kullanım amacına göre havuzluk / kamara oranına dikkat
edilmelidir. Teknenin off-shore (sintinesine su almama,
havuzluğa dolan suyun seviye farkı ile doğal olarak
boşaltılması) özelliği, yağmurlu havalarda tekne bağlıyken de
önemlidir. Teknede gerçek anlamda kürek çekilebilecekse
küreklerinin, değilse kano kürekleri bulundurulmalıdır. Bu
gruptaki teknelerin yelken özellikleri başarılı, tasarım ve
amaçlarına göre hatta çok başarılıdır. Yelkenin varlığı ancak
yelken bilen kişilerce bir keyif ve bir avantajdır. Yarı bilgili
kişilerin yelken kullanımı, ciddi riskleri beraberinde
getirebilir. Denizde çatışmayı önleme tüzüğünün gerektirdiği her
tür donanımın bulundurulması zorunludur. Özellikle gece seyrinde
seyir fenerleri eksiksiz yakılmalı, olası bir aksaklığı
giderebilecek yedek malzeme (ampul, yeşil, kırmızı, saydam
malzeme, yedek el feneri, bant vs...) bulundurulmalıdır. Sintine
pompası önemlidir. Elektrikle çalışan her aygıtın el ile çalışan
bir yedeği bulunmalıdır. Bu boy teknelerde demir daha ağır
olmalı, demir halat arasındaki zincir beş kulaca kadar
çıkmalıdır. Düşlenen tekneli yaşam ile teknenin verebilecekleri
arasındaki çelişkiler iyi irdelenmelidir. Ağır denizler,
kalabalık misafir, akıntılı bölgelerde yetersiz hız gibi konular
önemlidir. Uygun fiyat ve koşullarda elde edilse dahi özellikle
Istanbul’da marina giderleri yüksektir ve tekneyi
barındırabilecek başka bir yer bulabilmek zordur. Birkaç yıllık
marina gideri ile tekne bedeli denkleşiyorsa, konuya kritik
gözle bakmalıdır.
Büyük Tekneler: Büyük tekne seçiminde en büyük sorun yeterli
bilgi ve beceriye sahip olmaksızın tekne sahibi olmaya
çalışmaktır. Karada, ayrılan bütçeye göre istenilen her araba
alınabilir. Denizde ise alınacak tekne hak edilmelidir. Tekne,
donanım ve ilgili her tür ayrıntının işleyişi ve kullanımı
bilinmelidir. Bilinmemesi halinde bakım ve onarım giderleri
sürekli ve kabul edilemez boyutlara ulaşır. Görünmeyen risklerin
başında epoksi teknelerde “osmos” gelir. Oluşum katmanlarının
arasına farklı yoğunluk ve basınç nedeniyle su girmesi diye
özetleyebileceğimiz bu durumun tamiri ve “tedavisi” nerdeyse
yoktur. Gövde yaralanmalarında ve/ya osmos gibi dokusal
sorunlarda uzman desteği alınması şarttır. Karada ve yeterince
kurumuş bir teknenin gözle görünür kılcal çatlaklarının orman
ürünlerinde kullanılan “nem ölçer” ile sınanması iyi sonuç
vermektedir. Çatlak boyunca gözlenen nem farkı, dokunun nem
içerdiği anlamına gelir ve olumsuzdur. Salma bağlantılarının
(saplama) yapısı, dokusu özellikle ve özenle kontrol
edilmelidir. Teknenin normal ve “bayılmış” (yan yatmış)
konumunda bağlantılardan su yapması, bağlantı “kontra”larının
basıncı en aza indirecek biçimde düzenlenmemesi zaman içinde
sorun oluşturabilir. Tüm bu ve benzer sorunların aşılabilmesi
için alınacak teknenin “CE” belgesi ve/ya saygın bir kalite
sertifikasına sahip olması önemlidir. İkinci ellerde uzman
“sörvey” denetimi yararlıdır.
Yakıt tüketimi önemli
bir gider ve çevre kirliliğidir. Bir litre yakıt ondört litre
hava ile yanar. Bir beygir güç saatte 180 gr yakıt tüketir.
Motor gücü nerdeyse devir hızıyla doğrusal niteliktedir. Düşük
devirlerde az, en yüksek devirde gücün tümü tüketilir.
Rota-yakıt ilişkisi daima doğru hesaplanmalı ve yeterli yakıt
depolanabilmelidir. Teknenin alımı kadar tutumu, motoru kadar
“ırgat”ı da önemlidir. Her ikisinin de bakımına özen
gösterilmelidir. Duran bir tekne dolaşan bir tekneye göre daha
çok yıpranır ve değer kaybeder. Bu tip tekneler sürekli suda
kalmalı, yeterli sıklıkta karaya alınmalıdır.
Yaşam koşulları
çevreyi kirletici niteliktedir. Marina ve koyların
kirletilmemesi için doğru ve yetkin donanımlı “holding-tank”
“pis-su tankı” bulundurulmalı atıklar ancak açık denizde
boşaltılmalıdır. Bir damla yağın 8 m2 yüzeyi kaplayacağı
düşünüldüğünde teknede bu tür atıkların bulundurulma koşulları
ciddi önem kazanır.
Yelken donanımında
sarma flok, kullanım kolaylığı sağlar. Sarma ana yelkenin de
kullanım kolaylığı vardır. Ancak ana-yelkenlerin sarılmasında
ciddi özen gösterilmesi şarttır. Aksi halde tam gerektiği yerde
sarılmayabilir. Sarılabilir yelkenlerin “tor”u (Bumba-direk
alanına dik üçüncü boyut) olamaz, iki boyutludur. Yelken
performansı bu nedenle düşüktür. Kalite sertifikası olmayan hiç
bir metal direği kullanmayınız. Bu boy teknelerde ciddi
kuvvetler oluşur. “Vinç”ler en önemli yardımcılarınızdır. Basit
ve akılcı tasarımları sayesinde genelde sorun çıkartmazlar, diş
ve dillerinin ıslanmaması, daha doğrusu tuzlanmaması önemlidir.
Bakım zamanları atlanmamalı ve özenle yapılmalıdır. Yedek vinç,
halat ve uygun özelliklerde makaraların olması, olası sorunların
giderilebilmesi için size hoş yaratıcılıklar sağlayabilir.
Direkteki aksaklıkların önemli bir bölümü direk tepesinden
giderilir. Direğe güvenle çıkmak ve inmek (ilerleyen
buluşmalarımızda görüşeceğiz) çok önemli bir konudur.
Irgat-zincir ile demir
atan teknelerde derinlik göstergesi şarttır. Irgatın size uygun
belirli bir sürede ne kadar demir bıraktığı, zincir üzerindeki
boy işaretleri, güvenle demirlemeniz için önemlidir.
Direk yapısına da
dikkat edilmelidir. “İç-istrelya”nın varlığı “tramolaları”
zorlaştırır. “Pupa çarmıkları” “running back-stay” ise
anayelkenli tramolalarda bir yelkenci daha gerektirir.
Güvenlik Standardlarının emrettiği donanım uygun koşul ve
kalitede mutlaka bulundurulmalıdır.
VHF ile haberleşmek
için doğru aygıtı bulundurmak, yasal kimlik taşımak, çağrı
koduna sahip olmak ve en önemlisi kullanmaya yetkili olmak, acil
duyurular için gerekli “İngilizce” yi bilmek önemlidir. Güverte
üstünde “tekrarlayıcı” ve/ya bağımsız bir istasyonun daha olması
zaman zaman gerekmektedir.
Hep iyi haberleri
iletmeniz dileğiyle, bir sonraki beraberliğimizde buluşmak
üzere, kalın selametle...
Her şey gönlünüzce, rüzgârınız kolayına, pruvanız neta olsun.
DI.
Haluk Işındağ

05.12.2006
PÜF NOKTASI
BOFOR Rüzgar
hızı aralığını ifade eder.
Meteoroloji raporlarında "Rüzgar 2 ila 4 kuvvetinde" şeklindeki
ifadenin simgesidir.
Rüzgar hızı ise her zaman olduğu gibi su üstünden 10 metre
yükseklikteki yatay hava akımının"knot" [denizmili / saat]
cinsinden belirtilmesidir.
İlgili tabloya
http://www.denizce.com/bofor.asp
adresinden erişebilirsiniz.
Akılda kolay kalabilmesi için:
4 x 4 = 16 16 knot
4 bofor
16 + 5
= 21 knot 5 bofor
21 + 6
= 27 knot 6 bofor
27 + 7
= 34 knot 7 bofor dilimlerinin sonudur. |