|

2004
yılının Eylül ayında Karayip denizini, doğu Amerika sahillerini ama
özellikle de Grenada adasını vuran Ivan kasırgasının ardında
bıraktıklarının yalnızca bir kısmını bile görmek, bu korkunç doğa
olayının gücünü ve onun karşısında insanın çaresizliğini bir kez
daha hatırlattı. Grenada Ivan kasırgasının yaralarını hala sarmaya
çalışıyor.
Her
yılın 1 Haziran – 30 Kasım tarihleri arası Amerika’nın doğu ve
körfez sahillerini, Meksika, Orta Amerika ve Karayipleri tehdit eden
kasırgaların (hurricane) mevsimi olarak biliniyor. Hurricane, adını
da Karayip kötülük tanrısı Hurican’dan alıyormuş. Dünyanın diğer
yerlerindeki aynı türden çok şiddetli fırtınalara ise tayfun ya da
siklon adı veriliyor. Kasırgalar vurdukları yerde büyük hasar
bırakıyor, meskun alanlarda ise binlerce insanın ölümüne neden
olabiliyorlar.
Kasırgayı Tanımlamak
Miami’deki Ulusal Kasırga Merkezi’ne göre, Atlantik Okyanusunda
oluşan, tropik siklona hurricane yani kasırga deniyor. Tropik siklon
ise tropiklerde gelişen alçak basınç sistemlerine verilen
tanımlayıcı bir isim. Maksimum hızı saniyede 17 metreyi
geçmeyen(saatte 39 mil/ saatte 62,7 km/ saatte 39 knot) yüzey
rüzgarlarına tropik alçak basınç deniyor. Hızı saniyede en az 17 mil
olana ise belli bir isim verilerek tropik fırtına olarak anılıyor.
Hızı saniyede 33 metreyi (saatte 74 mil/ saatte 119 mil/saatte 64
knot) aşanlara ise kasırga (hurricane) deniyor.
Kasırgaların Özellikleri
 |
Tropik oluşları, yani okyanusların ekvatora yakın tropik
bölgelerinden kaynaklanıyor olmaları
|
 |
Siklonik oluşları, yani yarattıkları rüzgarın, göz tabir edilen
bir merkez etrafında dönüyor olması. Bu hareket kuzey yarıkürede
saatin aksi yönünde (doğudan
batıya), güney yarıkürede ise saat yönünde (batıdan
doğuya) oluyor. |
 |
Alçak basınç sistemleri olmaları. Kasırganın gözü her zaman bir
alçak basınç alanı ve şimdiye dek kaydedilmiş en düşük
barometrik basınçlar kasırgalarda görülmüş. |
 |
Fırtına merkezinin etrafında dönerek esen rüzgarın hızı saatte
en az 74 mil. |

Kasırga Nasıl Oluşur?
Kasırgalar, suların ılık (27°) C, havanın nemli olduğu ve birleşen
ekvator rüzgarlarının bulunduğu tropik bölgelerde olur. Atlantik
kasırgalarının çoğu Afrika’nın batı sahillerinde gökgürültülü
fırtına ile başlayıp ılık tropik okyanus sularına doğru hareket
eder. Bu gökgürültülü fırtına üç aşamada kasırgaya dönüşür:
Gökgürültülü fırtınanın bir kasırgaya dönüşmesi birkaç saat ile
birkaç gün arasında değişir. Kasırgaların oluşma nedenleri hala tam
olarak bilinmese de, kasırga oluşumunda şu üç olayın gerçekleşmesi
gerek:
 |
Ilık
nemli okyanus havasının sürekli buharlaşma-yoğuşma döngüsünde
olması |
 |
Yüzeyde birleşen güçlü rüzgar örüntüsü, yüksek yerlerde hızı
değişmeyen rüzgarlar. |
 |
Yüzey ile yüksek yerlerdeki hava basıncı (basınç gradyanı)
arasında bir farklılık olması. |
Okyanus
yüzeyindeki ılık ve nemli hava hızla yükselmeye başlar. Bu ılık hava
yükseldikçe, içindeki su buharı da yoğunlaşarak fırtına bulutları ve
yağmur damlaları oluşturur. Yoğunlaşma, gizli yoğuşma ısısı denen
bir ısı salar. Bu gizli ısı yukarıdaki havayı ısıtır ve yükselmesine
neden olur. Yükselen havanın yerini aşağıdan gelen ılık ve nemli
okyanus havası doldurur. Bu döngü, gelişmekte olan fırtına bölgesine
aşağıdaki okyanustan daha çok rutubetli hava çeker ve sürekli olarak
sıcak havayı yüzeyden atmosfere doğru hareket ettirir. Yüzeyden
gelen ısı değişimi, bir merkez etrafında dönen bir örüntü yaratır.
Bu döngü, lavabo deliğinden aşağı akan suyun döngüsüne benzer.
Rüzgar Örüntüleri
Farklı
yönlerde hareket ederken birbirleriyle karşılaşıp birleşen
rüzgarlar, yüzeyde çarpışarak ılık ve nemli havayı yukarı iter.
Yükselen hava, zaten yüzeyden yukarı doğru yükselen havayı
kuvvetlendirir ve böylece fırtınanın döngüsü ve hızı artar. Bu
arada, 9000 metre gibi yüksekliklerde değişmeyen hızlarda esen
kuvvetli rüzgarlar, yükselen sıcak havanın fırtınanın merkezinden
uzaklaşmasını sağlar ve sıcak havanın yüzeyden yukarı doğru
hareketini sürekli kılar, böylece fırtınayı örgütler. Eğer
yükseklerdeki rüzgarlar her düzeyde aynı hızla esmiyorsa, yani
rüzgar makasları var ise, fırtına örgütlenemez ve zayıflar.
Fırtına
merkezinin üstünde, atmosferin yukarı kesimlerinde bulunan yüksek
basınç da yükselen havadaki ısıyı uzaklaştırarak hava döngüsüne ve
kasırganın büyümesine hizmet eder. Yüksek basınçlı hava, alçak
basınçlı fırtına merkezine doğru emildikçe rüzgarın hızı artar.
Kasırga
bir kez oluştuktan sonra 3 parça halinde izlenebilir:
-
Gözü –
alçak basınçlı döngüsü sabit merkez
-
Göz
duvarı – gözün etrafındaki en hızlı ve en dehşetli rüzgarların
olduğu bölge
-
Yağmur
kuşakları – fırtınayı besleyen buharlaşma/yoğuşma döngüsünün bir
parçası olan ve gözden dışarı doğru hareket eden gökgürültülü
fırtına kuşakları
Kasırgaların fiziksel büyüklüğü çeşitlilik gösterir. Bazı fırtınalar
çok pekişik olup arkalarında sadece birkaç rüzgar kuşağı ve yağmur
bırakır. Daha gevşek olan diğerleri ise rüzgar ve yağmuru yüzlerce
binlerce mil uzağa taşıyabilir. 1999 yılında ABD’nin doğu kıyılarını
vuran Floyd kasırgası, Karayip adalarından New England’a kadar
hissedilmiş.
Kasırgaların Yaptığı Zararlar
 |
Kasırgalar, karalarda iç bölgelere bile seller oluşturacak kadar
büyük miktarlarda yağmur bırakırlar. |
 |
Çok
kuvvetli rüzgarlar yapısal zararlar verir; ağaçları kökünden
söker, arabaları ters çevirir, denizde dalgaların büyümesine
neden olup kıyı bölgelerinde büyük hasara yol açabilir. |
 |
Kasırganın hakim rüzgarları, fırtına dalgası denen büyük
miktarlarda su duvarını itip getirir. Bu med (yükselen su) olayı
ile birleşirse, kıyıda büyük su taşkınlarına ve zarara yol açar. |
 |
Kasırga rüzgarları, çoğunlukla hortum da oluşturur ve fazladan
zararlar da verebilir. |
Kasırga Kategorileri
|
Kategori 1 |
Rüzgar hızı saatte 74 mil ile 95 mil arası (saatte 119 km ile
153 km). Beraberinde getirdiği dalga normalin üstünde, 1,2 ile
1,5 m arası. Az ya da yok denecek kadar az yapısal zarar.
|
|
Kategori 2 |
Rüzgarın hızı saatte 96 mil ile 110 mil arası (saatte 155 ile
177 km). dalga boyu 1,8 m ile 2,4 m arası. Ağaçlar devrilir,
çatılarda hasar olur. |
|
Kategori 3 |
Rüzgarın hızı saatte 110 mil ile 130 mil arası ( normal hızda
bir teknenin bir günde zor katedebileceği mesafe kadar). Evlerde
yapısal hasar olur, ciddi su taşkınları meydana gelir. |
|
Kategori 4 |
Rüzgarın hızı saatte 131 mil ile 154 mil, dalga boyu ise 4 m ile
5,5 m. İç kesimlerde tehlikeli su baskınları, çatıların uçması,
büyük yapısal hasar. |
|
Kategori 5 |
Rüzgarın hızı saatte 155 milin üstünde, dalga boyu 5,5 metrenin
üstünde. Çok tehlikeli su taşkınları, özellikle ahşap yapılarda
ciddi hasar. |
Kategori
3’ten başlayarak 4 ve 5 şiddetinde kasırgalar geniş alanlarda can ve
mal kaybı, tarımsal alanlarda ve büyük/küçük baş hayvanlarda çok
ciddi hasara ve kayba yol açar.
Nasıl İzleniyor
Kasırgalar öncelikle görsel göstergelere, yani bulutlar ve bunların
dönüş örüntülerine bakılarak çıkarsanmaya çalışılıyor. Daha teknik
olarak ise, radar ve doppler radarı ile yağmur, rüzgar hızı ve yağış
miktarlarının ölçülmesiyle elde edilen verilerle tahminler
yapılıyor. Ayrıca kızıl ötesi ışınlarla ısı farklılıkları ve bulut
yükseklikleri saptanarak tahminlerde bulunuluyor.
Kasırga İsimleri
İkinci
dünya savaşına değin hep erkek isimleriyle anılan kasırgalara daha
sonra alfabetik olarak kadın isimleri verilmeye başlanmış. Bu, kadın
derneklerinin tepkisini çekince 1970’lerin sonunda kasırgalara bir
erkek bir kadın ismi verilerek devam edilmiş. Günümüzde ise, insan
isimlerinden çok delta, epsilon, zeta gibi isimlerle anılıyor.
Kaynakça:
Bilim ve Teknik Dergisi
Sayı: 461 Nisan-2006
Türkan Yöney'e teşekkürlerimizle
Denizce

|
|