| |
Makro Değişim Nedir?
Geleceğimizle ilgili sorabileceğimiz en temel soru, onu bilip
bilemeyeceğimizdir. Bu basit soruya çok değişik cevaplar
verilebilir. Omzumuzu silkip “Bilmiyorum ve gerçekten umrumda
değil, bir kerede bir şeyle uğraşırım ve gelecek de kendi
başının çaresine bakar” diyebiliriz.
Veya bu sorunun cevabı olmadığını söyleyebiliriz veya en azından
belli bir güvenle verebileceğimiz cevabı olmadığını
söyleyebiliriz.
Bir Fransız deyiminde olduğu gibi, plus ça change, plus c'est
la mème chose (bir şey ne kadar çok değişirse o kadar
aynı kalır). Sonuçta söz konusu olan insan ve insan doğası
ve bunlar yarın da bugünküne benzer olacak. Bu popüler görüşün
daha sofistike bir şekli ise günümüzde devam eden uzun vadeli
işlemlerin bir miktar değişim sağlayacağı ve yarını biraz
değiştireceği şeklindedir. Bu işlemler genel olarak “trend”
olarak görülürler. Trendler, yerel veya küresel, makro veya mega
olsunlar; belli bir değişikliğe neden olurlar; trendler
sonuçlandıkça bazı şeylerden daha çok olur, bazılarından daha
az. Dünya halâ aynı dünyadır, sadece bazı insanlar diğerlerinden
iyi durumdadır, bazıları daha kötü durumdadır.
Amerikan Ulusal İstihbarat Konseyi'nin yayımladığı bir rapor
olan Küresel Trendler 2015. 2015 dünyasının bu gizlilik derecesi
olmayan rapordaki görünümü, anahtar unsurlar tarafından
tetiklenen anahtar trendlerin sonuçlanmasına dayanır.
Yedi anahtar trend ve unsur şunlardır:
1.
Demografi,
2.
Doğal kaynaklar ve çevre;
3.
Bilim ve teknoloji,
4.
Küresel ekonomi ve küreselleşme;
5.
Milli ve uluslararası yönetim,
6.
Gelecek çatışması ve,
7.
Amerika Birleşik Devletleri'nin rolü.
Unsurlarının
etkisiyle bu trendlerin sonuçlanma şekli dört değişik gelecek
yaratabilir: kapsamlı küreselleşme geleceği, başka bir ayrımcı
küreselleşme geleceği, yerel rekabet geleceği veya kutupların
olmadığı bir dünya.
Tüm bu
faktörler dikkate alındığı zaman, uzmanların “iyimser senaryo”
dedikleri senaryoya ulaşırız. Bu görüşe göre
2015 dünyası, bugünküne çok
benzeyecek. Tek fark, bazı nüfus kesimlerinin diğerlerinden daha
iyi, bazı nüfus kesimlerinin diğerlerinden daha kötü olacağıdır.
Küresel ekonomi büyümeye devam edecek, fakat yolu taşlı olacak
ve devam eden finansal dalgalanma ve genişleyen ekonomik
uçurumla tanınacak.
İşte
Küresel Trendler 2015 raporundan
muhtemel problemlerin kısa bir listesi:
-
Ortadoğu'da
hayat standartlarının ciddi ölçüde bozulması nedeniyle
ortaya çıkabilecek şiddetli siyasi ayaklanmalar;
-
Yüksek
teknolojili silahlara sahip, anti-Batı amaçları olan bir
Uluslararası terörist koalisyonunun kurulması;
-
HIV / AIDS
ölçeğinde bir küresel salgın;
-
Amerikan ve
Batı etkisini düzenlemeyi amaçlayan bir jeostratejik ittifak
kurulması (muhtemelen Rusya, Çin ve Hindistan arasında);
-
Amerika ve
Avrupa arasındaki ittifakın bozulması; veya
-
Uluslararası Para Fonu ve Dünya Ticaret Örgütü'nün gücünü
azaltmak ve Amerika'nın küresel ekonomik liderlik rolünü
zayıflatmak için yeni organizasyonlar kurulması.
Makro Değişimler Yoluyla Evrim
Makro Değişim, bir toplumun evrimsel dinamiğindeki bir
parçalanmadır, bizim etkileşimli ve bağımlı dünyamızda insanlık
medeniyetinin bütünlüğünün parçalanmasıdır.
Kelebek etkilerinin keşfi, hava tahmini sanatıyla
bağlantılıdır. Amerikalı meteorolog Edward Lorenz tarafından
1960'larda bulunan ilk kaotik etkileyicisinin şekli kelebek
etkilerinin temeli olmuştur. Dünyanın havasının süper-hassas
evrimini bilgisayarda modellemeye kalkışınca bulduğu garip
evrimsel yol, kelebek kanatlarına benzer bir şekilde birleşen
iki değişik eğriydi. En küçük bir karışıklık dünyanın havasının
evrimsel eğrisinin bir kanattan diğerine kaymasına neden
olacaktı. Görünüşe göre hava, kaotik etkileyicilerin devamlı
etkisinde olan sürekli kaotik safhada olan bir sistem.
Daha sonraları pek çok türde kaotik etkileyiciler
keşfedilmiştir. Bireyler doğar, olgunlaşır ve ölür, fakat
kurdukları toplumların içinde var oldukları ekoloji var olmaya
devam eder. Kompleks sistem evriminin dinamiği bu büyük
varlıklar için de geçerlidir.
İnsan toplumları bireysel olarak bilinçli olan insanların kendi
aralarındaki ve doğayla aralarındaki ilişkilerden oluşur. Bu
sistemlerin evrimsel dinamiğini insan aklı ve bilinci
zorlaştırır.
Göreli düzen dönemlerinde, bireylerin bilinci toplumun evriminde
karar verici bir rol oynamaz, fakat kaos dönemlerinde bunu
yapar. Bir insan toplumu, düzeninin sınırlarına yaklaştıkça
süper-hassas hale gelir ve en küçük dalgalanmaya bile yüksek
tepki verir. Bu durumda sistem değer, inanç, dünya görüşleri ve
isteklerdeki belirsiz değişikliklere bile tepki verir.
Makro değişim sistemin limitleriyle karşılaşılması durumunda
parçalanmanın başladığı sosyal evrim sürecidir: Bu, sistemin
geleceğine karar vermek için eşi benzeri olmayan bir özgürlük
dönemidir. Parçalanmanın “kaos sıçramasının” sonucu önce
belli değildir. Olası alternatifler arasından yapılacak seçimi,
sistemin içinde veya etrafında olan “dalgalanmalar” belirler.
Bir Makro Değişimin Dört Safhası
1. Tetikleme Safhası:
“Sert” teknolojilerdeki yenilikler (aletler, makineler, işletim
sistemleri) insan çıkarları için doğanın kullanılmasını daha
verimli hale getirir.
2. Dönüşüm Safhası:
Sert teknoloji yenilikleri sosyal ve çevresel ilişkileri geri
dönülmez şekilde değiştirir ve sırasıyla aşağıdakileri
oluşturur;
·
Kaynak üretimindeki artış,
·
Nüfus artışında hızlanma,
·
Daha büyük toplumsal karmaşıklık ve
·
Sosyal ve doğal çevre üzerinde giderek artan bir etki.
3. Kritik Safha
(veya “Kaos”):
Değişen toplumsal çevresel ilişkiler yerleşik kültür üzerinde
baskı yaratır ve geleneksel değerler, dünya görüşleri, ahlak
kuralları ve hırslar gibi bu kültürle bağlantılı kavramları
sorguya açar. Kaos teorisinde kullanıldığı tanımıyla toplum
kaotik olur. Toplumda düzen eksikliği yoktur, fakat
dalgalanmalara aşırı duyarlı belirsiz bir düzen sergiler. Egemen
kültürün ve bilincin evrimi – insanların değerlerinin,
görüşlerinin ve ahlak kurallarının tepki verip değişme şekli –
sistemin kaos sıçramasının sonucunu tayin eder.
4. (a).
Başarısızlık Safhası:
Toplumdaki
önemli bir insan kitlesinin değerleri, dünya görüşleri ve ahlaki
kuralları ya değişime tepki verir ya da çok yavaş değişir. Bunun
yanı sıra yerleşik kurumlar zamanında bir dönüşüme izin verecek
kadar esnek değillerdir. Bozulan bir çevreyle birleşen sosyal
karmaşıklık başa çıkılamayacak sıkıntılar doğurur. Sosyal düzen
bir seri krizden sonra yerini çatışma ve şiddete bırakır.
4. (b). Başarı
Safhası:
Önemli bir
insan kitlesinin akıl yapısı zamanla evrim geçirir ve toplumun
kültürünü daha iyi adapte olmuş bir yapıya doğru sürükler. Bu
değişiklikler etkisini gösterdikçe, gelişen sosyal düzen – daha
adapte olmuş değerler, dünya görüşleri ve bağlantılı ahlâk
kuralları tarafından yönetilen – kendi kendini kurar. Sosyal
sistem değişen koşullarında kendini düzenler.
Makro Değişimin Geçmişi ve Bugünü
Winston Churchill bir zamanlar “ne kadar geriye bakarsanız o
kadar ileriyi görebilirsiniz” demişti. Bugünün makro
değişimi kritik safhaya geldiği zaman ne olacağını – daha çok ne
olabileceğini – bilebilecek kadar ileriyi görmek istediğimiz
için geriye bakarak başlıyoruz: tarihteki makro değişimlere.
Tarihi olayların kendilerini tekrar etmelerini beklemiyoruz,
fakat tarihi sürükleyen dinamik pekalâ tekrar edebilir. Bunun
bize öğreteceği çok şey olacaktır. Çünkü George Santayana'nın
çok alıntı yapılan sözü tamamen yanlış değildir: “geçmişi
ihmal edenler onu tekrar etmeye mahkûmdur”.
Medeniyet tarihçisi Alastair Taylor'un işaret ettiği gibi,
atalarımız bir tür kültür ve bir tür sosyal düzen evrimi
yaşamaya başladıklarından beri birbirleriyle ve doğayla olan
ilişkilerindeki periyodik değişimler beraberinde inanç ve dünya
görüşlerinde değişiklik getirmiştir. Birlikte bu “objektif” ve
“subjektif” değişimler birleşik medeniyet değişimleri yarattı.
Halit Yıldırım'a
teşekkürlerimizle
Denizce

04.11.2009
|
|