|
Hayatımızı kendi sahnemizden izliyoruz. Kendimiz yazıyor,
kendimiz yönetiyor ve kendi kendimizi alkışlıyoruz.
Rolümüzü o kadar iyi oynadığımızı düşünüyoruz ki salonda
kendimizden başka alkış sesi duyup duymamayı dahi önemsemiyoruz.
Yapabileceğimizin en iyisi buysa kimin ne dediği neden
umurumuzda olsun gibi düşünebiliyoruz.
Eleştirilerek kendimizi daha iyi bir konuma yükseltmenin
faydasını ancak uzun zamanlar sonra anlayabiliyoruz.
Eleştiri silahını bize doğrultan insanlardan o kadar
çekiniyoruz ki, o silahı elimize alıp kullanmasını öğrenmek dahi
istemiyoruz. Sanki geri tepecek ve elimizi yaralayacakmışçasına
fırlatıp atıyoruz elimizden.
İçimizden gelen ses “Yapabilirsin, başarabilirsin!” diye bir
çok kez haykırsa da gene de kendimizi ortaya koymakta
zorlanabiliyoruz. Sanmak ve zannetmekle hayatımızın büyük bir
kısmını boşa harcıyoruz. En büyük yanılgımız ise merak
ettiğimiz, araştırmamız gereken her türlü konuyu başkalarından
duyup buna göre hareket etmek oluyor.
Bilgiyi harmanlamak ve en kesin çözüme ulaşmak varken bizler
olmamış, yapılamamış, becerilememiş işlerin hikayelerini
dinlemekle yetiniyoruz.
Zaman harcamaktan, eli boş dönmekten ya da gene olmadı
demekten çekinmeyin. Attığınız her adım zaten sizin hayata bakış
açınızı şekillendirmede aktif bir rol oynuyor. Bu anlamda
güçlendikçe başkalarının bilinçli ya da bilinçsiz yıldırma
politikalarına kurban olmayacaksınız. Bir işin binlerce türlü
yapılabilirliğini farkedip, nasıl yapılamayacağını öğrenmek gibi
bir lükse sahip olacaksınız.
Çünkü birçok kişi bu işin yapılamayacağını anayasa gibi
benimsemişken size göre sermaye olacak.
Hedeflerimize ilerlerken zaman zaman durum muhasebesi
yapmamız gerekiyor. Kendimiz adına ve varılan sonucun etkileri
hakkında. Hedefimiz ister manevi anlamda isterse maddi anlamda
olsun, eğer başarısızlıkla sonuçlanan bir çok deneyim bizi
hayata küstürmüş ve rutinleştirmişse nerede hata yaptığımızı çok
yönlü olarak düşünmemiz gerekiyor. Aşağıdaki maddelerde
kendimizle ilgili düştüğümüz yanılgılara yer vermek istiyorum.
1- Kendine Aşırı Güven Duygusu:
Kendimize güven duymanın önemi tartışılamaz. Fakat sınırlarımızı
bilmeksizin her işin altından kalkarım düşüncesi ile hareket
etmek ve işin sonunda kötü sonuç alsak dahi bunu bir başarı
göstergesi olarak benimsemek düştüğümüz hataların en başında
gelmektedir. Eğer özgüvenimizin, kendimizi geliştirmenin temeli
olduğunu düşünürsek hedeflerimize de daha güvenli
yaklaşabiliriz.
2- İşleri Oluruna Bırakmak:
Elimizden bir şey gelmeyeceğine inanmak ve devamında
etrafımızdakilere bunu aşılamaya çalışmak. “Her işin sonunda bir
hayır vardır.” sözünde olduğu gibi hayır vardır olmasına ama
bunu görebilirseniz. Aksi halde başımıza ne gelirse gelsin
kaderci anlayışa sığınarak nedenlerini ve sonuçlarını
sorgulamaksızın kabulleniyoruz. Siz hayatınızı kontrol
edemezsiniz, sizi kontrol eden olaylar hayatınız olur.
3- Nasıl Olsa Yapılır Düşüncesinde
Olmak: Her işin kendi erbabı ve zanaatkarı vardır. Bu
kişi işinin ehliyse de en kısa sürede ve en güzel şekilde işini
teslim eder. Fakat toplumumuzda karşılaştığımız her problemde
bir iş bilenden yardım almış olsak, ne kazandığımız para buna
yeter ne de kendimizi geçindirebiliriz. Doğal olarak iyi bir
gözlemci olmanın ne kadar önemli olduğunu vurgulamam gerekiyor.
Karşılaştığınız problemlerin çözümünde iyi bir gözlemci olmak
isterseniz, öncelikle çeşitli meslek dallarında çalışan kişilere
can alıcı sorular sormakla işe başlayabilirsiniz. Eğer az çok
yatkınlığınız varsa işin mantığını kaparak devamını
getirebilirsiniz. Böylelikle hem yeni bir alanda daha söz sahibi
olur ve tasarruf etmiş olursunuz.
4- Gündemi geriden takip etmek:
Mesleğimizle ya da ilgi duyduğumuz alanlarla ilgili gelişmeleri
takip etmemek en büyük dezavantajlarımızdan biridir. Özellikle
teknoloji alanındaki birçok yenilik klasik yöntemlerle alay
edercesine kolaylık sağlamaktadır. Bizler işimizi
pratikleştirecek ve uzmanlığımızı arttıracak altyapı
yatırımlarını önemsemezsek karşılaştığımız sorunlarda da zaman
ve emek gücü kaybetmeyi bilerek kabul etmiş oluyoruz.
Bir de şu var ki; tanıdığımız birisinin mesleğimizle ilgili bir
gelişmeyi bize haber vermesi ayrı bir konudur. Altta kalmamak
adına konuyu geçiştirmek ya da bu gelişmenin faydalarını
bilmeden küçümsemeye kalkmak yanlışlar kervanına katılmamızı
sağlar. Güncel kalmak hem mesleki hem de özel hayatımız için
prensiplerimiz arasında yer almalıdır.
5- Düzensiz yaşam sürecine müdahale
etmemek: Durmak bilmeyen bir tempoda yaşamınızı
sürüyor olabilirsiniz. Günün yorgunluğu ve stresini üstünden
atmaya ihtiyacınız var. Bunlar yetmiyormuşçasına özel hayatınız
ve ailenizle ilgilenmeniz gerekiyorsa bu sizin üzerinizde
giderek ağırlık yapmaya başlayacaktır. Yorgun argın biten bir
gecenin ardından ertesi güne ne kadar moral depolayarak
başlayabilirsiniz ki değil mi? Öncelikle sorunlarınızın tümü ile
aynı anda mücadele etmeye çalışmamanızı öneririm. İşlerinizi
evde yapmayı sürdürüyorsanız, bunun için geç saatlere kadar
çalışmak yerine, işyerinize erkenden gitmeniz sakin ve sessiz
bir kafayla çalışmanızı sağlayacaktır. Düzensiz beslenme
nedeniyle aldığınız kilolar başınıza dert oluyorsa, gece
yarısına doğru yenen yemek faslını artık öğün listenizden
çıkartıp bunun yerine meyve ve salata tarzı besinler
yemelisiniz. Böylelikle eskiden yediğiniz yağlı yiyecekler
nedeniyle mesai yapan mideniz sizi uykunuzdan etmeyecektir. Eğer
birkaç gün azimle hayatınızı düzeltmek adına kendinizle ilgili
önlemler alıp sürdürürseniz anında yeniden yapılanacak ve bunun
size ne kadar faydalı olduğunu fark edeceksiniz. İşte bu kadar
basit ve hayatınız için bir o kadar anlamlı. İsteyin ve
uygulayın, kendinizi kandırmayın.
6- Başkalarını örnek almak yerine
kendimizi merkeze yerleştirmek: Küçüklüğümüzden beri,
yemeğimizi yemediğimizde, derslerimize çalışmadığımızda,
büyüklerimizin sözünü dinlemediğimizde hep birilerini bize örnek
gösterdiler. “Bak ne kadar uslu, şirin, akıllı... “ gibi
tanımlamalarla bizi, asi yaramaz, dikbaşlı ilan ettiler.
Dolayısı ile bir başkasında gördüğümüz iyi bir huyu, örnek
davranışı kendimize model almak yerine, küçümseyici bir tavırla
açığını arıyoruz. Mutlaka bir eksiği vardır düşüncesinde olan
insan kesinlikle bir açık bulur bu da kendi olumsuz bakış
açısıdır.
Görünüşe göre ne yapabiliyorsak kendimiz için yapıyoruz.
Yeteneklerimiz ve iş gücümüz bu kadarından ibaret diye
düşünüyoruz. Pekala kendimizi geliştirmek ve hayat kalitemizi
yükseltmek adına neden başarılı insanları taklit etmek yerine
örnek almak istemiyoruz. Bakış açımızda genel anlamda onların
başarılı olduğu değil de şanslı olduğu yattığı olabilir mi?
Kendimizi dünyanın merkezinde ve diğer insanların da bizim
çevremizde döndüğü fikrini artık kafamızdan silip atmamız
gerekiyor. Ne yapabiliyorsam sadece O kadarım düşüncesini de.
Kendimi geliştirmenin bana ne kadar faydası olacağını biliyorum
ve bunun için her türlü zorluğu göze almaya hazırım. Bu
düşünceye sahip çıkmanız bile sizi hedefinize doğru ilerlemeye
zorlar.
Hayatın zorluklarını sadece geçim kaygısı, trafik çilesi ya da
aşk acısı olarak düşünmeyin. İnanın ki; kendinizi geliştirmeye
zorlamaktan ve öğrendiklerinizin okyanusta bir çakıl taşından
bile küçük olduğunu öğrenmenizden daha zor bir şey yok.
7- Hedef belirlemeksizin, çoklu
istekler arasında gidip gelmek: Net olmak tabiri
hayatımızda çok önemli bir yer tutar. Bir yere alışverişe
gittiğinizde bile net değilseniz en gerekli şeyleri almadan,
ıvır zıvır bir alışverişle evinize dönebilirsiniz.
Hedeflerimizde de net değilsek, bir başkasının yaptığı şeyi
beğenmek ve onun peşinden sürüklenmekle vakit kaybederiz.
Kendimize bir amaç belirleyip diğer çekici hedeflerin gerçekten
bize uygun olup olmadığını analiz etmeliyiz.
Popülerlik, başkalarından eksik ya da aşağı kalma korkusu ile
sürü psikolojisine uygun bir şekilde yaşamak sadece vakit
kaybıdır. Bir şeyler yaptığınızı zannedersiniz ama sadece
çevrenizdeki 3-5 kişiye göre. Farklı bir ortama girdiğinizde
nelerle uğraştığınızın nelere gereksiz vakit harcadığınızın
önemini o zaman fark edebilirsiniz. Bu yüzden kabuğumuzu
kırmakta geç kalmamalı, farklı sosyal faaliyetleri denemeli ve
tanıştığımız insanların hayata bakış açılarını öğrenmeliyiz. Bu
sayede kendimize en uygun amacın ne olduğu hakkında daha
netleşir ve enerjimizi bu yolda harcarsak başarı elde ederiz.
İnci Tun'a
teşekkürlerimizle
Denizce

07.08.2010
|