e-mail    
denizce@denizce.com
 






Orhan Erdenen
Abut Efendi
Ahmet Fethi Paþa
Ahmet Afif Paþa
Ahmet Necip Bey
Amucazade Yalýsý
Burhanettin Efendi
Dolmabahçe Sarayý I
Dolmabahçe Sarayý II
Edip Efendi
Ethem Pertev
Fehime Sultan Yalýsý
Hacý Feyzi Efendi
Hamidiye Cami
Halil Ethem Paþa
Hekim Baþý Yalýsý
Huber Yalýsý
Ýtalyan Sefareti
Kadri Paþa Yalýsý
Kýbrýslý Yalýsý
Kýzkulesi
Kont Ostrorog
Mediha Sultan S.
Rahmi Koç Yalýsý
Rumelihisarý
Sait Halim Paþa
Serasker Rýza Paþa
Þerifler Yalýsý
Zarif Mustafa Paþa
  Ana Sayfa Yelken Su Altý Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayýn Güzeli
Baðlar
Denizci Dili
Faydalý Bilgiler
Püf Noktasý
Resim Galerileri

 

Boðaziçi Yalýlarý        

 Mediha Sultan Sahilhanesi
 


 Koruma No: 128

 

Kaynak  : Orhan Erdenen "Boðaziçi Sahilhaneleri"

 

Koruma No: 128

Baltalimaný-Hisar Yolu No:52 (Ada 77/parsel 3).

Yüzölçümü: 2337.5 m2. (kârgir).

Üslubu: Neo-klasik.

Ýnþasý: XIX. yüzyýl ikinci yarýsý baþý (1853-1863).

Mimari: Karabet Amira Balyan (1800-1866) ve Sarkis Balyan (1835-1899)

Ýç taksimatý: Giriþ katý; 22 oda, 8 sofa, 1 büyük orta hol, 13 servis odasý.

Ýkinci kat; 11 salon, 7 sofa, 7 servis odasý, 1 büyük aydýnlýk.

 

Plan Özellikleri:

Cadde ile deniz arasýnda batý/doðu uzunluðu 55; Emirgan/ Rumelihisarý (kuzey/güney) uzunluðu 42.5 metredir. Kayýk barýnaðý -kýsmen dolmuþ olarak- güney yanýnda; mutfak bölümü güney/batý ucunda bulunmaktadýr. Cadde duvarýndaki çeþmeyi 1955 yýlýnda baþtabip Dr. Baha Oskay ihya etmiþtir.

Sekizer mermer sütunlu, mermer kaideli, bahçe ve sandal giriþleri neo-klasik üslubunu belirten baþlýca simgelerdendir. Zemin katýnýn üst kata çýkan üç merdiveni mevcut olup, birincisi hole çýkan ana merdiven, ikincisi ana merdiven sahanlýðýndan havuza inen merdiven, üçüncüsü de tam devir yelpaze basamaklý servis merdivenidir. Sahilhanenin plan bakýmýndan pek ilginç özelliklerinden biri, son zamanlarda üzeri kapatýlarak, çevresine bir takým hizmet kabinleri yapýlmýþ olan iç havuzdur. Buraya temelden deniz suyu alýnmýþ ve üzeri -ikinci kat damýnda- piramit ferforje camekanla kapatýlmýþtýr. Ýnþasýndan kalma bu ýþýk camekaný halen mevcuttur. Zamanýnda -bahçede rýhtým kenarýnda bulunan, açýk yüzme havuzundan ayrý olarak- kapalý bir deniz hamamý þeklinde kullanýldýðý anlaþýlmaktadýr. Bahçe yönündeki, ön sofa ve salonlarla yatak odalarýný birleþtiren uzun sofa, haným efendi yatak odasýndaki kufi ayetli (edebhane) çeþmesi; kenarlarý mor ve hareli mermerle, üzerleri kýrksekiz kristal parçadan meydana gelmiþ þömineleri, her bölümde ayrý desen gösteren aðýr süslemeli tavanlar, kemerli sütunlar bilhassa kayda deðer.

Bahçede bulunan Hünkâr Köþkü haraplýðýndan; tepenin yamacýnda bulunan hamamý yol geniþletilirken yýktýrýlmýþtýr. Kemik ve Mafsal Veremi Hastanesi yapýlarak, bir çok tarihi eserler gibi yanlýþ kullanýþ içinde bulunan bu geniþ yapý, Boðaziçi'nin bilhassa iç dekorasyonu bakýmýndan üzerinde durulmasý gereken sahilsaraylarýndan birisidir.

 

Tarihçesi

Binanýn aslý, Büyük Reþit Paþa tarafýndan inþa ettirilmiþ, Reþit Paþa'nýn oðlu Galip Paþa Sultan Abdülmecid'e damat olmasý itibariyle saray Fatma Sultan namýna kaydedilip, o tarihten itibaren sultan sarayý olmuþtur. Daha sonra Abdülmecid'in diðer kýzý Mediha Sultan'a tahsis edilip son zamanlara kadar Sultan Sarayý ve Sultanýn kocasý olan Ferit Paþa zamanýnda sadrazam konaðý ittihaz olundu. Sonra metruk bir halde kalarak hükümet tarafýndan Balýkçýlýk Enstitüsü yapýldý. Enstitünün laðvý üzerine yine boþ kalmýþ, çoluk, çocuk girmiþler; sonra binanýn esas kýsmý Sýhhat ve Ýçtimaî Muavenet Vekaletince Kemik Veremi Hastalarýna mahsus hastane yapýlmýþ, paþa dairesi kýsmý da Ýstanbul Üniversitesi Hidrobiyoloji kýsmýnýn deniz mahlukatý için akvaryum ittihaz edilmiþtir. Abdülmecid devrinde yapýlan büyük binalarýn ekserisinde olduðu gibi, kompoze bir stilde ve iç kýsýmlarý tezyinatlý bir þekilde yapýlmýþtýr. Mermer ve granit direklerle süslenmiþ antreler ve salonlar saray inþaatý numunelerindendir.

Balýkçýlýk Enstitüsü zamanýnda binanýn bir çok kýsýmlarý tahrip edilmiþ, Kýzýlay binayý tamir ederken iç tezyinatýnýn bir kýsmýný bozmuþtur. Asfalt yolun yapýlmasý münasebetiyle, karþýsýnda bulunan teferruat daireleri, mutbaklar, haremaða odalarý, hamam kýsmý tamamen yakýlmýþtýr. Dört dýþ kapýsýndan ikisi kapatýlarak, biri kübik hale getirilmiþ, biri aslî durumunda kalmýþtýr.

Sonradan Nafýaca yapýlan tamiratta restorasyon usulüne mümkün olduðu kadar riayet olunduðu ve bu iþi deruhte eden mimarýn vakýfane olarak, bakiye kalan aksamýný kurtarmasý þayaný þükrandýr. Elyevm ortadan kaldýrýlan rýhtým pik parmaklýklarý ve mermerler ve hamam bakiyesi olan iki (kurneteyn*)den baþka diðer mermer kýsýmlarý mevcut deðildir. Isýtma tertibatý için kalorifer konulmuþtur.

Yapý hakkýnda, Haluk Þehsuvaroðlu (8 Kasým 1947 tarihli) Akþam Gazetesinde þu malumatý vermektedir:."Baltalimaný eski Boðaziçi'nin meþhur mesirelerinden biri idi. Mevkiinin güzelliði buraya zamanla raðbeti arttýrmýþ ve Baltalimaný kýyýlarýnda bazý rical ve ulema sahilhaneleri inþa olunmuþtu. Selim III. için de, burada küçük bir biniþ kasrý yaptýrýlmýþtý. XIX. asýrda köyün en meþhur binasý Mustafa Reþit Paþa'nýn Yalýsý idi. Reþit Paþa eski ahþap yalýsý yanýnda kagir olarak haremli, selâmlýklý yeni bir saray da inþa ettirmiþ, bu saray eski yalý ile beraber Reþit Paþa'dan oðlu Galip Paþa ile evlendirilen Fatma Sultan için hazine tarafýndan 250.000 altýna satýn alýnmýþtý. Reþit Paþa'da, Emirgan'daki, geniþ divanhaneli, eski bir Türk yalýsý olan yalýsýný yeni tamir ve ilavelerle güzelleþtirdi ve oraya taþýndý. Kýrým harbi zamanýna rastlayan Sultanýn düðünü Baltalimanýnda yapýlmýþtý. Baltalimaný Sarayý somaki mermerden yapýlmýþ ocaklarý, pek itinalý hazýrlanmýþ parkeleri ve göz kamaþtýran nakýþlý tavanlarýyla devrinde Boðaziçi binalarýnýn en güzellerinden biriydi.

Bahçenin ucunda sonradan selâmlýk diye anýlmaya baþlayan binanýn ismi de Hünkâr Dairesiydi. Fatma Sultan Baltalimaný sarayýna yerleþtikten sonra eski Reþit Paþa sahilhanesi de, paþa, bendeðan ve meþkhane olarak kullanýlmýþtý. Rumelihisarý tarafýnda bulunan bu bina yeni Baltalimaný sarayýna uzun bir yolla baðlanmýþtý. Fatma Sultan'ýn pek sevmediði ilk zevci Galip Paþa bir gece sandal kazasýyla ölmüþ; ikinci zevci Nuri Paþa da Yýldýz Mahkemesi tarafýndan mahkum edilerek geri dönmemek üzere Taife sürülmüþtü. Fatma Sultan biraderleri arasýnda en çok V. Murat'ý sevmiþ, onun tahttan indirilmesine çok üzülmüþtü, kardeþiyle gizlice mektuplaþýrdý. Tahta çýkmasýnýn da bütün kalbi ile temenni eden Sultan, II. Abdülhamit'in gazabýný üstüne çekmiþ ve ömrünün sonuna kadar hapis hayatý yaþamýþtý. Fatma Sultan 1882'de öldüðü zaman sarayýn bakýmsýzlýktan alt katýnda yosunlar bitmiþti. O yýllarda Tarlabaþý Sarayýnda oturan II. Abdülhamit'in küçük hemþiresi Mediha Sultan ilk zevci Necip Paþa'yý kaybetmiþ ve VI. Mehmet Vahdettin'in sadrazamý damat Ferit Paþa ile henüz evlenmiþti. Padiþah olan II. Abdülhamit’ten, büyük hemþiresi Fatma Sultan'ýn sahilsarayýnda ikamet etmek istediðini söyledi ve Padiþah tarafýndan da kabul edildi."

Ýstanbul Ansiklopedisi'nde Baltalimaný Sahilsarayý: "Köyün 19. asýrda meþhur binasý Mustafa Reþit Paþa'nýn yalýsýydý. Reþit Paþa eski ahþap yalýsý yanýnda kagir olarak haremli, selâmlýklý yeni bir saray da inþa ettirmiþ, saray eski yalý ile beraber Reþit Paþa'dan oðlu Galip Paþa'yla evlendirilen Fatma Sultan için hazine tarafýndan 250.000 altýna satýn alýnmýþtý. Sultanýn Kýrým Harbine rastlayan düðünü Baltalimanýnda yapýlmýþ, çayýra kurulan büyük çadýrlarda vükelâ, rical, ulema aðýrlanmýþlar, günlerce ziyafetler çekilmiþ; çengiler, zuhuri kollarý oynatýlmýþ ve her türlü eðlenceler tertip olunmuþtu. Harp dolayýsýyla düðün emsaline nispetle pek parlak yapýlamamýþ, buna raðmen Sultana hazinei hassaca tertip edilen gayet aðýr çeyiz takýmlarý Çýraðan Sarayýndan Baltalimaný Sarayýna kayýklarla gönderilmiþti. Fatma Sultan Baltalimaný Sarayýna yerleþtikten sonra eski Reþit Paþa Sahilhanesi de Paþa, bendeðan dairesi ve meþkhane olarak kullanýlmýþtý. Fatma Sultan 1882 yýlýnda henüz genç yaþýnda iken öldüðü vakit Baltalimaný sarayýnýn alt katlarý, birçok daireleri rutubetten, bakýmsýzlýktan yosun tutmuþ, ot baðlamýþ, kapýlarýnýn üzerinde yabani aðaçlar bitmiþ bir halde bulunuyordu. O yýllarda Tarlabaþý Sarayýnda oturan Ýkinci Abdülhamit'in küçük hemþiresi Mediha Sultan da ilk zevci Necip Paþa'yý kaybetmiþ ve Ferit paþa'yla da henüz evlenmiþti. (Altýncý Mehmet Vahdettin'in Sadrazamý Damat Ferit Paþa). Mediha Sultan, büyük hemþiresi Fatma Sultan'dan kalan ve Sultan saraylarýnýn en güzeli bulunan Baltalimanýnýn kendisine verilmesini padiþahtan bir mektupla rica etmiþti. 1887'de, Ýkinci Abdülhamit sevgili hemþiresinin bu isteðine, mesut ve bahtiyar olmasý dileðiyle kabul mektubu göndermiþti."

Baltalimaný Sahilsarayýnda yaþanmýþ diðer tarihi olaylardan biri Zeynep Kamil Hastanesini tesis eden Zeynep Haným ve Yusuf Kamil Paþa; diðeri Damat Ferit Paþa ile ilgilidir. Mýsýr (Genel Valisi) Hidivi, politik vesaire sebeplerle, Mýsýrda Yusuf Kamil Paþa'dan Zeynep Haným'ý ayýrtmýþtý. Yusuf Kamil Paþa'nýn Reþit Paþa'ya müracaatý üzerine Ýstanbul'a davet edilerek, burada nikahlarý yenilenmiþ ve Baltalimaný Sahilsarayýnda misafir edilmiþlerdi.

Diðer hatýra þudur: Bilindiði gibi, Milli Mücadele aleyhinde gayretlerinin neticesiz kalmasý üzerine 18 Ekim 1920'de Sadrazamlýktan istifa mecburiyetinde kalarak bu yalýsýna çekilmiþti. Bir ara Avrupaya gitti, Anadolu zaferi haberiyle Ýstanbul'a dönüp, iki ay sonra tamamýyla memleketi buradan terketti. Yalý(sahilsaray)ýn, tarihi ve kýymetli eþyasý, yaðlýboya tablolarý, Damat Ferit Paþa'nýn meydana getirdiði çok zengin kütüphane 1925 senesi Ocak ayýnda müzayede ile satýlmýþtý."

(Ýstanbul Ansiklopedisi C.V, Sf. 2084)

 

Hastane Baþhekimi Dr. Semih Erem'in 1976 yýlýnda bize verdiði bazý bilgiler:

"Bahçede kaskatlý havuz vardý. Þimdi yoktur. Sahilsarayý, deniz sofasý altýndan, peþ usulü, yerden çýkan sýcak hava ile ýsýtýlýyormuþ, þimdi bu tesisat deniz suyu doludur, çalýþmamaktadýr. Deniz/güney odasýndaki (M) (S) kabartmalarý altýn yaldýzlýdýr. Duvarlarýn birçoklarý renkli mermerdir. Salonlarda meþe kaplama mozaik parkeler var. Þimdi 6. koðuþ olan sütunlu mermer salon müzik odasý imiþ. Üstte dinleme kafesleri var. Güneydeki kubbeli kagir kýsým hazine dairesi idi. Sahilsarayýnda mermer ve döner merdivenler de var.

Sahilhanenin Sarýyer Tapu Sicil Muhafýzlýðýndaki kaydý:

Ýlçesi: Sarýyer, mahallesi: Rumelihisarý.

Mevkii: Baltalimaný Caddesi.

Ada 77/parsel 3

Yüzölçümü: (arsasý) 11159 metrekare.

Kadastro tesbit tarihi: 15.5.1957

Son maliki: Maliye Hazinesi. Mehmet Çavuþzade Feyzullah Efendi Vakfýndan, II. Abdülhamid uhtesine geçerek.

Mediha Sultan Sahilhanesi hakkýnda 28 Haziran 1993 günü Hastanede aldýðýmýz ek bilgiler:

Bu sahilhanenin "Kemik Hastanesi" olarak açýlýþý 19 Haziran 1944 (Baþhekim Operatör Dr. Raif Sirer)

1955'te "Baltalimaný Kemik Hastalýklarý Deniz ve Güneþle Tedavi Enstitüsü".

1960'da da bugünkü adý olan "Kemik Hastalýklarý Hastanesi" adýný alýyor.

Ýlk açýldýðýnda 4 operatör, 1 dahiliye uzmaný, 1 röntgen uzmaný, 1 diþ doktoru, 1 eczacý görev alýyor. Bugün 11 ortopedi ve travmatoloji, 1 genel cerrahi, 1 dahiliye, 2 fizik tedavi, 1 nöroloji, 1 anestezi, 1 cilt hastalýklarý uzmaný, 2 diþ tabibi, 3 eczacý, 1 psikolog, 45 hemþire, 14 týbbi teknisyen çalýþmaktadýr.

Eski sahilhanenin solundaki Selâmlýk Bölümü Ýstanbul Üniversitesine veriliyor. Harem Bölümü (asýl bina) halen hastane, sað tarafýndaki arsasý Oba Gazinosu'na kiraya verilmiþtir. Hastanenin bugünkü baþhekimi Dr. Nurettin Ozak'týr. (1994)

 

Mimari Biçimi

"Baltalimaný Sahilsarayý da denilen yapýsý Mustafa Reþit Paþa zamanýna aittir. Damad Ferit Paþa haremi Mediha Sultan Sarayý diye anýlmasý sonradandýr (1887). Planý aksiyal olmayan bir düzen içindedir, yalnýz bahçeden giriþte baþlayan bir aks çizmekte ve arkasýndan büyük hol ile diðer mekanlara geçilmektedir. Zemin katý servis bölümüne ayrýlmýþtýr.

Birinci kata, holün sað yanýndaki kolonad arkasýndan, üç kollu esas merdivenler ile çýkýlmakta; bu katta salonlar ve yatak odalarý yer almaktadýr. Tabii en önemli olaný sultan yatak odasýdýr; fazla dekore edilmiþtir; zemin kattan buraya, ayrý bir antresi bulunan, özel bir merdivenle çýkýlmaktadýr. 1. kat ortasýndaki, esas merdiven ve koridorlar için, ýþýk avlusu zemin katta deniz hamamý (yüzme havuzu)na dönüþtürülmüþ ve üstüne de cam kaplanmýþtýr. Genelde ampir taklitli mimari elemanlarý arabesk biçimlere de bürünmüþtür, bundan karma ve melez (kozmopolit) bir tarz ile karþýlaþýlýyor. Bununla birlikte kemer üzengilerinin doðru oturmayýþý, kolonlarýn Entasis'siz oluþu, yol üzerindeki aðýr konsollar... gözleri abartýlý süsleme ve malzeme kaplamalarý da mimari prensiplerin dýþýna çýkmýþ bulunmaktadýr. Yapýcýlarý Balyan'lardan Garabet ve oðlu Sarkis kalfa sanýlýyor. Pastis yapýtlarýndan anlaþýlan bunlarýn, Büyük baba Balyan gibi, Paris'te klasik bir eðitimden geçerek mimarlýða soyunduklarýný sanmýyorum ?!"

Behçet Ünsal


Denizce