|
Hastaların hekime yaklaşımı bencilce oluyor. Bu bencilliği
olumsuz anlamda kullanmıyorum. Sorunu yaşayan kişinin acı
içinde, sıkıntı içinde, korku içinde doktora gittiğinde
kendisinden başka bir şey düşünmesi beklenemez. Bu ilişkinin
doğasında olan bir şeydir. Hekim, mesleği gereği bunu kabul etmek
durumundadır. Yine de hekimin insan olduğunu düşünecek olursak
yıpratıcı olan bu ilişki nedeniyle zaman zaman serzenişleri
olması mümkündür. Hastaların bu serzenişlere hoşgörü ile
yaklaşmaları hekimi rahatlatacak ve bu yükü daha kolay
taşımasına yardımcı olacaktır.
Diğer yandan doktorun mesleği gereği yaşam boyu gerek
fiziksel gerekse de ruhsal; acı çeken insanlarla karşılaştığını
ve karşıdan çoğunlukla olumsuz bildirimler aldığını, olumsuz
olaylarla karşı karşıya olduğunu biliyoruz. Hekim ne kadar
profesyonel olursa olsun karşılaştığı bu olumsuz bildirimlerden,
durumlardan bir miktar olumsuz etkilenecektir. Bu anlarda
hastanın olumlu geribildirimleri hekimin ilacı olacaktır.
Karşılıklı hoşgörünün hasta-hekim ilişkisinde yaşanan
gerginlikleri azaltacağı, her iki tarafın da mutluluğuna katkıda
bulunacağı kanısındayım.
İzin verirseniz yazımın bundan sonraki kısmında adını
bilmediğim bir doktor arkadaşımızın hasta ve hasta yakınlarına
mizah yüklü seslenmesine yer vermek istiyorum.
“Sevgili hastalarımız ve yakınları ;
1. Eğer bizi kahve makinesinin başında ya da sigara molasında
yakalarsanız muhakkak hastalıklarınızla ilgili bir soru sorun.
Bizim dünyada zevk aldığımız tek şey tıptır ve molayı sizin
sorularınızı yanıtlamak için verdik
2. Evdeki ilaçlarınız iyi gelmiyorsa hemen bizi telefonla
arayın. Telefondan teşhis koymak gibi müthiş bir yeteneğimiz
vardır.
3. Ayaküstü, merdiven aralığında, kapı arkasında veya
asansörde karşılaştığınızda hemen oranızın buranızın ağrıdığını
anlatmaya başlayın, biz her an sizi düşünürüz ve zaten asansöre
de hastalarla karşılaşabilmek için bineriz.
4. Gazete okuduğunuz asparagas tıp haberleri hakkında
doktorları her fırsatta sıkıştırınız, çünkü gazeteciler her
zaman tıp konularını doktorlardan daha iyi bilirler, güncel
takip ederler ve her yazdıkları doğrudur. Böylece doktorun
bilgisizliğini ve açıklarını yüzüne vurma fırsatını yakalamış
olursunuz.
5. Doktorlar sinirsiz insanlardır, hatta insan değil
robotturlar, yorulmaz, uyumaz, tatil yapmaz ve sinirlenmezler.
İstediğiniz kadar, hatta sonsuza kadar soru sorabilirsiniz,
hatta sorduğunuz soruların cevaplarını dinlemek bile zorunda
değilsinizdir, doktor önceki soruya cevap vermekteyken, yeni
soru sorabilirsiniz, doktor buna hiç alınmaz. Üstelik, doktora
sorduğunuz ve cevabını aldığınız konuda doktorun dediklerini
uygulamak zorunda bile değilsiniz ama iyileşmediğinizde doktorun
dediklerini uygulamadığınız halde doktora hesap sorma hakkınız
vardır.
6. Doktor olurken nasıl olsa Hipokrat yemini ettik ya,
doktorları kızdırsanız bile onlar size sonsuza kadar köle gibi
hizmet etmeye mecburdurlar. Hakaret edebilirsiniz, üstüne
yürüyebilirsiniz, şikayet edebilirsiniz, sağda solda aleyhinde
konuşabilirsiniz ama işiniz düştüğünde hiç sıkıntı duymadan yine
kendinizi ellerine teslim edebilirsiniz, ne de olsa Hipokrat
yemin etmişlerdir.
7. Doktorlara danışmadan kendi kendinize her türlü tedaviyi
yapabilirsiniz, hastalığınız daha da kötüye gittiğinde doktor
sizi her durumda kurtarır, sorun değildir.
8. İlacın acı olduğundan veya iğnenin yaktığından dolayı
doktora kızmakta serbestsiniz, çünkü sizi doktor hasta etmiştir
ve ilacın tadını doktor ayarlamıştır.
9. Doktorlar tüm dünya tıbbını bilirler, cildinizdeki
kaşıntıyı beyin cerrahına rahatça danışabilirsiniz. Sadece
karşılaşmış olmanız yeterlidir, uzmanlık alanı diye bir kavram
tamamen palavradır.
10. Doktorun
evine telefon ederek, doktor evde yokken eşine hastalığınızla
ilgili soru sorabilirsiniz, mutlaka bilecektir , doktor eşidir
ya, sorunuzun yanıtını bilir.”
Dr. Nedim İnce'ye
teşekkürlerimizle
Denizce

|