|
Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları V. Ulusal Konferansı,
Adana’da gerçekleştirildi.
Kıyı
Alanları Yönetimi Türkiye Milli Komitesi ve Çukurova
Üniversitesi işbirliğinde, Adana Valiliği ve Adana
Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın katkılarıyla, 4-7 Mayıs
2004 tarihleri arasında, Çukurova Üniversitesi’nde
Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları V. Ulusal Konferansı
düzenlendi.
Türkiye
kıyılarının fiziksel, ekolojik yapıları ve korunması,
kıyı-deniz kaynaklarının yönetimi ve geliştirilmesi,
kıyı-deniz mühendisliği, modelleme ve veri yönetimi “Türkiye
Kıyıları 04”te mercek altına alındı...
Konferansa konuşmacı olarak katılan D-Marin Turgutreis
Marina Müdürü ve Deniz Turizm Birliği Yönetim Kurulu Üyesi
Ali Erkan Bezirgan, “kıyı turizmi planlaması ve
yönetimi, tesisler için yer seçimi, ülkemizin Akdeniz’deki
konumu itibariyle yat turizmi açısından önemi, marinaların
işlevleri ve ekoturizm” konuları hakkında bilgi verdi.
Ali
Erkan Bezirgan,
konferans sırasında yaptığı konuşmada “Ülkemizin
Akdeniz'deki önemli konumu nedeniyle yat turizmi açısından
büyük bir potansiyele sahip olduğu biliniyor. Yat turizminin
geliştirilmesi ve ülke turizm gelirlerinin istenilen düzeye
getirilmesi için gerekli altyapıların en önemlilerinden
birisi marinalardır. Marinalar inşaa edilmeden deniz turizm
sektörü oluşturulamaz.
Dünya ve Akdeniz turizmindeki gelişmeler nedeniyle Türk yat
turizmi büyük bir potansiyel talebiyle karşı karşıya
kalmıştır. Böylece ülkemizde marina ağını genişletmek ve
geliştirmek zorunluluğu doğmuştur.
D-Marin Turgutreis Marina’nın
Yunanistan'a ait adaların tam karşısında yer alması, gerek
Bodrum yarımadası gerekse Kuşadası - Datça - Marmaris -
Fethiye arasında mavi yolculuk yapan tüm yatların
izleyecekleri kıyı şeridi bandı üzerinde olması, gerek
yatların limanda konaklaması gerekse kumanya ikmali
açısından, ekonomik ve sosyo - kültürel yönden bölgeye ve
sektöre ivme kazandıracak noktadır.” dedi.
Basın Bülteni
10.05.2004
Bluechip İletişim:
212-351 3730
İlgili
Kişi:
Nurgül Acar
nurgul@bluechip.com.tr
TÜRKİYE'NİN KIYI VE DENİZ ALANLARI V. ULUSAL KONFERANSI
4-7 Mayıs 2004
Mithat Özsan Amfisi, Çukurova Üniversitesi, Adana
TÜRKİYE KIYILARI 04 SONUÇ BİLDİRGESİ
§
Kıyı alanlarımızın uzunluğu ve çeşitliliğiyle, bu alanlarımızda
bulunan doğal kaynaklar ve kültürel değerlerden dolayı
dünyanın en şanslı ülkelerinden birisi olan ülkemizde
bütünleşik kıyı yönetiminin, ülkemizin ekonomik ve kültürel
gelişimi, insanlarımızın bugünkü ve gelecekteki varlıklılık
durumları ve mutlulukları açılarından büyük önem taşıdığının
bilincinde olarak;
§
1990’lı yıllardan başlayarak çeşitli çabaların gösterilmesine
karşın bütünleşik kıyı yönetiminin hala çok da yakın olmayan
bir hedef olduğunu görerek, kıyı alanlarındaki yanlış
gelişmelerin ve alan kullanımlarının ve bunların yol açtığı
kullanım çelişkilerinin, bir yandan uzun dönemdeki ekonomik
gelişmeyi olumsuz etkilediğini, diğer yandan doğal
kaynaklara, çevresel ve kültürel değerlere zarar verdiğini
izleyerek;
§
Kıyı alanlarımızın iyi yönetilebilmesi için, yatay ve düşey
yönlerde etkileşmeye olanak veren işlevsel bir yönetim
yapısının yanı sıra, kıyı ve deniz alanlarımızla ilgili
değişik türde veri ve bilgilerin gerekli olduğunun
bilincinde olarak, bunların ülke genelinde yeterli olmaktan
çok uzak olduğunu, mevcut bilgilere erişmenin de çeşitli
engeller içerdiğini saptayarak;
§
Parlamento, hükümet, kamu yöneticisi, yerel yönetici ve genel halk
olarak tüm düzeylerde, kıyı alanlarımız ve denizlerimize
ilgi ve bilgi düzeylerinin çok düşük olduğunu, bu çok
değerli kaynakların iyi yönetilmesi ve korunması
doğrultusundaki bilincin zayıflığını ve bu bilincin
oluşmasını ve gelişmesini amaçlayan eğitim etkinliklerinin
yeterli olmadığını, üniversitelerimizde kıyı alanlarıyla
ilgili eğitim ve araştırma programlarının çok sınırlı sayıda
olduğunu izleyerek,
§
Çok başarılı beş toplantıdan sonra ülkemizde kıyı ve deniz
yönetiminin gelişmesine önemli katkılar yapan bir araç
konumuna gelen Türkiye Kıyıları Ulusal Konferanslarına kamu
kuruluşlarından olan katılımın olması gerekenin çok altında
olduğunu görerek, ilgili kamu kuruluşlarındaki görevlilerin
çalışmalarını tartışmaya sunabilmesi ve bilimsel
çevrelerdeki son gelişmeleri izleyebilmesi için çok önemli
olanaklar oluşturan ulusal konferanslardan, çok az sayıdaki
katılım nedeniyle yararlanamadıklarını üzüntüyle
belirleyerek;
§
Ekonomik gelişmenin ve bunların yol açtığı baskıların göreceli
olarak daha düşük düzeylerde oldukları gözlemlenen Çukurova
kıyı alanlarının doğal durumlarını büyük oranda koruduğunu,
tarım, balıkçılık, sınırlı düzeydeki insan yerleşimleri ve
koruma gibi az sayıda kullanım türlerinin yer aldığı bu
alanların, ülkemize özgü kıyı yönetimi deneyimlerinin
geliştirilmesi için bir alan laboratuarı işlevi
görebileceğini hissederek;
§
Doğal, kültürel ve ekolojik önemleriyle öne çıkan duyarlı kıyı
alanlarımızın korunması ve iyi kullanılması doğrultusundaki
bilincin ülkemizde son yıllarda gelişmeye başladığını
görmekten mutluluk duyarak;
§
Çukurova Üniversitesi’nin çeşitli bölümleri tarafından, Çukurova
kıyı alanlarıyla ilgili araştırma ve eğitim etkinliklerinin
son yıllarda gözle görülür bir ivme kazandığını mutlulukla
saptayarak, Adana Valiliği’nin, Adana Büyükşehir Belediye
Başkanlığı’nın, Çukurova Üniversitesi Rektörlüğü’nün ve
TÜBİTAK’ın konferansa katkılarından dolayı şükranlarımızı
sunarak;
Biz, Türkiye'nin Kıyı ve Deniz Alanları V. Ulusal
Konferansı'na (4-7 Mayıs 2004, Mithat Özsan Anfisi, Çukurova
Üniversitesi, Adana) katılan ve kıyı yönetimiyle ilgisi olan
kamu kuruluşları, yerel yönetimler, üniversite ve araştırma
kurumları, sivil toplum örgütleri ve özel sektörü temsil
eden 151 katılımcı, aşağıdakileri kamuoyunun bilgisine
sunmada görüş birliğindedirler:
1.
Kıyı yönetiminin başarılı olması için kıyı alanının
özelliklerine duyarlı olmak, bütüncül yaklaşım, zamansal
süreklilik, edinilen yeni bilgiler sonrasında oluşan
koşullara uyarlanabilmek, geçmişte oluşan kıyı ve kent
kimliklerini zenginleştirmek, kıyı ve deniz kültürünün
gelişmesine katkıda bulunmak önem taşımaktadır. 1997 ve 2004
yılları arasında gerçekleştirilen 5 ulusal konferans ve
yayımlanan 7 ciltlik bildiriler kitaplarıyla Türkiye
Kıyıları Ulusal Konferansları dizini, ülkemizde kıyı
yönetiminin gelişmesi için ulusal bir forum işlevi gören
önemli bir araç durumuna gelmiştir.
2.
Türkiye Kıyıları Ulusal Konferansları dizisinden en çok yarar
sağlayacak kurumların başında, kıyı ve deniz yönetimiyle
ilgi kamu kurumları gelmektedir. Küçük miktarlardaki
konferansa katılım ücretini ödeyemediklerini belirterek ya
da başka nedenlerle kamu kurumları çalışanlarının ulusal
konferanslara katılmalarını engelleyen yöneticiler,
kurumlarının sunmakla yükümlü oldukları kamu hizmetini daha
ileri düzeye götürmek doğrultusunda önemli bir olanaktan
yararlanmamakta, bu konferansları düzenlemek için “gönüllü”
anlayışıyla yoğun çabalar gösteren kişilerin emeklerinin
karşılığı olması gereken artı değerin ülkemizde oluşmasına
engel olmaktadırlar.
3.
Ulusal konferansların en önemli işlevleri, çeşitli kurum ve
kuruluşları temsil eden kişilerin bir süre için birlikte
olmalarını gerçekleştirerek, bu kişilerin yaptıkları
çalışmalar ve bunların sonuçları üzerinde bilgi
alışverişinde bulunmalarını sağlamaktır. Bu işlevin
gerçekleşmesi için, konferansa önerdiği sunuşu kabul edilen
ve programa alınan kişilerin konferansa katılmaları gerekir.
Konferansları, yayın sayısını artırmak için bir araç olarak
görenler, konferansa katılacak izlenimi vererek
bildirilerinin konferans kitabına ve programına girmesini
sağladıktan sonra sudan nedenlerle ya da nedensiz konferansa
katılmayanlar bilinçli ya da bilinçsiz olarak konferansları
olumsuz etkilemektedir.
4.
Kıyı alanları yönetimiyle ilgili eylem, koruma ve gelişme planlarının
oluşturulmasında ve bu planların uygulanmasında, yerel ve
ulusal sivil toplum kuruluşları yanı sıra kıyı alanlarını
kullananları temsil eden yerel birlikler etken rol
almalıdırlar. Bakanlıklar ve bağlı taşra teşkilatları,
valilik ve belediyelerin bu kuruluşlara sorumluluk ve yetki
vermeleri, kıyısal çevrenin korunması ve bu alanlarda
yapılacak uygulamaların daha başarılı olmasına yol
açacaktır.
5.
Kumsal, kumul, sulak alan gibi doğal kaynakları zengin özel kıyı
alanlarının kullanımları ya da korunmaları sonucu oluşan
kayıp ve kazançların parasal karşılıkları, doğal kaynak
ekonomisi kurallarına göre hesaplanarak, kıyı alanlarında
yer alan büyük gelişim projelerinin yarar maliyet oranlarına
yansıtılmalıdır.
6.
Çukurova kıyı alanlarının önemli bölümü, doğal yaşam ve biyoçeşitlilik
açılarından yüksek değerler taşımakta olup diğer yandan batı
kıyılarımıza oranla daha az tahribata uğramış durumdadır. Bu
alanlar “eylemli koruma” anlayışıyla koruma altına alınmalı,
bu alanlarda bilimsel araştırma ve eğitim etkinlikleri gibi
yumuşak kullanımlar özendirilmeli, doğal yaşam ve değerler
üzerinde baskı oluşturabilir kullanımlar ve gelişmelerle,
başta tarım olmak üzere mevcut kullanımların olumsuz
etkileri engellenmelidir. Örneğin, Karataş-Tuzla yöresinde
yoğunlaşan ve kıyı kumullarının önemli ölçüde tahrip
olmasına yol açan yasa dışı tarımsal kullanımlara karşı,
hukuki araçlar ivedilikle kullanılmalıdır.
7.
Kıyı planlaması ve yönetimi aşamalarında o yöredeki üniversitelerin konu
ile ilgili tüm birimleriyle işbirliği yapılmalı, bu
bilimlerinin oluşturdukları bilgi birikimlerinden
yararlanılmalı, birçok seçeneği bir arada değerlendiren
esnek bir yaklaşım izlenmelidir.
Doğal
durumlarını büyük oranda koruyan, tarım, balıkçılık, sınırlı
düzeydeki insan yerleşimleri ve koruma gibi az sayıda
kullanım türlerinin yer aldığı Çukurova kıyı alanları,
ülkemize özgü kıyı yönetimi deneyimlerinin geliştirilmesi
için önemli bir olanak sunabilir. Çukurova kıyı alanlarının
yönetimi için, ilgili tüm kurum ve kuruluşların katkı
yaptığı, eyleme dönük bir proje başlatılmalıdır. Adana
Valiliği’nin önderliğinde yürütülmesi uygun olacak bu
projeye tüm ilgili kamu kuruluşlarının il örgütleri,
kaymakamlıklar, belediyeler, yerel ve ulusal sivil toplum
örgütleri, Çukurova Üniversitesi ve Kıyı Alanları Yönetimi
Türkiye Milli Komitesi gibi bilimsel kuruluşlar ve yöredeki
insan etkinliklerini temsilen kullanıcılar katkıda
bulunabilir. Yöreyle ilgili mevcut bilgilerle başlanılabilir
bu projede, ortak karar alma sürecinin nasıl
gerçekleştirilebileceği, denetimin nasıl sağlanabileceği
gibi bir yönetim planında yer alması gereken eylemler,
deneysel bir yaklaşımla irdelenmeli ve en iyi düzenlemeler
belirlenmeli ve uygulanmalıdır.
Konferansa katılan ve
emeği geçen herkese teşekkür ederiz.
Denizce

|