e-mail
denizce@denizce.com
 






Orhan Erdenen
Abut Efendi
Ahmet Fethi Paşa
Ahmet Afif Paşa
Ahmet Necip Bey
Amucazade Yalısı
Burhanettin Efendi
Dolmabahçe Sarayı I
Dolmabahçe Sarayı II
Edip Efendi
Ethem Pertev
Fehime Sultan Yalısı
Hacı Feyzi Efendi
Hamidiye Cami
Halil Ethem Paşa
Hekim Başı Yalısı
Huber Yalısı
İtalyan Sefareti
Kadri Paşa Yalısı
Kıbrıslı Yalısı
Kızkulesi
Kont Ostrorog
Mediha Sultan S.
Rahmi Koç Yalısı
Rumelihisarı
Sait Halim Paşa
Serasker Rıza Paşa
Şerifler Yalısı
Zarif Mustafa Paşa
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Boğaziçi Yalıları    

  Kıbrıslı Yalısı
 


 Koruma No: 110, 111, 112     113

Kaynak  : Orhan Erdenen "Boğaziçi Sahilhaneleri"  1993

Kandilli / Göksu Caddesi No: 23 (Ada 932/parsel 3, 4, 5)
Üslubu      :
 Neoklasik
                      (Dış duvarları çıralı çam kaplama/iç duvarları bağdadî)

İnşa tarihi
XVIII. yüzyılın son çeyreği. Ancak selâmlık salonu,
                       yazlık divanhane
XIX. yüzyıl ilavesidir. Ortasındaki fıskiye
                      
XVIII. yüzyıl yarısına ait olup, dışarıdan getirilmiştir. Koruma
                       no'su 113 olan güney bölümü 1975'de yeniden "dış görünüş
                       bakımından" aslına uygun olarak yapılmıştır.

Yüzölçümü: 1.sınıf bölümü    1.290 m2

        2.sınıf bölümü      595 m2   

        Toplam               1.885 m2

 

 

Tarihçesi

Yalının ilk sahibi I. Abdülhamid (1725 -1789) devri sadrazamlarından İzzet Mehmet Paşa'dır. İzzet Paşa ikinci sadaretine "Kara Vezir" diye anılan Silahtar Mehmet Paşa'nın ölümünden sonra gelmiştir. Kıbrıslı Mehmet Paşa Yalısı'ndan "Kara Vezir Yalısı" diye de bahsedilir. İzzet Mehmet Paşa  Üsküdar burnunda camii bulunan Fatih dönemi vezirlerinden Rum Mehmet Paşa'nın torununun oğludur. Şehreminliği de yapmıştır. 1781 yılında, ikinci sadareti sırasında azlolunan ve 1783'te Belgrad valisi iken vefat eden İzzet Paşa'nın yalısı, o tarihlerde ikinci Mirahur ( sarayın ahır/at beyi) olan oğlu Sait Mehmet Bey'e intikal etmiştir. 

Bir müddet bu yalıda oturan eski sadrazam ailesi, 1794 senesi yazında bu Kandilli sahilhanesini III. Selim'in sadrazamlarından olan (I. Abdülhamid'in yukarıda kayıtlı sadrazamı ile aynı isimdeki) İzzet Mehmet Paşa ( sadareti: 1794 -1798) kiraladı.

 

  "Belki İzzet Mehmet Paşa, ölen sadrazamın yalısını ailesinden satın almış; yahut Padişah bir fermanla eski sadrazamın yalısını yeni Veziriazamına ihsan etmiştir. Paşa'nın sadaretten azlinden sonra, Kandilli sahilhanesinde "eski" İzzet Mehmet Paşa'nın oğlu oturmağa başladı.
Bir çok İstanbul memuriyetlerinde bulunan İzzet Paşazade Sait Bey'in yaz mevsimlerini eski ve bu büyük yalıda geçirdiği Bostancıbaşı Defteri'nden de anlaşılmaktadır.

 

"1811'de Sait Bey'in ölümünden sonra, oğlu Kapıcıbaşılarından Mehmet Ataullah Bey, büyükbabasının Kandilli'deki bu yalısında ikamet etmeğe başladı."    (Haluk Şehsuvaıoğlu - Hayat Mecmuası 1963 sayı:2) 

Bostancıbaşı Defterinde: "XIX. yüzyıl başında (Kıbrıslı Yalısı diye sonradan şöhret bulacak) yalıyı şöyle kaydetmektedir.

"....13 - Göksu sağır deresi,

14 - İzzet Paşa torunu Atâ Bey'in yalısı." 

A- O tarihte yalı arazisi Küçüksu plajına kadar gelmiş olup, İstanbul / Alman Arkeoloji Enstitüsü'nden Dr. Klaus Tuchelt'in yalı hakkında 1962'de yayınlanan Almanca broşüründe, yalının bu kuzey bahçesinde inşası düşünülen aileye ait binaların plân tasarısı da gösterilmiştir. 

B- Bostancıbaşı Defteri'nde 14. sırada kayıtlı "Ata Bey" ismi Ataullah Bey'in kısaltılmış söylenişidir. 

1837 - 38 yıllarına kadar yaşadığı tahmin edilen Ataullah Bey'in ölümünden sonra, yalının İzzet Paşa ailesinde uzun müddet kalmadığı anlaşılmaktadır. Yetişmiş ve önemli mevkilere gelmiş erkek evladı bulunmayan ailenin kadınları, bu büyük, sadrazam yalısını ellerinden çıkarmışlardır. 

 

Yalının İzzet Paşa ailesinden sonra, bildiğimiz son sahibi "1840'ta Dârı Şurayı Askeri azası olan" Kıbrıslı Mehmet (Emin) Paşa'dır.
Muhtelif devlet hizmetlerinde, valiliklerde, sefirliklerde bulunan, iki defa Kaptan Paşalık, üç defa sadrazamlık yapan Kıbrıslı Mehmet Paşa 1871'de Kandilli yalısında ölmüştür.

 

1 - Kıbrıslı Mehmet Paşa'nın ilk haremi Melek Hanım:" Thirty Years in the Harem" ismiyle, 1872 yılında New York'ta hatıralarını yayınlamıştır. Rahmetli müze müdürlerinden, makalelerinden yararlandığımız Haluk Y. Şehsuvaroğlu bu hatıraları Türkçe'ye çevirmiştir. 

2 - 1975 yılında yalının mirasçıları arasında bulunan sn. Emin Dirvana Kıbrıslı Mehmet Emin Paşa'nın oğlu olmadığından -Moralı Müşir Tosun Paşa'nın oğlu- Mustafa Sadettin Paşa "Kıbrıslı" lâkabını kullanmıştır. Sadrazam Mehmet Paşa ile, XIX. yüzyılın ikinci çeyreğine doğru yalı "Kıbrıslı Yalısı" olarak anılmaya başlanmış; damadı Mustafa Sadrettin Paşa'nın da "Kıbrıslı" lâkabını kullanmasıyla yerleşip kalmıştır" demiştir.

 

Bina harem ve selamlık kısımlarından oluşmaktadır. Yalının deniz cephesi 64 metredir. İçerde, biri merkezde, ikisi kenarlarda olmak üzere, deniz ve kara cephelerini alan üç büyük sofa bulunmaktadır. Sofalar 24 m. uzunluğundadır. Selamlık sofası 7 m. yüksekliğinde ve kubbelidir. Binanın selamlık kısmına bu sofadan giriliyor.

Binanın alt katında Hisar tarafındaki büyük salonu 17.5 m. uzunluğundadır. Burada alçak pencereler ve bir kapı ile ayrılmış limonluk kısmı vardır. Son tamirlerde bu alçak pencereler kapatılmıştır. Limonluk XVIII. yüzyıldan kalmış, üzeri salkım ve asma yapraklı motiflerle süslü fıskiyeli bir havuz bulunmaktadır. 

Yalı, sofalarından başka, alt katta onbeş, üst katta altı olmak üzere yirmibir odadır. Yalıda muhtelif tarihlerde tamirler yapılmıştır. Bu tamirler esnasında yalının üç büyük hamamı yıkılmıştır.

 

Plan Durumu:

Sofalar aynı büyüklükte değildir. Yan bahçe tarafındaki en büyüğüdür ve orta sofa tipindedir. Deniz ve bahçe üstünde, direklerle ayrılmış iki büyük eyvanı bulunuyor. Ortadaki sofa iki yüzlü iç sofa tipindedir ve iki tarafına direklerin arasına yan sofalar ilâve edilmiştir. Yalnız bu kısmın üstünde üst kat mevcut olduğu için merdiven de bu taraftadır. Son sofa da birincisinin aynı fakat daha küçüğüdür. Her sofanın dört köşesine odalar konulmuş olup. ikinci derecedeki yerler oralara yerleştirilmiştir. 

  Birinci bölümün ayrıca, büyük havuzlu limonlukla nihayetlenen yazlık bir divanhanesi vardır.
Her üç bölüm, eyri"mail" rıhtım yönünü izleyerek, kendi önündeki kısma nazaran biraz daha geriye alınmış ve bu sebepten, rıhtım üzerindeki hareketli cephe elde edilmiştir.

Bu hareket muntazam bir ritme göre yapılmış ve sofa eyvanları her zaman odalardan daha içerde kalmıştır. Cephedeki çıkmaların "rizalitlerin" hareketi ile odalara azamî derecede hava ve manzara sağlanmıştır. 

Netice olarak üç sofa da az çok aynı kıymet ve büyüklükte olduğu zaman plân, birbirinden ekli, üç ev planından meydana gelen bir vaziyete girer; bu suretle üç sofalı tip, nihaî "son" ve tam şeklini almış olur. Bu nihaî şekil XIX. yüzyıl içinde elde edilmiştir.

Binanın en büyük odası, kuzey ucundaki XIX. yüzyıl ilâvesi salon olup, yüzölçümü 18 x 8 = 144 m2. dir. Yalının dış plânında, boşluk kısımları dolu kısımlarından biraz daha fazla. Yalının ortalama (vasatı) eni 27 m. Arsası, Kıbrıslı Mustafa Paşa zamanında 40.000 m2 idi. 25.000 m2. lik arazisi plaj sahasında kaldı, şimdi-sonradan yapılan sağ bölümle beraber-bahçesi 12.000 m2. Yalının arkasındaki yamaçlar ve gazinonun bulunduğu yer de yalıya aittir.

Giriş Kat planı

 

Giriş taşlığı Osmanlı / Türk tarzı değil; İtalyan karakteri ağır basan kozmopolit.

"Kıbrıslılar Yalısı / XIX. yüzyıl Ampir görünümünü 1900 onarımında almıştır. 1973'de yanan kısmı tamamlanmıştır."

(Mm. Lütfi Yaaaoğhı Taç Der. 1977/Nisan)

Yalıda, Fransa İmparatoriçesi (III. Napoleon'un eşi) Eugenie şerefine, sadrazam Kıbrıslı Mehmet Paşa tarafından bir ziyafet verilmiştir. 

Kıbrıslı Yalısı Müştemilatı:

Kıbrıslı yalısı bahçesinin (doğu/kuzey ucu) cadde yönünde, geçen yüzyıllardan kalma, önünde duvar olduğu için fazlaca görülemeyen, iki katlı ahşap yapı için, değerli mimar/restoratör y.mimar Turhan Giritlioğlu (M.S.Ü.) bize şu notu verdi.

"Yapı, Kıbrıslı Yalısının müştemilatı olup yalı gibi XVIII. yüzyılın son çeyreğine aittir. Harap durumda olduğundan yıktırılarak, 1975 yılında S.H. Eldem ile birlikte restorasyonunu gerçekleştirdik. İnşaat (2. gurup eski eser uygulamasıyla) içi beton/tuğla, dışı ahşap kaplama olarak yeniden inşa edildi. Halen sahibi Alev Komili dir."

(8 Şubat 1991)

 

Mimari Biçimi

"Yalı, yayvan planı, deniz üstü çıkmalı (leb-i derya) oluşu, dekorcunda Avrupai eğilime karşın planda ve cephelerde yerel stili koruması..v.s. nedenleriyle dikkate lâyıktır. Yatay mimari kitlesi, deniz üstünde, fondaki yeşil sırtların doğasına ahenkli bir saki çizmektedir. Bu kitleyle Selamlık salonu deniz cephesine uyarlı bir biçimde eklenmesine (XIX.yüzyıl) karşın güney bölümdeki yenileme (XX.yüzyıl) tarzı uyumsuz düşmekte ve cepheyi parçalamaktadır. 

İki katlı cephe orta motifi, yapılan tadilât ile, orijinal şeklini kaybetmiş ise de yine de esas armoni içinde uygun bir durumdadır. Kıyı çizgisi eğimini takip ederek gerilemeli düzen içinde plan üç bölümden oluşmaktadır: Selamlık, Mabeyn, Harem.

 

  Her birinde odalar bir orta sofa üzerinde planlanmıştır. Sofalar denizle bahçeyi birleştirmektedir, planda dört eyvanlı çizimde görünmekte iseler de kolonlar ve tavanlar ile bölünmüş durumdadırlar.  Plandaki bu yerliliğe karşın işte bu kolonlar ve tavanlar yabancı stili sergilemekte.

Özellikle Selamlık giriş taşlığından sonra gelen tavanı, tekne tonoz profili ve dekorları ile, Avrupaî bulunmaktadır. 

Türk yaşamının gelenekleri, planları ve cepheleri işlerken Avrupaî stili ancak iç elevasyonda uygulama zorunluluğunda kalınmıştır; bu eğilime mobilyaları da katmak gerekir. Hal böyle olunca, seremoni için Türk Divanhane ve odaları zamanla yetersiz kalmış olmalı ki, XIX. yüzyılda Selamlık planında dördüncü bölüm olarak bir büyük salon ve sera eklenmiştir."
                                                                                                                                    Behçet Ünsal

 

 

.......     Birinci Sınıf Sahilhaneler

.
....      .  İkinci Sınıf Sahilhaneler

 

Orhan Erdenen'e teşekkürlerimizle

Denizce