e-mail
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

  Hasan Âli Yücel

Politik Yaşam,   Planlama ve Yeni Düzenlemeler   

 

 

POLİTİK YAŞAMA BAŞLAMASI


1933 yılının sonunda Hasan Âli M.E.B Orta öğretim genel müdürlüğüne atanır. Bu dönemde, Üniversite öğretimine basamak oluşturması dolayısıyla büyük önem verdiği liselerde reform yapmayı planlar. 1938'e değin üzerinde çalıştığı, geniş kapsamlı incelemelerini içeren "Türkiye'de Orta Öğretim" adlı eseri de bunun bir göstergesidir.


1934'te Hasan Âli Yücel, Cumhuriyet Halk Partisine bir dilekçe vererek milletvekili olarak önerilmeyi ister. 1 Mart 1935 tarihinde İzmir milletvekili olarak meclise giren Yücel, çok geçmeden partinin genel idare kuruluna seçilir.


1935-1937 yıllarında yazdığı yazılar,omum kültür ve eğitim konusundaki sorunları yoğun bir şekilde ele alarak tartıştığını ve kendisini Milli Eğitim bakanlığına hazırladığını açıkça ortaya koyar.
 

Yücel bu yazılarında :

  1. Konuşma dili ve yazma ikiliğinin kaldırılması gerektiğine

  2. Büyük eserlerin çevirilerine gerek duyulduğuna

  3. Köy eğitmeni projesine değinerek, bunun asla normal bir ilk tahsille karşılaştırılmamasına, her ikisinin ayrı ayrı teşkilatlandırılması,  geliştirilmesi ve ilerletilmesi gerektiğine

  4. Öğrencinin '' fikri yetişmeleri'' açısından,klasik kültürün önemine

  5. Devletin sanatçılara önem verdiğine, fakat henüz bir teşkilat kurulmadığına dikkat çeker.

 

 

MİLLİ EĞİTİM BAKANI HASAN ALİ YÜCEL


Atatürk'ün ölümünden sonra İsmet İnönü Cumhurbaşkanı seçilir. Yücel 1938 yılı sonunda Celal Bayar kabinesine Milli Eğitim Bakanı olarak atanır. Yücel öğretim sistemi anlayışında meslektaşlarından farklı görüşlere sahiptir.
 

"Maarif tarihimize acele bir göz atıldığı zaman Tanzimat’tan bu yana geçen yüz senelik devre içerisinde, maarif işlerimiz, istisnasız pek az olarak, sırf teoriler ve taklit çerçevesinde kalmış alıntılarla, ancak belirli zamanlarda belirli cepheler dikkate alınmak üzere halledilmeye çalışılmıştır. Bu yüzden bir çok tartışmalar, pek çok zamanımızı yutmuştur. Bunun içindir ki, biz Türk Maarifini ilk öğretimden alarak üniversitelerine ve akademilerine kadar hiç bir yönünü ihmal etmeksizin toplu bir halde göz önüne almayı zorunlu bulduk."
 

Yücel bu görüşe uygun olarak eğitim ve öğretimin her alanında reform yapmayı amaçlar. Onun hedeflediği böyle bir girişim için koşullar müsaittir.
 

 

PLANLAMA VE YENİ DÜZENLEMELER
 

Yücel, önce 2 Mayıs 1939 tarihinde 10 yıllık Neşriyat Sergisi ve "Birinci Türk Neşriyat Kongresini" açar. Kongre komisyonlara ayrılarak şu konular üzerinde çalışır :

  • Resmi ve özel yayın kuruluşlarını, sermaye ve kuvvetlerini azami verimi almak üzere sınıflandırarak işbirliği yollarını araştırmak.

  • Dilimize çevrilecek eserlerin, klasikler dahil olmak üzere, en lüzumlularının senelere ayrılmış bir planla tespit edilmesi ve bunların yayımı için ilgililer arasında işbölümü yapılması.

  • Orta öğretim çağındaki öğrenciler için yazdırılacak veya çevrilecek eserlerle ilgili bir plan yapılması.

  • Bir çocuk edebiyatı kütüphanesini kısa zamanda oluşturmak için yapılması gerekli işler.

  • Halk için yapılması lüzumlu olan yayınlar için yıllara ayrılmış bir program yapılması.

  • Ansiklopedi ve müracaat sözlükleri hazırlamak için yapılması gereken hazırlıklar.

  • Okumayı teşvik etmek ve yayınları tanıtmak için yapılabilecek çalışmalar.

Bundan hemen iki ay sonra, 17 Temmuz 1939 da, ülke çapında bilim adamlarının, eğitimcilerin, yazar ve sanatçıların Türk Eğitim Sisteminin ilkelerini ortak bir çalışmayla belirlemek üzere bir araya geldiği Birinci Maarif Şurası toplanır.
 

İlk öğretim, orta öğretim, yüksek öğretim, yayın işleri, teknik öğretim ve benzeri alanlarda sekiz komisyon halinde çalışan şura, katılanların düşüncelerini açıkça ifade edebildikleri ve önerilerinin formüle edilmesinde katkılarının olduğu göz önünde bulundurulacak olursa, toplantının değer ve önemi daha iyi anlaşılır. Böylece ülkenin aydınları,eğitim sistemini birlikte inceleyip yeni bir düzen getirmişlerdir. Yücel, eğitim sisteminde birlik sağlanması idealine uygun olarak, ülke çapında tüm öğretmenleri, öğrencileri ve velileri harekete geçirir. Her türlü kitle iletişim aracını her fırsatta kullanarak bu hareketi kamuoyuna mal etmek için büyük bir çaba harcar.