e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

 Kriz Tarımı Vururken Yerli Malı Haftasının Önemi

Prof. Dr. İbrahim Ortaş   

 

 

Türkiye Tarım Teknolojileri Yönünden Dışa Bağımlıdır

Son yıllarda ülkemizde uygulanan serbest piyasa ekonomisinin koşulları ile rekabet edememesi sonucu tarımda peş peşe çiftçiler ve üreticiler açısından olumsuz dönemler yaşanmaktaydı. İklimde meydan gelen salınımlar sonucu oluşan kuraklık ve son olarak da dünyada yaşanan küresel ekonomik krizin yol açtığı olumsuzluklar diğer sektörlerde olduğu gibi tarım sektörünü de temelde sarstığı görülmektedir. Ülkemiz maalesef tarım teknolojilerine öngörülen yatırımı yapmaması sonucu bugün endüstrileşen tarım karşısında dünya piyasaları ile rekabet edemez duruma gelmiştir. Enerji, gübre, ilaç, tohum ve diğer tarım teknikleri yönünden dışa bağımlı konuma gelen ülkemiz tarımı ciddi sorunlar yaşamaktadır. Tabii doğal olarak nüfusunun %40’ına yakının halen tarımdan geçinen ve kırsalda yaşayan kesimin bu süreçten fazlası ile etkilendiği görülmektedir. Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Başkanı Gökhan Günaydın, Türkiye'nin artık tarımda "kendine yeten 7 ülkeden biri olma" statüsünü kaybettiğini ve tamamen dışa bağımlı hale geldiğini belirtmektedir. Ayrıca Günaydın "Türkiye'yi ciddi açlık tehlikesi bekliyor" uyarısında da bulunmaktadır.

 

Türkiye Tarımı Destek Beklemektedir

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği'nin (TTKMB) Genel Müdürü Bedrettin Yıldırım, ''Çiftçiler ve dolayısıyla tarım mutlaka desteklenmeli ki üretim yapabilsin” diyor. Üretim yapabilmeleri için de gerekli krediyi ve tarım girdilerini rahatlıkla alabilsin. Aksi halde tarım sektörü için çok zor günler yaşanabilir" diyor. Geçen yıllarda artan gübre fiyatlarının gübre kullanımını %30 kadar düşürdüğü ve bunun doğrudan verim düşüşüne neden olduğu belirtiliyor. Halen dünyanın en pahalı enerjisini tarımda kullanan bir ülke konumunda bulunmamız nedeniyle önümüzdeki yıllarda gübre fiyatlarının pahalı olması, teknolojide dövize bağlı tarım teknolojilerinin satın alabilme zorlukları nedeniyle bitkisel ve hayvansal üretimin daha da düşeceği beklenebilir. Bütün bu faktörler küçük çiftçinin tarımdan kopması ve kent varoşlarına sığınmasına neden olmaktadırlar.  Tarımdan geçinemeyen küçük çiftçinin kente göç etmesi ile başlayan yeni süreç kentlerde istenmeyen sosyal sorunların oluşmasına neden olmaktadır.

 

Tarımda Korumacılık Kaçınılmaz

Yaşanan Küresel krizin nasıl aşılacağı konuşulurken bir çok ülkenin küresel etkilerden korunarak korumacı pozisyon aldıkları görülmektedir. ABD başta olmak üzere sistemlerinin gereği olan liberal ekonomiyi bir yana bırakarak devlet müdahalesine yönelmişlerdir. Arjantin, Hindistan, Avustralya, Kanada buğday satışlarını durdurarak geleceği güvence altına almaya başlamışlardır.

Yaşanan kriz ile birlikte artan işsizlik, kentlerin varoşlarına yığılan ve 20 milyon kişinin üzerinde olduğu söylenen "mutlak yoksulluk sınırının" altında yaşayan  kitlelerin beslenme sorunu gerçekten ciddi kaygı yaratmaktadır. Bunun en iyi ilacı kendi buluşumuz olan yerli malı tüketimini teşvik etmektir. Batı ülkeleri korumacılığa geçtiyse ülkemizde tarım ürünlerine koruma getirmesi anlamlı olacaktır. Gerekirse  Gümrük Birliği, IMF ve Dünya Bankası anlaşmalarını delebilir. ABD, AB tarımda yüksek destek sağlayarak çiftçisini korumakta ve ihracat yapabilmektedirler. AB’de tarım ve gıda ürünlerinde kota uygulamasına geçmişlerdir. Türkiye de benzer uygulamalara geçebilir. En azından doğrudan desteklemeyi üretime ve ürün kalitesi vererek ülkemiz tarımını korumaya alabilir.

 

Tarım Gittikçe Önemli Olmaktadır

Diğer taraftan artan kuraklık ve iklim değişimleri beraberinde tarımı daha önemli duruma getirmektedir. Dünyada tarım yapılabilir Afrika ve Asya alanları batılı ve Arap sermayedarların ilgi alanına girmiş bulunmaktadır. Ekolojik tarım ürünlerine olan talep, milli geliri yüksek ülkeleri daha az kirlenmiş alanlarda tarım yapmaya yönelterek bu konuda yeni bir alan oluşturmaktadır. Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Başkanı Jacques Diouf, tarım alanlarında “yeni bir sömürgecilik” anlayışının ortaya çıkmasından endişe ettiğini belirtiyor.

 

Yerli Malı Kullanımı Küresel Krizin Ülkemiz İçin Yumuşak Aşılmasında Önemli Çıkış Kapılarından Biri Olabilir

"Yerli Malları ve Tutum Haftası" başladı. Türkiye'de her yıl 12-18 Aralık tarihleri arasında kutlanmaktaydı. Ülkemiz yıllar öncesinde ilk kalkınma hamlelerini toplumu bilinçlendirmeye ve kendi değerleri üzerinde geliştirmeye yönlendirmişlerdir.

Şimdilerde pek kutlanmadığı için gençler ve çocuklar tarafından pek bilinmiyor.  Günümüzde artık  ilk öğretim okullarında "nostaljik" bir kutlama düzeyine indirgenmiştir. Ancak uygulandığı dönemdeki önemi ve yarattığı etkinin önemli olduğu biliniyor. İlginçtir, ülkemiz yerli malı kullanımından vazgeçtikçe tarım ürünleri yönünden dışa bağımlılığı da artmıştır. Bugün ülkemiz tarım ürünleri yönünden dışa bağımlı hale gelmişse, bunun nedeni, verimsizlik değil, sanırım uzun yıllardır uygulanan tarım politikalarıdır.

Ülkemiz yaşamın her alanında yerli ürünlere yönelerek iç pazarı canlandırabilir, ithalatını azaltarak cari açığı daraltabilir.

 

Türkiye Tarıma Önem Vermelidir

Türkiye de benzer uygulamalara geçebilir. Türkiye sahip olduğu iklim ve toprak özellikleri nedeniyle bir çok ürünü planlı yapılanma ile üretebilir ve gerektiğinde ithal yoluna gidebilir. Bugünden yarını ön görerek, ülkemizin krizin nedenlerini ve sonuçlarını iyi analiz etmesi ve olası gelişmeleri de hesaplayarak geleceğe hazırlıksız yakalanmaması gerekir. Öngörümüz önümüzdeki dönemlerde tarımın yeniden birincil sektör konumuna geleceği yönündendir. Ülkemizin tarıma yeniden önem vermesi ve 80 milyonluk nüfusunu dışa bağımlıktan kurtarması zorunludur. Bunun için toplumun bilinçlendirilmesi, kendi iç enerjisini doğru değerlendirmesi açısından yerli malı haftası iyi bir fırsattır.

 

Prof. Dr. İbrahim Ortaş      
Çukurova Üniversitesi       
iortas@cu.edu.tr           

 


Prof. Dr. İbrahim Ortaş'a teşekkürlerimizle

Denizce

18.12.2008