| |
Merhaba Dostlar...
Bu beraberliğimizde de oldukça önemli bulduğum zaman zaman
sorun yaratan sanki tek parametreliymiş gibi ele alınan “Demirleme”
ye değinmek istedim.
Demirlemeyi
Suyun Derinliği ve Dip Yapısı
Rüzgar ve Yüzey Koşulları
Tekne – Demir – Bağlantı Özellikleri
Bağlanma Biçimi etkiler
Demirlemenin altın kuralı: ” Asla toplayamayacağın demiri
atma”
Demir
Seçimi:
|
 |
|
 |
Demir seçimi tekne donanımı, demir loçası ve genel dip
yapısına göre yapılır. Özellikle yelkenli teknelerde yer
kaplamaması, farklı dip yapılarına sağladığı uyum, üzerine
atılan demirlerden nispeten daha kolay kurtulması nedenlerinden
“pulluk” demir tercih edilmektedir.
“Danforth”
demirler de pruva demiri ve/ya kıç demiri olarak
kullanılmaktadır. |
-
 |
Kalabalık koylarda “mantar” demirin ana demir ile
değiştirilmesi önemli ve yararlıdır. Hiç bir kancasının
olmaması, üzerine atılan her tür demir-zincirden kurtulabilmek,
kimseden hiç bir yardım almadan vakitlice demir toplayıp
ayrılmanız, ırgatınızı gereksiz yere yıpratmamanız açısından
gerekli nerdeyse vazgeçilmezdir.
Zincir seçiminde dikkat edilecek üç unsur, zincirin kalibre –
kaveleto ile uyumlu olması, zincirliğe dökülürken akması ve
paslanmamasıdır. |
Irgat Seçimi:
Irgatın en az bakım gerektireni, güç altında bayılmayanı,
çevre koşullarından etkilenmeyeni, zincirin yanısıra halat da
çekebileni, el ile desteklenebileni, güç kaybı halinde el ile
hızla demir toplayanı tercih edilmelidir. Hidrolik, elektrikli
ve mekanik tipleri mevcuttur. Motor, ırgat kullanılmadan önce
aküyü veya hidrolik sitemleri besleyebilecek bir devirde
çalıştırılmalıdır. Elektrikli ırgatlar marş aküsünden farklı bir
kaynaktan beslenmelidir. Yerlimalı ve çok kaliteli ırgatlar
vardır, bakım ve tutum avantaj-kalitesi yüksektir.
--------------------
DEMİRLEME
Demirlemeyi düşündüğümüz bölgeyi yeterince bilmemiz
derinliğini, dip yapısını mutlaka önceden özümlemiş olmamız
gerekli.
Konumlanma:
|
 |
“Alarga” da demirlerken, demir atılan yeri merkez
bilip, merkeze olan uzaklık artı esneme payı artı tekne boyundan
oluşan bir yarıçap içinde başkalarına ve/ya başkalarının çapariz
olmayacağı bir serbestlikte olmalıdır.
“Baştan veya Kıçtan-kara” demirleyerek bağlanırken,
demirin bağlanma noktasına dik atılması, taramayacak kadar
kaloma bırakılması, gerektiğinde teknenin denize doğru
açılabilmesi, gerekmedikçe “aşırı” gergin konumda kalınmaması,
yerleşirken diğer teknelerin demirlerinin üstüne demir
atılmaması, özellikle kara bağlantı noktasındaki derinliğe
dikkat edilmesi önemlidir.
|
“Bir bilene sormalı” Sadun ağabeyin “Vira Demir”
kitabını inceleyen dostlarım, birçok koy için: “Batıdaki girinti
derinlik itibariyle de uygun görülse de sakın demirleme, tepeden
aşağı rüzgâr yersin” tarzındaki aktarımlarla karşılaşmışlardır.
Demirlenecek koy ile ilgili “pilot” nitelikli bilgiler son
derece önemli ve yararlıdır. Örneğin “Su Adası”nın batısından
giren “draft”lı yatlar oturmakta, doğusundan girenler güvenlikle
bağlanabilmektedirler. Zeminin düz ve erişte kaplı olması, olası
hasarları en aza indirmektedir. Kıyı seyrinde ve demirlemede bu
bilgiler vazgeçilmezdir.
Demirleme:
Demir yatayda çekildiği sürece tutar. Demirin peşindeki
zincir ağırlığı çekiş yönünü yatıracağından demirin tutmasında
en önemli unsurdur. Düşeyde kalacak bölümün (dip ile tekne
arası) ağır olmasının önemi pek yoktur. Yeter güçte ve
yıpranmaz, gamlanmaz bir halat ile bu bölümün aşılması
akılcıdır. Genel uygulamada tercih edilmemesinin nedeni, demir
toplarken iki farklı yapıdaki malzemenin ırgat üzerinde kolay
işlem görememesindendir. Oysa zincir-halat kombinasyonu kaloma
verirken ve demiri toplarken zincir yerine halat çekmek ciddi
avantajlar sağlar. Demir bedenindeki (5, 10, 15 kulaç) zincir
ile birlikte dibi bulduğunda elinizdeki halat boşalır ve dipteki
zincir kadar kalomanızın olduğunu bilirsiniz. Tekneler büyüdükçe
halat kullanma olasılığı azalır. Derinlik göstergenizde
okuduklarınız ile saldığınız zincir sizin deneyiminize kalır.
Zincir üzerindeki 5 ve 10 metrelerdeki işaretler bıraktığınız
zincirin uzunluğunu belirlemekte yardımcı olur. Hep aynı
yöntemle (zincirin su içinde serbest düşüşü veya zorunlu ise
ırgatın hep belli bir hızda ve belli sürelerde kullanımı) demir
bırakmakta yarar vardır. Belli bir zamanda bırakılan demirin
uzunluğunu bilmemiz, demirlemeyi süre ile ölçmenizi sağlar.
Genelde de bu yöntem uygulanır.
Bordası – üstbinası yüksek, arması büyük ve havaleli tekneler
daha çok kaloma bırakmalıdır.
Rüzgara ”aykırı” duran baştan veya kıçtan bağlı komşusu olmayan
tekneler (genelde baştan demir kıçtan kara) de olağandan fazla
kaloma bırakmalıdır. Ancak bu fazlalık teknenin “gezmesi” (yanal
salınması) anlamına gelemez. Derinlik çarpı 2, 3, 4 gibi
tanımlamalar, tekne ve çevre koşullarını içermediği için
önermemekteyim. Zincirin bedenine dipten ayrılmaması için uygun
görülen mesafede bir ağırlık bağlanması (gerektiğinde ikinci
demir) gereksiz zincir döşenmesini önler.
Yamaçta yükselen yönde atılan demire alargada güvenmeyiniz.
Rüzgarın dönmesiyle tekne yamaçta alçalan yöne doğru dönebilir
ve demirinizle baş başa kalabilirsiniz. Gecelerken kıçtan kara
olmak aksi gerekmedikçe esastır. Eğer olanaklı ise GPS inizde
“Anchor Alarm” demirleme alarmını kurarak (dilediğiniz yarıçap
dışına çıkılması halinde alarm çalması) gönül rahatlığıyla
işlerinizi yapabilirsiniz. Ancak seyrek de olsa zaman zaman GPS
lerin kendi uydularını göremediklerine rastlanmıştır. Farklı
açılarda (olabildiğince birbirlerini dik kesen) kerteriz alarak
(bu durumda: aşağıda/önde, ilişki kurabilecek kadar yukarıda ve
arkada iki nokta ile konumunuzun ilişkilendirilmesi) demirinizin
tarayıp taramadığını belirleyebilirsiniz.
Demir attıktan sonra zinciri serebilmek ve demiri gömebilmek
için kısmen demir taratan denizciler vardır. Eğer bu işlem
yapılacaksa, rüzgar yönü ve anaforuna dikkat edilmelidir. İşin
doğasına aykırı davranışlar, hesaplanamayan kaçıklıklara neden
olabilir.
Özellikle kıyısı sığ koylarda kıçtan kara bağlanırken, dingi
ile karaya gidilmesi veya yüzerek karaya ulaşılması gerekebilir.
“İzbarço bağı”nın bilinmesi gerektiğinde oluşturulan kasadan
kement yapılması, karaya çıkarken mutlaka uygun ayakkabı
giyilmesi, “kestane” ve “çıyan” lardan korunulması önemlidir.
[Kestane dikeni için zeytinyağlı pamuk ile batan yer doyurulmalı
ve dikenler baş verdikten sonra çekilmelidir. Çıyan tüylerini
çıkartabilmek için en iyi yöntem kolibandı ile bölgenin
temizlenmesidir]
Dingi ile sığlıklara yaklaşırken sıklıkla yaşanan sorun
pervanenin dibe çarpmasıdır. [Pervanenin döndürülmesi için
düşeyde bir şaft yatayda ise bir pim bulunmaktadır. Pime
merkezinde ince bir çizik attırmak - yedeğini bulundurmak ,
gereksiz şaft kırılmalarını önler] Bu tür sığlıklarda kürek
çekilmesinde yarar vardır. Karaya götürülecek halatın düzgün
roda edilmesi ve sağılacak kısmın üstte bırakılması önemlidir.
Yeterli uzunlukta halat varsa, “doblin” yapılarak (halatı kıyıya
bağlanmadan, sadece bir mesnedin çevresinden dönerek “çıma”
sının geri getirilmesi) ayrılırken tekrar kıyıya gitmeyi
gerektirmeyeceği için yararlıdır.
Demir toplarken ırgatın her duruşu yeni bir kavramayı
gerektirir. Enerji tüketimi ve kütlelerin yeniden harekete
geçirilmesinden oluşan kayıplar nedeniyle doğru değildir.
RÜZGAR (FIRTINA)
DEMİRİ
Teknenin bağlanması için değil, uygun biçimde ve istenilen
yönde direnerek sürüklenebilmesi için kullanılan bir donanımdır.
Ağırlıkları olan huni biçiminde kumaştan yapılmış bir cins
frenleyicidir. Teknenin rüzgâr yönünde gecikerek, rüzgar
üstündeki suyu sanki ütülermişcesine, sürüklenmesini sağlayan,
tekne bordasından ve kıçından iki halatla bir üçgen
oluşturularak açısı belirlenen (kıç omuzluk) derinliği
üzerindeki ağırlıkları ile, yüzerliği üçgenin tepesindeki
yüzdürücü (genelde usturmaça) ile belirlenen bir cins
frenleyicidir. En az yelken donanımında ve 8, 9 kuvvetindeki
fırtınalarda, ancak ve ancak rüzgaraltının (sürüklenilen yerin)
güvenli olması halinde kullanılır. Amaç dalga frekansını
bozarak, gelen dalganın tekneye erişememesini, tüm olumsuz
şartlara rağmen güvenli ve huzurlu bir seyrin yapılabilmesini
sağlamaktır. Fırtına ile beraber gitmemek, fırtınanın üzerinden
geçmesini bekleyebilmek zorunluluk halinde en doğru seçimdir.
İyi kaptan deli fırtınalarla baş edip gemisini sağ salim limana
getiren değil, fırtınayı bilip fırtınayla karşılaşmayandır.
Sevgili
dostlar, masmavi sularda, yemyeşil koylarda, dupduru bir doğada
keyifli, mutlu seyirler dilerim.
Rüzgârınız kolayına pruvanız neta olsun.
DI.
Haluk Işındağ
DI.
Haluk Işındağ

19.12.2006
|
|