| |
Koruma
No: 82
Kaynak : Orhan Erdenen
"Boğaziçi Sahilhaneleri" 1993

Kefeliköy
Caddesi No: 18, (Ada 1030/parsel 10).
Üslubu: Neo-barok hakim
olarak art-nouveau-kagir/ahşap/ horasan/bağdadî karışımı- 53
oda, sofa, çatısında su deposu.
(1974 yılı yazında, İTÜ. Mimarlık Tarihi Kürsüsünde Prof. Doğan
Kuban bu büyükelçilik binası, resmi altına "neo-barok hakim
olarak" notunu koymuştu.)
Mimarı: Raimondo d'Arenco.
(100 Soruda Türkiye Sanatı Tarihi,
İstanbul-Gerçek Yayınevi, 1973/Sf.244-245)'de "bu yüzyılın
başında, Abdülhamit’in mimarı olarak çalışan İtalyan Raimondo
d'Arenco'nun getirdiği ve daha başka kanallarla da Türkiye'ye
girmiş bulunan art-nouveau üslubunun, R.d'Arenco'nun İstanbul'da
inşa ettirdiği başlıca eserlerden biri Tarabya'daki İtalyan
Sefaretidir, "demektedir.)
Son inşası: 1906
Tarabya'nın Büyükelçiler sahilinde, beş katlı, geniş saçaklı ve
büyük hacimli bir yapı olmasına rağmen, solundaki -Boğaziçi
inceliğini tahrip eden- Tarabya Oteli'nin kitlesi yanında adeta
sinmiş gibidir. Kuzey rüzgarlarının devamlı olarak çarptığı
burunun dönemecinde, ayrı şekilde, cumba ve balkon ve
saçaklarının eklektik üslubuyla, gözlerin, bu suların yanında
özlediği sükunetten uzak, İtalyan Büyükelçiliği Yazlığı.
Binanın büyük, ahşap ana kapısından başka, sağ ve solunda iki
demir bahçe kapısı var. Sağdaki kapı, müstahdemlere ait olup,
ana binaya ahşap üzeri kapalı köprü ile bağlı; önü küçükçe bir
taşlık. Sol kapı, birkaç ağacı bulunan, arabalık kısmının
bulunduğu metruk bir bahçeye açılıyor. Ana binada da her iki
bahçeye yan kapılar var. Giriş, 18/2 no.lu büyük kapıdan, sağ ve
solunda küçük odalar, karşı tarafta beş basamak merdivenler
üzerinde camekan bulunan taş bir hol. Tekne tavan, küfe örgüsü
şeklinde, ortasında (1906 yılında inşa tarihini belirten)
latince "Restituit A.D. MCMVI" ibaresi okunmaktadır. Camekanın
mermer merdivenleri üzerinde -kenarları kare planlı ve yarım
olmak üzere- dorik nizamında sütunlar, daha girişte gösterişli
bir etki yapıyor. Sütunlu ve camekanlı holden geniş, dikdörtgen
mermer hole girilince karşıda, yuvarlak bir niş içinde İtalyan
armasını temsil eden, oturan kadın heykeli görülüyor. Solda ve
sağda çeşitli odalar ve servis kapıları; Yeniköy'deki Sait Halim
Paşa Yalısı'nda olduğu gibi, yüksek bekleme kanepeleri.
İç duvarlar bağdadî. Solda iki ahşap sütun. Heykel yanından bir
aralığa ve servis dairesine geçiliyor, bahçeye çıkılıyor. Eski
yapıların geleneklerinden biri olarak burada ahşap bir servis
merdiveni de var. Tavan ahşap, süslemeleri aşık yolu tarzında
yaldızlı, soleyli. Kabartmalar var. Ferforje güzel bir lamba.
Barok üsluplu (kaideli, yalaklı, ayna taşlı) çeşme tarzında
mermer el yıkama yeri. Holde, abidevi merdiven altında iki küçük
oda bulunuyor. Yapının gösterişli kısımlarından biri sağdaki,
büyük bir mekanı kaplayan, yuvarlak babalarıyla ve büyük
furuşlarıyla önce çift, sonra tek, sonra tekrar çift olarak
yükselen merdiven. Birinci sahına kadar döşemesi ve korkulukları
mermer. Merdiven duvarında -binanın kuzey yönü- dikdörtgen üçlü,
makaralı, giyotin pencerelerinde ahşap kepenkler var. Merdiven
de birinci sahından itibaren ahşap olarak devam ediyor. Şimdiye
kadar gördüğümüz kısımlarda çok arma ve şövalye başları var.
Trabzan korkulukları oluklu merdane şeklinde. Merdivenin ahşap
kısmının altında melek kabartması var. Holden ikinci kata
çıkılınca: önce küçük bir merdiven sahanlığı, bölme ve geniş bir
sofa. Binanın suyu terkos, elektriği var, havagazı yok.

Holde kristal büyük aynalar. Korkuluk boşluğunda, dört tane
yanda, bir tane karşıda iyonik sütun başlıklı, ahşap büyük
kapılar var. Orta sofanın bahçe tarafı yemek odası. Döşeme sırt
sırta dönük açılar şeklinde tahta parke. Ortada -gereğince
açılarak büyütülen- kalın ayaklı yuvarlak ceviz bir masa; yine
ceviz büfeler birer sanat eseri: üzerlerinde balık, gül,
ejderbaşı, vaşak, domuz, üzüm, incir kabartmaları var. Bu odada
karşılıklı iki mermer, dökme ateşlikli şömine var. Aynalar
kristal, iki metreden yüksek. Deniz üzeri odasında üç pencereli,
biri giriş; diğer ikisi yan odalara geçen kapılı genişçe odadaki
büyük, kabartma kenarlı, tepelikli, gardırop da dikkate değer.
Gardırop yanındaki konsol gibi aynalı. Binanın eşyaları Temmuz
1974'te Tophane'deki ve Ankara'daki büyükelçilik binalarına
nakledildiği için, halâ gördüğümüz
birkaç parça eşya kalmış. Bu odanın dikdörtgen tavanı yol yol
ayrılmış. Dikdörtgenin kısa kenarlarında da dikine birer çizgi
çekilmiş. Bu kenarlarda küçük küçük teknecikler; orta çizgiler
üzerinde geniş bir çelenk var. Binanın kapı tokmakları yuvarlak
başlı "L" harfi biçiminde. Sağda bir hol, personel katına çıkan
döner merdivenle buluşuyor; kapı ana mutfağa gidiyor. Müstahdem
kısmında kömürle yanan soba kurulmuş. Yemek asansörü karşımıza
çıkıyor. Bir mutfak daha, tekrar merdiven holüne çıkış. Tavan
bordürü -zeminde olduğu gibi- aşıkyolu (Grek) motifi. Büyük
salon girişi; üç solda, üç sağda oda kapısı. Uçları birbirini
kesen ay biçimi çiçek kabartmaları. Tavan yer yer yine çiçek
kabartmalı ahşap. Karşıda üç pencere; buradan köprü ile arka
bahçeye çıkılıyor. İki büyük kristal ayna. Sağ köşe odası düz
parke. Buradan önündeki kagir balkona çıkılıyor. Binada çok
balkon var, hiç biri de diğerine benzemiyor. Besbelli mimarına,
sefir cenapları Boğaziçi'ni hem denizden, hem korularından
mümkün olduğu kadar görmek ve yaşamak istediğini söylemiş.. Yer
mozaik parke. Üzerimizde geniş ahşap saçak. O zamanlar bütün
yalılarda olduğu gibi, yazın oturulduğundan güneşin sıcak okları
önlenmiş. Köşe odasında güllü mermer şömine. Odalardan odalara
geçiliyor. Sofada çocuk başı kabartmalar. Bağdadî duvarlarında,
yapılan kontrollarda rutubet olmadığı anlaşılmıştır.
Geziye devam ediyoruz: merdiven boşluğu, soldaki oda şömineli;
tavan kabartmaları ahşap geometrik. Yanda vestiyer gibi bir oda.
El yıkama musluğu (ayaklı, aynataşlı) -Küçüksu Kıbrıslılar
Yalısı'nda olduğu gibi- barok üsluptu mermer; tuvalet
alafrangaya dönüştürülmüş.
Üçüncü kat: ana merdiven yine kalın ahşap parmaklıklarla
(sahanlıkta) sol ve sağa dönerek nihayetleniyor. Yine sütunlu
bir giriş, aynı biçimde (kalyon tipi) avize. İkinci kat gibi
geniş sofa, fakat sofanın dört yanı fırdola, korkuluklu,
yuvarlak ahşap sütunlar üzerinde balkon. Ortasındaki boşluktan
geometrik kareler halinde, yine sütunlar üzerinde ahşap tavan
görülüyor. Giriş, birinci ve son iki kat ayrı plan üzerine
yapılmış. Sol tarafta, balkonlu kata çıkılmak için insan başlı,
ağır merdiven babası. Bu bölümde solda bir oda, tuvalet, sonra
üç mermer şömineli oda, karşıda iki oda. Bu odalar balkonlu.
Sağda solda üçer oda. Sütun başlıkları korentiyen. Sol köşe
(güney yanı) küçük bir sofa, küçük balkona çıkılan bir oda;
balkonda, dikme üzerindeki güneşlik çatı altında küçük, orta
büyüklükte bir oda. Burada da odalardan odalara geçiliyor. Üçlü
giyotin pencereler.
Tekrar bir küçük sofa ve oda. Sofadan köşe balkonuna iki kapıdan
çıkılıyor. Bir banyo daha. Dikkat edilirse yapıda çok banyo var.
Fakat banyolar yakın zamanın. Bahçe tarafında şömineli bir oda.
Yangın merdiveni bulunan odaya giriş. Burada lüks bir apartmanın
dairesi gibi: küçük bir hol, banyo, alafranga tuvalet. Üst
(mahfil diyebileceğimiz) balkonlu kata çıkış. Burada da ayrı
ayrı bölümler de yapı şekli farklılıkları var. Solda bir oda,
sofa, balkona çıkış. Bir, çatılı, küçük köşe balkonu. Solda ve
sağda iki oda. Tekrar bir basamak, döşeme düz tahta. Sağ ve
solda tekrar odalar. Tavan değişik bir üslupta kabartma.. Depo
odaları, aralık; yine yatak odaları, tuvalet. Kuzey köşe
labirentli.
Eski bazı köşklerde görülen alaturka bir kısım: sade beş ahşap
basamakla küçük bir sofaya iniliyor; bu sofadan tekrar beş ahşap
basamakla çatının kuzey ucuna çıkılıyor. İki servis odası.
Tekrar sağ bahçe kapısından, basit servis merdivenlerine iniş.
Banyo dairesinden taş balkona çıkılıyor, yine koridora geçiş.
Ahşap sütunlarda yağ kandili şişeleri. İşte 53 oda ve sofanın
durumu ...
Şimdi bahçeye inebiliriz. Caddenin üzerindeki sol metruk bahçede
üç iri kestane ağacı. Arka bahçe merdivenli üç set halinde
yükseliyor ve gittikçe çalılık, yürünmesi zor bir hale giriyor.
Eski çiçek camekanı metruk bir hale gelmiş. Solda binanın üçüncü
katına çıkan, demir yangın merdiveni görülüyor. Beton korkuluklu
merdivenlerle, bahçe setlerine çıkılıyor. Sık ağaçlıklı,
çalılıklı üçüncü kat bahçe meşe, erik, defne, şeftali, elma, at
kestanesi, maltaeriği, gül, incir ağaçları ve eski Tarabya Oteline
doğru sade taş bir giriş üzerinde ahşap bahçıvan evi var.
Baharda çok bülbül bulunuyormuş. Dağdan gelme suyu,
istimlaklerde dışarıda kaldığından kesilmiş; beton bir çeşme
var. Setli bahçe cadde duvarı genişliğinde tepeye tırmanırken,
üçüncü setten sol tarafa Tarabya koyuna doğru uzanıyor. Birden
(fazla ürkek olan) "Troglodytidae" familyasından henüz
erginleşmemiş bir Çiftkuşu uçuverdi. Bu büyükelçilik binasının
bahçe cephesi daha sükunetli. Marsilya kiremitli damında, dört
tuğla baca ile iki çatı katı aydınlığı ve çinko su olukları var.
Geri dönerek binayı adımlıyoruz. 25 adım eni, 35 adım boyu,
demek ki 619 metrekarelik bir alanı kaplıyor.
Rıhtıma çıkarak son defa binaya dikkatlice baktığımızda üst
yarım daire maşlahlı balkon üzerinde, iki ayağında çiçek
demetleriyle siyah kartal, altında ise arma görülüyor. Çatının
üst ucunda, yıldız etrafından, saç bukleleri ikinci kat
pencerelerine kadar uzanıyor. Sahilhanenin kayıkhanesi yok;
fakat rıhtımda yanaşma basamakları hala duruyor.
Sahilhanenin Sarıyer Tapu Sicil Muhafızlığındaki kaydı:
Tarabya-Kefeliköy Caddesi/Ahi Çelebi Sokak.
Yüzölçümü: 3439.90 m2. (arsası).
Cinsi: Bahçeli kagir sefarethane
Kadastro tesbiti: 17.11.1955, İtalyan Sefareti adına.
Ada 398/parsel 10 eskisi olup, 1030/10 olarak yenilenmiştir.
Feryal İrez'in notu:
"Mimarı bilinen tek yazlık sefaret binası İtalyan Sefaret
yazlığı olup, Abdülhamid II.'nin mimarı olarak çalışan d'Arenco
tarafından yapılmıştır.
Girişte tavandaki "Restitütiut A.D. MCMVI" yazısı, binanın
yeniden yapım tarihini 1906 olarak göstermektedir. Giriş holünde
sağdaki sütunun üzerinde Stuccodan kanatlı bir arslan figürü
bulunmaktadır. S.Mareo'nun sembolü olan bu arslan figürü elinde
sulhu temsil eden açık bir kitap tutmaktadır. Sol sütun üzerinde
ise, Roma'nın kuruluşunu temsil eden stuccodan Kapitolinus
kurdu+Romus+Romulus figürleri vardır. Holde, girişin tam
karşısında mermer+stucco karışımı bir nişin içinde çeşme
yerleştirilmiştir. Niş içinde stucco'dan başı miğferli oturan
bir kadın figürü görülmektedir, alt kaidesinde çıplak çocuk
figürleri ve ortada ağzından su akan arslanbaşı bulunmaktadır.

Holün tavanı ise içice geçen, etrafı meander motifiyle süslü,
kasetlere bölünmüştür. Birinci kata çıkan merdivenlerde,
miğferli kadın başının etrafını bitki motifleri sarmıştır. Gövdesinde Savoya Krallığının arması ve başı taçlı, kanatlarını iki
yana açmış bir kartal figürü bulunmaktadır. 1. katta balo salonu
ve yemek odası, teras ve bahçeye geçilen köprü; 2. katta
hizmetkarlara mahsus ahşap bölmeli, alçak tavanlı kısmı.
Art-nouveau sanatın öncülerinden olan Raimondo d'Arenco bu
yapıda klasik ve barok sanatın etkisi altında kalmıştır. Geniş
saçaklı çatıları ve çatı katındaki geniş kemerli balkon, yapının
tek art-nouveau özellik gösteren bölümüdür."
(Feryal İrez, t.Ü. Ed. Fak. Sanat Tarihi; "Boğaziçi'nde
Sefaretler", Tez/1977)

Döneminde "Terapia" Tarabya'dan
görünüş
Sedat Hakkı Eldem'in notu:
"İtalyan Sefaret Binası, II. Abdülhamid tarafından, Victor
Emanuel ile evlenen Karadağ Beyi'nin kızına çeyiz olarak hediye
edilmiştir."
(Boğaziçi Anıları, Sf.192).
Orhan Erdenen'e teşekkürlerimizle
Denizce

|
|