e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

 Kapalıçarşı Finans Merkezi

Prof. Dr. Kenan Mortan     

 

 

İktisat Fakültesi’ndeki derslerinde iktisat tarihçisi Ömer Lütfi Barkan Kapalıçarşı’yı eliyle gösterir, “Burası araştırılmayı bekliyor” derdi. O zamanlarda başlayan Kapalıçarşı ilgim, konunun uzmanlarından Önder Büyükerman ile yürütülen ve uzun yıllar süren araştırmalar sonucunda bir kitapla sonuçlandı.

Bedestenler birer finansman merkezidir. Oysa bizler bu mekânları sadece para ve kıymetli eşyanın saklandığı yerler olarak biliyorduk. Bedestenlerin ve kapalıçarşıların bu durumun çok daha ötesinde işlevler yüklenen birimler olduğunu fark ettiğimde, genel kabul gören yanılgıları düzeltmek gerektiğini de anladım. Her şeyden önemlisi Kapalıçarşı toplumsal kamu alanının sivilleştiği tek yer. Farklı din ve mezheplerin 500 yıldır, hiç çatışmadan, ortak kültürü de buralarda inşa etmesi çok yalın bir gerçeklik. Bedestenli bir çarşı, ticaretle sermaye birikimi yaratıyor. Bunun öyle sadece kıymetli eşya ve para saklanarak gerçekleşmeyeceği açık. Evliya Çelebi boş yere “Osmanlı kentleri bedesteni olan ve olmayan yer olarak ikiye ayrılır“ dememiş.

 

İstanbul ve Anadolu Genelinde 117 Bedesten

İstanbul’da üç, Anadolu’nun da yaklaşık 100 yerleşiminde  117 bedesten var. Ama bunlar içinde dördü; Bursa, Tire, Edirne, İstanbul Cevahir Bedesten’i öne çıkar. Çünkü bunlar bir emniyet sandığından öte, dönemin iktisadi yapısına yön vermişler. Kapalıçarşı’nın Cevahir Bedesten’i bu kalıbın içine tam olarak oturur. Yapımı beş yıl süren Cevahir Bedesteni Kapalıçarşı’nın ‘kalbidir’. Sekiz sütunu ve 15 kubbesiyle mimari varlık olarak Sandal Bedesteni’nden bile küçük. Ama işlev olarak kıymetli mal borsacılığı yapmış, kiralık kasa işlevi görmüş, para rayicine ait kayıtlar tutulmuş, her türlü finansal işlem yapılmış, para rejimi Cevahir Bedesteni’nde şekillenmiş. Senetli ödemeler, mal takası burada yapılmış. Tağşişli para buradan piyasaya sürülmüş. Devalüasyonlar sonrası sahte yabancı paralar bile buradan uluslararası dolaşıma girmiş.

 

Paraya Yön Veren Yer

Her ülkenin kendi iktisadi çıkarını azamileştirme gayreti dün de vardı, bugün de sürüyor. Bunun için gizli ya da açık her türlü yöntem denenir. Bedestenin yanında, aynı yıllarda bedesten üstünden borç para dağıtan ‘para vakıfları’nın ve bugünün darphanesi olan ‘simkeşhane’ nin kurulması bir tesadüf olamaz. ‘Her türlü’ paranın basıldığı ilk simkeşhane Beyazıt Meydanı’nda kuruldu. Bir mini devalüasyon sayabileceğimiz tecdid-i sikke işlemi, darphanede yapılır, ardından da bedesten üstünden piyasaya sürülürdü. Fatih’in Venedik Savaşı sırasında sahte Venedik parası bastığını da belgelerden biliyoruz. Halil İnalcık üstad, yapılan işi özetliyor: Bedesteni olan kent uluslararası ticaretin de merkezidir!

 

Bir Düzenin Mimarı: Fatih Mehmet

Bir Kayzer-i Rum (Rum diyarının imparatoru) olarak Fatih Sultan Mehmet ‘Orbis Romanus’u (Roma Dünyası) ele geçirince, Bedesten ve Kapalıçarşı’yı Akdeniz havzasının en büyük ticaret ve mali merkezi olarak inşa ettirdi. Zaten Fatih Sultan Mehmet’te bir dünya bakışı egemendir. Bu anlamda da gerçek bir imparatordur. Çağının ötesini görebilmiş, isabetli çözümlemeler yapabilmiş ve adeta zamanın ruhunu kavramış bir idarecidir.

 

Günümüzde Bedesten

İstanbul Kapalıçarşı’daki Cevahir Bedesteni altın ve süsleme işlerine yöneldi. Sandal Bedesteni ise genelde hediyelik bir satış yeri ve hâlâ kimliğini arıyor. Aynı durum Anadolu’daki tüm bedestenler için de söz konusu. İktisadi işlev bitince zorlamayla hiç bir şekilde sürdürülmüyor. İstanbul’un Uluslararası Finans Merkezi (İFM) ile Kapalıçarşı’nın bedesteni arasında benzeşik yanlar arayabiliriz. Bu benzerlik, İstanbul’un yeniden bir dünya liderliğine yönelme kararı. Ama 500 yıl sonra mali merkez olarak bir liderlik savı kuşkusuz ilginç. Hem doğusuna, hem batısına bakan tek dünya kenti olarak doğrusu İstanbul’a yakışıyor. Bu işin fikir öncüsü olan Türkiye Bankalar Birliği, onuncu yılda bölge hâkimi olunabileceğini öngörüyor. 2025’ten sonra bu işin GSMH‘ya yüzde sekiz getirisi olabilecek. ‘Nasıl’ sorusunun cevabını ise politik irade verebilir. Ama uzun soluk gerektirdiği kesin.

 

  Yazı            : Prof. Dr. Kenan Mortan   
Fotoğraflar: Engin Güneysu                 

    Kaynakça:
   SkyLife
- Mart 2010

 

 

Prof. Dr. Kenan Mortan ve
Engin Güneysu
'ya
teşekkürlerimizle

Denizce

07.04.2010