e-mail
denizce@denizce.com
 






Orhan Erdenen
Abut Efendi
Ahmet Fethi Paşa
Ahmet Afif Paşa
Ahmet Necip Bey
Amucazade Yalısı
Burhanettin Efendi
Dolmabahçe Sarayı I
Dolmabahçe Sarayı II
Edip Efendi
Ethem Pertev
Fehime Sultan Yalısı
Hacı Feyzi Efendi
Hamidiye Cami
Halil Ethem Paşa
Hekim Başı Yalısı
Huber Yalısı
İtalyan Sefareti
Kadri Paşa Yalısı
Kıbrıslı Yalısı
Kızkulesi
Kont Ostrorog
Mediha Sultan S.
Rahmi Koç Yalısı
Rumelihisarı
Sait Halim Paşa
Serasker Rıza Paşa
Şerifler Yalısı
Zarif Mustafa Paşa
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Boğaziçi Yalıları    

  Kont Ostrorog Yalısı
 

Koruma No: 116/117

Kandilli Göksu Caddesi, No:15 (Ada 932/parsel 10/11)
İnşa tarihi     : XIX. yüzyıl başı.
                         (Sedat Hakkı Eldem ve Behçet Ünsal da aynı görüştedir.)
Üslûbu         : Neo-klâsik espride olmakla beraber açık bir üslûp göstermiyor.
Yüzölçümü   : 38 x 18 m.= 684 m
2.

Tarihçesi

Kandilli Göksu caddesinde, iridal ve yaprak kabartmalı mer­mer kapıdan girilen yalının tarihçesi hakkında farklı görüşler vardır:

A- Kandilli'de komşusu Abut Efendi yalısı (eski) sahibi Belkıs hanıma göre; yalı önce Rıza Paşa'nınmış. Ondan Kont Ostrorog satın almış.

(Macide Ekimoğlu. tez,1970 İ.Ü. Ed. Fa./Sanat Tarihi Bölümü)

 

B- "Kont eski eserlerimizi seven bir sanatkârdır. Ahmet Aşkî Yalısı'yla diğer bir yalıyı birleştirip güzel bir Türk ikametgâhı ihya etmiş, bu nefis yalının içini zevkle döşemiştir."

(Haluk Y. Şahsuvaroğlu, makale. Cumhuriyet-5 Eylül 1962)

C- Jean Ostrorog'un 1975 yılı Eylül ayında verdiği bilgi: "Yalı 125-150 senelik kadar. Aşker Ali Paşa'nın vapur iskelesinden sonra büyük bir yalısı vardı. Babam (Ostrorog) yalıyı 71 sene evvel De Savmares isimli bir İngiliz'den satın aldı. Bu Savmares Anglo-Norman adalarından Cerze'li idi, İngiliz sefaretinde çalışıyordu."

D- "Bina 1904 yılında Bakizade Ziya Paşa'dan, Hariciye Ne­zareti Hukuk Müşaviri Ostrorog tarafından satın alınmıştır."

(Eski Eserleri Koruma Encümeni'ndeki kayıt.)

E-  Jean Ostrorog'un ölümünden sonra, 26 Ocak 1978 günü onüç senelik eşi İşka yukarıdaki değişik beyanları yanıtlayamamış, ancak şu tahminde bulunmuştur:
a) Yalı 190 senelik kadar. Bahçedeki selsebil ve sütun çeşme de öyle.
b) Jean Ostrorog yalıyı satın aldıktan sonra, kuzeyindeki bir eski yalıyı da satın alarak yıktırmış ve Abut Efendi yalısı ile aramızdaki bahçeyi meydana getirmiştir,
c) O zamanlar ya­lının kuzey yönüne selamlık, güney yönüne harem denilirdi,

F- Bir de Kandilli'yi çok ciddi şekilde incelemeye ve yaz­maya karar vermiş bir kalemden okuyalım: "Sicill-i Osmani (C.3) de kaydı görülen Hariciye Nazırı Server Paşa'nın (1821-1860) yalısı ve köşkü: Yalı: Bostancıbaşı Defterlerini incelersek, Küçüksu'dan baş­layarak dördüncü yerdeki yalı sahiplerinin şunlar olduğunu görürüz: 1781'de Halil Paşa ailesi, 1860'da Hariciye Nazırı Server Paşa ve eşi Ayşe hanım, 1900'de Belkıs hanım. 1930'da yalının arsasını komşu Kont Ostrorog satın alarak kendi bahçesine eklemiştir.

Köşk: Hariciye Nazın (1812'de) Server Paşa'nın köşkü için de şu not var:" Köşk, Ziya Şengülen'in ölümüyle Azize Çelikbaş, Güzel Halit ve Server Somuncu'ya geçmiştir. 1972'de yanmıştır."

(Celalettin Ezine)

Server Bey (Paşa) 6'ncı Daire-i Belediye (İlk Belediye/ Beyoğlu) Reisliği ve İstanbul Şehreminliği (Belediye Baş­kanlığı) da yapmış aydın bir kişidir. Kandilli arkasındaki köşkü (1972'de) İsmail Paşa Yalısı yanarken birlikte yanmış, beton/karkas olarak 1988-1990 yıllarında yeniden inşa edilmiştir.

Jean Ostrorog'un 1975 yılı Eylül ayında -ölmeden önce- yapmış olduğu açıklamalar: "Babam Léon Ostrorog (tanınmış bir hukukçu olarak) 1904'te Türkiye (Osmanlı İmparatorluğu) Adalet Bakanlığı müşaviri (conseiller) idi. Fransız aile Lehistan'dan geliyor. İsim Polonez'dir. Osmanlı Hükümetinin daveti üzerine, İstanbul'a geldi. Kardeşim onbeş sene evvel öldü. Babamızın kitap ve resimlerini üniversiteye hibe ettim. Kont Ostrorog köşesi yapıldı. Yalının güney parçasının harem olduğunu zannediyoruz, bu bölüm daha yenidir. Selâmlık daha eski. Eski selâmlık Aşker Ali Paşa'nın torunu bir hanımdan satın alındı. İhtiyar kadın ölünce, yan kısmı da annem ve babam satın aldılar. Annem 1931'de, babam 1932' de öldüler. Kardeşim de 1960'da ölünce yalı bana kaldı."

Jean Ostrorog'da 19 Aralık 1975'de ölmüş, yalı ikinci eşi İşka Ostrorog'a kalmıştır.

Rölövede görülen "küçük yalı" deyimi Selâmlık'a; "Büyük yalı" deyimi ise Harem bölümüne aittir. Harem ve selâmlığa ait bulunan hamamları yıkılmıştır.

Plan ve özellikleri:

Yalı denizden kakıldığında, yanyana birleştirilmiş iki yalı gibi gözükmektedir. İç yapısı da ortadaki sofa ve teşkilâtla bu etkiyi doğrulamaktadır. Güney, orta ve kuzey bölümler, değişik espriler içinde fakat bütünlük halindedir ve yalı hem dıştan, hem içten etkili ve hareketlidir.

 

Altında kayıkhane/pisin girişi; bahçede 200 senelikten fazla olan mermer sütun fıskiye ve barok -yine mermer- selsebil bulunmaktadır.
Yalıya bahçeden, şimdiki servis ve mutfak bölümünden gir­miştik. Birinci kattan ikinci kata çıkan "Tavuskuşu" mer­divenin altından tekrar bahçeye çıkarsak: kapı üzerinde beyzi (oval) (H.1300/M.1884) tarihli bir levha görürüz. Bu levha yalıya bir dost tarafından hediye edilmiş. Bu arapça ki­tabenin anlamı :"Valli Hayrun Hafızadır.
Bahçe taşlığında, karşıda eski iki kemer. Birinde su var. Sel­seldi dışarıdan getirilmiş. Fıskiyenin ise burada mevcut olduğunu Jean Ostrorog anlatmıştır. Kemerin biri Bizans tonozu, iç
i ise ayazma
.

Ayrıca orta büyüklükte mermer bir sütun başlığı bu tonozun önünde duruyor. Bina deniz kenarında, yan taraflarında bahçesi ve asırlık muhteşem fıstık çamı ile, günümüze kadar iyi korunmuş ah­şaptır. Alt katta -bütün devir yalılarında olduğu gibi- mermer döşeli bir avlu ve buna açılan 4 oda ve 2 çift merdivenle yukarı çıkılan kısımda da aynı şekilde odalar bulunmaktadır. Yukarı kat odalarında, zamanına ait nişler ve tezyinat mev­cuttur. Binanın bugün asıl şeklini muhafaza etmesi; bize ya­pıldığı devrin bütün özelliklerini koruduğunu göstermektedir.

"XIX. yüzyıl başlarında, yapılmış olan bu yalı içindeki kıy­metli eşya ve koleksiyonlarla Boğaziçi'nin eski yaşantısını sürdürebilen ender yalılardandır."

(Milliyet/Türk İslâm Sanatı eki.-Fasikül:5)

II. Devir ev tiplerinin en karakteristiklerinden biridir. Di­ğerleri gibi, girişi hem deniz, hem bahçe yönündedir. Mer­diveni üç kolludur ve sofanın bütün bahçe cephesini kaplar. Büyük odalar evin dört köşesine yerleştirilmiştir. Aralarında daha küçük odalar ve tuvaletler yer alır.

"Sofa pencereleri oda pencerelerine göre daha büyük ve farklıdır. Evin iç mimarisi geç ampir üslubundadır; de­korasyonu olduğu gibi korunmuştur. Duvarlarında "Selimi" denilen ince alçı kabartmaların hemen tümü olduğu gibi ko­runmuştur."

(Denizin Sesi-TDİ. Mayıs/Haziran 1987)

 

"Yapı çeşitli zamanlarda onarım geçirmiş. Haremin ka­yıkhane üzerindeki üst kat iki odasını kaybetmiştir. Özgün bir yapıttır."

(Mimar Lütfi Yazıcıoğlu, Taç Dergisi -Nisan 1987)

Mimari Biçimi

"Osmanlı paşalarının bu klâsik yalısını J. Ostrorog satın ahr.(1904); ama, yalı onun adı ile anılagelir. Bina iki bölümden oluşuyor. Selâmlık (küçükyalı) ve Harem (büyükyalı), birbirine bitiştirilmiş iki ayrı karakter arzediyor, tanı bir üniteyi ne planda, ne fasadda göremiyoruz. Geleneksel konumuyla Boğaz'm denizini yalının içine çeken (leb-i derya) planı ve cephesi yerli biçimde, ampir ornemanları ve enteriyor döşenişi yalının içi ise Avrupalı tarz­dadır.

  Bu ikilemi bundan önceki yalılarda gözlemiştik; bu sanki XIX. yüzyıl yapı tarzında esen bir moda rüzgârıdır. Buna birde yalıya konuk olmuş ünlü iki üç Fransız (Kont da aslen Fransız'dır.) katılınca alafranga yaşantısı ve dekorasyonunun etkileşimi ile yalı bu yönünden bahse konu olmuştur.

Yalı, Boğaz'daki Avrupa diye manşete çıkmıştır. Biz burada mimari analizi ile yapının özelliklerine değiniyoruz.

Büyükyalı aksiyal Türk evi planındadır. Denizden bahçeye uzanan orta sofa ile iki yanında ona açılan sıralanmış oda­lar, sofanın bahçe yönünde esas merdiveni, merdiven tavuskuyruğu biçimiyle üç kol çiziyor (barok, eğilimli) böylece altta bahçe girişli, deniz yönü girişi biraz içeride gölgelikli... Üst kat da aynı plandadır. Bir servis merdiveni çatı aralığı odasına çıkmaktadır.  
   Kesit

Küçükyalı asimetrik serbest planlı ve daha yeni (1905) yapılıdır; merdiven holü, ona iki kolonla açılmış salonu, bod­rumdaki havuzu (piscine) yalı planlamasına giren yenilikçi elemanlardır.

İç duvarları ince alçı işleri (Selimi) ve ahşap lambiri, tavanlarda göbekleri ve kenar taksimatı bitkisel yabancı motif, koltukaltı profilleri ile dekoredir.

 
   Deniz Cephesi

Fasadlarda eski yalı daha saydam, köşe ve sıra pencerelidir; odalarınki dikey ve düz olarak sofanın pencereleri basık kemer ile biçimlenmiştir. Yeni yalıda pencere kemerleri ile eski yalının fasadıyla birlik gözetilmiş; ama teras çıkıntısı ve kütle kompozisyonu modern (kübik) ifadesiyle aykırı düşmüştür. Bu fark eski kayıkhane girişi ile yeni pisin girişi bi­çiminde de belirgindir."
                                                                                                                              Behçet Ünsal

 

Denizce