Denizce
  e-mail
 denizce@denizce.com
 





Akvaryum
Amatör Denizcilik
Amat.Denizci El Kit.
Anılı Fıkralar
Anında Hava Tahmini
Atatürk ve Tıbbiyeliler
Beklenmeyeni Bekleyin
Bendeki Kulak Van..
Bir Karakaslı
Bismarc Zırhlısının..
Boğaziçi Büyüsü
Buda
Buz
Clara
Cruise The Black Sea
Cruise Ukraine
Çarşılar..Pazarlar..
Da Vinci Şif.Çöz.
Deniz Balıklarımız
Deniz Kirliliği
Denizde Günah
Denizden Gelen A.
Denize Karşı
Derin Mavi Atlas
Düşünmenin Öyküsü
Enerjinin Dansı
Ezan Vakti Beeth.
Ezbersiz Eğitim
Fener Balat...
Gerçekler Bilinir...
Geri Gelmemek Üzere
Hakkımdaki Her Şey
Handbook of Sailing
Harbi Delikanlılar
Hayat Tatlı Zehir
Hayatın Kökleri
İki Kalas Bir..
İki Mülkiyeli
İnsanınYaşayanGeç..
İran Devrimi H.
İzlanda Yolcusu
Kahvehaneler
Kara Göründü
Karia
Kimyasal Tankerler
Kovulduk Ey...
Kuytuda Büyür...
Kuzey Yanım..
Küçük Anılarda...
Latife Hanım
Maviturkuaz
Mutfakta Zen
Ömrümden Uzun...
Operada Gerçekçilik
Ortaçağda End.Devr.
Oyuncaklar
Parlama Noktası
Sarıldım Minik T...
Sessizliğin Rengi-1
Seyir Haritaları
Shark&Rays
Sınavcı
Six Sigma Yolu
Siyasi Satrançta..
Seyyar
Sualtı Maceralarım
Sualtının Yıldızları
Su Ürünleri Mevz..
Tarihin Sınırlarına..
Tatlısu Balıklarımız
Tavuk Suyuna..
Tek Başıma
Tıbbiyenin ve...
Tüfek, Mikrop ve ..
T.Fotog.Kütüphanesi
U.İşaret Kod Kitabı
Uzmanına Sor
Vira Demir
Yollar... Sokaklar...
Yorgun Mayıs Kısrakları
Zekâ Oyunları
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Kitap Köşesi   

  İran Devrimi Hatıraları
 

Turgut Tülümen
Emekli Büyükelçi


İran Devrimi
Hatıraları

 

ISBN 957-451-172-1

 

Boğaziçi Yayınları
Ortaklar Han Cağaloğlu
P.K. 1397  Sirkeci-İstanbul

 

Tel:    0212 - 520 7076
Faks: 0212 - 526 0977

 

Baskı: Bayrak Matbaası

 
 

 

“Turgut Tülümen, İran devrimini, Türkiye temsilcisi olarak Tahran'da yaşadı. Demek ki bu kitap bir ilk elden şahitliktir. Sonra da diplomatik kariyerinde bu devrimin çalkantılarını takip etti ve üzerinde düşündüklerini de yazdı. Yaşadıklarımızın kısa zamanda 'Tarih' oluverdiği şu günlerde bu yazılanların ne kıymetli bir şahitlik olduğunu okuyanlar takdir edeceklerdir.”

 

Önsöz 

İran İhtilali'nin İslam ülkeleri ve toplumları üzerinde derin izler bıraktığı açıktır. Bu izlerin ne derece kalıcı olacağını zaman gösterecektir. Böyle bir ihtilalin oluşumu sırasında Türk Büyükelçisi olarak İran’da görev yapmak kuşkusuz meslek hayatımın en ilginç bölümünü oluşturmaktadır. Bu yıllara ait düşünce ve izlenimlerimi yazmayı hep düşündüm. Önümde iki seçenek vardı. Konunun önemi dolayısıyla, elimdeki tüm bilgileri kamuoyuna bir tür referans kitabı şeklinde aktarabilir, düşünce ve değerlendirmelerimi ise, gelecek tepkilere göre, daha sonra kaleme alabilirdim. İkinci seçenek ise, ayrıntıları bir kenara iterek, genel bir değerlendirme yapmak olabilirdi.

Önce birinci seçeneği denedim. Herkes tarafından kolaylıkla okunamayacağı ikazını alınca ikinci yolu seçtim. İran ihtilali ve bunun bir ürünü olarak kabul edilen köktendincilik üzerinde daha çok konuşulacak ve pek çok yayın yapılacaktır. Bununla beraber, herşeyin temelinde ihtilali oluşturan şartların ve bu ortamda filizlenip gelişen görüşlerin yattığı unutulmamalıdır.
İhtilalin bir ideolojisi yoktur. Ancak, Ayetullah Humeyni’nin, rejime karşı direnişe geçtiği günden beri, kafasında değişik bir düzenin kaba yapısını oluşturduğu, ihtilali izleyen tutumundan anlaşılmaktadır. Bununla beraber, görüşlerinin aynen uygulamaya konduğu söylenemez. Yönetici kadronun görüş ve yorumları ile Humeyni'nin direktifleri devamlı bir etki-tepki ortamı yaratmış, sokağa hakim olan dilediği sonuca ulaşmıştır.

Şii anlayışında mevcut taklit müessesesi, halkı etkilemek yönünden Humeyni'nin işini kolaylaştırmış ve elinde fiziki bir güç bulunmadığı halde, görüşlerinin ana çizgisini kabul ettirmesini bilmiştir.

Bu nedenle İran ihtilali Batı'yı hazırlıksız yakalamıştır. Petrol fiyatlarının birden yükselmesinin yarattığı ekonomik şokun üstesinden gelebilmek için, petrol üreticisi ülkelere yönelik döviz akımını nasıl durdurabileceği arayışına giren sanayileşmiş ülkeler, tam ihracatlarını diledikleri düzeye çıkardıkları bir sırada İran ihtilali ile karşılaşmışlardır. İran’ın en zengin dönemine rastlayan bu ihtilalin nedenleri hakkında Batı’da yapılan değerlendirmelerin yeterince objektif olduğunu pek sanmıyorum veya ben rastlamadım. Kendi kitabımın da tüm gerçekleri yansıttığını iddia edecek değilim. Bununla beraber, İran ihtilali üzerindeki çalışmalara katkısı olacağını umuyorum.

Saygılarımla.


Turgut Tülümen Özgeçmiş İçin Tıklayınız