Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 






Orhan Erdenen
Abut Efendi
Ahmet Fethi Paşa
Ahmet Afif Paşa
Ahmet Necip Bey
Amucazade Yalısı
Burhanettin Efendi
Dolmabahçe Sarayı I
Dolmabahçe Sarayı II
Edip Efendi
Ethem Pertev
Fehime Sultan Yalısı
Hacı Feyzi Efendi
Hamidiye Cami
Halil Ethem Paşa
Hekim Başı Yalısı
Huber Yalısı
İtalyan Sefareti
Kadri Paşa Yalısı
Kıbrıslı Yalısı
Kızkulesi
Kont Ostrorog
Mediha Sultan S.
Rahmi Koç Yalısı
Rumelihisarı
Sait Halim Paşa
Serasker Rıza Paşa
Şerifler Yalısı
Zarif Mustafa Paşa
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Boğaziçi Yalıları   

  İtalyan Sefareti
 


 Koruma No: 82

Kaynak  : Orhan Erdenen "Boğaziçi Sahilhaneleri"  1993

Kefeliköy Caddesi No: 18, (Ada 1030/parsel 10).
Üslubu: Neo-barok hakim olarak art-nouveau-kagir/ahşap/ horasan/bağdadî karışımı- 53 oda, sofa, çatısında su deposu.
(1974 yılı yazında, İTÜ. Mimarlık Tarihi Kürsüsünde Prof. Doğan Kuban bu büyükelçilik binası, resmi altına "neo-barok hakim olarak" notunu koymuştu.)

Mimarı: Raimondo d'Arenco.
(100 Soruda Türkiye Sanatı Tarihi, İstanbul-Gerçek Yayınevi, 1973/Sf.244-245)'de "bu yüzyılın başında, Abdülhamit’in mimarı olarak çalışan İtalyan Raimondo d'Arenco'nun getirdiği ve daha başka kanallarla da Türkiye'ye girmiş bulunan art-nouveau üslubunun, R.d'Arenco'nun İstanbul'da inşa ettirdiği başlıca eserlerden biri Tarabya'daki İtalyan Sefaretidir, "demektedir.)

Son inşası: 1906

Tarabya'nın Büyükelçiler sahilinde, beş katlı, geniş saçaklı ve büyük hacimli bir yapı olmasına rağmen, solundaki -Boğaziçi inceliğini tahrip eden- Tarabya Oteli'nin kitlesi yanında adeta sinmiş gibidir. Kuzey rüzgarlarının devamlı olarak çarptığı burunun dönemecinde, ayrı şekilde, cumba ve balkon ve saçaklarının eklektik üslubuyla, gözlerin, bu suların yanında özlediği sükunetten uzak, İtalyan Büyükelçiliği Yazlığı.

Binanın büyük, ahşap ana kapısından başka, sağ ve solunda iki demir bahçe kapısı var. Sağdaki kapı, müstahdemlere ait olup, ana binaya ahşap üzeri kapalı köprü ile bağlı; önü küçükçe bir taşlık. Sol kapı, birkaç ağacı bulunan, arabalık kısmının bulunduğu metruk bir bahçeye açılıyor. Ana binada da her iki bahçeye yan kapılar var. Giriş, 18/2 no.lu büyük kapıdan, sağ ve solunda küçük odalar, karşı tarafta beş basamak merdivenler üzerinde camekan bulunan taş bir hol. Tekne tavan, küfe örgüsü şeklinde, ortasında (1906 yılında inşa tarihini belirten) latince "Restituit A.D. MCMVI" ibaresi okunmaktadır. Camekanın mermer merdivenleri üzerinde -kenarları kare planlı ve yarım olmak üzere- dorik nizamında sütunlar, daha girişte gösterişli bir etki yapıyor. Sütunlu ve camekanlı holden geniş, dikdörtgen mermer hole girilince karşıda, yuvarlak bir niş içinde İtalyan armasını temsil eden, oturan kadın heykeli görülüyor. Solda ve sağda çeşitli odalar ve servis kapıları; Yeniköy'deki Sait Halim Paşa Yalısı'nda olduğu gibi, yüksek bekleme kanepeleri.

İç duvarlar bağdadî. Solda iki ahşap sütun. Heykel yanından bir aralığa ve servis dairesine geçiliyor, bahçeye çıkılıyor. Eski yapıların geleneklerinden biri olarak burada ahşap bir servis merdiveni de var. Tavan ahşap, süslemeleri aşık yolu tarzında yaldızlı, soleyli. Kabartmalar var. Ferforje güzel bir lamba. Barok üsluplu (kaideli, yalaklı, ayna taşlı) çeşme tarzında mermer el yıkama yeri. Holde, abidevi merdiven altında iki küçük oda bulunuyor. Yapının gösterişli kısımlarından biri sağdaki, büyük bir mekanı kaplayan, yuvarlak babalarıyla ve büyük furuşlarıyla önce çift, sonra tek, sonra tekrar çift olarak yükselen merdiven. Birinci sahına kadar döşemesi ve korkulukları mermer. Merdiven duvarında -binanın kuzey yönü- dikdörtgen üçlü, makaralı, giyotin pencerelerinde ahşap kepenkler var. Merdiven de birinci sahından itibaren ahşap olarak devam ediyor. Şimdiye kadar gördüğümüz kısımlarda çok arma ve şövalye başları var. Trabzan korkulukları oluklu merdane şeklinde. Merdivenin ahşap kısmının altında melek kabartması var. Holden ikinci kata çıkılınca: önce küçük bir merdiven sahanlığı, bölme ve geniş bir sofa. Binanın suyu terkos, elektriği var, havagazı yok.

Holde kristal büyük aynalar. Korkuluk boşluğunda, dört tane yanda, bir tane karşıda iyonik sütun başlıklı, ahşap büyük kapılar var. Orta sofanın bahçe tarafı yemek odası. Döşeme sırt sırta dönük açılar şeklinde tahta parke. Ortada -gereğince açılarak büyütülen- kalın ayaklı yuvarlak ceviz bir masa; yine ceviz büfeler birer sanat eseri: üzerlerinde balık, gül, ejderbaşı, vaşak, domuz, üzüm, incir kabartmaları var. Bu odada karşılıklı iki mermer, dökme ateşlikli şömine var. Aynalar kristal, iki metreden yüksek. Deniz üzeri odasında üç pencereli, biri giriş; diğer ikisi yan odalara geçen kapılı genişçe odadaki büyük, kabartma kenarlı, tepelikli, gardırop da dikkate değer. Gardırop yanındaki konsol gibi aynalı. Binanın eşyaları Temmuz 1974'te Tophane'deki ve Ankara'daki büyükelçilik binalarına nakledildiği için, halâ gördüğümüz birkaç parça eşya kalmış. Bu odanın dikdörtgen tavanı yol yol ayrılmış. Dikdörtgenin kısa kenarlarında da dikine birer çizgi çekilmiş. Bu kenarlarda küçük küçük teknecikler; orta çizgiler üzerinde geniş bir çelenk var. Binanın kapı tokmakları yuvarlak başlı "L" harfi biçiminde. Sağda bir hol, personel katına çıkan döner merdivenle buluşuyor; kapı ana mutfağa gidiyor. Müstahdem kısmında kömürle yanan soba kurulmuş. Yemek asansörü karşımıza çıkıyor. Bir mutfak daha, tekrar merdiven holüne çıkış. Tavan bordürü -zeminde olduğu gibi- aşıkyolu (Grek) motifi. Büyük salon girişi; üç solda, üç sağda oda kapısı. Uçları birbirini kesen ay biçimi çiçek kabartmaları. Tavan yer yer yine çiçek kabartmalı ahşap. Karşıda üç pencere; buradan köprü ile arka bahçeye çıkılıyor. İki büyük kristal ayna. Sağ köşe odası düz parke. Buradan önündeki kagir balkona çıkılıyor. Binada çok balkon var, hiç biri de diğerine benzemiyor. Besbelli mimarına, sefir cenapları Boğaziçi'ni hem denizden, hem korularından mümkün olduğu kadar görmek ve yaşamak istediğini söylemiş.. Yer mozaik parke. Üzerimizde geniş ahşap saçak. O zamanlar bütün yalılarda olduğu gibi, yazın oturulduğundan güneşin sıcak okları önlenmiş. Köşe odasında güllü mermer şömine. Odalardan odalara geçiliyor. Sofada çocuk başı kabartmalar. Bağdadî duvarlarında, yapılan kontrollarda rutubet olmadığı anlaşılmıştır.

Geziye devam ediyoruz: merdiven boşluğu, soldaki oda şömineli; tavan kabartmaları ahşap geometrik. Yanda vestiyer gibi bir oda. El yıkama musluğu (ayaklı, aynataşlı) -Küçüksu Kıbrıslılar Yalısı'nda olduğu gibi- barok üsluptu mermer; tuvalet alafrangaya dönüştürülmüş.

Üçüncü kat: ana merdiven yine kalın ahşap parmaklıklarla (sahanlıkta) sol ve sağa dönerek nihayetleniyor. Yine sütunlu bir giriş, aynı biçimde (kalyon tipi) avize. İkinci kat gibi geniş sofa, fakat sofanın dört yanı fırdola, korkuluklu, yuvarlak ahşap sütunlar üzerinde balkon. Ortasındaki boşluktan geometrik kareler halinde, yine sütunlar üzerinde ahşap tavan görülüyor. Giriş, birinci ve son iki kat ayrı plan üzerine yapılmış. Sol tarafta, balkonlu kata çıkılmak için insan başlı, ağır merdiven babası. Bu bölümde solda bir oda, tuvalet, sonra üç mermer şömineli oda, karşıda iki oda. Bu odalar balkonlu. Sağda solda üçer oda. Sütun başlıkları korentiyen. Sol köşe (güney yanı) küçük bir sofa, küçük balkona çıkılan bir oda; balkonda, dikme üzerindeki güneşlik çatı altında küçük, orta büyüklükte bir oda. Burada da odalardan odalara geçiliyor. Üçlü giyotin pencereler.

Tekrar bir küçük sofa ve oda. Sofadan köşe balkonuna iki kapıdan çıkılıyor. Bir banyo daha. Dikkat edilirse yapıda çok banyo var. Fakat banyolar yakın zamanın. Bahçe tarafında şömineli bir oda. Yangın merdiveni bulunan odaya giriş. Burada lüks bir apartmanın dairesi gibi: küçük bir hol, banyo, alafranga tuvalet. Üst (mahfil diyebileceğimiz) balkonlu kata çıkış. Burada da ayrı ayrı bölümler de yapı şekli farklılıkları var. Solda bir oda, sofa, balkona çıkış. Bir, çatılı, küçük köşe balkonu. Solda ve sağda iki oda. Tekrar bir basamak, döşeme düz tahta. Sağ ve solda tekrar odalar. Tavan değişik bir üslupta kabartma.. Depo odaları, aralık; yine yatak odaları, tuvalet. Kuzey köşe labirentli.

Eski bazı köşklerde görülen alaturka bir kısım: sade beş ahşap basamakla küçük bir sofaya iniliyor; bu sofadan tekrar beş ahşap basamakla çatının kuzey ucuna çıkılıyor. İki servis odası. Tekrar sağ bahçe kapısından, basit servis merdivenlerine iniş. Banyo dairesinden taş balkona çıkılıyor, yine koridora geçiş. Ahşap sütunlarda yağ kandili şişeleri. İşte 53 oda ve sofanın durumu ...

Şimdi bahçeye inebiliriz. Caddenin üzerindeki sol metruk bahçede üç iri kestane ağacı. Arka bahçe merdivenli üç set halinde yükseliyor ve gittikçe çalılık, yürünmesi zor bir hale giriyor. Eski çiçek camekanı metruk bir hale gelmiş. Solda binanın üçüncü katına çıkan, demir yangın merdiveni görülüyor. Beton korkuluklu merdivenlerle, bahçe setlerine çıkılıyor. Sık ağaçlıklı, çalılıklı üçüncü kat bahçe meşe, erik, defne, şeftali, elma, at kestanesi, maltaeriği, gül, incir ağaçları ve eski Tarabya Oteline doğru sade taş bir giriş üzerinde ahşap bahçıvan evi var.

Baharda çok bülbül bulunuyormuş. Dağdan gelme suyu, istimlaklerde dışarıda kaldığından kesilmiş; beton bir çeşme var. Setli bahçe cadde duvarı genişliğinde tepeye tırmanırken, üçüncü setten sol tarafa Tarabya koyuna doğru uzanıyor. Birden (fazla ürkek olan) "Troglodytidae" familyasından henüz erginleşmemiş bir Çiftkuşu uçuverdi. Bu büyükelçilik binasının bahçe cephesi daha sükunetli. Marsilya kiremitli damında, dört tuğla baca ile iki çatı katı aydınlığı ve çinko su olukları var. Geri dönerek binayı adımlıyoruz. 25 adım eni, 35 adım boyu, demek ki 619 metrekarelik bir alanı kaplıyor.

Rıhtıma çıkarak son defa binaya dikkatlice baktığımızda üst yarım daire maşlahlı balkon üzerinde, iki ayağında çiçek demetleriyle siyah kartal, altında ise arma görülüyor. Çatının üst ucunda, yıldız etrafından, saç bukleleri ikinci kat pencerelerine kadar uzanıyor. Sahilhanenin kayıkhanesi yok; fakat rıhtımda yanaşma basamakları hala duruyor.


Sahilhanenin Sarıyer Tapu Sicil Muhafızlığındaki kaydı:
Tarabya-Kefeliköy Caddesi/Ahi Çelebi Sokak.
Yüzölçümü: 3439.90 m2. (arsası).
Cinsi: Bahçeli kagir sefarethane
Kadastro tesbiti: 17.11.1955, İtalyan Sefareti adına.
Ada 398/parsel 10 eskisi olup, 1030/10 olarak yenilenmiştir.
 

Feryal İrez'in notu:
"Mimarı bilinen tek yazlık sefaret binası İtalyan Sefaret yazlığı olup, Abdülhamid II.'nin mimarı olarak çalışan d'Arenco tarafından yapılmıştır.

Girişte tavandaki "Restitütiut A.D. MCMVI" yazısı, binanın yeniden yapım tarihini 1906 olarak göstermektedir. Giriş holünde sağdaki sütunun üzerinde Stuccodan kanatlı bir arslan figürü bulunmaktadır. S.Mareo'nun sembolü olan bu arslan figürü elinde sulhu temsil eden açık bir kitap tutmaktadır. Sol sütun üzerinde ise, Roma'nın kuruluşunu temsil eden stuccodan Kapitolinus kurdu+Romus+Romulus figürleri vardır. Holde, girişin tam karşısında mermer+stucco karışımı bir nişin içinde çeşme yerleştirilmiştir. Niş içinde stucco'dan başı miğferli oturan bir kadın figürü görülmektedir, alt kaidesinde çıplak çocuk figürleri ve ortada ağzından su akan arslanbaşı bulunmaktadır.

Holün tavanı ise içice geçen, etrafı meander motifiyle süslü, kasetlere bölünmüştür. Birinci kata çıkan merdivenlerde, miğferli kadın başının etrafını bitki motifleri sarmıştır. Gövdesinde Savoya Krallığının arması ve başı taçlı, kanatlarını iki yana açmış bir kartal figürü bulunmaktadır. 1. katta balo salonu ve yemek odası, teras ve bahçeye geçilen köprü; 2. katta hizmetkarlara mahsus ahşap bölmeli, alçak tavanlı kısmı.

Art-nouveau sanatın öncülerinden olan Raimondo d'Arenco bu yapıda klasik ve barok sanatın etkisi altında kalmıştır. Geniş saçaklı çatıları ve çatı katındaki geniş kemerli balkon, yapının tek art-nouveau özellik gösteren bölümüdür."

(Feryal İrez, t.Ü. Ed. Fak. Sanat Tarihi; "Boğaziçi'nde Sefaretler", Tez/1977)
 

Döneminde "Terapia" Tarabya'dan görünüş

Sedat Hakkı Eldem'in notu:

"İtalyan Sefaret Binası, II. Abdülhamid tarafından, Victor Emanuel ile evlenen Karadağ Beyi'nin kızına çeyiz olarak hediye edilmiştir."


(Boğaziçi Anıları, Sf.192).
 

Orhan Erdenen'e teşekkürlerimizle

Denizce