| |
Tiyatro sanatçısı Erol Günaydının kitabı Türkiye İş Bankası
Kültür Yayınları Nehir Söyleşiler dizisinden çıktı. İki Kalas
Bir Heves - Erol Günaydın Kitabı adlı kitapta Türkiye tarihinden
ilginç notlar yer alıyor.
Günaydın’ın kitabını sekiz ay süren söyleşi sonucunda
hazırlayan gazeteci ve senaryo yazarı Emine Algan, sunuş
bölümünde şunları yazıyor:
Bu kitap, İki kalas bir hevesle geçiverdi yıllarım diyen
büyük oyuncu Erol Günaydının hayatından, sayfalara sığdırmaya
çalıştığımız kesitlerden ibaret. Küçük rolleri severim ben.
Şemsiyeyle karşıdan karşıya geçen adam olayım, oradan o
şemsiyeyle öyle bir geçerim ki, seyircinin aklında en çok o
sahne kalır diye özetliyor oyunculuğunu.
Yarım yüzyılı sahnede geçiren oyuncunun uzun yolculuğundaki
duraklardan birinde mutlaka sizler de onunla
karşılaşmışsınızdır:
Bir bakarsınız çocuk tiyatrosu kurup yıllarca bütün ülkeyi
dolaşır. Bir bakarsanız televizyonda Ayı Yogi'nin sesidir,
Akşehir'de Nasrettin Hoca'dır, Ramazan aylarında meddahtır. Bir
bakarsınız en tutulan oyunlara imza atmıştır. Bir de bakarsınız
en olmayacak projede köhne Anadolu otellerinde ekmek parası
peşindedir. Küçük rollerin büyük sanatçısı. En son
"Hırsız-Polis" dizisindeki yatalak baba Dursun rolünde ortaya
koyduğu gibi, küçük rolleri öylesine işler, öylesine süsler ki
rol de, kendi de devleşir. Tiyatroyu para ve ün kazanmak için
değil, farklı bir iş yapamayacağı için, içinden öylesine geldiği
için, başka türlü olamayacağı için yapan bir sanatçı, Erol
Günaydın: "Tiyatroda beni en çok etkileyen, ahşaptır. Öyle güzel
ahşaptır ki mis gibi kokar. Tiyatroya ilk girdiğimde o kokuyu
aldım. Dedim ki, tevekkeli değil, ustalar, "iki kalas bir heves"
derlerdi. İşte o kalasların kokusu sinmiş tiyatroya, benim
hevesimle birleşmiş. O koku, hiçbir yerde olmayan bir kokudur.
Vazgeçemediğim budur." ...
"İnsanlar hayatımın en büyük serveti. Bütün gezdiğim yerdeki
insanlara hep sevgiyle baktım, onlardan da sevgi gördüm. Kimseye
kızamadım, herkese hak verdim. Belki bu sevgi dağıtımı beni çok
mutlu ediyor. Bu sevgiyle belki bana hayat verdiler, nefes
aldırdılar. Her zaman gülüyorum, gülümsüyorum. N'apayım..."
|
|