| |
Merhaba Dostlar...
Bu beraberliğimizi, teknelerimizi karaya almaya zorunlu
kılan, özellikle çevre kirliliği etkisiyle yoğunlaşan, “karina
bakımına” ve Türkçe kullanımında “zehirli-boya”
dediğimiz “antifouling” lere ayırmak istedim.
Tekne Nerede
Barındırılmalı ?
Öncelikle teknelerimizin dıştan gelen güçlere (su-dalga basıncı)
göre üretildiğini, bir diğer anlatımla “yerçekimine” yabancı
olduklarını dile getirmek isterim. Özellikle bu nedenden ötürü
tekneler suda kalmalı ve suda yaşamalıdırlar. Bütün çabalar
onların suda kalabilme, dahası yaşam sürelerini arttırabilmek
için olmalıdır. Borda, güverte, üst-bina bakımı bir biçimde
denizde de yapılabilir. Sintine ve karina bakımının üstesinden
ancak karadayken gelinebilir. Teknelerin karaya alınması, karada
korunması ve tekrar suya indirilmesi önemli ve risklidir. Hatta
bir çok sigorta şirketi ilk denize inişi kapsam dışı tutmaya
çalışmakta veya farklı primlendirilmektedirler. Yetkinliğinden
emin olmadığınız yerlerde karaya çıkmayınız.
Genç Kalmanın
Yolları
Daha önceki söyleşilerimizde de belirttiğim gibi, dolaşan gezen
– yaşayan tekne genç kalır, karinası temiz kalır. “Kirlenmeyi”,
yosun, kekamoz, midye tutmayı geciktirmek için karinaya
sürdüğümüz boyaya da “zehirli-boya” adını vermişiz. Oysa,
günümüzde karinayı kaplayan boyalar, üzerinde yaşayacak
canlıları öldürdüğü ve yaşatmadığı için değil, mikronize biçimde
dökülerek, yani kendi yüzeyini kendi kendine cilalayarak
(self-polishing) canlıların karinada barınmasını önlemekte ya da
geciktirmektedir.
“Zehirli”
“Antifouling” Seçimi
Teknenin su ile ilişkisi (kayan / yaran), yapıldığı malzeme
(ahşap, epoksi, saç, alüminyum..), yaşadığı sular (tatlı, tuzlu,
kirli / duru), UV etkisi - yıllık güneşli gün oranı ..., zehirli
boya seçimi ve uygulamasını etkilemektedir. Seçiminiz,
gereksiniminizin üretici firma bilgileri ile örtüşmesi oranında
doğrudur. Dikkat edilmesi gereken fiyat performans gücünün
yanısıra, uygulama kolaylık-başarısı ve referans nitelikli
yöresel örnek sayısıdır. Vaatlerden ve örneği olmayan ancak
kulağa hoş gelen önerilerden kaçının. Üretici firmanın
önermelerine, çevre koşulları ve yardımcı malzeme eşleşmesine de
kesinlikle ve titizlikle uyun. Sanırım başarıyı en çok
gölgeleyen unsurlar, uygulama sırasındaki, nem, ısı, güneş
ışığı, çiğ düşmesi, yüzey ve ortam kirliliği ile yanlış malzeme
eşlemesidir. Fiyat analizi bir markanın tamamlayıcı ürünleri ile
yapılmalı, sonuçlar bu şekliyle karşılaştırılmalıdır.
Dikkat
!
Teknolojinin gelişmesi ile birlikte uçucu ve çok komponentli
boyaların kullanımı artmaktadır. Özellikle çift katmanlı
boyaların işlem-tepkime sırasında ısı üretme olasılığı vardır.
Bu gibi durumlarda uygulayabileceğiniz kadar boya hazırlayın.
Aşırı ısınma halinde yapılması gerekenleri önceden bilin.
Yangın, sağlık ve güvenlik koşullarına “en az” ürünlerdeki
uyarılar kadar dikkat edilmelidir. Koruyucu önlem ve donanımın
(yangın söndürücü, yangın battaniyesi, akar suya yakınlık, toz
maskesi, koruyucu gözlük, bone, vs) bulundurulması ve
kullanımlarının öğrenilmesi önemlidir. Ülkemizde bu titizliğin
gösterilmemesi, küçümsenmeyecek oranda ve iz bırakan kazalara
neden olmaktadır. Atıkları doğaya bırakılmamalıdır. İşi
verirken, pazarlık yapılırken ve işin bedeli ödenmeden önce
doğaya gösterilen saygı mutlaka irdelenmelidir. International
Maritime Organization IMO 1 ocak 2003 yılından bu
yana “zehirli” boyaların “kalay” içermesini yasaklamıştır.
Alınan malzemelerin içeriğinin doğaya zarar vermeyecek nitelikte
olup-olmadığını lütfen kontrol edin.
Uygulanacak yüzeyin temiz, özellikle yağdan arındırılmış ve
doğru tesviye edilip uygun aşındırılmış olması gerekir. Uygun
aşındırmaktan kastım, cilalanma mertebesinde zımparalanmış (su
zımparası ve birim alanda çok yüksek aşındırıcı tanecik sayısı)
bir yüzeye uygulanan boyalar, yüzey ile yeterince bağdaşamazlar.
Aşırı aşındırılmış ve kaba çalışılmış yüzeylerde ise, doku kaybı
söz konusudur. Ahşap ise yonga veya talaş kaldırılmış, epoksi
teknelerde ise jell-coat zedelenmiş, metal yüzeylerde ise
kaplama kalınlığı standartlarını yitirmiş olabilir. Bu konuda
titiz olunması gerekir. Yüzey eksik-bozuklukları dolgu
malzemeleri (macun ve türevleri, elyaf-sentetik reçineler) ile
giderilmelidir.
Birlikte kullanılan malzemelerin birbirleri ile uyumlu olması
gerektiğini bir kez daha yineleyerek, önkoşulları yerine
getirilmiş yüzeylere (kuru, temiz ve gerekli onarımı
tamamlanmış) astar boya kullanılmasını önemle öneririm.
Astar katının en önemli özelliği, koruyucu bir katman
yaratmasından öte, uygulanan yüzey ile kendinden sonra gelecek
boya katmanını bağlamasıdır.
Boyanın içine, evde kalmış antibiyotikler ve benzeri
ilaçların atılması uygun değildir.
-
Boyanın
inceltilmesi
-
rulo,
fırça, tabanca ile uygulanması,
-
kalınlığı,
uygulama koşulları,
-
bir sonraki
kata kadar veya suya inene kadar beklenilmesi gereken süre
mutlaka üretici firma koşullarına uymalıdır
Tekneler genelde payandalar ile desteklenerek omurgası
(salması) üzerine yerleştirilirler. Bu yöntemde teknelerin
destek gördükleri yerler boyasız kalmakta veya tam denize
inerken diğer bölümlerden farklı, tek kat ve uygunsuz biçimde
boyanmaktadır. Destek takozlarının yerleri boyama aşamasında
değiştirilmeli ve boyanın olabildiğince homojen katmanlar
halinde uygulanmasına özen gösterilmelidir.
“Zehirli suya inmeden ıslak atılır !” yaklaşımı ancak ve
ancak belli bir markaya – ürüne özgü olabilir. Kullanım
kılavuzunun dikkatle okunmasında, hatta üretici firma ile
doğrudan görüşülerek bilgi eksikliğinin giderilmesinde yarar
vardır. Ciddi kuruluşlar sadece ürünlerinin kalitesi ile değil
verdikleri danışmanlık hizmeti ile de öğünmektedirler. Lütfen bu
özelliklerinden yararlanın.
Tutyeler –
Hareketli Parçalar
Bir
cins topraklama anlamına gelen, karina, şaft ve pervanelere
yerleştirilen “anod” ların = “tutye” lerin ve bağlantılarının
elektrolitik işlevlerini yerine getirebilmesi için “asla”
boyanmaması gerekir.
Pervane şaft ve küçük boyutlu metal dümenlerin “kuyruk
zehirlisi” diye tanım gören özel ve sürtünmeye dayanıklı,
düzgün yüzey yaratan bir zehirli cinsi ile korunması yararlıdır.
Lütfen bu uygulamanızda da üreticiye özel uygulama uyarılarına
dikkat ediniz.
Uygulama sırasında etkilenmemesi gereken bölgeleri
maskeleyiniz. Böylece gereksiz temizlik ve tekrar eden
boya-zımpara işlerinden kurtulabilirsiniz. Maskelemek için
kullandığınız bandı boya kurumadan çıkartmalısınız. Aksi halde
birleşme sınırında istenmeyen çatlaklar ve kopmalar oluşabilir.
Bandın yapışkanının, bant altına boya geçirmeyecek kadar güçlü,
çıkartılırken yapıştığı boyayı çıkartmayacak kadar güçsüz olması
gerekir. Amacına uygun bantların kullanılması önemlidir.
Kıymetli malzemelerin incelticileri de pahalı olur. Bu
nedenle çalışma ön koşulları eksiksiz hazırlanmalı, işlem
katları bir defada yapılmalıdır. Rulo ve fırçaların bir sonraki
işleme zarar vermeyecek şekilde (kapalı solvent kutusunda,
pürtük oluşturmayacak biçimde) korunmalı veya yeni işlem, yeni
rulo ile yapılmalıdır.
Suda Teknealtı
Temizliği
Keyifli bir seyir gününde dalıp ta teknenizin altına
baktığınızda hiç de hoşunuza gitmeyen bir görüntüyle
karşılaşabilirsiniz. “Flota” (yüzerlilik) çizgisi altında,
özelikle güneş gören bölgelerde yosunlanma, denizci tabiriyle
sakallanma sizi rahatsız edebilir. Yarı yumuşak bir bulaşık
süngeri ile bölgenin temizlenmesi mümkündür. Karadayken bu
bölgelerin daha çok katman oluşturacak biçimde boyanmasında
yarar vardır. Teknenin karinasındaki yosun, kekamoz ve (inşallah
görmezsiniz) midyeleri temizlemek, karaya çıkmadan önceki bir
en çok iki ayı kurtaracak çarelerdir. Pervane temizliği ise son
derece önemlidir. Bir-iki küçük kekamozun varlığı bile motor ve
manevra performansınızı derhal bozar. Ciddi kayıplara neden
olur. Karinadaki her köklü temizlik, kendi kendini yenileyen
zehirli boyanın işlevini kısmen veya tamamen yitirmesi
anlamındadır. Kaldı ki bir takım kolonilerin teknenizin altını
yaşam ortamı olarak seçmesi, tutunmak için boya katmanının çok
daha altına kadar girmeleri, teknenin yaşam kalite ve süresini
ciddi olarak azaltır. Su altı temizliği sırasında başınıza bir
bone, elinize yaralanmayı-kesilmeyi önleyecek bulaşık veya iş
eldiveni giymenizde yarar vardır. Kullanacağınız aletlerin
ıspatula, ensiz kürek ve benzerlerinin bilekliklerinin olması
malzeme kaybını önler. Deniz içinde oluşan sıyrıkların
iyileşmesi olağandan daha uzun sürer. Dikkat edilmelidir.
Temizlik yapılan alan-yöre de çok önemlidir. “Su hayattır”
ancak suyun içinde boğulduğumuzu da unutmayalım. Organik de olsa
yöresel aşırı yoğunlaşmanın bir çevre kirliliği olduğu akıldan
çıkartılmamalıdır. Temizlik, çevrenin kirletilmeyeceği az
akıntılı bir yerde yapılmalıdır. Teknelerin pek olmadığı adalar
arasındaki kanallar bu tür temizlik için uygundur. Temizlenecek
yerin görülebilirliği açısından da yararlıdır.
Su altı temizliğinde aletli dalıştan kaçınılmalıdır. Eğer
gerekiyorsa mutlaka dalış kurallarına uyulmalıdır. (asla yalnız
dalma..!) Şnorkel kullanılabilir ancak şnorkele hortum takıp
küpeşteye asılmamalıdır. Ciddi olumsuz örnekleri olan bu
yaklaşım, emiş hacmini arttırılmakta, ölü boşluk yaratmakta ve
sığsu-bayılmalarına neden olmaktadır.
Ayrıntıları ile
aktarmaya çalıştığım bu birikimlerimin, işin özünün ötesinde bir
başka işlevi daha var. Uygulamayı en az bir kere elinizle yapar
ve/ya ilk yapılışını eksiksiz yaşarsanız, daha sonraki
işlemlerinizde alacağınız fiyatlar çok ciddi boyutlarda düşer.
Yenilikleri ve farklı önerileri dinlerken kıyaslama olanağı
bulup doğruları seçebilirsiniz.
Sevgili
dostlar, masmavi sularda, yemyeşil koylarda, dupduru bir doğada
keyifli, mutlu seyirler dilerim.
Rüzgârınız kolayına pruvanız neta olsun.
DI. Haluk
Işındağ
DI.
Haluk Işındağ

15.02.2007
Diğer Derlemeler
|
|