|
Dorothy Wright'ın kocası, Forrest,
onu sarsarak uyandırdı. "Uyan, Dorothy kalk! Her yerde duman
var!"
Dorothy öksürerek uyandı, yatakta
doğruldu ve "Çocukları kaldır!" diye bağırdı. Hemen telefona
sarılıp acil yardımı aradı ancak tam adreslerini verecekken
telefon hattı kesildi.
Tanrım bize yardım et', diye dua
ederken Dorothy ve Forrest aksi yönlere doğru koşturup çocukları
kaldırmaya çalıştılar. Forrest Junior on altı; Danielle on beş;
Leonard on üç; Dominique on iki, Joe on bir; Anthony on; Marcus
sekiz; Vinny yedi; Curtis beş; Nicholas üç ve Ja-Monney da üç
yaşındaydı. (Ja-Monney Dorothy'nin doğduğu günden beri bakımını
üstlendiği yeğeniydi.)
Korkmuş ve şaşırmış çocuklar
gözlerini ovuşturarak merdivenlerden inerek dışarı çıktılar.
Dorothy kafaları sayıyordu.
"Biri eksik!" diye bağırdı. "Kim,
kim eksik. Curtis! Forres Curtis çocukların arasında yok!"
Forrest ön kapıdan dışarıya
fışkıran dumanların arasına dalıp biraz önce indiği merdivenleri
geri çıktı. Yatağının altına saklanmış olan Curtis babasının
sesini duyunca koridora çıktı. Kalın duman perdesinin içinde
babasını görememesine karşın doğruca kollarına koştu. Forrest
onu kucakladığı gibi koşarak merdivenlerden indi. Yarı yolda
tökezledi ve bileğini burktu, ancak dışarı çıkmayı başardı.
Dorothy komşularının evine koştu.
Bitişik evde oturan kadın gece boyunca çalışmış ve Dorothy
kapısını yumruklamaya başladığında henüz yatmıştı. Turuncu
alevlerin Wright ailesinin evinin pencerelerinden püskürdüğünü
görür görmez hemen acil yardımı aradı. Bir iki dakika içinde
itfaiye arabaları vardı. Bu arada alevler birinci katın
duvarlarını yutmuş ikinci kata tırmanmıştı.
Komşular çocukları evlerine
aldılar. Ancak Dorothy yerinden kımıldayamıyordu. İtfaiye
görevlileri baltalarını evlerinin çatısına indirirken bir
rüyanın yok oluşunu izledi. Evdeki her şey alevler tarafından
yutulmuştu. Mobilyalar, giysiler, ev eşyaları, çamaşırlar,
fotoğraflar, para, mücevherler ve Dorothy küçükken ölen
annesinin tek fotoğrafı. Her şey yok olmuştu.
Dorothy rüyalarımız, diye düşündü.
Nasıl böylesine yok olabilirler? O ve Forrest şehir yaşantısının
on bir çocuğuna verebileceğinden çok daha fazlasını
istemişlerdi. New Jersey yakınlarında New Milford denen bu
bölgeye dört yıl önce taşınmışlardı. Çocuklarının uyuşturucu,
alkol, kavgalar ve çeteler arasında büyümesini istememişlerdi.
Standart altı bir eğitim ve kötü komşuluk ilişkileri onlar için
değildi.
Bu kocaman evi bulup ev sahibesi
Diana ile tanıştıklarında kendilerini ne denli şanslı
görmüşlerdi. Onu kendilerinin çalışkan insanlar ve çocuklarının
terbiyeli, söz dinleyen çocuklar olduklarına ikna etmişler ve
eve çok iyi bakacaklarına ilişkin söz vermişlerdi. Kira kabul
edilebilir bir düzeydeydi. Wright ailesi hemen eve taşınmıştı.
Dört yıl sonra Dorothy rüyalarının
duman olup bulutlara karışmasını izliyordu. Tek düşünebildiği
şey, şükürler olsun ki aileden hiç kimseye bir şey olmadığıydı.
Hemen arkasından da, bu kocaman aile için böylesine büyük bir
evi bir daha nasıl bulabileceğiz diye düşündü.
Hastanede kısa bir gözetim ve
Forrest'in bacağının alçıya alınmasından sonra Dorothy'nin
yaptığı ilk iş komşuların verdiği mavi pijama ve tenis
ayakkabılarıyla soluğu Sosyal Hizmetlerde almasıydı. Kuyrukta
sıranın kendisine gelmesini beklerken etraftakiler 'Deli mi ne'
der gibi bakıyorlardı. Dorothy için nasıl göründüğünün hiçbir
önemi yoktu. O iş peşinde bir kadındı. Görevlilerin yapabildiği
tek şey tüm aileyi şehir merkezinde bir sığınağa yerleştirmek
oldu. On üç kişi dört küçücük odaya sığıştılar.
Dorothy bir arkadaşına "Çok
korkunç bir yer," diye anlatıyordu. "Öyle bir yerde her türlü
olay var. Her gün yepyeni insanlar geliyor, gidiyor. Uyuşturucu,
bağırmalar, erkek arkadaşları tarafından dövülen kadınlar.
Çocuklar için oyun alanı yok. Aslında çocukların yapabileceği
hiçbir şey yok."
İşte tam bu sırada koruyucu
melekler görünmeye başladı. Dorothy'nin Alfredo restoranının
sahibi olan arkadaşı Lisa dört ay boyunca tüm aileye akşam
yemeği taşıdı. Pizza, spagetti, sarımsaklı ekmek, taze salata,
lazanya, sebze yemekleri... çocukların sevdiği ne varsa onlara
taşıdı. Eski mahallelerinden Jerry ve Cynthia, sığınağa bir
televizyon getirdiler. Hiç tanımadıkları kişiler giysi
yardımında bulundular. Çocukların öğretmenleri kitap, defter,
boyama kitapları ve kalemleri getirdiler. New Mil-ford'daki ilk,
orta ve lisede çalışan diğer öğretmenler para yardımı yapabilmek
için kermesler düzenlediler.
Tüm kasaba Wright ailesini bağrına
bastı ve hediyelerin tüm yaz boyunca ardı arkası kesilmedi.
Ancak Dorothy yine de bu sığınaktan nasıl kurtulacakları ve dört
yıl önce büyük çabalar sonucu taşındıkları yere tekrar nasıl
dönebilecekleri endişesini taşıyordu. Tüm aileyi
sığdırabilecekleri bir evi nasıl bulur, nasıl onun parasını
ödeyebilirlerdi?
Günlerden bir gün
Vinny'nin sınıf arkadaşlarından biri onları ziyarete geldi.
Küçük Michael Kontomanolis ve Vinny birbirlerini görür görmez
kucaklaştılar ve ağlamaya başladılar. Michael hemen annesine
dönüp, "Anne lütfen Vinny de bizimle gelebilir mi? O benim
arkadaşım," dedi.
Michael'in ailesi çocukların
dostuluğundan öylesine etkilenmişlerdi ki bütün yaz neredeyse
her hafta sonu tüm Wright ailesinin çocuklarını evlerinde konuk
ettiler. Dorothy çocukların hiç olmazsa bir süreyi eski
oturdukları yerde geçirmeleri ve sığınaktan dışarı çıkmış
olmalarından çok mutluydu. Bir keresinde Pauline ve Nick'e
"Sizin yalnızca iki çocuğunuz var. Bu kadar çok çocuğa nasıl
tahammül ediyorsunuz," diye sordu. Nick gülerek, "Onlara
bayılıyoruz. Bize geldikleri zaman evde büyük bir parti
veriliyor gibi oluyor," diye cevap verdi.
Sonra büyük sürpriz geldi. Bir gün
Pauline, "Dorothy, Nick ve ben bizim sokakta büyük bir ev alıp
dört yıllığına size kiralamaya karar verdik. Bu sürenin sonunda
onu bizden satın alabilirsiniz. Biz sizin kendi evinizde
oturmanızı istiyoruz. Ait olduğunuz eski sokağınıza dönmenizi
bekliyoruz," dedi.
Ne Dorothy, ne de Forrest
kulaklarına inanamadılar. Yangından önce hiç tanımadıkları bu
çift neden onlara böylesine büyük bir yardım yapıyorlardı?
Pauline gülümseyerek şöyle dedi. "Kalben sizinle akraba olduk."
Pauline ve Dorothy hemen iki katlı, altı yatak odası, kocaman
bir oturma ve yemek odası ve büyük bir bodrum katı olan bir ev
buldular. Wright ailesinin on üç üyesi yangından beş ay sonra,
ekimde evlerine taşındılar. Taşındıkları gün aile hangi kapıyı
açsa 'Evinize hoş geldiniz' yazan afişlerle karşılaştılar.
Komşuları tuvalet kağıdından diş macununa, el sabunlarına, hatta
genç kızlar için makyaj malzemelerine kadar her şeyi
düşünmüşlerdi.
Agnes ve Ralph tüm çocuklar için
sekiz adet pahalı ikiz yatak ve yastık almışlardı. Diğerleri
gerekli olan çarşaf, yastık kılıfı, yorgan gibi şeyleri
getirmişlerdi. O günden sonra çocukların dediği gibi Pauline
teyze ve Nikkolas amca ailenin bir parçası ve Dorothy ile
Forrest'in kardeşleri gibi oldular. Bahçede birlikte mangal
yaptılar, birlikte zaman geçirdiler ve her şeyi paylaştılar.
Dorothy, çocukları okuldan,
voleybol ya da basketbol çalışmasından, yıllık toplantısından
eve dönerken onları izliyor ve rüyalarını geri verdiği için
Tanrı'ya şükrediyordu. Danielle, sekiz yabancı dil öğrenip
Harvard'a gitmek ve avukat olmak istiyor. Oğlanlardan biri
pilot, üç tanesi doktor olmak istiyor. Dominique hemşire,
Leonard ise NASA'da teknisyen olmayı hayal ediyor.
En iyisini yine Dorothy söylüyor:
"Birbirimiz için hiç tükenmeyen bir sevgi ve bu kadar çok
koruyucu meleğimiz varken Wright ailesinin nesiller boyu tüm
rüyaları gerçekleşir."
Patrica Lorenz Woman's
World dergisinden alınmıştır.
Kaynakça:
Tavuk Suyuna
Çorba 6'ıncı Porsiyon
|