Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 





Ahmet Serim
Ali Eser
Ali San
Ayşe M. Demetçi
Cem Boyner
Çetin Kent
Çiğdem Tepecik
F.Şadi Gücüm
Haluk Işındağ
Martine Atalay
M.Tınaz Titiz
Recep Dönmez
Sahip Akosman
Tanju Berk
Teoman Arsay
Turgay Tuna
Turgut Tülümen
Yılmaz Dağcı
Yusuf Köprülü

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

  DI Haluk Işındağ 

  Demirleme                                                                                      Dost Köşesi

 

 

Merhaba Dostlar...

Bu beraberliğimizde de oldukça önemli bulduğum zaman zaman sorun yaratan sanki tek parametreliymiş gibi ele alınan “Demirleme” ye değinmek istedim.

Demirlemeyi

*         Suyun Derinliği ve Dip Yapısı

*         Rüzgar ve Yüzey Koşulları

*         Tekne – Demir – Bağlantı Özellikleri

*         Bağlanma Biçimi     etkiler

Demirlemenin altın kuralı:  ” Asla toplayamayacağın demiri atma

Demir Seçimi:

 

 

Demir seçimi tekne donanımı, demir loçası ve genel dip yapısına göre yapılır. Özellikle yelkenli teknelerde yer kaplamaması, farklı dip yapılarına sağladığı uyum, üzerine atılan demirlerden nispeten daha kolay kurtulması nedenlerinden “pulluk” demir tercih edilmektedir.

Danforth” demirler de pruva demiri ve/ya kıç demiri olarak kullanılmaktadır.

-

Kalabalık koylarda “mantar” demirin ana demir ile değiştirilmesi önemli ve yararlıdır. Hiç bir kancasının olmaması, üzerine atılan her tür demir-zincirden kurtulabilmek, kimseden hiç bir yardım almadan vakitlice demir toplayıp ayrılmanız, ırgatınızı gereksiz yere yıpratmamanız açısından gerekli nerdeyse vazgeçilmezdir.

Zincir seçiminde dikkat edilecek üç unsur, zincirin kalibre – kaveleto ile uyumlu olması, zincirliğe dökülürken akması ve paslanmamasıdır.

Irgat Seçimi:

Irgatın en az bakım gerektireni, güç altında bayılmayanı, çevre koşullarından etkilenmeyeni, zincirin yanısıra halat da çekebileni, el ile desteklenebileni, güç kaybı halinde el ile hızla demir toplayanı tercih edilmelidir. Hidrolik, elektrikli ve mekanik tipleri mevcuttur. Motor, ırgat kullanılmadan önce aküyü veya hidrolik sitemleri besleyebilecek bir devirde çalıştırılmalıdır. Elektrikli ırgatlar marş aküsünden farklı bir kaynaktan beslenmelidir. Yerlimalı ve çok kaliteli ırgatlar vardır, bakım ve tutum avantaj-kalitesi yüksektir.

--------------------

DEMİRLEME

Demirlemeyi düşündüğümüz bölgeyi yeterince bilmemiz derinliğini, dip yapısını mutlaka önceden özümlemiş olmamız gerekli.

Konumlanma:

Alarga” da demirlerken, demir atılan yeri merkez bilip, merkeze olan uzaklık artı esneme payı artı tekne boyundan oluşan bir yarıçap içinde başkalarına ve/ya başkalarının çapariz olmayacağı bir serbestlikte olmalıdır.

Baştan veya Kıçtan-kara” demirleyerek bağlanırken, demirin bağlanma noktasına dik atılması, taramayacak kadar kaloma bırakılması, gerektiğinde teknenin denize doğru açılabilmesi, gerekmedikçe “aşırı” gergin konumda kalınmaması, yerleşirken diğer teknelerin demirlerinin üstüne demir atılmaması, özellikle kara bağlantı noktasındaki derinliğe dikkat edilmesi önemlidir.

Bir bilene sormalı” Sadun ağabeyin “Vira Demir” kitabını inceleyen dostlarım, birçok koy için: “Batıdaki girinti derinlik itibariyle de uygun görülse de sakın demirleme, tepeden aşağı rüzgâr yersin” tarzındaki aktarımlarla karşılaşmışlardır. Demirlenecek koy ile ilgili “pilot” nitelikli bilgiler son derece önemli ve yararlıdır.  Örneğin “Su Adası”nın batısından giren “draft”lı yatlar oturmakta, doğusundan girenler güvenlikle bağlanabilmektedirler. Zeminin düz ve erişte kaplı olması, olası hasarları en aza indirmektedir. Kıyı seyrinde ve demirlemede bu bilgiler vazgeçilmezdir.

Demirleme:

Demir yatayda çekildiği sürece tutar. Demirin peşindeki zincir ağırlığı çekiş yönünü yatıracağından demirin tutmasında en önemli unsurdur. Düşeyde kalacak bölümün  (dip ile tekne arası) ağır olmasının önemi pek yoktur. Yeter güçte ve yıpranmaz, gamlanmaz bir halat ile bu bölümün aşılması akılcıdır. Genel uygulamada tercih edilmemesinin nedeni, demir toplarken iki farklı yapıdaki malzemenin ırgat üzerinde kolay işlem görememesindendir. Oysa zincir-halat kombinasyonu kaloma verirken ve demiri toplarken zincir yerine halat çekmek ciddi avantajlar sağlar. Demir bedenindeki (5, 10, 15 kulaç) zincir ile birlikte dibi bulduğunda elinizdeki halat boşalır ve dipteki zincir kadar kalomanızın olduğunu bilirsiniz. Tekneler büyüdükçe halat kullanma olasılığı azalır. Derinlik göstergenizde okuduklarınız  ile saldığınız zincir sizin deneyiminize kalır.

Zincir üzerindeki 5 ve 10 metrelerdeki işaretler bıraktığınız zincirin uzunluğunu belirlemekte yardımcı olur. Hep aynı yöntemle (zincirin su içinde serbest düşüşü veya zorunlu ise ırgatın hep belli bir hızda ve belli sürelerde kullanımı) demir bırakmakta yarar vardır. Belli bir zamanda bırakılan demirin uzunluğunu bilmemiz, demirlemeyi süre ile ölçmenizi sağlar. Genelde de bu yöntem uygulanır.

Bordası – üstbinası yüksek, arması büyük ve havaleli tekneler daha çok kaloma bırakmalıdır.
Rüzgara ”aykırı” duran baştan veya kıçtan bağlı komşusu olmayan tekneler (genelde baştan demir kıçtan kara) de olağandan fazla kaloma bırakmalıdır. Ancak bu fazlalık teknenin “gezmesi” (yanal salınması)  anlamına gelemez. Derinlik çarpı 2, 3, 4 gibi tanımlamalar, tekne ve çevre koşullarını içermediği için önermemekteyim. Zincirin bedenine dipten ayrılmaması için uygun görülen mesafede bir ağırlık bağlanması (gerektiğinde ikinci demir) gereksiz zincir döşenmesini önler.

Yamaçta yükselen yönde atılan demire alargada güvenmeyiniz. Rüzgarın dönmesiyle tekne yamaçta alçalan yöne doğru dönebilir ve demirinizle baş başa kalabilirsiniz. Gecelerken kıçtan kara olmak aksi gerekmedikçe esastır. Eğer olanaklı ise GPS inizde  “Anchor Alarm” demirleme alarmını kurarak (dilediğiniz yarıçap dışına çıkılması halinde alarm çalması) gönül rahatlığıyla işlerinizi yapabilirsiniz. Ancak seyrek de olsa zaman zaman  GPS lerin kendi uydularını göremediklerine rastlanmıştır. Farklı açılarda (olabildiğince birbirlerini dik kesen) kerteriz alarak (bu durumda: aşağıda/önde, ilişki kurabilecek kadar yukarıda ve arkada iki nokta ile konumunuzun ilişkilendirilmesi) demirinizin tarayıp taramadığını belirleyebilirsiniz.

Demir attıktan sonra zinciri serebilmek ve demiri gömebilmek için kısmen demir taratan denizciler vardır. Eğer bu işlem yapılacaksa, rüzgar yönü ve anaforuna dikkat edilmelidir. İşin doğasına aykırı davranışlar, hesaplanamayan kaçıklıklara neden olabilir.

Özellikle kıyısı sığ koylarda kıçtan kara bağlanırken, dingi ile karaya gidilmesi veya yüzerek karaya ulaşılması gerekebilir. “İzbarço bağı”nın bilinmesi gerektiğinde oluşturulan kasadan kement yapılması, karaya çıkarken mutlaka uygun ayakkabı giyilmesi, “kestane” ve “çıyan” lardan korunulması önemlidir.
[Kestane dikeni için zeytinyağlı pamuk ile batan yer doyurulmalı ve dikenler baş verdikten sonra çekilmelidir. Çıyan tüylerini çıkartabilmek için en iyi yöntem kolibandı ile bölgenin temizlenmesidir]

Dingi ile sığlıklara yaklaşırken sıklıkla yaşanan sorun pervanenin dibe çarpmasıdır. [Pervanenin döndürülmesi için düşeyde bir şaft yatayda ise bir pim bulunmaktadır. Pime merkezinde ince bir çizik attırmak - yedeğini bulundurmak , gereksiz şaft kırılmalarını önler] Bu tür sığlıklarda kürek çekilmesinde yarar vardır. Karaya götürülecek halatın düzgün roda edilmesi ve sağılacak kısmın üstte bırakılması önemlidir. Yeterli uzunlukta halat varsa, “doblin” yapılarak (halatı kıyıya bağlanmadan, sadece bir mesnedin çevresinden dönerek “çıma” sının geri getirilmesi) ayrılırken tekrar kıyıya gitmeyi gerektirmeyeceği için yararlıdır.

Demir toplarken ırgatın her duruşu yeni bir kavramayı gerektirir. Enerji tüketimi ve kütlelerin yeniden harekete geçirilmesinden oluşan kayıplar nedeniyle doğru değildir.

RÜZGAR (FIRTINA) DEMİRİ

Teknenin bağlanması için değil, uygun biçimde ve istenilen yönde direnerek sürüklenebilmesi için kullanılan bir donanımdır. Ağırlıkları olan huni biçiminde kumaştan yapılmış bir cins frenleyicidir. Teknenin rüzgâr yönünde gecikerek, rüzgar üstündeki suyu sanki ütülermişcesine, sürüklenmesini sağlayan, tekne bordasından ve kıçından iki halatla bir üçgen oluşturularak açısı belirlenen (kıç omuzluk) derinliği üzerindeki ağırlıkları ile, yüzerliği üçgenin tepesindeki yüzdürücü (genelde usturmaça) ile belirlenen bir cins frenleyicidir. En az yelken donanımında ve 8, 9 kuvvetindeki fırtınalarda, ancak ve ancak rüzgaraltının (sürüklenilen yerin) güvenli olması halinde kullanılır. Amaç dalga frekansını bozarak, gelen dalganın tekneye erişememesini, tüm olumsuz şartlara rağmen güvenli ve huzurlu bir seyrin yapılabilmesini sağlamaktır. Fırtına ile beraber gitmemek, fırtınanın üzerinden geçmesini bekleyebilmek zorunluluk halinde en doğru seçimdir. İyi kaptan deli fırtınalarla baş edip gemisini sağ salim limana getiren değil, fırtınayı bilip fırtınayla karşılaşmayandır.

Sevgili dostlar, masmavi sularda, yemyeşil koylarda, dupduru bir doğada keyifli, mutlu seyirler dilerim.

Rüzgârınız kolayına pruvanız neta olsun.

DI. Haluk Işındağ


 

 

DI. Haluk Işındağ


19.12.2006