e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

  Jülide Gülizar

    

 

  

TRT’nin ve Türkiye’nin ilk haber spikerlerinden, usta sunucu, yazar, eğitmen Jülide Gülizar, hayatını kaybetti.

Zatürre teşhisiyle Ocak ayından bu yana yoğun bakımda tutulan Gülizar, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yaşama gözlerini yumdu.

Jülide Gülizar 1929 yılında Adana’da doğdu, ilk ve ortaokulu Mersin’de, lise öğrenimini ise Ankara Kız Lisesinde tamamladı. Bu yıllar boyunca annesiyle güçbirliği yaptı, bir kızın lisede, üniversitede okuması için savaşım verdi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesine başlayabilmek için çabalarken Ulaştırma Bakanının karşısında buldu kendini ve gözyaşları içinde haykırdı: "Bir Türk kızı okumak istiyor. Okuyamayacak mı?"

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini 1956 yılında bitiren Gülizar, avukatlık stajının ardından mesleğini tercih etmeyerek aynı yıl Ankara Radyosu’na girdi.

55 yılık meslek yaşamına Ankara radyosunda haber spikeri olarak başlayan Gülizar, Radyodaki sesiyle gönüllerde taht kurdu.

1968 yılında başlayan televizyon yayınlarıyla TRT’de haber spikeri olarak ekranlara çıkan Gülizar, radyo ve televizyonda kadın olarak ’ilk açık havada haber okuma’, ’ilk naklen yayın’ ve ’ilk röportaj’ gibi birçok yeniliğe imza attı.

Aynı zamanda eğitmen olan Gülizar, genç kuşaklara örnek olarak geçirdiği yaşamında, pek çok kişiyi de radyo ve televizyonlara kazandırdı.

TRT'den 1982 yılında emekliye ayrıldı ama mesleğinden kopmadı; çok sayıda ajans ve yayın kuruluşunda çalıştı.

1997 yılında kurulan Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesinde de dersler veren Gülizar, kuruluşu sırasında hazır bulunduğu Kanal B televizyonunda da çalıştı.

"Dil Yarası" ve "Bir Ankara Masalı" programlarının yapımcısı ve sunucusu olan Gülizar, aynı zamanda Kanal B eğitim dairesinde haber spikerlerinin eğitimini üstlendi.

Hastalığına dek sürdürdüğü meslek yaşamına bir çok ödülü de sığdıran Jülide Gülizar'ın aralarında "Bir Konu Bir Konuk", "Where Are You Going Türkçe", "Burası Türkiye Radyoları", "Haberler Bitti, Şimdi Oyun Havaları" ve "Yaşam, Sana Teşekkür Ederim" adlı eserlerin de bulunduğu yayınlanmış 11 kitabı bulunuyor..

"Türkçenin güler yüzü" Jülide Gülizar, bugün (16.03.2011) Kocatepe Camii'nde kılınacak öğle namazını müteakip Karşıyaka Mezarlığında toprağa verilecek.

 

 

25 Aralık 2007 tarihinde Hürriyet Gazetesinde yayınlanmış bir Jülide Gülizar söyleşisi:

Yılların duayen spikeri Jülide Gülizar, anılarını paylaşırken kimi zaman gözlerine yaşları, kimi zaman yüzüne sımsıcak gülümseyişini kondurdu. Kendinden çok işini düşünen, yaşama sevincini hiçbir zaman yitirmeyen, kendisiyle dalga geçmesini bilen, Türkçenin doğru kullanışına büyük önem veren çok güçlü bir kadın Gülizar. Gülizar, "Hayatta evet diyebildiğim tek ırkçılık ’dil’ konusundadır" diyor.

 

Kendinizi nasıl tanımlarsınız?

Dünya ve kendimle barışık bir insanım. Kendimi olaylara iyimser bakmaya alıştırdım. Çünkü çok genç yaşımda bir yazıda şöyle bir cümle okudum: ’Dünya, bir ayna gibidir. Siz ona gülerek bakarsanız o da size güler.’ Aslında çok basit bir cümle ama büyük hikmetler var cümlenin içinde. Bunu yaşam felsefesi edindim. Bunalım bir günümde babam "Kendini bu kadar kaptırma kızım. Bizde bir atasözü vardır: ’Arabanın ön tekeri nasıl giderse arka tekeri ona uyar.’ Hayır, tekerler başka yönlere gidebilir, kaderci olma" dedi. Kendimle, dünyayla gırgır geçmeyi öğrendim. Herkesten çok ben kendimi alaya alırım. Yaşam, yaşamaya değer. Kaybetmişseniz yeterince çaba göstermediğinizi fark edersiniz. İçinizdeki her ideali gerçekleştirme isteği olmalı.

 

Gençlere neler önerirsiniz?

Gençliğinizin değerini bilin. Özellikle kız çocukları bizlere göre daha özgürsünüz. Her türlü isteğinizi deneme yaşlarındasınız. Yaş ilerleyince hevesler azalıyor, 35 yaşına kadar aklınızdaki bütün heveslerinizi deneme şansını kaçırmayın. Kaybedeceğiniz bir şey yoktur. Kazanacağınız bir şey en azından vardır. Kaybetmişseniz yeterince çaba göstermediğinizi fark edersiniz.

 

OKULLARDA DİL BİLİNCİ VERİLMELİ

Dil yobazlığını nasıl önleyebiliriz?

Kendi değerlerimizden çabuk vazgeçiyoruz. Güya muhafazakar bir toplumuz. Yabancılık özentisi mevcut hepimizde. Bunlarla başa çıkmak pek mümkün değil. Fransa başa çıkmaya çalışıyor, çıkabildiği kadar. Çünkü, İngilizce sel gibi geliyor her tarafa. Aslında çoğu Almanca bilir. Almanlar da Fransızca bilir. Dilimizde bir söz vardır: "Bıçak kemiğe dayanmadıkça." İki taraf da zorda kalmadıkça birbirlerinin dilini konuşmazlar. Irkçı bir tutumdur. Hayatta evet diyebildiğim tek ırkçılık "dil" konusundakidir.

Konuşma ailede öğrenilir. Aileler çocuğun dilinin düzgün olması için büyük önem verirler. Çocuk sokağa çıktığı zaman dili bozulurdu. Ama o bozulan dil, okula başlayınca okulda düzeltilirdi. Şimdiki ailelerin isteği çocuğuna bir yabancı dili öğretmek. Yabancı dile karşı değilim. Ancak bunu öğrenirken kendi dilimizi unutmamalıyız. Okullarda öncelikle dil sevgisi verilmeli, daha sonra dil bilinci. Burada Milli Eğitim Bakanlığı’na çok iş düşüyor."

 

Bunda meydanın da bir etkisi var değil mi?

Televizyondaki kanalların ismine bakın hepsi yabancı. Ancak bu dil yobazlığından vazgeçilemeyecek. Ailelerin bebeklere dediklerine bakın, "Hadi kızım teyzeye bye bye yap." Eskiden bize "baş baş yapın" derlerdi.

 

ASIL SOYADIM GÖKSAN

Bunca yıl Jülide Gülizar ismini taşımak zaman zaman ağır geldi mi?

İsmimi hep yüksekte tutmak, bir pisliğe bulaştırmamak için çok çaba verdim. Üzerime çok genç yaşta bir sorumluluk binmişti. Bizler için TRT çok önemliydi. Orada çalışmaya başladığımda kendimden çok TRT’yi düşünürdüm, "Yapacağım yanlış bir hareket TRT’nin kalitesini düşürür mü" diye. Reklamlarda oynamam için birçok imajımı bozacak teklifler geldi. Ben sadece TRT’yi düşünerek geri çevirdim. Aslında soyadım benim kendime bulduğum takma adım. Gençliğimde ilerde hep ünlü olmayı düşünürdüm. O zamanlar şiir yazıyorum, en büyük şair ben olacağım havasındayım. Bir de büyüyünce kocanın soyadını almak var. Hukuk Fakültesi’ndeyken şiirlerim yayınlanacak. Birkaç şair arkadaşım daha vardı. Dedim ki, "Ne yazacağım altına?" "Jülide Göksan" dediler. Dedim, "Evlenince bu soyadı değişecek. Oturduk arkadaşlarımla Jülide’ye uygun bir soyadı bulduk. Böylece, Göksan oldu Gülizar. Ben hayatta birinin bir şeyi olmak istemedim. Böylece Jülide Gülizar oldum çıktım.

 

Kaynakça: 

http://haber.gazetevatan.com/julide-gulizar-hayatini-kaybetti/365209/1/Gundem

http://www.kanalb.com.tr/haber.php?HaberNo=32525

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=7916199

http://www.dildernegi.org.tr