|

Her kürekte
vücudun tüm kaslarını hareket ettirmek, tüm kaslara
olabileceği kadar yüklenmek, küreği palası sudan çıkıp
tekrar suya girinceye kadar nefes almak, sonra hiç
bitmeyecek gibi tekrar asılmak küreklere...
Kürek,
insan vücudunun sınırlarını zorlayan bir dayanıklılık sporu.
Buz hokeyinden sonra yapılması en zor spor olarak da
biliniyor. Sanıldığının tersine yalnızca kol gücüne
dayanmıyor. Hatta % 60-70 bacak gücüne % 30-40 oranında da
kol gücüne dayanıyor denebilir. Bacak gücünün önemi, tekne
içinde kürekçinin raylar üzerinde hareketli olan bir oturağa
oturması ve geriye doğru kendini iterken de bacaklarından
güç almasından dolayı. Bacak ve kol gücünden sonra, omuz
gücü de önemli. Aslında, kürek yaparken vücudun tüm kasları
çalışıyor. Bu da kürek sporunu ayrıcalıklı kılıyor. Kürek,
yalnızca olimpiyatlara, yarışlara hazırlanmak gibi iddialı
bir hedef taşımıyorsa herhangi bir yetenek, fiziksel özellik
gibi faktörler olmadan da yapılabilecek bir spor. Yeni yeni
farketmeye başladığımız küreğin spor olarak yapılmaya
başlanması, aslında çok önceye dayanıyor. İlk olarak spor
değil de daha çok gemilerin hareket ettirilmesi amacıyla
kullanılıyordu. Buradaki kürekçilerse kölelerdi. Spor olarak
yapılmaya başlandıktan sonra ilk resmi yarış, 1829'da
İngiltere'de Oxford ve Cambridge üniversiteleri arasında
yapıldı. Olimpiyatlaraysa 1900 yılında girdi.

Fiziksel
kondisyonun çok önemli olduğu bu spor dalında üst düzey bir
kürekçi olmak için çok iyi antrenman yapmanın dışında, bazı
fiziksel özellikler de gerekiyor. Erkekler için en az 1.85
cm boy, bayanlar en az 1.75 cm boy gerekli. ABD milli kürek
takımında 1964 yılından bu yana (3000 üst düzey kürekçi
için) belirlenen ideal kürekçilerin fiziksel özellikleri
şöyle; erkekler için 1.92 m boy ve 88 kg ağırlık, bayanlar
için 1.80 m boy ve 77 kg ağırlık. Bu kadarla da bitmiyor.
Kol uzunluğu da kürek için çok önemli. Örneğin, aynı boyda,
aynı kiloda olan ve aynı antrenmanı yapan iki takım,
dakikada 30 kürek çekerek parkuru tamamladığında takımlardan
birinin ortalama kol boyu daha fazlaysa yarışı o takımın
kazanması çok yüksek.
Elit (üst
düzey sporcu) bir kürekçi olabilmek için küreğe başlama yaşı
12. Bu yaşlarda (12-17 yaş) önerilen antrenmansa ergometre
(salonda kürek çekme aleti) çalışmaları, kürek tekniğinin
oturtulması, jimnastik gibi çalışmalar. Kemik gelişimi
tamamlanmadığından bu yaşlarda ağırlık çalışmaları
önerilmiyor. 17 yaşından sonra yoğun kürek çekme, koşu,
ağırlık çalışmaları gibi antrenmanlara ağırlık verilmesi
gerekiyor. Bir kürekçinin en verimli olduğu yaş aralığıysa
19-24. Ama sağlıklı bir yaşam için de kürek spor olarak
yapılabiliyor. Bunun için herhangi bir başlama yaşı yok. Kaç
yaşında olursanız başlayabilir ve kollarınızı ve
bacaklarınızı hareket ettirebildiğiniz sürece kürek
çekebilirsiniz.

Kürek
yarışları (2000 m) 5.20- 8 dakika kadar sürüyor. Bu kadar
kısa zamanda çok fazla efor harcandığından, enerji
gereksinmesi o ölçüde büyük. Bu enerjinin yaklaşık % 75'lik
bölümü aerobik (oksijenli) solunumdan, geriye kalan bölümünü
de anaerobik (oksijensiz) solunumdan karşılanır. Üst düzey
kürekçilerde maksimum oksijen kullanma kapasiteleri 6.0 -
6.6 L/dk seviyelerinde. Bu düzeyin, diğer dayanıklılık
sporlarıyla (triatlon, maraton gibi) karşılaştırıldığında
biraz düşük olduğu görülür. Nedeniyse kürekçilerin
vücutlarında, diğer dayanıklılık sporcularına göre daha az
oranda yağ dokusu bulunması. Vücutta daha az yağ oranı
olması da kürek sporuna özgü. Kürekçilerin vücut ağırlığı
tekne tarafından desteklendiği için, vücut fazla yağ
bağlamaz, daha çok kas dokusu gelişir.
Nasıl
Kürek Çekilir?
Kürek çekme
temel olarak dört aşamadan oluşuyor:
Yakalama,
Çekiş,
Kürek
Sonu ve
Öne
Geliş.
Yakalama,
küreği çekmeye başlamadan önceki duruş pozisyonu. Bu
pozisyonda kürekçi, kolları gergin olarak en ön noktada, diz
iyice kırılmış (diz açısı çok dar) ve baş ileriye doğru
dönük durumda olur. Çekiş
aşamasında, ayaklardan başlayarak geriye doğru itme hareketi
başlar. Bu arada bu hareketle uyumlu olarak gövde yavaş
yavaş dik duruma gelir, sonra geriye doğru olan hareketine
devam eder. Kollarsa bacak açısının en büyük olduğu anda
çekme hareketine başlar. Gövde en son noktaya geldiğinde
çekme hareketi tamamlanır. Kürek
Sonunda, gövdenin öne doğru hareketine başlamadan
önce el bileği hafifçe aşağıya bastırılarak küreğin
palasının sudan çıkması sağlanır. Sonra hızlı bir biçimde
kürekler ileri doğru fırlatılarak kollar gergin pozisyona
getirilir. Öne Gelişteyse,
gergin olan kollar yavaşça öne doğru ilerlerken bacaklar
bükülür (diz açısı küçülür), oturak ileriye doğru itilerek
öne doğru gelinir ve yakalama pozisyonuna geri dönülür. Bu
hareketlerin toplamına "bir kürek
çekme" deniyor. Bunu tempolu bir şekilde dakikada
en az 30 defa yapmak gerekiyor. Normal yarışlarda (2000 m)
değişik taktikler uygulanabilir. Eğer takım iyiyse ilk ve
son 500 metrede dakikada 47, aradaki 1000 metredeyse
dakikada 40 kez çekmek iyi bir yarış çıkarmak anlamına
geliyor. Bu arada hız, saniyede 10 metreye kadar
çıkabiliyor. Ayrıca deparla çıkmak avantaj sağladığından,
ilk 250 metrede dakikada 52-56 kez de çekilebilir. Bunlar
daha çok üst düzey yarışlarda uygulanıyor.

Sadece
Açık Havada mı Kürek?
Açık havada
yapılan kürek sporu, kışın kötü hava şartlarından dolayı
yapılamıyor. Ama bu durum kürek çekilemeyeceği anlamına
gelmiyor. Kapalı ortamlar için geliştirilen ve "ergometre"
denilen kürek çekme aletiyle bu sorun çözülebiliyor.
Ergometreyle, su üzerindeki antrenmanların tümü kapalı
yerlerde yapılabiliyor. Ergometre, tıpkı kürekteki gibi ray
üzerinde hareketli bir oturak, kürek yerine çekilen ve bir
ucu zincirle hava fanına bağlı olan bir sistemden oluşuyor.
Ergometrede ayrıca küçük bir ekran bulunuyor. Çalışırken bu
ekrandan aldığınız mesafeyi harcadığınız kuvveti
izleyebiliyorsunuz. Ergometrede bulunan bilgisayar, ayrıca
bu değerler dışında her kürekteki (bir çekiş) ve
antrenmandaki ortalama harcadığınız güç değerini (watt),
tempoyu (dakikada çekilen kürek sayısı), enerji harcamasını
(kalori/saat), ortalama 500 metre geçiş süresini hesaplayıp
belleğe kaydedebiliyor. Böylece eksiklerinizi görüp
çalışmanızı ona göre düzenleyebiliyorsunuz. Üstelik bu
kapalı alan küreğiyle, dünyanın çeşitli yerlerinde ergometre
yarışları da düzenleniyor.
Uluslararası (olimpik) kürek yarışları 2000 m uzunlukta ve
12.5-15 m genişliğinde olan parkurlarda yapılıyor. Kulvar
sayısıysa 3-8 arasında değişmekte. Genellikle göl gibi
durgun sularda yapılan kürek yarışlarında derinlik, düz ve
dalga almayan yerlerde en az 2 m, dalgalı yerlerdeyse en az
3.5 m olmalı. Kürekte ayrıca 1000 ve 5000 metrelik özel
yarışlar da yapılabiliyor. Kürek sporunda kullanılan kürek,
kayığa bağlı olup tek tarafta ya da her iki tarafta da
olabilir. Tek taraftaysa "iki tek, dört tek", çift
taraftaysa "iki çifte, dört çifte" olarak adlandırılır.
Ayrıca bazı yarışma sınıflarında, teknede bazen yarışçıların
dışında bir de "dümenci" bulunur. Kürekte olimpik yarışma
sınıfları, tek çifte (bir yarışçı çift taraflı kürek), iki
çifte, dört çifte, iki tek dümencisiz (iki sporcu tek
taraflı kürek), iki tek dümencili, dört tek dümencisiz, dört
tek dümencili ve sekiz tek dümencili olarak ayrılır.

Kürek
sporunda kürekçiler gittikleri yöne sırtlarını dönerek kürek
çekerler. Kanoda bu durum tam tersi olup kürekler de kanoya
bağlı olmaz. Teknenin boyu 8.2-19.9 m, eni 29.2 -62.2 cm
arasında değişir. Tekne yapımında eskiden ahşap
kullanılırken, günümüzde daha hafif ve sağlam olmalarından
dolayı fiber, fiberglas ve karbon-fiber-kevlar karışımından
yapılan malzemeler kullanılmakta. Teknede ayrıca kürekçinin
oturabileceği ray üzerinde ileri geri hareket edebilen,
tahta ya da plastikten yapılmış oturaklar bulunur.
Kürekçiler ayaklarını, tekne üzerinde sabitlenmiş ve açıları
ayarlanabilen ayakkabılara koyarlar.
Kürek
yüksek fizik kondisyonu gerektirmesinin yanında oldukça
pahalı bir spor dalı. Tek çifte teknenin fiyatı 7.5 milyar,
iki çifte 12-13 milyar, dört çifte 25 milyar, sekiz tekse 50
milyar. Tek bir küreğin fiyatı 400 dolar, bir çift kürekse
550 dolar. Yalnızca kürek ve tekne almak da bu iş için
yeterli değil. Bunları koyacak bir de kayıkhane bulmak
gerekiyor. Üstelik onun da kiralama fiyatları çok ucuz
değil. Bu fiyatlara bakıp asla bu sporu yapmam demeyin.
Türkiye'de sporcuların bunların hiçbirini almasına gerek
yok. Yaklaşık 20 olan kürek kulüpleri bunların hepsini ve
sporcuların diğer ihtiyaçlarını da karşılıyor.
Yazı ve Fotograflar: Bülent Gözcelioğlu
Kaynakça:
Bilim ve Teknik Dergisi
Sayı: 430
Eylül-2003
Bülent Gözcelioğlu'na teşekkürlerimizle
Denizce

|
|