e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

 Lozan Antlaşması

    

 

 

Mudanya Bırakışması'nın imzalanmasından sonra, İtiaf Devletleri 23.10.1922' de Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetiyle Osmanlı Devleti'ni İsviçre'nin Lozan kentinde konferansa çağırdı. Bu arada saltanatın kaldırılmasına karar verildiğinden konferansa T.B.M.M. delegeleri katıldı. Baş delege İsmet Paşa diğer delegeler Hasan Bey ve Dr. Rıza Nur idi. Bunlara geniş bir danışman grubu da katıldı. Konferans 20.11.1922' de açıldı. Karşıda İtilaf Devletleri temsilcileri ile başka devletlerin temsilcileri vardı. Konferans aralıklı olarak 8 ay kadar sürdü. Türk Delegeler Kurulu, Misak-ı Milli İlkelerine uygun ve Türkiye'nin tam bağımsızlığını sağlayacak bir barış yapmak istiyordu. Karşısındakiler, Birinci Dünya Savaşı sonunda kendileriyle Osmanlı Devleti arasında çözüm bekleyen sorunların çözülmesini istiyorlardı. Bu arada mali, adli, ekonomik ayrıcalıkların kendi lehlerine düzenlenmesini istemekteydiler. Türkiye eski rejimi değil kayıtsız şartsız özgürlük istediğinden konferansta şiddetli tartışmalar oldu. Sonuçta 4 Şubat 1923'te konferans dağılmak zorunda kaldı. İtilaf Devletlerinin isteği üzerine 23.4.1923'te tekrar aynı ülkenin aynı kentinde konferans toplandı. Bu kez bir sonuca varıldı. 23.7.1923' te Lozan Barış Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmanın Türk Ulusunca taşıdığı önemi anlamak için Sevr Antlaşması'yla karşılaştırılması yeterlidir.

Bu antlaşmayla:

  • Ülkenin bugünkü sınırları çizildi.

  • Yunanistan'la aramızdaki sorunlar düzeltildi.

  • Kapitülasyonlar kaldırıldı.

  • Kabotaj hakkı kaldırıldı

  • Boğazlar rejimi saptandı.

  • İtilaf devletleri, İstanbul ve Boğazlardan kuvvetlerini geri çektiler.

  • Fransızlarla aramızdaki borçlar sorunu konferans sonuna bırakıldı.

Lozan Barış Antlaşması, 23 Ağustos 1923 tarihinde 340, 341, 342 ve 343 numaralı kanunlarla onaylandı. TBMM görüşmeleri sırasında Hariciye Vekili İsmet Paşa, bir konuşma yaparak, Türkiye'nin kazanımlarını anlattı.


Lozan Anıtı - Karaağaç


İsmet İnönü'nün Konuşmasından...

  • "Lozan Konferansı milletimizin Avrupa ortasında davet olunduğu büyük bir imtihandır.
    Acaba uzaklardan sesini işittiğimiz Türkiye medeni alem ortasında ve günagün müşkilat içinde vazıh ve sarih olarak davasını teşrih ve müdafaa edecek bir seviyei medeniye ve bir seviye-i siyasiyede midir? Acaba gördüğümüz manzara Anadolu dağlarında şu veya bu tesadüfün, muhasımlar tarafından irtikabolunan şu veya bu hatanın tesadüfi neticesi midir? Yoksa müspet ve muayyen bir hedefe doğru bir milletin bütün kuvvet ve menabii ile vakfınsederek behemahal istihsali gaye için giriştiği bir mücadele midir? Bunun imtihanı idi."  

  • "Bu kadar ağır mesuliyetleri bimuhaba almak için ve bunların içinde en büyük müşkülat karşısında dahi hedefe karşı yürümek için malik olduğum menbaı kuvvet bilhassa Büyük Millet Meclisi Reisi Gazi Mustafa Kemal Paşadır."  

  • "Fevkalade karışık, dolaşık, bulutlarla mestur bir muhit içerisinde yol gösterecek bir isabeti nazar lazımdır. Bu isabeti nazarı gerek muharebe hayatında ve gerek sulh hayatında bize gösteren Mustafa Kemal Paşa olmuştur.  "

  • "Benim kanaatim odur ki, imza ettiğimiz sulh ile hakiki bir sulh yapacağız ve bu sulh ile milletler arasında yakın bir anlaşma hasıl olacaktır."

  • "Eski Osmanlı İmparatorluğu aksamından olduğu halde hudutlarımız haricinde birçok dindaşlarımızı bırakıyoruz. Daima kemali fahir ile ve kemali saffet ile ilan edebiliriz ki bugün milli hudutlarımız haricinde kalan dindaşlarımıza karşı Türk Milleti gördüğünden daha fazla vefa ve samimiyet göstermiştir. En dar zamanlarda, hatta kendilerinden müşkilat gördüğümüz zamanlarda dahi onların selametlerini saffeti derun ile temenni etmekten başka bir gaye takibetmedik."  

  • "Büyük bir İmparatorluğun inkısamı karşısında bütün cihana karşı yalnız kendi kuvvetiyle uğraşmaya mecbur kalan Milli Türkiye daha başka bir vaziyet alamazdı, ittihaz ettiğimiz zaruri hareket bu idi. Herkese ve herkese karşı vazifesini bihakkın ifa etmişlerin istirahatı vicdaniyesi ile çıkabiliriz."  

  • "Türkiye bütün cihan muvacehesinde davasını talebediyor. Sarih ve şüpheden azade olarak kati bir ifade ile kapitülasyonları ilga ettiriyor. Bu Türkiye'nin kendi evi içinde diğer herhangi bir millet gibi tamamen müstakil ve efendi olduğunu kabul ve tasdik etmek demektir."  

  • "Yeni Türkiye, bütün kuvvet ve menabiinin mahalli sarfını tayin ve tanzim ettiği için İstanbul ve boğazların muhafazasını ilelebed temin etmiş oluyor."  

  • "Yeni Türkiye'nin hududu dahilinde kalacak olan bütün vatandaşlar yekdiğerleriyle itilaf etmesini bilerek bir vatan içerisinde huzur ve sükun içinde yaşayacaklardır."  

  • "Mütecanis, yeknesak bir vatan... hakkı müdafaası mutlak, menabii mebzul ve serbest bir vatan. Bu vatanın adı Türkiye'dir. O Türkiye'yi bu muahedenameler ifade ve tavzih etmektedir."  

  • "Efendiler! Türk milletinin hassai esasiyesi zannolunduğu gibi unsuru cidal olmak değildir. Türk Milletinin hassai esasiyesi sulh ve müsalemet vadisinde unsuru terakki ve medeniyet olmaktır."

 

Kaynakça: www.mustafakemal.net
               www.belgenet.com