|
İstanbul'un
Önemi
İstanbul, bölgede önemli bir siyasi güç olan Doğu Roma
İmparatorluğu'nun başkenti olmasının yanı sıra, iki kıtayı ve
iki denizi birbiriyle bağlayan stratejik konumu itibariyle de
önemli bir merkezdi. Bundan dolayı tarihte pek çok devletin
topraklarına katmak istediği bir kara parçasıydı.
Bunun yanında İstanbul, İslam devletleri açısından farklı bir
öneme haizdi. İslam peygamberi Hz.Muhammed, İstanbul'un
Müslümanlar tarafından feth edileceğini 7. yüzyılda sahabelerine
müjdelemiş ve İstanbul'u fethedecek komutan ve askerlerden
övgüyle bahsetmiştir. Bu sebeple tarihe geçen İstanbul
kuşatmalarının büyük çoğunluğu İslam devletleri tarafından
yapılmıştır.
Önceki Fetih
Denemeleri
Karadeniz ile Ege'yi birbirine bağlayan deniz yolu üzerinde
kurulu olan İstanbul, günümüzde olduğu gibi o zamanlar da
oldukça önemli bir şehirdi. 1453 yılına kadar farklı zamanlarda,
birçok farklı millet ve medeniyet tarafından defalarca
kuşatılmışsa da, gerek Bizans'ın sahip olduğu Rum ateşi
(grejuva), gerekse şehrin o zamanlar için aşılamaz olarak
görülen surları, bu fetih hareketlerini başarısız kılmıştı.
Saldırı
Hazırlıkları
1450'de Doğu
Akdeniz Rumeli Hisarı'nın inşaası
II. Mehmet, Kostantinopolis'i fethetmek için İstanbul
Boğazı'nın iki yakasının kontrol edilmesi gerektiğini
düşünüyordu. Bunun için çalışmalara başladı. Mimar
Müslihiddin'in başkanlığında yaklaşık 7000 işçi Rumeli
Hisarı'nın yapımına başladı. 15 Nisan 1452'de başlayan inşaat,
31 Ağustos 1452'de tamamlandı.
Bizans'a harp
ilanı
Sultan II. Mehmet, Theodosius Surları'na ve şehrin su ile
çevrili olmayan tek bölgesini batıdan gelebilecek saldırılardan
koruyan hendeklere saldırmayı tasarladı. Ordu 6 Nisan 1453'te
şehrin doğusuna yerleşti. Toplar haftalarca surları dövdü fakat
yeterli gedik açamadı. Topların yeniden doldurulmaları zaman
aldığı için, her atıştan sonra Bizanslılar hasarın çoğunu tamir
edebiliyorlardı.

Daha sonra, yeraltı tünelleri yapıp surların altını kazarak
yarma yolunu denediler. Kazıcıların çoğu, Sırp Despot'u
tarafından Nvo Brdo'dan gönderilen Sırplardı ve Zağnos Paşa'nın
emri altındaydılar. Lakin Bizanslılar, Johannes Grant adında,
Alman olduğu söylense de muhtemelen İskoç olan bir mühendisi
görevlendirdiler. Tünelleri kazdırmak için Fatih Sultan
Mehmet'in bulgar asıllı bir tünel kazıcısını (lağımcı)
kaçırttığı bilinmektedir. Johannes karşı tüneller kazdırdı ve
Bizans birlikleri tünellere girip Osmanlı işçilerini öldürdüler.
Diğer tüneller de suyla dolduruldu. Son olarak Bizanslılar
önemli bir mühendisi esir alıp işkence yaparak, sonradan yıkılan
tünellerin hepsinin yerini öğrendiler.
Sultan II. Mehmet, şehrin ödemeyeceğini bildiği çok büyük
vergi karşılığında ablukayı kaldırmayı önerdi. Bu da geri
çevrilince, Bizanslı askerlerin kendi birlikleri tükenmeden önce
bitkin düşeceğini bilerek saf güçle duvarları alt etmeyi
tasarladı.
29 Mayıs sabahı saldırı başladı. Hücumun ilk dalgasını,
mümkün olabildiği kadar çok Bizans askerini öldürmeye niyetli
acemi askerler olan azaplar oluşturuyordu. Ayrıca Haliç'ten de
baskı uygulayabilmek için gece yağlı kütükler üzerinde karadan
Haliç'e taşınan gemiler, o sabah Bizans askerlerine karşı bir
sürpriz unsuru olmuştu. Anadolululardan oluşan ikinci dalga,
şehrin kuzeydoğusundaki, topla kısmen hasar almış Blachernae
Surları'nın bir bölümüne odaklanmıştı. Uzun süren bu çarpışmalar
sonucunda Ulubatlı Hasan adındaki bir yeniçeri, surlara Osmanlı
sancağını dikmiş, bununla ateşlenen Osmanlı ordusu 29 Mayıs
1453'te İstanbul'un surlarını aşmıştı.

Ancak savaş henüz bitmemişti. Hayatta kalan Bizans askerleri,
Osmanlı askerleriyle sokak aralarında çarpışıyorlardı. Kısa
süren bu çatışmalardan sonra Bizans ordusu yenilmiş ve Sultan
II. Mehmet önderliğindeki Osmanlı ordusu İstanbul'a tamamen
hâkim olmuştu.
Fethin Sonuçları
O günün dünyasındaki en önemli şehirlerden olan İstanbul'un
fethi, gerek dünyada gerekse Anadolu'da birçok etki yarattı. Bir
çağı kapatıp bir çağı açmıştır. Ayrıca reform hareketlerini ve
rönesans dönemini başlatmıştır , coğrafi keşifleri başlatmıştır.
Bunun yanı sıra Osmanlı Anadolu-Rumeli toprak bütünlüğü
sağlanmış, ipek ticaret yolu Türklerin komutasına geçmiştir.
Ancak bundan sonra Coğrafi Keşiflerin başlamasıyla ticaret
üstünlüğü Avrupa'ya geçmiştir.
Kaynakça:
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul'un_fethi |