|
Pencere ile
sehpanın arasında kapağı açılıp duvara yaslanmış, siyah deri
kaplı bir gitar kutusu duruyordu. Kutunun içi bordo rengi çuha
kumaşı ile döşenmişti. Kutuda, naylon telli bir gitar vardı.
Sanki sadece bu gitar için yapılmış olduğu izlenimi veren kutu,
gitarın bir kadın kalçasını anımsatan yuvarlak hatlarını
mükemmel sarıyordu. Gitar, kendisi için itina ile hazırlanmış
bir lahit içinde sonsuza dek uyumaya yatmış bir firavunu
anımsatıyordu. Bu görünümü bozan tek şey, tellerinin parlaklığı
ve yeni silinmiş olduğu belli olan cilanın pırıltısıydı. Gitarın
ince ve sık çizgili göğsü, beyaz renkli bir ladin ağacının
vernikle birlikte ahşap görüntüsünü kusursuzca yansıtıyordu.
Tellerin bağlı olduğu gül ağacı rengindeki eşiği ve sedef rengi
akort düğmelerinin pirinç üzerindeki renk karşıtlığı göz
alıyordu. Göğsünün ortasındaki ses deliğinin çevresindeki ince
işlemeler, hayret verici düzgünlükteydi.
Gece, uyku
sessizliğine bürünmüştü. Dışarıda, zaman zaman sertleşen rüzgâr,
pencerenin panjuruna çarptıkça insana huzursuzluk veren
tıkırtılar duyuluyordu. Dışarıdan bakıldığında verandasının
ışığı açık bırakılmış ender evlerden biriydi burası. Şehir
ışıklarından çok uzakta olduğu için neredeyse gökyüzündeki her
yıldız seçilebiliyordu. Deniz kenarında kıyıya vuran dalgaların
uğultusuna kulak kabartılsa sesler, insanı denizin karanlığına
götürüyordu.
Dr. Alper Kaya
1961 yılında Van'da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini İzmir'de
tamamladı. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1984
yılında mezun oldu. Tıp doktoru olarak dört yıl Anadolu'da
çalıştı. 1993 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesinden
Göz Hastalıkları Uzmanı unvanını aldı. 1994-2004 yılları
arasında İzmir'de Göz Hastalıkları Uzmanı olarak çalıştı.
1990 yılında
Motor nöron hastalığı teşhisi aldı. 2004 yılında emekli oldu.
Boyundan aşağısı tamamen felçli olan Alper Kaya, halen
trakeotomi, ventilatör, akülü tekerlekli sandalye yardımı ile
yaşamını sürdürmektedir.
Kendi
geliştirdiği OnScreenKeys sanal klavye programı ile bilgisayar
kullanmakta ve yazı yazmaktadır.
2010 yılında
17.si düzenlenen, Altın Koza Film Festivalinde en iyi belgesel
ödülünü aldı.
Yine 2010
yılında düzenlenen, Ben Yazarım Yayınları I. Ulusal, Engelli
Yazarlar Edebiyat Yarışmasında, öykü dalında birinciliği
kazandı.
İyi derecede
İngilizce bilen Alper Kaya evli ve bir çocuk babasıdır.
Dr. Alper Kaya ve İşaret Parmağım
Değerli dostlarım,
Söz uçar yazı kalır derler. 2004 yılında 6 hafta yoğun bakım
döneminden sonra trakeotomi +Ventilatör ile eve çıktığımda artık
bilgisayar klavyesi kullanamadığımı farkettim. 3-4 ay yatağa
bağımlı duruma geldim. Sonra Almanya'da babası (2006 yılında
rahmetli oldu) ALS hastası olan Tom Weber arkadaşımın
OnScreenKeys Sanal klavye ile tanıştım. İlk zamanlarda çok yavaş
yazıyordum. Sonra Türk Dil Kurumundan bir dostumuzun desteği ile
200.000 kelimeyi klavye programına ekledim. Benim de şu anda
kullandığım OnScreenKeys Keyboard programını oluşturduk. Sonra
menüleri tümüyle Türkçe yaptık.
Yazı yazacağım aklıma bile gelmezken küçük öyküler yazmaya
başladım. İşte "İşaret Parmağım" kitabının içeriğini böylece
yazmaya başladım.
Geçen yıl yapılan Engelliler Edebiyat Yarışmasına gönderdiğim
birkaç öykü, Öykü dalı Birincisi seçildi.
Ödül Olarak kitabın basımı sağlandı.
Sanal klavye ile bir kitap yazılabilir mi? Evet, yazılırmış.
Bu kitap 2 anlamda önemli bence.
-
Tek parmakla, Head-mouse ile veya switch donanımı ile kitap
yazılabileceğini anlatıyor
-
ALS hastalarının üretebildiğini anlatıyor.
|