|

Habeşistan'ın dağlık bölgelerinde keçilerini otlatan Kaldi
isimli bir çoban yabani bir bitkinin meyvalarını yiyen
keçilerinin çok enerjik olduklarını hatta geceleri bile uyumak
istemediklerini görmüş. Kaldi topladığı meyveleri kaynatıp
suyunu içince aynı etkileri kendinde de hissetmiş. Böylece kahve
keşfedilmiş derler.
Buradan yayılmaya başlayan kahve ilk kez 15. yüzyılda Arap
yarımadasında Yemen denen bölgede yetiştirilmeye başlamış. 16.
yüzyılda Pers, Mısır, Suriye ve Anadolu'da da kahve bilinir ve
kullanılır olmuş. Kahve içilen yerler bu dönemde türemiş.
Günümüzde "Kahve" denen mekanlara o zaman da "qahveh" veya
"khaneh" denirmiş. Bu mekanlarda kahve içilir, sohbet edilir,
müzik dinlenir, satranç oynanır ve güncel haberler üzerine
konuşulurmuş. Yabancı ziyaretçiler de bu kahvehanelere uğrar ve
"Arap şarabı" diye anılan bu içecekten tadarlarmış.

Avrupa'dan gelen yabancılar İstanbul'da tanıştıkları bu
içeceği kendi ülkelerine de taşımışlar. Başlangıçta "Acı şeytan
icadı" diye Avrupa'da dışlanan kahve, zamanın Papası VII..
Clement tarafından test edilip denendikten sonra onaylanmış ve
yayılmaya başlamış. 17. yüzyılda, Londra'da 300 adet
kahvehanenin faaliyet göstrerdiği biliniyor. Bu dönem içinde,
kahve ticareti Arap'ların tekelinde kalmış. Arap'lar önlem
olarak kahve çekirdeklerini ihraç etmeden önce kaynatırlarmış.
Böylece çekirdeğin tohum olarak kullanılması mümkün olamazmış.
İlk kez 17. yüzyılda bir Hollanda'lı tarafından kahve
tohumları Avrupa'ya kaçırılır ve o zamanlar bir Hollanda
sömürgesi olan Java adasında (şimdiki Endonezya'da)
yetiştirilmeye başlanır. 1714 yılında Amsterdam valisi zamanın
Fransa kralı 14. Lui' ye genç bir kahve ağacı hediye eder. Bu
ağaç kralın emri ile Paris'te kraliyet botanik bahçesine ekilir
Bu ağaçtan alınan tohumlar 1723 yılında Fransa sömürgesi olan
Karayibler'deki Martinik adasına ekilir. 50 Yıl içinde bu adada
kahve ağacı sayısı 18 milyona ulaşır.

Kahve tohumlarının Brezilya'ya ulaşmasının hikayesi de
ilginç: Efendim, Brezilya imparatoru, subaylarından Francisco de
Mello Palheta'yı kahve tohumlarından alması için Fransız
Guanası'na yollar. Ancak Fransız yetkililer bu kişiye kahve
tohumu vermeyi redederler. Çok yakışıklı olan Palheta valinin
karısını baştan çıkarır. Palheta ülkesine dönerken sevgilisi
kendisine bir buket gül verir. Kadın buketin içine adamın
istediği kahve tohumlarını da yerleştirmiştir. Brezilya dizileri
de buradan mı çıktı bilmiyorum ama şimdi milyarlarca dolarlık iş
hacmi olan Brezilya kahve endüstrisinin başlangıcı tarihe böyle
yazılmış.
Cem İşmen'e
teşekkürlerimizle
Denizce

30.04.2010
|