| |
POLİTİK YAŞAMA BAŞLAMASI
1933 yılının sonunda Hasan Âli M.E.B Orta öğretim genel müdürlüğüne
atanır. Bu dönemde, Üniversite öğretimine basamak oluşturması
dolayısıyla büyük önem verdiği liselerde reform yapmayı planlar.
1938'e değin üzerinde çalıştığı, geniş kapsamlı incelemelerini içeren
"Türkiye'de Orta Öğretim" adlı eseri de bunun bir göstergesidir.
1934'te Hasan Âli Yücel, Cumhuriyet Halk Partisine bir dilekçe vererek
milletvekili olarak önerilmeyi ister. 1 Mart 1935 tarihinde İzmir
milletvekili olarak meclise giren Yücel, çok geçmeden partinin genel
idare kuruluna seçilir.
1935-1937 yıllarında yazdığı yazılar,omum kültür ve eğitim konusundaki
sorunları yoğun bir şekilde ele alarak tartıştığını ve kendisini Milli
Eğitim bakanlığına hazırladığını açıkça ortaya koyar.
Yücel bu yazılarında :
-
Konuşma dili ve yazma ikiliğinin
kaldırılması gerektiğine
-
Büyük eserlerin çevirilerine gerek
duyulduğuna
-
Köy eğitmeni projesine değinerek, bunun
asla normal bir ilk tahsille karşılaştırılmamasına, her ikisinin ayrı
ayrı teşkilatlandırılması, geliştirilmesi ve ilerletilmesi
gerektiğine
-
Öğrencinin '' fikri yetişmeleri''
açısından,klasik kültürün önemine
-
Devletin sanatçılara önem
verdiğine, fakat henüz bir teşkilat kurulmadığına dikkat çeker.
MİLLİ EĞİTİM BAKANI HASAN ALİ YÜCEL
Atatürk'ün ölümünden sonra İsmet İnönü Cumhurbaşkanı seçilir.
Yücel 1938 yılı sonunda Celal Bayar kabinesine Milli Eğitim Bakanı
olarak atanır. Yücel öğretim sistemi anlayışında meslektaşlarından
farklı görüşlere sahiptir.
"Maarif tarihimize acele bir göz
atıldığı zaman Tanzimat’tan bu yana geçen yüz senelik devre
içerisinde, maarif işlerimiz, istisnasız pek az olarak, sırf teoriler
ve taklit çerçevesinde kalmış alıntılarla, ancak belirli zamanlarda
belirli cepheler dikkate alınmak üzere halledilmeye çalışılmıştır. Bu
yüzden bir çok tartışmalar, pek çok zamanımızı yutmuştur. Bunun
içindir ki, biz Türk Maarifini ilk öğretimden alarak üniversitelerine
ve akademilerine kadar hiç bir yönünü ihmal etmeksizin toplu bir halde
göz önüne almayı zorunlu bulduk."
Yücel bu görüşe uygun olarak eğitim ve
öğretimin her alanında reform yapmayı amaçlar. Onun hedeflediği böyle
bir girişim için koşullar müsaittir.
PLANLAMA VE YENİ DÜZENLEMELER
Yücel, önce 2 Mayıs 1939 tarihinde 10
yıllık Neşriyat Sergisi ve "Birinci Türk Neşriyat Kongresini"
açar. Kongre komisyonlara ayrılarak şu konular üzerinde çalışır :
-
Resmi ve özel yayın
kuruluşlarını, sermaye ve kuvvetlerini azami verimi almak üzere
sınıflandırarak işbirliği yollarını araştırmak.
-
Dilimize çevrilecek eserlerin, klasikler
dahil olmak üzere, en lüzumlularının senelere ayrılmış bir planla
tespit edilmesi ve bunların yayımı için ilgililer arasında işbölümü
yapılması.
-
Orta öğretim çağındaki öğrenciler için
yazdırılacak veya çevrilecek eserlerle ilgili bir plan yapılması.
-
Bir çocuk edebiyatı kütüphanesini kısa
zamanda oluşturmak için yapılması gerekli işler.
-
Halk için yapılması lüzumlu olan
yayınlar için yıllara ayrılmış bir program yapılması.
-
Ansiklopedi ve müracaat sözlükleri
hazırlamak için yapılması gereken hazırlıklar.
-
Okumayı teşvik etmek ve yayınları
tanıtmak için yapılabilecek çalışmalar.
Bundan hemen iki ay sonra, 17 Temmuz
1939 da, ülke çapında bilim adamlarının, eğitimcilerin, yazar ve
sanatçıların Türk Eğitim Sisteminin ilkelerini ortak bir çalışmayla
belirlemek üzere bir araya geldiği Birinci Maarif Şurası toplanır.
İlk öğretim, orta öğretim, yüksek
öğretim, yayın işleri, teknik öğretim ve benzeri alanlarda sekiz
komisyon halinde çalışan şura, katılanların düşüncelerini açıkça ifade
edebildikleri ve önerilerinin formüle edilmesinde katkılarının olduğu
göz önünde bulundurulacak olursa, toplantının değer ve önemi daha iyi
anlaşılır. Böylece ülkenin aydınları,eğitim sistemini birlikte
inceleyip yeni bir düzen getirmişlerdir. Yücel, eğitim sisteminde
birlik sağlanması idealine uygun olarak, ülke çapında tüm öğretmenleri,
öğrencileri ve velileri harekete geçirir. Her türlü kitle iletişim
aracını her fırsatta kullanarak bu hareketi kamuoyuna mal etmek için
büyük bir çaba harcar.
|
|