|
Durumu düzeltmek, hayat bulmak, insan olmak için, mutlaka
Avrupa’dan nasihat almak, işleri Avrupa’nın emellerine uygun
yürütmek, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi bir takım
zihniyetler ortaya çıktı:
“Onlar bizi idare etsin” diyorlardı.
Oysa
hangi istiklal vardır ki yabancıların nasihatlarıyla,
yabancıların planlarıyla yükselebilsin?
Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir!
Türkiye’de fikir adamları, adeta kendi kendilerine hakaret
ediyorlardı.
Diyorlardı ki: “Adam değiliz ve olamayız. Kendi kendimize adam
olmamıza ihtimal yoktur.”
Bizim canımızı, tarihimizi, varlığımızı, bize düşman olan,
düşman olduğundan hiç şüphe edilmeyen Avrupalılara, kayıtsız
şartsız bırakmak istiyorlardı.
Mustafa Kemal Atatürk
Tarihçilerin, araştırmacıların; "Türk ve dünya tarihinin en
önemli siması olduğu konusunda hemfikir oldukları Atatürk
hakkında on bini aşkın eser yazıldı. Bu on bini aşkın eserin bir
çoğu, kendi sahalarında çok önemli bir boşluğu dolduran yapıtlar
olmalarına rağmen, bir çok bakımdan birbirini tekrar eden
yayınlar. Bu güne kadar çok az eser, kronolojiye sadık kalarak
Atatürk'ü anlattı. Bu güne kadar çok az yayın, onu doğumundan
alarak, yaşadıklarını edebi bir dille işledi. "Küçük Anılarda
Büyük Sırlar" işte bu kitaplardan biri,
Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı çevresinde oluşmuş büyük
anılardan hareketle yazılmış biyografik bir roman. Seri on cilt
olarak tasarlanmış.
Onun
Yaşamına Farklı Bir Bakış
"Küçük Anılarda Büyük Sırlar"da Atatürk, bugüne kadar
okuduklarımızdan çok farklı bir bakışla ele alınmış.
1881-1915
tarihleri arasındaki zamanı kapsayan
“Bir Kahraman Doğuyor” adlı
birinci eserde Atatürk, etten kemikten bir insan ve bizden biri
olarak;
öğrencilik hayatı, ilk gençlik yılları, aşklarıyla
hemen hemen
ilk defa işlenmiş diyebiliriz. Yazar Nurten Arslan, hoş bir
üslupla, yer yer destansı, zaman zaman çocuksu anlatımıyla,
Atatürk'ü dokunulmaz bir karakterden çıkararak, onunla epey
senli benli olmuş. Hatta daha da ileri giderek ona "Kemal'
demiş. Ertuğrul Kapusuzoğlu'nun Koordinatörlüğünü üstlendiği
"Küçük Anılarda Büyük Sırlar"ı okuyan okuyucu, Mustafâ yı,
Mustafa Kemal'i, Gazi Mustafa Kemal Paşa'yı, Ulu Önder Atatürk'ü
tanıyor ve anlıyor. Eserde, inanılması güç öyle şeyler işlenmiş
ki... Yazar da haklı olarak kitabın başına; "Bu eserde geçen
bütün olaylar, zaman ve kişiler gerçektir ve bir belgeye
dayanmaktadır" gibi bir ibareyi eklemek zorunda kalmış. Bununla
da yetinmeyerek, faydalandığı dört yüze yakın kaynağı kitabın
sonuna eklemiş.
Serinin ikinci kitabı "Geldikleri
Gibi Giderler"
adı ile okuyucuya sunuluyor. Bu kitapta Osmanlı’nın
yıkılışından Cumhuriyete giden süreç farklı bir bakış açısı ve
üslupla ele alınıyor.
Küçük Anılarda
Büyük Sırlar serisinin üçüncü kitabı "Şeytan Üçgeni Mondros" ta
Mustafa Kemal Paşa'nın 13 Kasım 1918 - 16 Mayıs 1919 tarihleri
arasındaki Samsun'a çıkış hazırlıkları anlatılmaktadır. Meclis
Çalışmaları, İhtilal Denemeleri, Padişah ve Damat Ferit ile
münasebetleri, İngiliz, Fransız ve İtalyanlarla ilişkileri
anlatılmaktadır
"Kutsal Uğraş"
"Küçük Anılarda Büyük Sırlar'ın önemini, eserin önsözünü yazan
Fikret Otyam'dan okuyalım:
"Bu uğraş,
bir ekleme yapacağım 'bu kutsal uğraş', bizim Mustafa'yı,
Mustafa Kemal'i, Gazi Mustafa Kemal Paşa'yı yani Atatürk'ü
anlatıyor, doğumundan ölümüne dek.
Salt bir
yaşam öyküsü mü? Hayır.
O yüce
insanı anlatan bir roman mı? Hayır!
Her yönüyle
o canım insan, her yönüyle o büyük insan Atatürk: okuyanı
'uykusuz' bırakan, zaman zaman 'bitmesin' dedirten bir anlatımla
Atatürk."
"Küçük
Anılarda Büyük Sırlar', Atatürk çevresinde yaşanmış küçük
anılardan hareketle, bilmediğimiz bir çok şeyi bize öğretiyor.
Bu bakışla her kuşaktan bir okuyucu kitlesini kucaklamakla
birlikte, özellikle gençler için tam bir kaynak kitap.
|