e-mail    
denizce@denizce.com
 





Arthur Miller
Claude Simon
Doris Lessing
Ernest Hemingway
Federico Garcia Lorca
Franz Kafka
George Bernard Shaw
Henry Miller
Ingeborg Bachmann
James Joyce
Jean-Paul Sartre
John Steinbeck
Marcel Proust
Maxim Gorki
Pablo Neruda
Rabindranath Tagore
Sinclair Lewis
Thomas Mann
Toni Morrison
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Yüzyılın Yazarları  

  John Steinbeck                                                         

 

 

 

27.2.1902-20.12.1968

 

"Ezilmişlerin Sesi"

 

Amerikalı yazar toplumsal/eleştirel romanlarında ezilmiş tarım işçilerinin daha adil bir gelecek için besledikleri umutları kâğıda döktü.

Steinbeck yapıtlarını çoğu zaman İncil'den aldığı temalara dayandırmaktadır, örneğin en başarılı romanı The Grape of Wrath'da (Gazap Üzümleri, 1939) Yahudilerin Exodus'unu (toptan göçlerini) fon olarak kullandı.

Steinbeck Salinas/Kaliforniya'da Almanya'dan ABD'ye göç etmiş bir değirmenciyle öğretmen bir annenin oğlu olarak doğdu. Okulu bitirdikten sonra, 1920'de bulduğu geçici tarım işçiliğiyle finanse ettiği Pacific Grove Araştırma Enstitüsünde deniz biyolojisi ve Stanford'da edebiyat bilimleri tahsiline başladı. Beş yıl sonra akademik eğitimini bırakarak New York'ta gazeteci olarak hayatını kazanmaya çalıştıysa da başarılı olmayıp Kaliforniya'ya döndü. 1929'da Karaipli bir korsanın öyküsünü anlattığı ilk yapıtı Cup of Gold (Bir Avuç Altın) çıktı. Steinbeck bir yıl sonra Carol Henning adlı kız arkadaşıyla evlendi (ikinci evliliğini 1943'te Gwyndolen Conger, üçüncü evliliğini de 1950'de Elaine Scott ile yaptı).

 

1936'dan Sonra: Toplumsal/Eleştirel Realizm Steinbeck pek çok romanında fon olarak doğduğu Salinas Vadisini kullanarak burada yaşayan basit insanları anlattı. Aralarında The Pastures of Heaven (Cennet Çayırları, 1932) de olmak üzere, yayınladığı birkaç önemsiz yapıttan sonra Tortilla Flat (Yukarı Mahalle, 1935) ile ilk kez dikkatleri çekebildi. Bununla beraber gerçek anlamda edebiyat dünyasında başarıyı ancak 30'lu yılların ortasında topumsal/eleştirel romanlarıyla yakaladı. In Dubious Battle (Fırtınalı Hasat, 1936) romanında Steinbeck, geçici işçilerin toplumsal adaletsizliğe karşı savaşmak için yaptıkları bir grevi anlatır. Ne var ki grev, grevi örgütleyen (kısmen insanlık dışı komünist) komitenin yeni haksızlıklara yol açtığı görülmektedir.

The Red Pony (Al Midilli, 1937) ile Salinas Vadisinde yaşayan bir genci anlatan çocukluk ve gençlik öykülerinin derlemesinden sonra Of Mice and Men (Fareler ve İnsanlar, 1937) yayınlandı. Steinbeck çok başarılı olan bu romanında da. Amerikan doğacılık geleneğine uygun olarak, çok yakından tanıdığı geçici tarım işçilerinin dünyasını anlattı. Burada geri zekâlı ama iyi yürekli bir kürk fetişisti kontrol edemediği gücü yüzünden katil olur. Dünyadaki tek arkadaşı kendisini öldürerek linç edilmekten kurtarır. İki arkadaşın yıllardan beri ortaklaşa bir çiftlik kurmaya ilişkin düşledikleri gelecekle ilgili vizyonları, yaşamla ilgili bir ilüzyon olarak kalmaya mahkûmdur.

 

1939: Grapes of Wrath The Long Valley (Uzun Vadi, 1938) adlı öykü kitabı çıktıktan bir yıl sonra, Steinbeck'in The Grapes of Wrath (Gazap Üzümleri) adlı (1940'ta John Ford tarafından sinemaya uyarlanan), ekonomik buhran yıllarındaki Amerika'yı yansıtan romanı yayınlandı. Ekonomiyi ellerinde tutan iktidardakileri eleştirmesi, Steinbeck'e 1940'ta Pulitzer ödülünü getirdi. Bu romanın ana temasını, çok sefil ekonomik durumları yüzünden sömürülen ve diğer tarım işçileriyle birlikte arazi sahipleri tarafından grev kırıcı olarak kullanılan Joad isimli geçici tarım işçi ailesinin kaderi oluşturmaktadır. Ne var ki Steinbeck kasvetli bir pesimizmi aktarmakla yetinmeyip Joad'lerın, tüm yoksunluklarına karşın kendi güçleriyle elde edecekleri daha iyi bir geleceğe ilişkin umutlarını kaybetmediklerini göstermektedir. Steinbeck ezilmişlerin dayanışmasını çok önemsiyordu. Bireyin durumu ancak bütün ilgililerin koşullarının değişmesiyle düzelebilirdi.

40'lı Yıllardan Sonra: Hayal Kırıklığı II. Dünya Savaşı ve Avrupa'da yaptığı savaş muhabirliği sırasında edindiği deneyimler yüzünden Steinbeck'in dünya görüşü değişti. Alman işgal kuvvetlerine karşı direnen İskandinavyalıların öyküsü olan The Moon Is Down’da (Ay Battı, 1942) insanlar kollektif olarak değil, bireysel olarak savunmaya geçerler. Steinbeck yapıtlarında sosyal eleştirilerden vazgeçip giderek politikadan uzaklaştı. Cannery Row'da (Sardalya Sokağı, 1945) eski serseri romanlarındaki şen, alaylı havasına döndü. The Pearl (İnci, 1947) adlı yapıtında Steinbeck İncil’deki günah sahnesini, tıpkı son büyük başarısı sayılan (1955'te Elia Kazan tarafından başrolde James Dean olmak üzere sinemaya uyarlanan) East of Eden'de (Cennetin Doğusu, 1952) olduğu gibi, bir parabol biçiminde aktardı. Kendi düşüncesine göre bu en önemli yapıtında yazar, iki erkek kardeşinin suçlu bir kadınla olan ilişkileri ve birbirlerine hiç benzemeyen oğullarının öyküsünü dile getirdi. Steinbeck 1962'de Nobel Edebiyat Ödülünü aldı. Aynı yıl son romanı olan Travels with Charley in Search of America (Amerika Arayışı İçinde Charley ile Yolculuklar) adlı son romanı çıktı. Bu yapıt köpeğiyle birlikte yaptığı ABD seyahatinin çok başarılı güncesidir. 1965 yılında Vietnam'da savaş muhabirliği yapan Steinbeck, bundan üç yıl sonra New York'ta 66 yaşında hayata gözlerini kapadı.

 

   Kaynakça: Yüzyılın 100 Yazarı (Yeni Binyıl)