Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 





Ahmet Serim
Ali Eser
Ali San
Ayşe M. Demetçi
Cem Boyner
Çetin Kent
Çiğdem Tepecik
F.Şadi Gücüm
Haluk Işındağ
Martine Atalay
M.Tınaz Titiz
Recep Dönmez
Sahip Akosman
Tanju Berk
Teoman Arsay
Turgay Tuna
Turgut Tülümen
Yılmaz Dağcı
Yusuf Köprülü

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

  DI Haluk Işındağ 

  Karina Bakımı                                                                             Dost Köşesi

 

Merhaba Dostlar...

Bu beraberliğimizi, teknelerimizi karaya almaya zorunlu kılan, özellikle çevre kirliliği etkisiyle yoğunlaşan, “karina bakımına” ve Türkçe kullanımında “zehirli-boya” dediğimiz “antifouling” lere ayırmak istedim.

Tekne Nerede Barındırılmalı ?
Öncelikle teknelerimizin dıştan gelen güçlere (su-dalga basıncı) göre üretildiğini, bir diğer anlatımla “yerçekimine” yabancı olduklarını dile getirmek isterim. Özellikle bu nedenden ötürü tekneler suda kalmalı ve suda yaşamalıdırlar. Bütün çabalar onların suda kalabilme, dahası yaşam sürelerini arttırabilmek için olmalıdır. Borda, güverte, üst-bina bakımı bir biçimde denizde de yapılabilir. Sintine ve karina bakımının üstesinden ancak karadayken gelinebilir. Teknelerin karaya alınması, karada korunması ve tekrar suya indirilmesi önemli ve risklidir. Hatta bir çok sigorta şirketi ilk denize inişi kapsam dışı tutmaya çalışmakta veya farklı primlendirilmektedirler. Yetkinliğinden emin olmadığınız yerlerde karaya çıkmayınız.

Genç Kalmanın Yolları
Daha önceki söyleşilerimizde de belirttiğim gibi, dolaşan gezen – yaşayan tekne genç kalır, karinası temiz kalır. “Kirlenmeyi”, yosun, kekamoz, midye tutmayı geciktirmek için karinaya sürdüğümüz boyaya da “zehirli-boya” adını vermişiz. Oysa, günümüzde karinayı kaplayan boyalar, üzerinde yaşayacak canlıları öldürdüğü ve yaşatmadığı için değil, mikronize biçimde dökülerek, yani kendi yüzeyini kendi kendine cilalayarak (self-polishing) canlıların karinada barınmasını önlemekte ya da geciktirmektedir.

“Zehirli” “Antifouling” Seçimi
Teknenin su ile ilişkisi (kayan / yaran), yapıldığı malzeme (ahşap, epoksi, saç, alüminyum..), yaşadığı sular (tatlı, tuzlu, kirli / duru), UV etkisi - yıllık güneşli gün oranı ..., zehirli boya seçimi ve uygulamasını etkilemektedir. Seçiminiz, gereksiniminizin üretici firma bilgileri ile örtüşmesi oranında doğrudur. Dikkat edilmesi gereken fiyat performans gücünün yanısıra, uygulama kolaylık-başarısı ve referans nitelikli yöresel örnek sayısıdır. Vaatlerden ve örneği olmayan ancak kulağa hoş gelen önerilerden kaçının. Üretici firmanın önermelerine, çevre koşulları ve yardımcı malzeme eşleşmesine de kesinlikle ve titizlikle uyun. Sanırım başarıyı en çok gölgeleyen unsurlar, uygulama sırasındaki, nem, ısı, güneş ışığı, çiğ düşmesi, yüzey ve ortam kirliliği ile yanlış malzeme eşlemesidir. Fiyat analizi bir markanın tamamlayıcı ürünleri ile yapılmalı, sonuçlar bu şekliyle karşılaştırılmalıdır.

Dikkat !
Teknolojinin gelişmesi ile birlikte uçucu ve çok komponentli boyaların kullanımı artmaktadır. Özellikle çift katmanlı boyaların işlem-tepkime sırasında ısı üretme olasılığı vardır. Bu gibi durumlarda uygulayabileceğiniz kadar boya hazırlayın. Aşırı ısınma halinde yapılması gerekenleri önceden bilin. Yangın, sağlık ve güvenlik koşullarına “en az” ürünlerdeki uyarılar kadar dikkat edilmelidir. Koruyucu önlem ve donanımın (yangın söndürücü, yangın battaniyesi, akar suya yakınlık, toz maskesi, koruyucu gözlük, bone, vs) bulundurulması ve kullanımlarının öğrenilmesi önemlidir. Ülkemizde bu titizliğin gösterilmemesi, küçümsenmeyecek oranda ve iz bırakan kazalara neden olmaktadır. Atıkları doğaya bırakılmamalıdır. İşi verirken, pazarlık yapılırken ve işin bedeli ödenmeden önce doğaya gösterilen saygı mutlaka irdelenmelidir. International Maritime Organization  IMO  1 ocak 2003 yılından bu yana “zehirli” boyaların  “kalay” içermesini yasaklamıştır. Alınan malzemelerin içeriğinin doğaya zarar vermeyecek nitelikte olup-olmadığını lütfen kontrol edin.

Uygulanacak yüzeyin temiz, özellikle yağdan arındırılmış ve doğru tesviye edilip uygun aşındırılmış olması gerekir. Uygun aşındırmaktan kastım, cilalanma mertebesinde zımparalanmış (su zımparası ve birim alanda çok yüksek aşındırıcı tanecik sayısı) bir yüzeye uygulanan boyalar, yüzey ile yeterince bağdaşamazlar. Aşırı aşındırılmış ve kaba çalışılmış yüzeylerde ise, doku kaybı söz konusudur. Ahşap ise yonga veya talaş kaldırılmış, epoksi teknelerde ise jell-coat zedelenmiş, metal yüzeylerde ise kaplama kalınlığı standartlarını yitirmiş olabilir. Bu konuda titiz olunması gerekir. Yüzey eksik-bozuklukları dolgu malzemeleri (macun ve türevleri, elyaf-sentetik reçineler) ile giderilmelidir.

Birlikte kullanılan malzemelerin birbirleri ile uyumlu olması gerektiğini bir kez daha yineleyerek, önkoşulları yerine getirilmiş yüzeylere (kuru, temiz ve gerekli onarımı tamamlanmış) astar boya kullanılmasını önemle öneririm. Astar katının en önemli özelliği, koruyucu bir katman yaratmasından öte, uygulanan yüzey ile kendinden sonra gelecek boya katmanını bağlamasıdır.

Boyanın içine, evde kalmış antibiyotikler ve benzeri ilaçların atılması uygun değildir.

  • Boyanın inceltilmesi

  • rulo, fırça, tabanca ile uygulanması,

  • kalınlığı, uygulama koşulları,

  • bir sonraki kata kadar veya suya inene kadar beklenilmesi gereken süre mutlaka üretici firma koşullarına uymalıdır

Tekneler genelde payandalar ile desteklenerek omurgası (salması) üzerine yerleştirilirler. Bu yöntemde teknelerin destek gördükleri yerler boyasız kalmakta veya tam denize inerken diğer bölümlerden farklı, tek kat ve uygunsuz biçimde boyanmaktadır. Destek takozlarının yerleri boyama aşamasında değiştirilmeli ve boyanın olabildiğince homojen katmanlar halinde uygulanmasına özen gösterilmelidir.

“Zehirli suya inmeden ıslak atılır !” yaklaşımı ancak ve ancak belli bir markaya – ürüne özgü olabilir. Kullanım kılavuzunun dikkatle okunmasında, hatta üretici firma ile doğrudan görüşülerek bilgi eksikliğinin giderilmesinde yarar vardır.  Ciddi kuruluşlar sadece ürünlerinin kalitesi ile değil verdikleri danışmanlık hizmeti ile de öğünmektedirler. Lütfen bu özelliklerinden yararlanın.

Tutyeler – Hareketli Parçalar
Bir cins topraklama anlamına gelen, karina, şaft ve pervanelere yerleştirilen “anod” ların  = “tutye” lerin ve bağlantılarının elektrolitik işlevlerini yerine getirebilmesi için “asla” boyanmaması gerekir.

Pervane şaft ve küçük boyutlu metal dümenlerin “kuyruk zehirlisi” diye tanım gören özel ve sürtünmeye dayanıklı, düzgün yüzey yaratan bir zehirli cinsi ile korunması yararlıdır. Lütfen bu uygulamanızda da üreticiye özel uygulama uyarılarına dikkat ediniz.

Uygulama sırasında etkilenmemesi gereken bölgeleri maskeleyiniz. Böylece gereksiz temizlik ve tekrar eden boya-zımpara işlerinden kurtulabilirsiniz. Maskelemek için kullandığınız bandı boya kurumadan çıkartmalısınız. Aksi halde birleşme sınırında istenmeyen çatlaklar ve kopmalar oluşabilir. Bandın yapışkanının, bant altına boya geçirmeyecek kadar güçlü, çıkartılırken yapıştığı boyayı çıkartmayacak kadar güçsüz olması gerekir. Amacına uygun bantların kullanılması önemlidir.

Kıymetli malzemelerin incelticileri de pahalı olur. Bu nedenle çalışma ön koşulları eksiksiz hazırlanmalı, işlem katları bir defada yapılmalıdır. Rulo ve fırçaların bir sonraki işleme zarar vermeyecek şekilde (kapalı solvent kutusunda, pürtük oluşturmayacak biçimde) korunmalı veya yeni işlem,  yeni rulo ile yapılmalıdır.

Suda Teknealtı Temizliği
Keyifli bir seyir gününde dalıp ta teknenizin altına baktığınızda hiç de hoşunuza gitmeyen bir görüntüyle karşılaşabilirsiniz. “Flota” (yüzerlilik) çizgisi altında, özelikle güneş gören bölgelerde yosunlanma, denizci tabiriyle sakallanma sizi rahatsız edebilir. Yarı yumuşak bir bulaşık süngeri ile bölgenin temizlenmesi mümkündür. Karadayken bu bölgelerin daha çok katman oluşturacak biçimde boyanmasında yarar vardır. Teknenin karinasındaki yosun, kekamoz ve (inşallah görmezsiniz) midyeleri temizlemek, karaya çıkmadan önceki  bir en çok iki ayı kurtaracak çarelerdir. Pervane temizliği ise son derece önemlidir. Bir-iki küçük kekamozun varlığı bile motor ve manevra performansınızı derhal bozar. Ciddi kayıplara neden olur. Karinadaki her köklü temizlik, kendi kendini yenileyen zehirli boyanın işlevini kısmen veya tamamen yitirmesi anlamındadır. Kaldı ki bir takım kolonilerin teknenizin altını yaşam ortamı olarak seçmesi, tutunmak için boya katmanının çok daha altına kadar girmeleri, teknenin yaşam kalite ve süresini ciddi olarak azaltır. Su altı temizliği sırasında başınıza bir bone, elinize yaralanmayı-kesilmeyi önleyecek bulaşık veya iş eldiveni giymenizde yarar vardır. Kullanacağınız aletlerin ıspatula, ensiz kürek ve benzerlerinin bilekliklerinin olması malzeme kaybını önler. Deniz içinde oluşan sıyrıkların iyileşmesi olağandan daha uzun sürer. Dikkat edilmelidir.

Temizlik yapılan alan-yöre de çok önemlidir. “Su hayattır” ancak suyun içinde boğulduğumuzu da unutmayalım. Organik de olsa yöresel aşırı yoğunlaşmanın bir çevre kirliliği olduğu akıldan çıkartılmamalıdır. Temizlik, çevrenin kirletilmeyeceği az akıntılı bir yerde yapılmalıdır. Teknelerin pek olmadığı adalar arasındaki kanallar bu tür temizlik için uygundur. Temizlenecek yerin görülebilirliği açısından da yararlıdır.

Su altı temizliğinde aletli dalıştan kaçınılmalıdır. Eğer gerekiyorsa mutlaka dalış kurallarına uyulmalıdır. (asla yalnız dalma..!)  Şnorkel kullanılabilir ancak şnorkele hortum takıp küpeşteye asılmamalıdır. Ciddi olumsuz örnekleri olan bu yaklaşım, emiş hacmini arttırılmakta, ölü boşluk yaratmakta ve sığsu-bayılmalarına neden olmaktadır.

Ayrıntıları ile aktarmaya çalıştığım bu birikimlerimin, işin özünün ötesinde bir başka işlevi daha var. Uygulamayı en az bir kere elinizle yapar ve/ya ilk yapılışını eksiksiz yaşarsanız, daha sonraki işlemlerinizde alacağınız fiyatlar çok ciddi boyutlarda düşer.
Yenilikleri ve farklı önerileri dinlerken kıyaslama olanağı bulup doğruları seçebilirsiniz.

Sevgili dostlar, masmavi sularda, yemyeşil koylarda, dupduru bir doğada keyifli, mutlu seyirler dilerim.

Rüzgârınız kolayına pruvanız neta olsun.

DI. Haluk Işındağ

 

DI. Haluk Işındağ


15.02.2007

 

  Diğer Derlemeler